• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
17 Ocak 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Genel

Üç kentte hasta tutsaklar Çalık, Kavak ve Bilecan için tahliye talebi

17 Ocak 2026 Cumartesi - 15:07
Kategori: Genel

Hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek amacıyla üç kentte yapılan açıklamalarda Murat Çalık, Ayhan Kavak ve Hüseyin Bilecan’ın tahliye edilmesi talep edildi

Hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek ve tedavi haklarının tanınmasını talep etmek amacıyla İstanbul, İzmir ve Ankara’da yapılan eylemlere bu hafta da devam edildi.

İstanbul

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, her hafta düzenledikleri “F oturması” eyleminin 721’incisini Beyoğlu’nda bulunan dernek binası önünde gerçekleştirdi. Bu haftaki eylemde, İzmir 2 Nolu F Tipi Cezaevinde tutulan ağır hasta tutsak Mehmet Murat Çalık’ın sağlık durumuna dikkat çekildi. Açıklamaya çok sayıda hak savunucusu destek verdi. Basın metninin İHD Merkez Yürütme Kurulu (MYK)Üyesi Gülseren Yoleri okudu.

Mehmet Murat Çalık’ın sağlık durumunu paylaşan Gülseren Yoleri, “İstanbul Beylikdüzü Belediye Başkanı iken, hiçbir tutuklama nedeni yokken, daha önce geçirdiği lösemi ve lenfomanın hapishane koşullarında nüksedebileceği bilinmesine rağmen tutuklanan Mehmet Murat Çalık; tutuklandığı 23 Mart 2025’ten bu yana aşırı kilo kaybetmesine, tiroit ve kalp hastalıklarının ilerlediği tespit edilmesine, defalarca anjiyo yapılmasına, kanser hastalığının nüksettiği şüphesi ile 4 Temmuz 2025’te ve son olarak 14 Ocak 2026 günü ameliyat edilmesine rağmen halen hapiste tutulmakta, bu durum sağlığı yanında yaşamına da ağır tehdit oluşturmaktadır” diye belirtti.

Gülseren Yoleri, avukatlardan edinilen bilgiye göre Çalık’ın 19 Mart 2025 ’te İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB)’ye yönelik operasyon kapsamında gözaltına alındığını ve 23 Mart’ta ciddi sağlık sorunları bilinmesine rağmen tutuklandığını belirtti.  Gülseren Yoleri şunları ifade etti: “Önce Silivri Kampüs Hapishanesine konulan Çalık, ardından, tedavisinin yürütüldüğü hastanelere, ailesine ve yargılama bölgesine uzak olmasına rağmen İzmir 2 No’lu F Tipi Ceza İnfaz Kurumu’na sevk edildi. Çalık, tutuklanmadan önce iki kere kanser tedavisi gördü, Boynundaki kitle nedeniyle 4 Temmuz 2025 tarihinde ameliyat edilen Çalık, ameliyatın ardından hapishaneye geri götürüldü.  Ancak gelişen ani sağlık sorunları nedeniyle 9 Temmuz’da hastaneye kaldırıldı ve koroner yoğun bakım servisine alındı.  Yapılan anjiyo ardından yeniden hapishaneye götürüldü.   Rahatsızlıklarının artması üzerine sevk edildiği İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Hastanesi’nde yapılan tetkiklerin ardından verilen sağlık kurulu raporunda; “akut Myeloid Lösemi (AML M4)” ve “Mukoepidermoid karsinom” tanısı konulduğu ve cezaevi koşullarında kalmasının, lösemi nüksü ve hayatı tehdit edici enfeksiyon riskini artırabileceği belirtilmiş olmasına rağmen hapishanede tutulan Çalık, 14 Ocak 2026 tarihinde kanser şüphesi ile boynundaki kitle nedeniyle yeniden ameliyat edildi ve ardından yine hapishaneye geri gönderildi. Tedavi masadı ile serbest bırakılması talebi ile avukatları tarafından bugüne kadar yapılan başvurulardan ise halen sonuç alınamadı.”

İzmir

İHD İzmir Şubesi, hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek amacıyla düzenledikleri eylemi Konak Eski Sümerbank önünde sürdürdü. Açıklamaya çok sayıda kişi katıldı. Açıklamada önce İzmir’de katledilen İHD İzmir Şubesi Yöneticisi Ali Aydın anıldı. Bu hafta yapılan açıklamada İHD İzmir Şubesi Yöneticisi Nazlı Turan, Konya Ereğli Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesi’nde tutulan hekim-yazar Ayhan Kavak’ın sağlık durumunu aktardı.

Nazlı Turan, 3 Eylül 1999’da Bitlis’te tutuklanan ve çok sayıda cezaevinde tutulan Kavak’ın cezaevi koşulları ve kesintiye uğrayan sağlık hizmetleri nedeniyle çoklu kronik hastalıklarının olduğunu ifade etti. Ayhan Kavak’ın sağlık tablosunun ağır ve birikimli olduğunu söyleyen Nazlı Turan, “Gözlerinde ileri düzey ilerleme mevcut olup görme kaybı vardır, ’10 numara’ gözlük kullanmakta ve görme keskinliği belirgin şekilde azalmıştır; kansızlık, ritim bozukluğu ve başka kalp sorunları ile hipertansiyon mevcuttur; midede ülser ve reflü benzeri şikâyetler sürmekte, vücudunda dönemsel morarmalar ortaya çıkmaktadır; saç kıran ve romatizmal yakınmalar bildirilmektedir; belde Ankilozan spondilit tanısı ile kalça ekleminde daralma sonucu sağ bacakta ileri derecede topallama gelişmiştir. Yüksek tansiyonla birlikte bel fıtığı, kemik erimesi, astım ve tiroit hastalıkları eşlik etmektedir; çoklu diş sorunları tedavi gerektirmektedir. Ankilozan spondilitin aksiyel iskelette yol açtığı hareket kısıtlılığı, kalça daralması ve topallama göz önüne alındığında ortopedi–romatoloji–fizik tedavinin eşgüdümlü, düzenli ve kesintisiz sürdürülmesi zorunludur. Kavak’ın mektubunda ifade ettiği ‘Normalde iki ayda bir tiroit için ultrason çektirmem gerekirken tam bir yılı aşkın bir süre bekleyerek geçen hafta çektirebildim. Gerçek anlamda bir tedaviden yoksunuz…’ cümlesi, kronik hastalıklarda süreklilik arz eden tetkik ve izlemlerin hapishane pratiğinde nasıl aksadığını somut biçimde göstermektedir” dedi.

Ayhan Kavak’ın tedaviye erişmesinde yaşanan gecikmelerin ağır hastalıklarının yönetiminin zayıflattığına dikkat çeken Nazlı Turan, “Ayhan Kavak’ın durumunda yapılması gerekenler açıktır; üniversite hastanesinde romatoloji, ortopedi, fizik tedavi–rehabilitasyon, kardiyoloji, endokrinoloji, göğüs hastalıkları, gastroenteroloji ve göz hastalıklarından oluşan multidisipliner kurul değerlendirmesi ivedilikle tamamlanmalı; Ankilozan spondilit ve ilişkili kalça patolojisi için güncel tedavi seçenekleri (ilaç, enjeksiyon, rehabilitasyon ve gerekli ise cerrahi) kesintisiz uygulanmalı; kardiyak ritim bozukluğu ve hipertansiyon düzenli EKG izlemi ile ele alınmalı; tiroit hastalığında kılavuzlara uygun aralıklarla ultrason ve laboratuvar kontrolleri sağlanmalı; ülser ve diş sağlığı için süreklileştirilmiş tedavi ve beslenme düzeni yerine getirilmelidir. Görme kaybı için retina/oküler değerlendirmeler ve gerekebilecek ilaç–girişimler gecikmeksizin temin edilmeli; astımda inhaler/ilaç sürekliliği, osteoporozda kırık riskini azaltacak protokoller uygulanmalıdır. Tüm sevk–tetkik–ilaç süreçleri askerî/idarî baskıdan bağımsız, hekimlik etik ilkelerine uygun ve şeffaf biçimde yürütülmelidir. İlgili tüm kurumları Ayhan Kavak’ın tedaviye erişimini derhâl ve eksiksiz sağlamaya, gerekli multidisipliner kurul değerlendirmelerini ve tüm tetkik–ilaç–rehabilitasyon süreçlerini hızla tamamlamaya, ATK sürecini başlatmaya ve hak temelli, insana yakışır sağlık hizmeti sunmaya çağırıyoruz” şeklinde konuştu.

Ankara

Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, eylemlerinin 593’üncü haftasında Sakarya Meydanı’nda bir araya geldi. İnisiyatif üyeleri, Sincan F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutulan hasta tutsak Hüseyin Bilecan’ın durumuna dikkat çekti.

İnisiyatif adına açıklama yapan İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şube Eşbaşkanı Ömer Faruk Yazmacı, İdare ve Gözlem Kurulu kararı ile tahliyesi 2 buçuk yıl boyunca engellenen Bilecan’ın ağır ve çoklu hastalıklarının tedavisi nedeniyle Kırşehir S Tipi’nden Ankara Etlik Şehir Hastanesi’ne sevk edildiğini bu süreçte de Sincan F Tipi Cezaevi’nde tutulmaya başlandığını aktardı.

Ömer Faruk Yazmacı’nın aktarımları şöyle:

“Uzun süredir devam eden baş dönmesi, başta belirgin basınç hissi ve denge bozukluğu nedeniyle yalnızca sağ tarafına yatabildiği, sırtüstü, düz yatamadığı aktarılmaktadır. Bu tablo, gerek ameliyat gerektiren girişimler gerekse görüntüleme ve diğer tedavilerin güvenli biçimde yürütülmesini fiilen güçleştirmektedir.

Bilecan’ın her iki gözünde göz kanalı tıkanıklığı bulunduğu ve ameliyat gerektirdiği; safra kesesinde iltihap, taş, çamur nedeniyle şiddetli ağrı krizleri yaşadığı ve acilen safra kesesi ameliyatına ihtiyaç duyduğu,  iki dizinde menisküs yırtığı saptandığı ve cerrahi değerlendirme ihtiyacı var; bel fıtığı ise ciddi tedavi gerekiyor. Yapılan son muayenelerde kalp ritim bozukluğu, akciğere pıhtı atması ve yüksek tansiyon saptandı.”

Kelepçeli muayene dayatması 

Hüseyin Bilecan’ın hastane sürecinde kelepçeli muayeneye zorlandığını kaydeden Ömer Faruk Yazmacı, “Sağlığa erişimin güvenlik prosedürlerine bağlanması ve kelepçeli muayene dayatmaları, Anayasa’nın 17’nci maddesi ile AİHS’in 3’üncü maddesi uyarınca insan onuru ile bağdaşmayan muamele niteliğindedir. İdare ve Gözlem Kurulu kararlarının ise iyi hâl değerlendirmesini düşünsel kanaatlere veya soyut kabullere dayandırması; mahpusun ağır sağlık durumunu aleyhe sonuç doğuracak şekilde görmezden gelmesi, ölçülülük ve hukuki güvenlik ilkeleriyle çelişmektedir. 5275 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesi, cezaevi koşullarında kendini idame ettiremeyen veya sağlığı cezaevi ortamında ciddi risk altındaki mahpuslarda infazın geri bırakılmasına imkân tanır.  Hüseyin Bilecan’ın bir arada ve ilerleyici seyreden hastalıkları bakımından bu süreç ivedilikle işletilmelidir” dedi.

Hüseyin Bilecan’ın kardiyoloji–göğüs hastalıkları–genel cerrahi–KBB/nöroloji–göz–ortopedi–fizik tedavi branşlarının birlikte değerlendireceği kapsamlı bir hastane kuruluna derhâl sevkinin yapılması gerektiğini belirten Ömer Faruk Yazmacı, “Sevk ve muayene süreçlerinde kelepçeli/ayrımcı uygulamalara son verilmeli; hastane–hapishane koordinasyonu sağlık gerekleri temelinde yürütülmelidir. İGK’nin peş peşe verdiği infaz uzatma kararları somut, nesnel ve sağlık durumunu gözeten ölçütlerle yeniden gözden geçirilmeli; 5275/16 kapsamında bağımsız sağlık kurullarından güncel raporlar alınarak infazın geri bırakılması seçeneği derhâl değerlendirilmelidir” çağrısında bulundu.

Kaynak: MA

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Ordu’da oto bakım servisinde 2 kişi ölü bulundu

Sonraki Haber

Mezopotamya Su Forumu Sonuç Deklarasyonu açıklandı

Sonraki Haber

Mezopotamya Su Forumu Sonuç Deklarasyonu açıklandı

SON HABERLER

Gazeteci Nedim Oruç tutuklandı

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
17 Ocak 2026

Hewlêr’deki toplantı sona erdi

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
17 Ocak 2026

Êlih’te saldırılara karşı yürüyüş

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
17 Ocak 2026

DEM Parti heyeti İmralı’dan döndü

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
17 Ocak 2026

Rojhilat ve İran’da katledilen kadınların isimleri açıklandı

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
17 Ocak 2026

DSG: Thawra bölgesinde Şam’a bağlı gruplarla çatışmalar sürüyor

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
17 Ocak 2026

Celal Baymış’ın taziyesine ziyaret

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
17 Ocak 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır