HTŞ’li çetelerin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarını değerlendiren PYD Sözcüsü Sema Begdaş, ‘DSG’nin diyalog çağrısı hâlâ geçerliliğini koruyor. 10 Mart antlaşmasına vurgu yapıyor ancak hükümet üzerine düşeni yerine getirmiyor’ dedi
Heyet-i Tahrir el Şam (HTŞ) ve Türkiye’ye bağlı çetelerin Kuzey ve Doğu Suriye’de bulunan Özerk Yönetim alanlarına yönelik saldırıları devam ediyor. Konuya dair DSG, uluslararası güçlerin yanı sıra Geçici Şam Hükümeti ile diyaloglarını sürdürüyor. DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi yaptığı açıklamada bir anlaşmaya vardıklarını ve savaşın daha derinleşmemesi için Deyra-Zor ve Reqa’dan güçlerini çekeceklerini açıkladı. Öte yandan gün içerisinde Mazlum Abdi’nin Şam’a giderek, Colani ile görüşmesi bekleniyor.

Konuya dair Demokratik Birlik Partisi (PYD) Sözcüsü Sema Begdaş değerlendirmelerde bulundu. Ortadoğu’nun büyük bir değişim ve dönüşüm yaşadığını söyleyen Sema Begdaş, “Baas rejiminin yıkılmasıyla birlikte gelişen durumlar bunun bir başlangıcı oldu. Tüm güçler Suriye’den kendi paylarını almak istiyor. Bundan kaynaklı toplantılar yapılıyor, ittifaklar oluşturuluyor. Her toplantı sonrasında ortaya çıkan durumlar oluyor. Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’de saldırılar yeni bir durum değil. Türkiye ne zaman Şam’a ziyaret gerçekleştirse saldırılar başlıyor. Halep’e yönelik saldırılar çok yönlü bir komployla yürütüldü. Şu an Şam’da bulunan hükümet diyaloga, demokrasiye hazır değil” diye kaydetti.
‘Yaşananlar Suriye’yi savaşa götürüyor’
Yüzlerce sivilin katledildiğini ifade eden Sema Begdaş, şunları söyledi:
“Yaşananlar Suriye’yi savaşa doğru götürüyor. Her iki mahallede yaşananlar katliamdı ancak buna karşı bir direniş de verildi. Bugün tüm dünyada Kürtler, her iki mahallede yaşananlara karşı birlik oldu. Her savaşçı orada kendi üzerine düşeni yaptı ve büyük eylemsellikler gösterdi. Çetelerin kendisi görüntüleri yayınladı.”
Sema Begtaş, çetelerin cenazelere yönelik saldırılarını anımsatarak, “Biz de siyasi parti olarak gelişen saldırıları ve işlenen savaş suçlarını belgeleyip gerekli yerlere gönderdik. Bugün Şam’daki hükümete güven yok. 1 Nisan’da her iki mahalle için yapılan anlaşmaya uyulmadı. Bundan kaynaklı tüm Suriye halkları için bir tehlike durumu var. Ancak Kuzey ve Doğu Suriye’nin diplomasi komitesi gerekli yerlerle görüşmelerini sürdürüyor. Sadece Kürt halkı için değil, Dürzi ve Alevi halkları için de gerekli girişimler yapılıyor” ifadelerini kullandı.
‘Diyalog çağrısı geçerliliğini koruyor’
Özerk Yönetim’in çatışmaların son bulması için çabaladığını aktaran Sema Begdaş, “DSG bunun için yaptığı açıklamalarda sürekli diyaloga vurgu yapıyor. Koalisyonun kendisi Derhafir’da çetelerin saldırısını gördü. Geçici Şam Hükümeti, DSG’nin çekildiği bir zamanda saldırı yaptı. Bu da Türk devletinin de payı olduğunu gösteriyor. DSG’nin diyalog çağrısı hâlâ geçerliliğini koruyor. 10 Mart antlaşmasına vurgu yapıyor ancak hükümet üzerine düşeni yerine getirmiyor. Saldırılar ağır bir şekilde devam ediyor. Buna karşılık bir direniş durumu da söz konusudur” sözlerini kullandı.
Saldırılara karşı halkın birlik olma durumuna değinen Sema Begdaş, son olarak şunları söyledi:
“Kobanê’de bunu açık bir şekilde gördük, yaşadık. Bugün Kürdistan’ın neresinde bir saldırı olursa diğer parçalarını da etkileyecektir. Kürtler her dört parçada ayaktalar. Eğer Kürtler birliklerini oluşturabilseler onların karşısında bir güç kalamaz. Kürt halkı insanlık için savaştı, savaşıyor. Tüm Kürdistan partilerine çağrımızdır: Gelin birlik olalım, planları boşa çıkaralım. Gerçekleşen saldırılarda herkesin maskesi düştü.”
Haber: Derya Ren \ JINNEWS









