• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
21 Ocak 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Dünya

Fransa Milletvekili Portes: Sessizlik suç ortaklığıdır

21 Ocak 2026 Çarşamba - 00:00
Kategori: Dünya, Manşet

Fransa Milletvekili Thomas Portes, Halep ve Rojava’ya yönelik saldırılara sert tepki gösterdi. Gazetemize konuşan Portes, ‘Yargısız infazlar, sivil bombardımanı ve zorla yerinden etme cezasız kalamaz. Fransa harekete geçmeli; aksi halde bu vahşetin ortağı olur’ dedi

Şirin Bayık

La France Insoumise (LFI) milletvekili ve Kürtler Üzerine Parlamento Çalışma Grubu Başkanı Thomas Portes, Suriye’nin Halep kentindeki Şexmaqsût ve Eşrefiye mahalleleri ile başlayan ve Rojava’da yayılan saldırılar, İran’daki protestolar ve Kürt halkına dönük bölgesel baskılar hakkında gazetemize konuştu. Portes, yaşananları “organize bir askeri ve siyasi saldırı” olarak tanımlarken, Fransa ve uluslararası toplumu açık biçimde sorumluluk almaya çağırdı.

Yaptığı açıklamalar ve dijital medyada Kürtlere yönelik saldırıları eleştiren Portes, yaşananları yakından takip ettiğini belirterek, “Ocak 2026’nın başlarında Suriye ordusu, Halep’teki Kürt çoğunluklu Şeyh Maksoud ve Aşrafiye mahallelerine saldırdı. En az 105 kişi öldü, bunların 45’i sivildi ve binlerce kişi yerinden edildi. Raporlar, yargısız infazları, sivil bölgelerin bombalanmasını ve zorla yerinden edilmeleri gösteriyor. Bu saldırılar, Kürt özerkliğini ortadan kaldırmayı amaçlayan daha geniş bir askeri ve siyasi saldırının parçasıdır. 2012’den beri Rojava’da Kürtler, Araplar ve Süryaniler arasında kurulan eşsiz birlikte yaşama modeli korunmalıdır; çünkü bu sosyal sözleşme Suriye’de istikrar ve yeniden yapılanma için kritik bir fırsat temsil etmektedir” dedi.

Portes, Fransa’yı, hem bağımsız olarak hem de Avrupa ve Birleşmiş Milletler organları içinde tüm etkisini kullanarak adım atmaya çağırarak şu maddeleri sıraladı:

“ -Acil ve kalıcı bir ateşkes sağlanmalı ve insani yardımın hızlı biçimde ulaştırılması güvence altına alınmalıdır.

-Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi toplantısı düzenlenmeli ve sivilleri, özellikle Kürt nüfusu korumak için BM himayesinde uluslararası bir güç konuşlandırılmalıdır.

-Kürt hakları Suriye Anayasası’nda kalıcı biçimde tanınmalı; geri alınabilir kararnamelere bırakılmamalıdır. Ayrıca sözde IŞİD bağlantısı iddiasıyla Rojava’daki kamplarda tutulan Fransız vatandaşları derhal geri getirilmelidir.”

Portes, yapılan saldırıları sert bir dille eleştirerek, “Vahşet karşısında sessiz kalmak ya da hareketsiz kalmak suç ortaklığı anlamına gelir. Fransa, baskıdan ve vahşetten kaçan Kürtleri de kabul etmeli ve korumalıdır” şeklinde konuştu.

‘Bu suçlar cezasız kalamaz’

Yaşananları ‘dehşet verici’ olarak tanımlayan Portes, saldırılara ilişkin Türkiye’nin rolünü de değerlendirdi. Portes,      “Halep’ten ve Rojava’dan siviller tarafından gönderilen videolar dehşet vericidir. Bu tür vahşetler cezasız kalamaz. Beşar Esad’ın düşüşünden bu yana Türkiye, Kürt varlığını zayıflatmak amacıyla Suriye’ye defalarca müdahale etmiştir. Erdoğan rejimi, Kürt varlığını uzun süredir bir tehdit olarak görmekte ve buna silahlı güçle yanıt vermektedir. Kürtlerin etnik, dilsel, kültürel ve dini kimliklerini ifade etmeleri, yanlış ve bilinçli bir biçimde Türk ulusal birliğine ve devlet güvenliğine tehdit olarak sunulmaktadır. Gerçekte ise Kürtlere karşı yürütülen bu kardeş katliamı savaşı, bölgenin petrol ve buğday gibi stratejik kaynaklar açısından zengin olması nedeniyle ekonomik çıkarlar tarafından yönlendirilmektedir. İnsan hayatı üzerinden yapılan her türlü pazarlığa kesinlikle karşıyız. Fransa’yı, Suriye ordusunun işlediği savaş suçlarına ilişkin soruşturmaları desteklemeye, gazetecilerin ve uluslararası gözlemcilerin çatışma bölgelerine derhal erişimini savunmaya çağırıyoruz” diye konuştu.

‘İran’daki protestolar rejim reddidir’

Portes, İran’da günlerdir devam eden direnişe ilişkin de konuştu. İran’da Kürt bölgelerinin uzun süredir orantısız baskıya, sistematik ayrımcılığa ve ağır güvenlik önlemlerine maruz kaldığını belirten Portes, “Kürt örgütleri, halk hareketinin örgütlenmesinde kilit bir rol oynamıştır. Mevcut protestolar yalnızca ekonomik taleplerle sınırlı değildir; bu eylemler otoriter yönetime karşı geniş bir reddi ve siyasi ile sosyal haklar talebini yansıtmaktadır. İran halkı uzun yıllardır otoriter bir dini rejim altında yaşamaktadır ve bugün protestolar sırasında ağır baskı, tutuklamalar ve hayati risklerle karşı karşıyadır. Siyasi grubum adına bu baskının sona erdirilmesini ve barışçıl protesto hakkına uluslararası insan hakları hukuku çerçevesinde tam saygı gösterilmesini talep ediyoruz. Aynı zamanda dijital propaganda yoluyla manipülasyona ve askeri müdahale tehditleri dâhil olmak üzere her türlü yabancı müdahaleye de son verilmelidir. Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail, İran halkının liderlerini demokratik bir süreçle özgürce seçme hakkına saygı göstermelidir” ifadelerini kullandı.

‘Ne Şah ne de mollalar’

LFI milletvekillerinin bu konuyu parlamento soruları, kamuoyu açıklamaları ve Fransız hükümetine doğrudan başvurular yoluyla gündeme taşıdıklarını belirten Portes, “Avrupa düzeyinde İran yetkililerine diplomatik baskı uygulanmasını, baskının açık biçimde kınanmasını, aktivistlerin ve sivillerin korunmasını ve gazeteciler ile uluslararası gözlemcilerin sahaya erişimini talep ediyoruz. Ne Şah rejimi ne de mevcut dini otoriteler, azınlıklara saygılı, demokratik ve çoğulcu bir İran vizyonu sunmaktadır. İran halkı kendi geleceğini belirleyebilmeli ve yeni bir rejimi özgürce seçebilmelidir” dedi.

‘Fransa NATO’dan çıkmalı’

Portes ayrıca Fransa’nın diplomatik bağımsızlığının önemine dikkat çekerek, “Biz, azınlıkların barışa ya da devlet güvenliğine tehdit olarak gösterilmesine dayanan, en güçlünün hukukunu reddediyoruz. Tüm halkların en temel hakkı kendi kaderini tayin etme hakkıdır. Bunu Filistin halkı ve Orta Doğu’daki tüm halklar için savunuyoruz. La France Insoumise, uluslararası hukuku korumayı hedefleyen Lahey Grubu’nun bir parçasıdır. Amerika Birleşik Devletleri’nin uluslararası hukuku sistematik biçimde ihlal eden kararları karşısında Fransa’nın diplomatik bağımsızlığını savunuyoruz ve bu nedenle NATO’dan çekilmesini talep ediyoruz” dedi.

Portes, devamında, “Fransa, çifte standarttan uzak, savaş suçlarını kim tarafından işlenirse işlensin cezalandıran; askeri tırmanma yerine diplomasiyi önceleyen; demokratik ve çoğulcu projeleri destekleyen bağımsız bir dış politika izlemelidir. Suriye’de bu, Kürt aktörlerin siyasi olarak tanınmasını ve haklarının Anayasa’da güvence altına alınmasını içerir” şeklinde konuştu.

‘Kürt halkı korunmayı hak ediyor’

Portes son olarak Rojava’da, İran’da, Türkiye’de ve diasporada yaşayan Kürt halkıyla dayanışma içerisinde olduğunu belirterek, “IŞİD’e karşı verdikleri mücadele, cinsiyet eşitliğine, yerel demokrasiye ve halklar arası birlikte yaşama olan bağlılıkları; terk edilmeyi değil, saygı ve korunmayı hak ediyor. Fransa’nın özgürlük ve onur için mücadele edenlerin yanında durma konusunda tarihsel, siyasi ve ahlaki bir sorumluluğu vardır” dedi.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Amed, Êlih ve Riha’da Rojava’ya yönelik saldırılar protesto edildi

Sonraki Haber

2025 yılı tarımı: Tarımın dört tekeri de patlak, stepne kâr etmiyor!

Sonraki Haber

2025 yılı tarımı: Tarımın dört tekeri de patlak, stepne kâr etmiyor!

SON HABERLER

Irak Başbakanı Sudani, Mazlum Ebdi ile telefonla görüştü

Yazar: Bedri Adanır
21 Ocak 2026

Qamişlo’da 2 patlama: Heyva Sor a Kurd Hastanesine saldırı

Yazar: Yeni Yaşam
21 Ocak 2026

Efrîn İnsan Hakları Örgütü: Çeteler onlarca katliam gerçekleştirdi

Yazar: Bedri Adanır
21 Ocak 2026

DEM Parti ve DBP heyeti Rojava’ya gidiyor

Yazar: Yeni Yaşam
21 Ocak 2026

Adana ve Mersin’de binler polis engelini aştı: Rojava’ya çökmek isteyenler, çökertilecekler

Yazar: Yeni Yaşam
21 Ocak 2026

Rojava direniyor: İşgale geçit vermeyeceğiz | Canlı Blog

Yazar: Aziz Oruç
21 Ocak 2026

Sınırı kaldıran direniş: Halk Rojava için ayakta | Foto Galeri

Yazar: Bedri Adanır
21 Ocak 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır