Rojava’da Kürt halkına yönelik saldırılara karşı uluslararası dayanışma çağrısı yapan kadınlar, ‘Sessiz kalmak katliama ortak olmaktır’ dedi
Suriye Geçici Hükümeti ile Demokratik Suriye Güçleri (DSG) arasında imzalanan ateşkese rağmen Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılar sürüyor. Saldırılara karşı 4 parça Kürdistan’da ve dünyanın birçok ülkesinde halk sokaklara çıkarak direnişe dayanışma gösterdi.
Barış Annesi Sultan Bozkurt, Kürt halkına yönelik saldırılar kabul etmeyeceklerini belirterek, “Saldırıların hiçbir insani ve ahlaki yönü yok. Devletler Kürt halkından ne istiyor? Neden Kürt halkına savaş açıyorlar? Kürtler katlediliyor, dünyada buna sessiz kalıyor. Bu olanları görünce isyan ediyorum. Bir yerde savaş var ise insanların buna sessiz kalmaması gerekiyor.” dedi.
Kürtlerin birlik olması gerektiğini söyleyen Sultan Bozkurt, “Benim buradan çağrım şudur; herkesin birlik olması gerekiyor. Birlik olmadan kimse bize altın tepsi ile bir şeyleri sunmaz.
Kürtler birlik olduğunda Kobanê’de zafer kazandırdı. Bu ruh ile bir kez daha başarabiliriz, aynı ruhla direneceğiz. Tüm dünya artık uyanmalı ve Kürtlere yönelik bu saldırılara ses vermeli.”
‘Birlik için el ele vermeliyiz’
Feleknaz Karabaş, şunları söyledi:
“Biz anneler barış talebini yükseltmek için gittiğimizde polisler bize engel olmaya çalıştılar. Ancak tüm engellemelere rağmen yürüyüşümüzü gerçekleştirdik. Suriye’de katledilen kadınlar ve çocuklar için alanlardayız. Hiç kimse Kürtlerin dostu değil sadece Kürtler kendi dostu olabilir. Bizim kendimize ve öz gücümüze inancımız var. Birlik için herkesin el ele vermesi gerekiyor.”
‘Uluslararası dayanışma önemli’
Saldırıların bir koalisyonla yürütüldüğünü belirterek, DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki, saldırılara karşı örülen direnişe uluslararası destek verilmesi gerektiğini belirtti.
“Eşit ve özgür bir yaşam için kadınların direnişi, feminist hareket ve Kürt özgürlük hareketinden kadınlar olarak biz, birlikte mücadelenin önemini biliyoruz” diyen Özgül Saki, sözlerine şu şekilde devam etti: “Bu dayanışmayı kalıcı hale getirmek ve kazanımla sonuçlandırmak için elimizden geleni yapacağız. Rojava’da direnen halklarla, direnen kadınlarla mücadelemizin ortak olduğunun altını bir kez daha çiziyoruz.”
‘Sessiz kalarak kötülüğe ortak olmayalım’
Annelerin artık çocuklarının ölmemesini istediğini belirten Barış Annesi Zeynep Çalıhan ise şunları söyledi:
“Orada bir katliam var. Sesini çıkarmayan insan, insan değildir. Orada çocuklarımız ölürken biz evde rahat oturamayız. Bu yanlıştır. O katliam onlara olduysa, yarın bize de olacak. Kötülüğe ortak olmayalım. Kuru kuru barış neye yarar ki? Ne asker ne gerilla, hiçbirinin ölmesini istemiyoruz. Onurlu bir barış istiyoruz. Kalıcı bir barış istiyoruz. PKK silahı bıraktı. Devletten neden ses çıkmıyor? Bize de terörist diyorlar. Biz bu teröristliği de kabul etmiyoruz. Biz terörist değiliz, anneyiz. Terörist devlettir.”
‘Bunun bedelini ödeyecekler’
Kardeşlikten bahseden devlet aklının bütün bu saldırı süreçlerinin arkasında olduğunu dile getiren DEM Parti İstanbul İl Yönetimi’nden Ayfer Çelik, şunları söyledi:
“Bu süreç, Türkiye Devleti’nin yönlendirmesiyle, Colani’ye akıl vermesiyle, Hakan Fidan’ın ‘o ülke senin, bu ülke benim’ diyerek Colani’nin peşinde gezinmesiyle örüldü. Bizim için Rojava bir örnektir. Devrim kadın devrimidir; bütün dünya devrimcileri ve halkları için bir örnektir. Hepimiz Rojava’nın arkasındayız. Asla yalnız değildir. Bu sürecin sokaklarda hep takipçisi olacağız. Her yerde sesimizi çıkaracağız. Bizi duymak ve görmek zorundalar. Kendi kısır siyasi politikalarının sonuçlarını bütün bu Türkiye halklarına kabul ettiremeyecekler. Bunun bedelini de ödeyecekler.”
‘Kazanımların yok edilmesine izin vermeyeceğiz’
Ana akım medyanın artık izlenmemesi gerektiğini ifade eden Kadın Savunması’ndan Rüya Kurtuluş, tamamen manipülatif bilgilerle Rojava’daki katliamı öven haberlerin yayınlandığını belirtti.
DAİŞ’e karşı savaşan kadınların ve halkın direnişinin devam ettiğini söyleyen Rüya Kurtuluş, şunları ifade etti:
“Bu direnişe destek olmak ve IŞİD karanlığının tekrar hortlamaması için; Suriye’de HTŞ çetelerinin IŞİD’in devamcısı olduğunu söylemek için şu an orada Kürt halkına karşı bir katliam yapılmaya çalışılıyor. Daha önce Alevilere, Dürzilere saldırmışlardı. Yine burada toplanmıştık. Çünkü Türkiye maalesef HTŞ’yi tanıyor ve İstanbul’da bir konsolosluğu var. Buradan bir kez daha HTŞ çetelerine desteğin Suriye’de katliam demek olduğunu, barışın bu şekilde olamayacağını, bu katliamın bütün sorumlularının açıkça ve uluslararası hukuk çerçevesinde yargılanması gerektiğini, IŞİD üyelerine verilen desteğin son bulması gerektiğini söyledik. Rojava’da özgürlük mücadelesi veren kadınlar var. Çok direndiler, çok savaştılar ve kazandılar. O direnişin ve kazanımların yok edilmesine izin vermeyeceğiz.”
Kaynak: JINNEWS









