Amed Sêrt ve Dêrsim’deki yurttaşlar, ‘Gün direnme ve Rojava’ya sahip çıkma günüdür’ dedi
Heyet Tahir Şam (HTŞ) ve Türkiye’ye bağlı paramiliter grupların, DAİŞ’le birlikte Rojava’ya dönük saldırıları devam ediyor. Bölgedeki kazanımların korunması için yapılan seferberlik çağrısının ardından sokaklara çıkan Kürtler ve dostları, eylemlerini sürdürüyor. Bu kapsamda Sêrt ve Dêrsim’de sokağa çıkan yurttaşlar, saldırılara dair konuştu.
Sêrt’te yapılan yürüyüşe katılan Agit Kaçar, koalisyon devletleri ve küresel güçlerin Kürt halkına ihanet ettiğini söyledi. Agit Kaçar, “Bu saldırılar Halep’te başladığı zaman dört parça Kürdistan’da büyük bir direniş gösterilmiş olsaydı bugün bu savaş Kobanê ve Hesekê’ye kadar gelmezdi. Biz Kürtler düşmanlarımızı iyi tanımadık. Dört parça Kürdistan sınıra akmalı, bu savaşın önüne geçmelidir. Rojava’nın ölümü hepimizin ölümüdür. Bundan dolayı herkes şunu iyi bilsin, Rojava halkının yanındayız, ölene kadar da onlarla olmaya devam edeceğiz” diye belirtti.
‘Tek çaremiz direnmektir’
Bugünün Kürtlerin onuruna sahip çıkma günü olduğunu söyleyen Sükrü Şen, “Bu dünyada bir gün bile ömrümüz varsa o da şerefli, onurlu olsun. Onurlu bir gün onursuz yüz yıldan daha iyidir. Gün direnme ve Rojava’ya sahip çıkma günüdür. Bugün Rojava’ya sahip çıkmazsak ömrümüz boyunca her gün her dakika öleceğiz. Geç olmadan herkes elinden geleni yapsın. Henüz geç olmadan Rojava’ya sahip çıksın. Önce kendi halkıma sonra da ‘ben insanım’ diyen her kesime sesleniyorum. Kalkın ve bu zulme son verin. Yaşamak direnmektir. Gençlerimiz bütün Kürdistan’dan Rojava’ya gidiyorlar çünkü bu tamamen vicdan meselesidir. 7’den 70’e ‘vicdan sahibiyim’ diyen herkes ayağa kalkmalıdır. Tek çaremiz direnmektir, başka bir alternatifimiz kalmadı” ifadelerini kullandı.
‘Elimizden ne geliyorsa artık yapmalıyız’
Sêrt’teki yurttaşlardan Abdullah Sevim, bugünün oturma değil ayağa kalkıp Rojava için ses çıkarma, direnme ve savaşma günü olduğunun altını çizerek, şöyle devam etti:
“Gün kardeşlerimize, kızlarımıza ve annelerimize sahip çıkma günüdür. Kürdistan toprakları altın ve gümüş kadar değerlidir. Gece gündüz sokakta, caddede ve sınırlarda direnmemiz ve Rojava halkına sahip çıkmamız lazım. Elimizden ne geliyorsa artık yapmalıyız. Evlerimizde oturup seyretmemeliyiz. Oturup, uyumak şuan itibariyle bize haramdır. Yediğimiz yemek, içtiğimiz su bile bize haramdır. Bugün kadın, erkek, yaşlı ve gençler karda, yağmurda ve buz gibi havalarda Kürtlerin onuru için savaşıp direniyorlar. Onlara destek olmak zorundayız. Artık direnmekten başka çaremiz kalmadı. Dört parça Kürdistan’ın ayağa kalkması lazım.”
‘Tüm güçler tepki yükseltmeli’
Dêrsim’de ki eylemlerde konuşan Ali Avcıoğlu, DAİŞ barbarlığına karşı Türkiye’deki tüm halkların Rojava’da yaşananlara ses olması gerektiğini vurguladı. Ali Avcıoğlu, “Tüm yurtseverlerin, devrimci, demokratların kim varsa bir an önce Kürt halkına yapılan bu zulmü görmesi gerektiğine inanıyor ve her türlü desteği vermesini istiyoruz. DAİŞ’in Dürzilere, Alevilere yaptığı bütün bu suçların insanlık nezdinde teşhir edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bütün güçlerin burada demokratik bir çerçevede tepki yükseltmesini bekliyoruz” dedi.
‘Halkların birleşmesi, ses çıkarması gerekiyor’
Dêrsim’deki yurttaşlardan Besime Göksüer, Rojava’ya ses olunmasını isteyerek, şunları belirtti:
“Saldırıların derhal durdurulması gerekiyor. Cezaevlerindeki DAİŞ’lilerin serbest bırakılması çok üzücü. Bunların bir an önce durdurulması gerekiyor. Bunu Türkiye başlattı yine son verecek olanda Türkiye’dir. Halkların birleşmesi hep birlikte ses çıkarması gerekiyor. Güçlü bir sesin olması gerekiyor ki önüne geçilebilsin.”
Amedliler: Rojava’da Kürtler kazanacak
Heyet Tahrir Şam (HTŞ) ve Türkiye destekli paramiliter grupların Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük saldırıları sürerken, Kürtler ise saldırılara karşı bulundukları her yerden tepkisini sürdürüyor. Yaşanan saldırılara dair Amed’de mikrofon uzattığımız yurttaşlar, katliamcı zihniyete karşı direnilmesi gerektiğini ifade etti.
Kürtlerin DAİŞ’e karşı mücadele yürüttüğüne dikkat çeken Amedliler, “Onurlu Kürt halkı DAİŞ zihniyetine karşı direniyor. Bir canımız var onu da Rojava’da veririz” dedi. Şara’nın eski El Kaideli terörist olduğunu hatırlatan Amedliler, “Uluslararası hukuk devreye girmeli. Amed halkı ayağa kalkmalı. Anlaşma diyorlar ancak saldırıyorlar. Halkımız buna karşı uyanık olmalı. Kürtler kazanacak” ifadeleri kullanıldı.
Kaynak: MA









