Rojava’ya yönelik saldırıların, Türkiye koordinatörlüğünde gerçekleştiğini söyleyen HDP eski milletvekilleri Nursel Aydoğan ve Musa Farisoğulları, Rojava’dan yükselen seferberlik ruhuna, 2014 Kobanê direnişi ruhuyla sahiplenme çağrısı yaptı
Rojava’ya yönelik saldırılara karşı güçlü bir direniş hattı gelişti. Seferberlik çağrısı da dört parça Kürdistan başta olmak üzere, Türkiye illerinde ve Avrupa’da yaşayan Kürtler ve dostları tarafından güçlü şekilde karşılık buldu. Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski milletvekilleri Nursel Aydoğan ve Musa Farisoğulları, seferberlik çağrısı ve direniş ruhunun Avrupa şehirlerine yansımasını değerlendirdi.
Halep’le başlayan ve Rojava kentlerinde devam eden saldırılarda insanlık suçunun işlendiği belirten Nursel Aydoğan, uluslararası güçlerin sessizliğinin saldırılara onay vermelerinden kaynaklandığını söyledi. Paris’te ABD, İsrail ve Şam Geçici Hükümeti’nin gerçekleştirdiği toplantıyı hatırlatan Nursel Aydoğan, “Rojava’ya, Kürt halkına yönelik yapılacak operasyonlara sessiz kalma kararı alındı. Dün Fransa ve İsrail yetkililerinin saldırılara dönük yaptıkları açıklamalar, Tom Barrack’ın Erbil’de, Mazlum Abdi ve İlham Ahmed ile görüşerek yaşanan sorunlara diyalog yoluyla çözüm arayışları bu gerçeği değiştirmez” dedi.
‘Sokakları terk etmeyeceğiz’
Kürt halkı ve dostlarının Avrupa’da Rojava için ayakta olduğunu ifade eden Nursel Aydoğan, sonuç alınıncaya kadar sokakların terk edilmeyeceğini vurguladı.
Kadınlara ve kadın savaşçılara ahlak dışı saldırıların yöneldiğini kaydeden Nursel Aydoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Gerici, kadın düşmanı, Alevi düşmanı, kendinden başka herkesi, her kesimi düşman gören zihniyete hangi çıkarlar temelinde olursa olsun destek verilmemelidir. Uluslararası kamuoyu da Suriye’nin yeniden dizayn edildiği bu süreçte gelişmeleri yakından takip etmeli ve demokratik, çoğulcu, kadın özgürlüğünü savunan ve yönetim biçimiyle de Ortadoğu’daki bütün halklara örnek olacak Rojava’daki yönetimi ve Kürt halkının, Kürt kadınlarının kahramanca mücadelesini desteklemelidir. Unutulmamalıdır ki bu gün, Kobanê ve halkı kuşatma altındadır. Bu kuşatmanın kırılması gerekir. İnancım o dur ki 2014’de Kobanê nasıl dünya ilerici insanlığının dayanışma ve sahiplenmesiyle DAİŞ’i yenip özgürleştiyse, bugün de aynı sahiplenme ile abluka kırılacaktır. Yaşasın enternasyonal dayanışma.”
‘Öz örgütlülük şart’
Başûr, Bakur, Rojhilat ve Avrupa’da yaşayan Kürtlerin direnişi güçlü şekilde sahiplendiğini söyleyen Musa Farisoğulları ise, şunları kaydetti: “Avrupa’daki halkımız 15-16 gün boyunca kesintisiz bütün merkezlerde, bir ayağa kalkış bir direniş ruhuyla, Kobanê direniş ruhuyla sahaya çıktı. Kürdistan’ın dört parçasından beşincisi de Avrupa olarak tanımlanabilir” diye kaydetti.
Türkiye’nin saldırılardaki rolünden bahseden Musa Farisoğulları, Türkiye’nin saldırıyı koordine eden tarafta olduğunu hatırlattı.
Türkiye’de devam eden barış sürecine dikkat çeken Musa Farisoğulları, şöyle devam etti:
“Kuzey ve Doğu Suriye’deki işgal ve soykırım savaşı sonucunda diğer güçlerle birtakım ilişkileri olduğu da açığa çıktı. Yani bir oyalama politikasının devreye sokulduğu da anlaşılıyor. Süreç zaten başından Kuzey Doğu Suriye endeksli bir süreç olarak görüldü. Eğer burada doğru bir yaklaşım gelişseydi, aynı zamanda Türkiye’de de süreç o şekilde gelişecekti. Son olarak çağrım da şu temelde, bütün halkımıza; hem Avrupa sahasında hem dört parça Kürdistan’da halkımız bu seferberlik ruhunu derinleştirmeli, geliştirmeli. Bununla birlikte de kendi öz örgütlenmesini kapsamlı şekilde oluşturması gerekiyor.”
Kaynak: MA









