Gazetecilerin halkı habersiz bırakmamak için canları pahasına risk aldıklarını söyleyen DİSK Basın-İş Genel Başkanı Turgut Dedeoğlu, ‘Suriye’de, Rojava’da, Kobanê’de yaşananların Türkiye’de bilinmemesi, görülmemesi isteniyor’ dedi
HTŞ, DAİŞ ve Türkiye destekli paramiliter grupların Rojava’ya dönük saldırıları devam ederken saldırılara ilişkin haber takibi yapan gazeteciler ile haber siteleri iktidarın hedefine girdi. Ajansa Welat (AW) muhabiri Nedim Oruç’un darp edilerek tutuklanmasından sonra Nisêbîn-Qamişlo sınırında eylemleri takip eden 6 gazeteci daha gözaltına alındı. İki günlük gözaltı sürecinden sonra aralarında Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Eşbaşkanı Kesira Önel’in de bulunduğu gazeteciler serbest bırakıldı.
Öte yandan Mezopotamya Ajansı (MA) web sayfası ile Ajansa Welat (AW), Yeni Yaşam Gazetesi, JinNews, Medya Haber Tv ve çok sayıda gazetecinin sanal medya hesapları Rojava’daki haber paylaşımları sonrası birçok kez erişime engellendi.

Haber siteleri ve gazetecilere dönük saldırıları değerlendiren Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Basın-İş Sendikası Genel Başkanı Turgut Dedeoğlu, savaş gerçekliğine dikkat çekerek; böyle zamanlarda basına yönelik karartmaların uygulandığını kaydetti. Basın ve ifade özgürlüğünün her ne kadar anayasal hak olarak tanımlansa da Türkiye’de güvenlik gerekçesi ile bu özgürlüğün daraltmaya çalışıldığını dile getiren Turgut Dedeoğlu, “DFG’nin yayınladığı bir yıllık rapora baktığımızda bile, Türkiye’de ne basının ne de ifade özgürlüğünün olmadığını rahatlıkla görebiliyoruz. Gazetecilerin tutuklanmaması, haber takibi yaparken devlet tarafından güvenceye alınması gerekir” dedi.
Turgut Dedeoğlu, “Eskiden TRT’nin önüne çektikleri tankı, şimdi sosyal mecraların önüne çekmeye çalışıyorlar. Burada karartmanın nedeni zaten açık; Suriye’de, Rojava’da, Kobanê’de yaşananların Türkiye’de bilinmemesi, görülmemesi gerekiyor” dedi
‘Arkadaşlarımız canları pahasına risk alıyorlar’
Engellemelere rağmen özgür basın çalışanlarının risk alarak halka haber ulaştırmakta ısrar ettiğini ifade eden Turgut Dedeoğlu, “Özgür basında çalışan gazeteciler hiçbir zaman bu baskılarla ‘terbiye olmayacak’. Onların bir sözü var, ‘Halkı habersiz bırakmayacağız’ diyorlar. Onun için de görevlerini yapıyorlar. Gazetecilik de budur; risk almaktır. Arkadaşlarımız da canları pahasına risk alıyorlar. Nasıl ki daha önce Cihanlar halkı bilgilendirmek için risk alarak bölgeye gittiler, öldürüldüler. Kimin öldürdüğünü, neden öldürüldüğünü biliyoruz ama söyleyemiyoruz. Bunu söyleyememek ifade özgürlüğünün olmaması anlamına geliyor” şeklinde konuştu.
Uluslararası basın kuruluşlarının Türkiye’de basına yönelik saldırıları görmezden geldiğini de belirten Turgut Dedeoğlu, “Bizim çabamız uluslararası gazeteci örgütlerine Türkiye’deki bu tür baskıları, nedenleri ile birlikte bu durumu aktarmak. Zaten sendika olarak meslek grubunun üst kuruluşu olarak bunu yapmak bizim görevimiz. Sadece toplu sözleşme yapmak değil bir mesleğin onurunu korumakla da mükellefiz” ifadelerini kullandı.
Haber: Sema Bingöl \ MA









