Eski pêşmerge Kemal Rauf ile Ulusal Birlik Projesi’nin önemini, yürütülen temasları ve bundan sonraki yol haritasına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu:
- ‘Ulusal Birlik Projesi’ için 250 imza toplandı. Bakûr, Rojava, Başûr ve Rojhilat’taki Kürtlerle beraber KNK temsilciliğiyle çalışmalar yürüttük ve “Ulusal Birlik Projesi”ni hayata geçirdik. Kürdistan’ın diğer parçalarından isimleri de dahil etmeye çalıştık. Kürtler bu proje etrafında birleşmeli.
- Kürtlerin kazanımları için mücadele etmeyen, birlik için bir araya gelmeyen kaybeder. KDP de YNK de diğer Kürt partileri de bunu anlamalı ve artık buna göre hareket etmelidir. Birlik, bu partilerle daha kolay olur; fakat bu partiler olmazsa da bir yol yöntem bulunur.
- Acele etmeyeceğiz ama durmayacağız da. Çalışacağız, müzakere edeceğiz ve başarılı olması için ne gerekiyorsa yapacağız. Kürtlerin kazanımlarını korumasının tek yolu bu. Birçok şeyi parçalı olduğumuz için kaybettik, şimdi birlik olursak birçok şeyi kazanabiliriz.
“Yek e yek e, gelê Kurd yek e” sloganıyla geçtiğimiz ayın sonunda Kürt halkının birliği için “Ulusal Birlik Projesi” adıyla yeni bir proje başlatıldı. 200’ü aşkın aydın, siyasetçi ve yazarın imzasıyla başlatılan proje, kısa sürede KCK, PJAK ve “Demokratik Birlik İnisiyatifi” başta olmak üzere birçok siyasi parti ve kurumdan destek gördü. Başûr’da toplantılar ve temaslarını sürdüren proje imzacıları, şimdi de bir konferans hazırlığında. Çalışmada yer alan isimler ise bu girişimin ulusal birliğin sağlanması yolunda bir başlangıç olduğunu vurguluyor.
Eski pêşmerge Kemal Rauf, Ulusal Birlik Projesi’nin çıkış nedenlerini, önemini, yürütülen temasları ve bundan sonraki yol haritasına ilişkin Yeni Özgür Politika Gazetesi’nin sorularını yanıtladı.
- Ulusal Birlik Projesi’ni başlatma ihtiyacı nereden doğdu? Sizi bu adımı atmaya iten gerekçe neydi?
Kürtler, Ortadoğu’da hiçbir devletin doğrudan desteklemediği, siyasi ve uluslararası kuruluşlarda yer verilmeyen ve hatta Birleşmiş Milletler’de temsilciliği bulunmayan bir halktır. Oysa Ortadoğu’daki Kürt meselesi Filistin meselesinden daha eski ve bölgedeki en sıcak konulardan biridir. Bakurê Kürdistan’da barış sürecinin başlaması, Rojava’daki gelişmeler, Başûr’daki yönetimin zayıflatılması, yetkilerinin sınırlandırılması, İran ve Rojhilat’taki olası değişiklikler göz önüne alındığında, Kürtler bu hassas süreçlerde çalışmalarını, birliğini, örgütlülüğünü sağlamalı. Bölgede büyük fırsatlar olduğu kadar büyük tehditler, saldırılar da var. Kürtler buna göre hareket etmeli ve konumlarını belirlemeli.
Rojhilat’ta yaşananlar ve Başûr’a yönelik saldırıların ardından burada da kitlesel öz örgütlenme hareketi kuruldu. Başûr’da “Yek e yek e, gelê Kurd yek e” şiarıyla 200’ü aşkın aydın, yazar, akademisyenin de yer aldığı Ulusal Birlik Projesi’ni duyurduk. Kürtler için bu çok önemliydi ve duyurduğumuz ilk andan itibaren büyük bir destek aldık. Bakur ve diasporadaki Kürtlerle birlikte kamuoyundan geniş çapta destek mesajları geldi. Uluslararası kuruluşlara, bölgedeki ve yurt dışındaki ülkelerin temsilcilerine Kürtlere yönelik tehdit ve saldırılara karşı tutum alınması talebiyle mektuplar gönderildi.
Şimdi Kürt halkının bu coşkusunun, direnişinin soğumaması ve birliğinin sağlanması için daha fazla çalışılması gerektiğini belirtiyoruz. Bu adımı Kürtler bir olsun, bir araya gelsin, dört parçada hakkını alsın diye attık. Tüm Kürt partileri, siyasi, ailevi, aşiretsel çıkarlarını bir kenara bırakmalı, siyasi rekabete son vermeli ve ulusal birliğin sağlanması için her şeyi yapmalı, dört elle ulusal birlik için çalışmalı.
- Metin nasıl ortaya çıktı? Kimlerle çalıştınız, hangi kesimlerin görüşü alındı? İmza listesi nasıl oluştu?
Aslında başlangıçta “Ulusal Birlik Projesi” için 250 imza toplandı. Projeye destek çok daha yüksekti, fakat bu çalışmaya yalnızca iki arkadaşımızla başlamıştık ve kaynaklarımız çok sınırlıydı. Ardından, Bakur, Rojava, Başûr ve Rojhilat’taki Kürtlerle birlikte Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) temsilciliğiyle çalışmalar yürüttük ve “Ulusal Birlik Projesi”ni hayata geçirdik. Sonrasında kamuoyuna duyurarak, çalışmaları başlattık. Şimdiye kadar kamuoyuna yönelik iki açıklama yayımladık. Her iki metin de Arapça, İngilizce ve Kürtçeye çevrildi ve paylaşıldı. Parti ve medya desteğimiz, kaynaklarımız sınırlı olduğu için özellikle Rojava’ya destek vermek için yapılan eylemlerde rol oynayan yazarlar ve aktivistlerle kişisel temaslar kuruldu. Toplanan imzaların Başûr ile sınırlı kalmaması için çabaladık. Kürdistan’ın diğer parçalarından isimleri de dahil etmeye çalıştık. Yaptığımız görüşmeler ve topladığımız imzaların ardından projeyi birçok siyasi partiye gönderdik, desteklerini istedik. Bu adımın çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Kürtler bu proje etrafında birleşmeli.

- Kürt siyaseti parçalı bir yapı içinde. Bu proje bunu aşabilecek bir zemin sunuyor mu?
Kürtler kimi dönemlerde birlikte çalışabilmiş olsalar da çoğu zaman ve hatta hassas süreçlerde ne yazık ki yanlış politikalar izledi. Geçmişte Başûr için bu tür projeleri birçok kez sunduk, ancak dört parça ve diaspora için böyle bir projeyi ilk kez sunuyoruz. Amacımız, siyasi partileri ve partiler dışındaki herkesi bu projede bir araya getirmek, ulusal birlik için zemin oluşturacak bir çatı ya da bir platform yaratmak. Bu proje bir adım, bir başlangıçtır, devamı muhakkak gelmelidir. “Bundan bir şey çıkmaz” demeden herkes katılmalı. Yoksa bu proje de sonuçsuz kalır.
- Bölgedeki mevcut siyasi dengeler, özellikle KDP ve YNK arasındaki ilişki de düşünüldüğünde, birlik ne kadar mümkün?
Kürdistan Bölgesi’ndeki durum, bölge üzerindeki baskılar, mevcut fırsatlar ve tehditler, başta KDP ve YNK olmak üzere tüm Başûr partilerini etkiledi. Ancak, iktidarda olmaları bağlamında bu iki partinin sorumlulukları daha fazla ve ortak noktalar üzerinde daha fazla çalışmaları gerekiyor. Bunca yıldır iç çatışmalar, bölünmeler ve sorunlar gösterdi ki Kürdistan Bölgesi’nde hiçbir parti bu halkı tek başına yönetemez. YNK ve KDP de değişmeli, bölgedeki dönüşüme ayak uydurmalıdır. Kendi ailesel ve iktidar çıkarlarını bir kenara bırakmalıdır. Geçmiş yıllarda bu partilerin yanlışlarının bedelini yalnızca Başûr halkı ödüyor gibi görünüyordu; ancak artık öyle değil. Her parçadaki sorun ve parçalanmışlık, tüm parçaları etkiliyor. Hiçbir parça, hiçbir parti artık bundan kaçamaz. Kürtlerin kazanımları için mücadele etmeyen, birlik için bir araya gelmeyen kaybeder. KDP de YNK de diğer Kürt partileri de bunu anlamalı ve artık buna göre hareket etmelidir. Birlik, bu partilerle daha kolay olur; fakat bu partiler olmazsa da bir yol yöntem bulunur. Kürt halkı artık partilerin çıkarlarına göre hareket etmek istemiyor; birlik olmak, kazanımlarına sahip çıkmak istiyor. Bu nedenle, bu partiler de bu projenin bir parçası olmalı ve desteklemelidir.
- Bölgedeki siyasi aktörlerle (özellikle Barzani-Talabani) doğrudan bir temasınız oldu mu? Yaklaşımları ne yönlü oldu?
Her iki partinin de politbüro üyeleriyle görüştük ve onlara projenin amacını, neden ulusal birliği istediğimizi, bu birliğin neden bu süreçte bu kadar önemli olduğunu bir bir anlattık. Hiçbiri projeye karşı değillerdi, ancak gerektiği gibi de destek vermediler. İki partinin medyası da yeterli düzeyde işlemedi. Projelerimizi onlara yakın kişiler aracılığıyla Barzani ve Talabani’ye de gönderdik. Ancak şimdiye kadar doğrudan bir dönüş alamadık. Biz her şeye rağmen olumlu bir dönüş ve destek almayı umuyoruz.
- “Ulusal birlik” fikri sıkça dile getiriliyor ancak pratiğe geçirilemiyor. Sizce bunun nedeni nedir?
Yalnızca farklı partilerin katılımının ulusal birliği oluşturmak için yeterli olduğuna inanmıyoruz. Siyasi partilerin bir araya gelmesinin çalışmanın temeli olduğu doğru, fakat yalnızca onların karar vereceği bir konu olmamalı. Gönüllülerin ve uzmanların katılımı olmadan eksik ve tamamlanmamış olacaktır. Ulusal birlik konusu sınırlandırılmamalıdır. Sunduğumuz bu proje sadece bir kolektif, bir toplantı veya belli bir gruba ait bir çalışma değildir. Projenin ulusal birliği sağlamak için fikir üretme yeri ve yol haritası olmasını istiyoruz. Çalışmalarımızı koordineli yürütmeyi amaçlıyoruz. Siyasi partiler, gündemlerini ve vizyonunu birliğe hizmete dönüştürmeli; birlik tüm toplumu kapsamalıdır. Öyle olursa başarırız.
- KNK’nin yürütmüş olduğu ulusal birlik çalışması var fakat siyasi partilerle sınırlı kalıyor. Ya da daha önce birlik yönündeki girişimlerden bir sonuç alınamadı. Bu projeyi diğer çalışmalardan ayıran ne?
Önceki projeler başarılı olmayabilir ancak birçok güzel ve etkili çalışma yürütüldü. KNK çok iyi işler yaptı, biz de onları destekledik. Bugün hâlâ Kürtler için iyi işler yapıyor. Şimdi KNK de bizim başlattığımız bu projeyi destekliyor, bunun için çok mutluyuz.
Biz projemizi 6 madde ile duyurduk. Diğer çalışmalardan farkı 4, 5 ve 6’ıncı maddeleri. Birinci madde ulusal bir söylemdir; ortak yaşam ve halkların haklarına hizmet edecek ortak bir dilin inşasıdır. İkincisi, rekabete son verilmesi, iç sorunların sessizleştirilmesi ve ulus için ideolojik belirsizliklerin giderilmesidir. Üçüncü madde, ulusun siyasi çalışmaların merkezine yerleşmesini ve çok parçalı durumdan uzaklaşılmasını esas alıyor. Projenin dördüncü maddesi araştırma merkezine değiniyor ve bölgede yaşanan değişimleri incelemek için ortak bir düşünce merkezinin kurulmasını öngörüyor. Beşinci maddede ise birleşik diplomasi temel ve gerekli bir başlık olarak ele alınıyor. Dünya karar merkezleriyle diyalog kurmak için ortak bir heyetin oluşturulması isteniyor.
Altıncı ve son madde ise savunma çatısıdır; burada, güvenlik ve ekonomik krizler Kürtlerin başına gelmeden önce ortak plan ve programların hazırlanması gerektiği ifade ediliyor.
Hedeflerimiz, çalışmalarımız benzer ya da farklı olabilir, ancak herkes bu projeye dahil olmalı.
- Metinde uluslararası alanda etki yaratma vurgusu var. Bu mümkün mü? Bu hedefe dönük nasıl bir planlamanız var?
Proje başarılı olursa, ulusal konular üzerinde bir diyalog merkezi kurmayı düşünüyoruz. Bir parti veya Kürdistan’ın bir bölümü için değil dört parça ve diasporayı kapsayan, herkese hitap eden, herkesin kendini içinde bulacağı bir çatı hedefliyoruz. Bu çerçevede diplomatik konular üzerinde de çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bu proje herhangi bir siyasi partiden şüphesiz daha fazla etki yaratacaktır. Dolayısıyla herkesi katarak, bu projeyi genişletmeyi düşünüyoruz. KCK başta olmak üzere birçok kurum, kuruluş ve önemli şahsiyet desteklerini açıkladı. Tüm bu desteği birleştirecek güçlü bir çalışmayı yürütmek istiyoruz. Bir sonuçtan çok, bir yol izlemek istiyoruz.

- Bölgesel ve uluslararası aktörler bu tür bir birlik arayışına sizce nasıl yaklaşır? Herhangi bir iletişiminiz oldu mu?
Kürt meselesini uluslararası kuruluşlarla birçok kez görüştük ve onlar da Kürtlerin ortak bir zemin bulamamaları konusunda fikirlerini iletti. Biz bu proje konusunda hala bir adım atmadık ama önümüzdeki dönemde yeni görüşmeler yapıp, bu ağı genişletmek istiyoruz.
- Projenin bundan sonraki aşamaları için bir yol haritası var mı? Varsa nedir?
İlk etapta Başûr’da çeşitli toplantılar, mitingler yapıldı. Partilerle, farklı çevrelerle görüşmelerimiz devam ediyor. Yurtdışındaki kişilerle, çeşitli şahsiyetlerle, sivil toplum örgütleriyle, gazetecilerle, sanatçılarla ve avukatlarla çevrimiçi olarak toplantılar yaptık, görüşmelerimiz sürüyor. Şimdi en önemli çalışmamız ortak bir konferans hazırlamak. En yakın zamanda da bunu gerçekleştirmeyi düşünüyoruz. Destek veren ya da mesafeli duran herkesi konferansa çağıracağız. Konferansın güçlü geçmesi önümüzdeki süreçte yürüteceğimiz çalışmalara da yol gösterecek. Yıllardır toplanamayan, her defasında çıkan sorunların ardından ertelenen Kürt Ulusal Birlik Kongresi’ni toplamak istiyoruz. Kongrenin toplanması için de ne gerekirse yapacağız.
- Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Bu projeyi gerçekleştirirken acele etmeyeceğiz ama durmayacağız da; çalışacağız, müzakere edeceğiz ve başarılı olması için ne gerekiyorsa yapacağız. Çünkü Kürtlerin kazanımlarını korumasının tek yolu bu. Kürtler, sınırların ötesini aşmalı, bir araya gelmeli, birlik olmalı. Ortak karar almalı, ortak tavır koymalı, ortak bir ses olmalı. Birçok şeyi parçalı olduğumuz için kaybettik, şimdi birlik olursak birçok şeyi kazanabiliriz. Herkes bunun bilinciyle yaklaşmalı ve iç barışımızı hep beraber sağlamalıyız.
Kemal Rauf kimdir?
Eski pêşmerge olan Kemal Rauf, 1991’de Başûr’daki Raperin’de yer aldı. Hawlatî gazetesinin kuruluşunda bulundu ve burada çok sayıda yazı kaleme aldı. Ulusal birlik çalışmalarına uzun yıllardır destek veren Rauf, Kürt Ulusal Birlik Projesi’nin imzacıları arasında yer alıyor.
HABER MERKEZİ









