• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
17 Mayıs 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Venedik kristali-Arif Altan

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
3 Şubat 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Durduk yerde çatladı, yarısı düşüp parçalandı. Bir kadeh kırıldı, binlerce ışık belirdi içinden. Kaybolmuş, yitirilmiş şeyler, kökleri soğukta, aydınlattığı her şeyde. “Kim suçlayabilir beni, birden ölümü düşünürsem!” Yüzyılların sönmüş kalıntılarında inleyen bir ses. Diplerden, görünmez derinliklerden. Sahi neyle suçlanabilir, biçimlenmiş ışığa kesilip bunca iyi dinlenmişse tutkunun böylesi? Kadehin geri kalanında parlayan ipince bir kan. Geçtiği yerde, sanki “olduğu şey olmayan hiçbir şey” gizlenmezmiş gibi. Havada uçuşan bölüp pörçük ışıltılı söz öbekleri. Bir gece önce hiç kimse uyuyamıyordu, ertesi sabah ise hiç kimse uyanmak istemiyordu. Çatlayıp kırıldı, ama renk vermedi kristal, üstünde yakut ışıklarla yüzen kan onca zehirliyken bile. Kararmadığına göre kristali sahte öyleye, yoğunluğuna istekli kan bildirildiği kadar zehirleyse gerçekten.

Tüyler ürpertici hikâyelerden birinin son cümlesi: “Ellerim kırılıp kararmış bir kadehe değdi ve gerçek olanca dehşetiyle birdenbire kafama dank etti.” Ruhun derinliklerinde ilkel içgüdülerin tümünü apansız ayaklandıran, “kırılmış, kararmış kadehin” bıraktığı zehir ve ölüm gibi ürkütücü çağrışımlardan farklı, ondan çok daha güçlü bir sesin yankısı: “Saf olan, ölümsüzdür!” Anlatıcının tasarladığı bu korkunç soğuk ve karanlık final, yalnızca bir güzellik duygusu uyandırabilirdi. Ölümle dolup taşan bitirici cümle sarsıcı bir vurgu, kötü olanı ve lekeleyen her şeyi öteleyen kristalin eşsizliğine yapılan, ebediyen sağ kalmaya yazgılı görkemli bir övgü. Yaslandığı çok eski bir inanış. Çünkü öyle mükemmel, Venedik Kristali öyle yüksek kaliteliymiş ki, zehir değecek olursa çatlayacağına inanılırmış o vakitler. Yetkinliğin kusur kaldırmaz, saflığın lekeyi soğurmaz, iyiliğin kötülüğü taşımaz hali. Dehşetin kendine ait kıldığı zihinlere, böyle kusursuz bir anlamla kazındı, saf olanın o erişilmez gücü.

Gözümüzü alamadığımız bir şey olmalı öyleyse. İçtenliğin yanıltmayan bir pürüzsüz biçimi. Yetkinliğin, saydamlığın ve iyiliğin, kusur, leke ve kötülük barındırmaz hali. Bakarken zihnimizin durulduğu, ruhumuzun arındığı, varlığımızın yüceldiği bir yalın oluşum. Gömülü olduğu bir kaya çatlağı içinde görünse de parıltılı oluşumları hayran bırakmalı, bataklıklarda belirse de göz alıcı düzenliliği, yalın güzelliği nefes kesmeli. Baskı altında değerinden yitirmeyen heyecan verici kendiliğindenliği baştan çıkarmalı. Varlığı, cansız biçimlerinde bile kusursuz bir yetkinliğe erişerek bir çeşit manevi nitelik kazandığı inancı vermeli. Özü biçimi oluncaya, biçimi özü halini alıncaya işlenmiş, göründüğüne “doğanın veya tanrının mucizesi, kusursuz sanatının eşsiz şaheseri” dedirtmeli. Başka türlü kimsenin kimseye inanacağı yok, bunun için bir sebebi de.

İlk saf biçimlerin belirmesi için, son bozulmuş ruhların, yapıların ve biçimlerin de göçüp gitmesi gerek. Yalanın parıltısı ve sahte olanın yaydığı bulanık ışık haleleri kararıp sönmeli. Tabiatın hükmü ve içinde kusursuz bir yetkinlik özlemi taşıyan varlığın iç düzeni bunu söyler. En sona gelindiğinde en başa dönülecektir çünkü. Köklerinden kopmuş her şey çürüyüp gidecektir önce. Dalından düşen yaprak nasıl buruştuysa, özünü terk eden biçimler de birbiri ardına kuruyup ölecek. Düşünürlerin matematikte, sanatçıların müzikte, inananların kristalde bulduğu, ilkini bilimlerin, ikincisini sanatın, sonuncusunu maddenin en yetkini haline getiren o iç gücün, biçimini özüyle aynı kılan o saf güzelliğin yeniden ortaya çıkışı ancak o zaman.

İmkanlar belirdiğinde geri çekilen, imkansızlıklarda öne atılan çıkarsız yapıların o ilk kristalize deneyimiyle özdeş. Zehir değdiğinde çatlayıp kararır, güzelliğini söndürür, ölümünü göze alıp varlığını sonlandırır da kötülükle yaşamış olarak anılmayı yakıştırmaz. İlklerin o soylu yaşam yönelimi, Venedik kristali yalınlığında. Belirli biçimler, kimi deneyimler bir kez yerleşti mi, kalıcı bir nitelik kazınır. Başlangıçtaki büyüsel anlam büyük ölçüde unutulsa bile kuşaklar boyu hep aynı hayranlığı uyandırır.

Unutulmuş olanı bir kadın hatırlatıyor, seksen yedinci gününde, üstünde kanınızın aktığı dağılmış kristallerin berrak güzelliği içinizi içinizden göçertirken.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Özgür Kürdün doğuşu enternasyonal bir çıkıştır

Yazar: Yeni Yaşam
17 Mayıs 2026

Bu yönleriyle Haki Karer yoldaş, devrimciliği, enternasyonalizmi sadece teorik olarak yaşayan değil, bizzat onu en ileri düzeyde temsil eden bir...

Marifet söylemek değil yapmaktır

Yazar: Yeni Yaşam
17 Mayıs 2026

Bahçeli’nin iki yıldan beri gösterdiği ezber bozan söylemleri, gündemin temel konusu olarak değerlendirilmeye devam ediliyor. Bahçeli, Kürt Halk Önderi Sayın...

‘Kürt uykusunda Dayê’sini görmesin diyorlar’

Yazar: Yeni Yaşam
17 Mayıs 2026

On yıllardır sistemin bizlere uyguladığı sistemsel politik baskılar şu an ‘süreç’ adı altında dışarıdan bir rahatlama gibi görünüyor olsa da...

Darbe ihtimali hakkında

Yazar: Yeni Yaşam
17 Mayıs 2026

CHP İstanbul İl’ine kayyım tayin edilen Gürsel Tekin, ‘’CHP fabrika ayarlarına dönene kadar görevimin başındayım’’ dedi. CHP fabrika ayarlarına nasıl...

Amedspor’u bekleyen tehlike

Yazar: Yeni Yaşam
16 Mayıs 2026

Amedspor’un Süper Lig’e çıkışı ile birlikte geniş bir tartışma başladı. Kürtlerde, süreç içerisinde Barcelona’ya benzer bir takıma evrilmesi beklentisi ortaya...

Kalıcı barışa geçişte kritik eşik

Yazar: Yeni Yaşam
16 Mayıs 2026

Barış ve Demokratik Toplum Süreci, Türkiye’nin siyasi gündemindeki yerini koruyor. İktidar tarafından açık ve net olarak ifade edilmese de meselenin...

Sonraki Haber

İran’daki kuşak çatışması perdede

SON HABERLER

Tekirdağ’da silahlı kavga: İki polis yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
17 Mayıs 2026

Adana’da ‘Barış Hakkı’ paneli: Kalıcı barış için hakikat ve katılımcı süreç şart

Yazar: Yeni Yaşam
17 Mayıs 2026

İHD’den gözaltında kayıplar açıklaması: Hakikat ve adalet sağlanmadan barış olmaz

Yazar: Yeni Yaşam
17 Mayıs 2026

KOM Müzik’ten açıklama: Kurumsal ve etik çerçevede diyalogdan yanayız

Yazar: Yeni Yaşam
17 Mayıs 2026

İstanbul’da Kürt Dil Bayramı dolayısıyla panel ve kutlama

Yazar: Yeni Yaşam
17 Mayıs 2026

İzmir’de ‘Nereye gidiyoruz?’ paneli: Ortadoğu ve barış süreci tartışıldı

Yazar: Yeni Yaşam
17 Mayıs 2026

İbrahim Kaypakkaya mezarı başında anıldı

Yazar: Yeni Yaşam
17 Mayıs 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır