• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
18 Haziran 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Afşin Aybar

Yaşama anlam ve sevgi katmak

18 Haziran 2026 Perşembe - 00:00
Kategori: Afşin Aybar, Manşet, Yazarlar

Dar alanla ve sınırlı bir çalışmayla yetinmeyen, ihtiyaç duyulan her alanda ve çalışmada yer alma becerisini göstererek demokratik komünal toplumu inşa etmenin imkanları doğmuştur. Bunun için müridin mürşide olan aşkıyla yaşama bakabilmek yeterlidir. Yaşama anlam ve sevgi katmak geleceği kazanmaktır

Afşin Aybar

Bilim insanları canlılığın suda başladığı konusunda hemfikirdir. Hayatın kaynağı ve onsuz olunamamaktadır. Hayatın bir diğer olmazsa olmazı gıdadır. Bu da ekmekle sembolize edilir. Onun için gereklilik arz eden konularda “ekmek ve su kadar ihtiyaçtır’’ sözü sıkça kullanılır.

Siyasal ve toplumsal mücadeleler açısından da ekmek ve su kadar ihtiyaç duyulan çok sayıda olgusal gerçeklikler var. Söz konusu toplumsal inşa olursa ihtiyaçlar listesi sorunun kapsamı ve niteliksel büyüklüğü kadar uzar. Kürt ve Kürdistan gerçekliğinde yaşanan toplumsal sorunların mahiyeti göz önüne alındığında yapılması gerekenlerin önemi bir o kadar daha artar. Ekmek ve su kadar ihtiyaç görülen temel husus, toplumu demokratik esaslarla örgütlemektir. Dönemin temel görev ve sorumluluklarının başında bu husus gelmektedir.

Kürdistan’da devrimci olmanın, devrimcilik yapmanın kendine özgü kriterleri var. Her şey aleyhte işlerken bunu tersine çevirecek, pozitif bir inşaya dönüştürecek strateji ve taktik doğrultusunda sonuç geliştirmekle mükellefiz. Büyük bir duyarlılıkla, sorumluluk bilincinin hep diri tutulması gereken zamanlardayız. Bu da zamanın ruhuna uygun tutum sahibi olunarak devrimci bir bilinçle çalışma yürütmeyi gerekli kılıyor.

Yaşama “dört elle sarılmak’’ gerek. Yaşama anlam biçmeli, sevgi katmalıyız. Anlamın ve sevginin olmadığı bir yaşam ‘‘bizim değildir’’ diyerek yeniden yaratmalıyız yaşamı. Modernitenin içini boşalttığı, anlamsızlığı ve hiçliği yaşam tarzı haline getirdiği, kültürel değerlerine yabancılaştırarak, özentili ruh haline büründürülen yaşama karşı hakiki yaşam arayışçısı haline gelindiğinde ancak anın devrimcisi olunur.

Yaşamı elinden alınmış, kendisi olmaktan çıkarılmış, sevgisiz kılınmışlığa karşı yeninin yaratım gücü olabilmektir görev. Amaç yoktan var etmek değildir elbette. Ama var olana da razı olamayız. Anlam katacaksak bu yaşama, her şeyden önce onu güzel kılmak gerek. Güzellik estetiğin kendisidir, ahlaki ve politiktir. Ahlak ve politika toplumun temel değer yargılarıysa, bunları bir forma, öze kavuşturmaktır güzellik. Önder Apo “Ahlaki ve politik toplum bir yandan iyilik, mutluluk, doğruluk ve güzellik, diğer yandan özgürlük, eşitlik ve demokratiklikle olan özsel ilişkidedir’’ derken yolumuzun yoldaşı olarak yol gösteriyor. Ahlaki ve politik toplum; öz olarak demokratik komünal toplumun kendisidir.

Şimdi, toplumla bağ içinde olmak, toplumu yeniden kurmak için seferber olunarak yaşama dokunmanın zamanıdır. Doğu düşüncesinde bilginin değeri yaşama dokunmasıyla ilgilidir. Yaşamı teğet geçen, ona dokunmayan, yaşam için yararı olmayan bilginin hiçbir değeri olmaz.

Tarihsel olarak Kürtler genelde örgütlenmeden kaçmışlardır. Ailecilik, aşiretçilik gibi yapılanmaları aşan bir gücü açığa çıkarmada zayıf kalınmıştır. Buna karşı müdahale gücü olarak çıkan Apocu hareket örgütlülüğü bir yaşam felsefesi haline getirmiştir. Nerede bir Kürt varsa orada demokratik komünal örgütlülüğü oluşturmak yaşamsal önemdedir. Örgütlülük konusunda ise, ideolojik yetkinlik, politik ustalık olmazsa başarı şansı olamaz. Sorunların ve zorunlulukların üstesinden ancak bu ustalıkla gelinebilir. Güncel olarak bunu pratik politik kadro olmakla adlandırıyoruz.

Önder Apo, dönemin temel görev ve sorumluluklarının toplumun demokratik kurumsallaşmalarını oluşturmak ve bunları fonksiyonel hale getirmek olduğunu belirtmektedir. Burada sadece profesyonel olarak kendini mücadeleye adamış olanlar kastedilmemektedir. Halk mücadelesinin herhangi bir çalışma alanında yer alan her yurtsever kendini bu görevin sahibi olarak görebilmelidir. Bu anlamda sorumluluk anlayışı ve bilinciyle hareket etmek kendini adamış her yurtseverin görevi olmaktadır.

Her şeyden önce doğru temelde öncülük yapma sorumluluğumuz bulunuyor. Komünal ve kolektif yaşayarak dönemin temel önceliği olan komünleri örgütlemek demokratik toplumun esasıdır. Demokratik toplum komün olma hali anlamına gelirken esnek, yaratıcı ve kapsayıcılık ilkesini esas alarak başarılı olabilir. Zamanın ruhunu yakalamak, başarının sahibi olmak katılımcı toplum iradesini açığa çıkarmakla mümkündür. Mesihçi-kaderci anlayıştan uzak, bir yerlerde kurtarıcı bekleyen değil, kendisini çözüm gücü haline getiren ve çekim merkezi olan bir konuma ulaşarak çalışılabilmelidir. Dar dogmatik yaklaşımlardan uzak durarak, toplumun tüm kesimlerini katan bir kapsayıcılıkla hareket etmenin bilinciyle davranmak dönemin bir ihtiyacı olarak öne çıkmaktadır. O nedenledir ki böyle bir amaçla bir araya gelenler arasında ilişkilerde ortaklaşma esas iken buna ters tutum ve yaklaşımlar kabul görmezken genel ilişkiler bu temel ilke çerçevesinde belirlenmektedir. Yapıcı bir yaklaşımla, toplum odaklı bir üslup ve tarz esas alınırsa başarı sağlanabilir.

Devletin yasal adımlar atmasını beklemeden toplumun ihtiyaç duyduğu dil, kültür, eğitim ve ekonomik gibi kurumsallaşmaların tümünü de-facto bir şekilde yapmanın olanakları fazlasıyla mevcuttur. Kürtçe dil okulları açmak, buralarda dil eğitimi vermek, kültürel faaliyetler yürütmek ve ekonomik alanları geliştirmek için beklemeyi gerektirecek bir engelin olmadığı bir dönemi yaşamaktayız. Toplumun ekonomik ihtiyacını karşılamak amacıyla üretim ve tüketim kooperatiflerini kurmak, bunların işletmesine ön ayak olmak için engelden ziyade fırsatlar oluşmuştur. Halkımızı sömüren, emeğine ve ekmeğine göz koyan kapitalist üretim sistemine karşı kâr amacı gütmeyen, her alanda halka ucuz mal sunacak ekonomik işletmeleri kurmak bir yurtseverlik görevi olmaktadır. Dar alanla ve sınırlı bir çalışmayla yetinmeyen, ihtiyaç duyulan her alanda ve çalışmada yer alma becerisini göstererek demokratik komünal toplumu inşa etmenin imkanları doğmuştur.

Bunun için müridin mürşide olan aşkıyla yaşama bakabilmek yeterlidir. Yaşama anlam ve sevgi katmak geleceği kazanmaktır.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Çözüm demokrasi

Sonraki Haber

En büyük kazanımımız, ortak mücadelemiz

Sonraki Haber

En büyük kazanımımız, ortak mücadelemiz

SON HABERLER

Komün ve onur

Yazar: Yeni Yaşam
18 Haziran 2026

Türkiye’nin geleceği bu projeye bağlı

Yazar: Yeni Yaşam
18 Haziran 2026

En büyük kazanımımız, ortak mücadelemiz

Yazar: Yeni Yaşam
18 Haziran 2026

Yaşama anlam ve sevgi katmak

Yazar: Yeni Yaşam
18 Haziran 2026

Çözüm demokrasi

Yazar: Yeni Yaşam
18 Haziran 2026

Yargıdan Ali’ye yeni delile rağmen ret 

Yazar: Yeni Yaşam
18 Haziran 2026

Kömürcülere maliyet artış desteği neden yapılıyor?

Yazar: Yeni Yaşam
18 Haziran 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır