Denizli’nin Bozkurt İlçesi’ne bağlı Çambaşı Köyü’nde, taban fiyatı 16,5 lira olarak açıklanan buğdayı satınca aylık ortalama kazançları 3 bin liraya gelen üreticiler, bir daha buğday ve arpa ekmekten vazgeçip arazilerini satışa çıkardılar
Ahmet Engin Yavuz
Denizli’nin Bozkurt İlçesi’ne 12 kilometre uzaklıkta, yörüklerin yaşadığı 260 nüfuslu Çambaşı Köyü’nde çiftçi artık sadece isyan etmiyor. Buğdayın kilogramına 16,5 lira taban fiyat biçilmesine karşı ekmekten vazgeçen köylüler tarlasını dönümü 50 bin liradan satışa çıkarıyor. Köy çevresindeki arazilerde genellikle susuz tarım yapıldığını belirten Köy Muhtarı Mustafa İnkaya, üreticilerin arazilerinin 3-5 dönümlük küçük parçalardan oluştuğunu köyde birkaç kişinin büyük arazisi olduğunu söyledi:
“Çoğu köylümüz tarlasına buğday ya da arpa eker. Eğer arazi uygunsa çörek otu, anason, kişniş, haşhaş ve sulu tarlaysa büyükbaş hayvanlar için silajlık mısır da ekiyor köylülerimiz. Ama artık ne üretirsek üretelim hiçbiri para etmiyor.”
‘Eksem ne ekmesem ne…’
Buğdayın kilogramına 16,5 lira verildiğini ama üreticinin eline ancak 15 lira geçtiğini belirten Mustafa İnkaya şunları söyledi:
“2023 yılında 1 kilogram buğday 8,25 liraydı, şimdi 16,5 lira. Arpa 7 liraydı şimdi 12,7 lira. Üretici 1 kilogram buğday satınca 1 ekmek alamıyor. 2023 yılında 22,5 lira olan mazot şimdi 65,8 lira. 2023’te 350 liraya aldığımız 50 kilogramlık gübre 1200 liraya çıktı. Biçerdöver 1 dekar tarlayı 110 liraya biçerken şimdi 400 lira ödüyoruz. Ürün su istiyorsa sulama bedeli ayrı bir masraf. Ben kendi tarlamdan hesap ediyorum. Buğdayı satıyorum, masrafları düşüyorum. Ayda 3 bin lira kazanmış oluyorum. Ben o tarlayı eksem ne olur ekmesem ne olur.”
Faizden daha çok kazanılır
Köy sakinlerinin tarım sigortasından yararlanarak emekli olduklarını, herkesin eline ayda 20 bin lira emekli maaşı geçtiğini belirten Muhtar İnkaya, şunları anlattı:
“Artık kimsenin buğday, arpa ekecek isteği kalmadı. Tarlalar birer birer satışa çıkıyor. Susuz tarlayı dönümü 50 bin liradan satan satıyor. O parayı faize koysak elimize daha çok para geçecek. Böyle giderse artık kimse ekip biçmeyecek. Neye ihtiyaç varsa ithal ederler artık. Biz de daha pahalıya yeriz. Tarımda dünyanın kendi kendine yeten 7 ülkesinden biriyken ve çiftçi tarımdan az çok para kazanırken nasıl bu hale geldik, bilmiyorum.”
‘Çiftçiliği bitirdiler’
Köyün bakkalı İbrahim Özdemir ise birkaç yıldır tahıl ektiği tarlasını yarıcıya verdiğini, yarıcı da gelirinden şikayetçi olduğunu söyleyince, artık ekim yapmaktan vazgeçtiğini söyledi:
“Bizim köyün çevresindeki tarlalar çoğunlukla susuz tarlalar. Az da olsa para kazanabileceğin ürünler var ama sulama olmazsa olmuyor. Üç dönümlük tarlamı ben de dönümü 50 bin liradan satışa çıkardım. Alıcı çıkarsa hemen vereceğim. Birkaç sulu tarla da vardı köyde. Onları da İzmir’den, İstanbul’dan gelip hemen satın aldılar. Küçük birer ev yapacaklarmış. Burası az nüfuslu sakin bir köy. Huzur içinde yaşamak isteyenleri köyümüze bekliyoruz.”
Çiftçiliğin kendisine dededen miras olduğunu anlatan Hayrullah Turan ise, “Bu köyde yapılabilecek tek iş çiftçilik. Babam, dedem yıllarca çiftçilikle ailelerini geçindirmişler. Ama artık buğday arpa ekerek geçinemezsiniz. Kazancınız masraflarınıza yetmiyor. Çiftçiliği bitirdiler bu ülkede” diye konuştu.
Yangın çıkınca hatırlıyorlar
Çambaşı’nın orman köyü olduğunu ama köylünün artık ormanda da kesim, budama, temizlik işlerinde bürokratik engeller yüzünden çalışamadığını belirten Muhtar Mustafa İnkaya şunları ekledi:
“Bizim ormanlarımızda kesim yapılacaksa Denizli Çameli’nden işçi getiriyorlar. Ya da dikili satış yaparak orman alanlarını şirketlere veriyorlar. Şirketler de kendi personeli ile kesim yapıyor. Biz orman köylüsüyüz ama ormanın hiçbir nimetinden yararlanamıyoruz. Sadece yangın çıkınca, söndürme çalışmalarına yardımcı oluruz diye geliyoruz akıllarına.”















