• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
10 Eylül 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Rêya Hêq, Rıza toplumu ve ideolojik kuşatma 

10 Eylül 2026 Perşembe - 00:00
Kategori: Yazarlar, Zeynel Kete

Rêya Hêq Kürt Alevi inancı ve bu inanca ikrar veren Rıza toplumu sürekleri, bugün tarihsel ve toplumsal bağlarını hedef alan derin bir ideolojik kuşatma ile karşı karşıyadır. İçeride ve dışarıda varlığını sürdüren nahak anlayış, Rêya Hêq’in hakikat ve özgürlük arayışının Kürt demokratik siyasetiyle kurduğu tarihsel bağları koparmaya çalışmaktadır.

Alevi sürekleri ile demokratik Kürt hareketi arasında oluşan güçlü toplumsal bağ, farklı yöntemlerle etkisizleştirilmek istenmektedir. Bunun arkasında, Cumhuriyet modernitesinin yüz yıllık tarihinde farklı biçimlerde karşımıza çıkan bir toplumsal ve ideolojik mühendislik anlayışının devriyesi bulunmaktadır. Adı, yöntemi veya aktörleri değişse de temel hedef; Alevi toplumunun tarihsel hafızasını parçalamak, çoklu kimliklerini birbirinden koparmak ve özellikle Kürt Alevilerin demokratik siyasetle kurduğu bağı zayıflatmaktır.

1925’lerden itibaren başlayan katliam ve baskı süreçleriyle birlikte Dersim merkezli Ocak sistemine yönelik ideolojik bir kuşatma da devreye sokulmuştur. Ocak sistemini devletçi anlayışlarla ilişkilendirerek Tarık – Pençe ikilemi üzerinde etkisizleştirme girişimleri, Ocaklar arasındaki ayrılıkları derinleştirme çabaları ve Dersim tarihini resmi tarih tezleri üzerinden yeniden şekillendirme arayışları bu kuşatmanın farklı biçimleridir.

Dersim Ocak sistemini Ahmet Yesevi üzerinden açıklamaya çalışan resmi tarih yaklaşımı toplumsal karşılık bulmamıştır. Pir Sey Rıza ile Şeyh Said’i birbirine karşı konumlandıran tarih anlayışı da tarihsel gerçeklik açısından mahkûm edilmiştir. 1990’lı yıllarda ise Güneybatı hattındaki Kürt Alevilerin kendi Kürtlükleriyle tarihsel bağlar kurmasını engellemeye yönelik politikalar ağırlaşmıştır. Sivas Katliamı da bu tarihsel kırılmaların en acı örneklerinden biri olarak hafızamızdaki yerini korumaktadır.

Bugün benzer bir kuşatma farklı araçlarla sürdürülmektedir. Barış ve Demokratik Toplum tartışmalarının yoğunlaştığı, Alevi süreklerinin bu perspektife güçlü destek verdiği bir dönemde İdris-i Bitlisi ve Yavuz Selim ilişkisini tarihsel bağlamından kopararak gündeme taşımak, geçmişteki ayrıştırma politikalarının güncel bir biçimi olarak görülmelidir.

Tarihsel olaylar kendi zamanından, mekânından ve toplumsal koşullarından koparılamaz. Binlerce yıllık bir hakikati yalnızca belirli tarihsel figürler arasındaki karşıtlık üzerinden açıklamak, Alevi toplumunu dualizme mahkûm etmek anlamına gelir. Pozitivist ve kaba tarih anlayışı, Alevi inancının çok katmanlı hafızasını tek bir anlatıya sıkıştırmak istemektedir.

Oysa Rêya Hêq’in hakikati bu dar çerçeveye sığmaz. Rêya Hêq, Kürt halkının dili, hafızası, coğrafyası, kültürü ve toplumsallığıyla birlikte bugüne ulaşmıştır. Kürt kültürü ile Rêya Hêq inancı arasında tarihsel ve toplumsal bir bağ bulunmaktadır. Bu bağ, yalnızca geçmişe ait bir ilişki değil; hakikat ve özgürlük arayışı üzerinden sürekli yeniden üretilen canlı bir toplumsal ilişkidir.

Bugün fiziki soykırım biçimleri farklılaşmış olabilir. Ancak daha uzun zamana yayılan, taksitlendirilmiş bir ideolojik kuşatmanın varlığından söz etmek mümkündür. Büyük bir kesimi Kürtlerden oluşan Alevi toplumsallığını Kürt gerçekliğinden uzaklaştırmaya yönelik anlayış, Cumhuriyetin ilk dönemlerinden itibaren farklı ideolojik aygıtlarla varlığını sürdürmüş; günümüzde ise daha çok içeriden yürütülen bir kuşatma biçimine dönüşmüştür.

Bu kuşatmanın hedeflerinden biri, Dersim merkezli Rêya Hêq Kürt Alevi toplumunun barış ve Demokratik Toplum perspektifiyle kurduğu bağı koparmaktır. Güneybatı hattındaki Kürt Alevilerin demokratik Kürt siyasetinden uzaklaştırılması da bu projenin bir parçası olarak değerlendirilmelidir. Bu nedenle yaşananları yalnızca tarih tartışması olarak görmek eksik kalacaktır. Mesele aynı zamanda bugünün toplumsal ve siyasal yönelimlerini belirleme mücadelesidir.

Rêya Hêq sürekine ikrar veren her can, kendi tarihsel hafızasına, kültürüne ve toplumsallığına da sahip çıkmaktadır. Rêya Hêq yalnızca bir inanç yolu değil; aynı zamanda hakikat, özgürlük, rızalık ve toplumsal dayanışma yoludur. Alevi hareketinin ve Rıza toplumunun önemli direnç damarlarından biri olan Rêya Hêq’in demokratik toplum perspektifiyle buluşması bu nedenle tarihsel bir önem taşımaktadır.

Alevi inancının kadim tarihinde demokratik toplumun ve Rıza toplumunun özü bulunmaktadır. Bu öz bütün Alevi süreklerinde farklı biçimlerde devriye halindedir. Bu özün unutturulması, özgürlük arayışına verilen ikrarın da zayıflatılması anlamına gelir.

Aleviler tarih boyunca nahak anlayışa karşı direnmiş, her dönemin mazlumunun hakikat ve özgürlük arayışına ikrar vermiştir. Bu nedenle Aleviliğin tarihsel direniş hafızası bugün de güncellenmek zorundadır. Alevi toplumu kendi tarihsel hakikatinden koparılarak güncel karşıtlıkların ve dualizmlerin içine hapsedilirse, ayrıştırıcı projelerin güç kazanması kaçınılmaz hale gelir.

Bugün yapılması gereken, üst aklın ayrıştırıcı ve ideolojik kuşatmasına rıza göstermemektir. Pirlerin kelamı, Alevi erkânı ve tarihsel hafıza üzerinden hakikati yeniden inşa etmektir. Alevi toplumunun çoklu kimliklerini bir karşıtlık alanına dönüştürmek yerine, bu kimliklerin barış ve demokrasi zemininde birlikte var olmasını savunmaktır.

Rêya Hêq’in hakikati nahak karşısında rıza, zulüm karşısında adalet, inkâr karşısında hakikat, ayrıştırma karşısında birlik ve savaş karşısında barıştır.

Bu nedenle Rêya Hêq Kürt Alevi toplumunun tarihsel hafızası ile Demokratik Toplum arasındaki bağın koparılmasına yönelik her türlü ideolojik mühendisliğe karşı uyanık olmak gerekir. Tarihsel hakikatine ikrar veren Rêya Hêq toplumu, aynı zamanda barışın ve Demokratik Toplumun öznesi olacaktır.

Hakikat bu bağ üzerinden devriye olacaktır.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Colemêrg’de çok boyutlu maden saldırısı

Sonraki Haber

UBER ekonomisi

Sonraki Haber

UBER ekonomisi

SON HABERLER

UBER ekonomisi

Yazar: Yeni Yaşam
10 Eylül 2026

Rêya Hêq, Rıza toplumu ve ideolojik kuşatma 

Yazar: Yeni Yaşam
10 Eylül 2026

Colemêrg’de çok boyutlu maden saldırısı

Yazar: Yeni Yaşam
10 Eylül 2026

YPJ Genel Komutanı Newroz Ehmed: YPJ özgünlüğünü koruyacak

Yazar: Yeni Yaşam
10 Eylül 2026

Almanya: Ulusalcılığın faşizmle imtihanı

Yazar: Yeni Yaşam
10 Eylül 2026

Bu entegrasyon başka bir entegrasyon

Yazar: Yeni Yaşam
10 Eylül 2026

Demokratik Kürt uluslaşması

Yazar: Yeni Yaşam
10 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır