• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
21 Mayıs 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

At çatlatan koşucu-Hicri İzgören

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
14 Şubat 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

12 yıl önce bu tarihte kaybettiğimiz yazar, şair Adnan Satıcı’yı anıyoruz.

“Dönüp ardıma bakıyorum, yollara düşmüş yıllar/geçiyor bir sıradağ silsilesi üzerinden sesimin/boşluğu asılan ferhad kandili zamanın fanusunda/balkıyan çığlık ister ki, ölmekle de sönmesin” demişti bir şiirinde Adnan Satıcı.. Öyle de oldu. Zamanın fanusunda ölmekle de sönmedi o kandil, susmadı o çığlık içimizde.

Aradan yıllar geçse de unutulmuyor. Çoğu zaman bir anının izini sürerek gelip oturuyor gündemin orta yerine. Canım Adnan’ım, şairim, güzel kardeşim Êdo…

***

Çocukluk yıllarının bir kısmı Diyarbakır’da geçti. Çocukluk düşleri,babasının ölümüyle yarıda kaldı.Sonra Eskişehir’e göçer aile. Bir tuğla fabrikasında çalışırlar bir süre. Sonrasında İzmit. Sonra tekrar Diyarbakır. Adnan bir çocuğun yapabileceği birçok işte çalışarak ilk ve orta öğrenimini Diyarbakır’da tamamladı.

Diyarbakır Ticaret Lisesi’nde öğrencim oldu. O sıralar yetiştirme yurdunda kalıyordu. Zekiydi, lider özellikleri taşıyan, yaşının üzerinde gösterdiği olgunlukla arkadaşları ve çevresinde bir sevgi çemberi oluşturmuştu.O yaşlarda bile iyi bir kitap okuruydu.Yoğun okumalar onu yazmaya da itiyordu. Elinde şiir karalamalarıyla gelirdi. Verdiği güven ve gösterdiği düzeyle gündüz öğretmen-öğrenciyi oynuyorduk, geceleri şaraplı-şiirli sohbetlerle arkadaştık. Ailenin bir ferdi gibiydi.

Kısa sürede sevgili Veysel Öngören’le takıldığımız mekanlara da katılır oldu. Heyecanlıydı, ataktı, girişkendi. (Bu özellikleri yaşamı boyunca sürdü.) Bu dönemde okulda daktilo derslerinde seri yazmayı öğrenmiş olduğu için bu sayede kimi avukat bürolarında çalıştı.

***

12 Eylül döneminde Kırşehir’e sürgün edildim. Adnan da Ankara Gazi-Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü kazandı. Bağımız kopmadı hiç. O sıralar sevgilisi sonradan eşi olacak Fatoş’la kimi hafta sonları çıkıp gelirlerdi. Bazen de ben Ankara’ya…

Büyük Ekspres’te konuşlanırdık. Sorunsuz değil ama güzel günlerdi. Adnan artık kitaplar çıkarmış,ödüller almış kuşağının önde gelen şairlerindendi. Şiiri de kendisi gibi tutarlı, lirik ve dokunaklıydı.

Sadece kendi gemisiyle ilgili değildi Adnan. O hayatına başkalarının hayatını da katmıştı. Gündem gazetesinde yazdığı dönemde, ‘Şairin Hayatı’ başlıklı bir yazısında şöyle dile getirmişti bu duyguyu: “Başkalarının hayatını kendi hayatımıza kattıktan sonra ortaya çıkan hayatın büyüklüğü, o hayatın sahibine gururdan çok sorumluluk, sevinçten çok hüzün, yaşamdan çok ölüm yükler. Zira başkalarının hayatını yaşayanlar başkalarının ölümlerinden kaçınamazlar. Kendi hayatlarına kattığı başkalarının ölümlerini de yaşarlar ki bugünlerde özlemini çektiğimiz şair hayatı da budur.”

***

İkinci okulunda hukuk okuyup avukat olduktan sonra Diyarbakır’a dönüp orda avukatlık yapmayı düşündü hep. Bunun koşullarını düşünür, konuşurduk.

Öfkeliydi, hırçındı. İç dünyasında kıyametler kopardı. Hüznünü ve öfkesini alkolle dindirmeye çalışırdı sanki. Sitem eder eleştirirdim bazen. Sanki böyle bir ayrıcalık tanımıştı bana. Bazen Adnan demez yöre ağzıyla Êdo diye seslenirdim. Bu ona kızmış olduğumun göstergesi olurdu.

Hayata hep eleştirel baktı. Sorguladı ve yüzleşmesini bildi. Öğretmenlik mesleğinde de şair kimliğinde de etik sahibi bir profil çizdi ve bundan asla ödün vermedi. Dobraydı. Güne yalanla, dolanla, cüzdanla başlayan bu vahşi dünyaya öfkeliydi.

Ömrü bir fırtınanın içinde geçti Adnan’ın. Yine de şiirinde olduğu gibi bir derinlik olmayı başardı bu sığ denizde. Bir şiirinde ölüm sebebini sanki kendisi tanımlıyordu:

‘Gözümü yumduğum gün kavanoz dipli dünyaya/başucumdaki taşa bir zahmet şunları yazın:/böyle olsun istemezdim/ daha çok koşardım ya/atım çatladı/ özür dilerim..’

Ama atını biraz da o çatlattı denebilir. At çatlatan bir koşuydu onunkisi.

***

Onu kaybettiğimizde Diyarbakır’a getirip orda toprağa verebileceğimizi düşünmüştüm. İkna edemedim kimseyi. Ankara’da defnettik. Ona ancak Diyarbakır’dan bir avuç toprak götürüp mezarına serpebildim.

Bir de ukdedir hala bende. Hiç olmazsa doğduğu evin sokağına onun isminin verilmesi.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Kutsallık, mekânlar ve tarihsel hafızaya saldırı

Yazar: Yeni Yaşam
21 Mayıs 2026

Kutsallık, anlamın yoğunlaşmasını ve cisimleşmesini ifade eder. İlk kutsal nasıl oluştu? İlk kutsalların kaynağı nedir? Kutsal olan toplumsal mıdır? Komün...

Kontrol mü çözüm mü?

Yazar: Yeni Yaşam
21 Mayıs 2026

Sürecin başlamasıyla birlikte Kürt meselesinde birçok şey test ediliyor. Ve bir şeyler yavaş da olsa kırılıyor. Bu tür pozitif gelişmeler...

Kültürel çeşitlilik zenginliktir

Yazar: Yeni Yaşam
21 Mayıs 2026

Her yıl 21 Mayıs'ta kutlanan ‘Dünya Kültürel Çeşitlilik Günü’  kültürel zenginliği kutlamak ve kültürlerarası diyaloğun barış ile sürdürülebilir kalkınmadaki rolünü...

Bahçeli geri adım mı attı?

Yazar: Yeni Yaşam
19 Mayıs 2026

Bahçeli’nin son açıklamaları bir geri adım atma anlamına geliyor. Hem de çok esaslı bir geri adım. Hatırlanırsa, aynı Bahçeli, sürecin...

Çakma Sezar ve hakiki Brütüsler

Yazar: Yeni Yaşam
19 Mayıs 2026

Aynı gazetede yazanlardan birinin diğerinin yazısına ister olumlayarak isterse eleştirerek atıfta bulunması bizim medyada adetten değildir. Bu yaklaşıma akıl erdiremesem...

Hayır!

Yazar: Yeni Yaşam
19 Mayıs 2026

Devlet Bahçeli, “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” kurulsun, Öcalan koordinatör olsun” derken, “yumurtayı masaya dikine oturtan Kristof Kolomb” kadar kendinden...

Sonraki Haber

Çocuk Asker Kullanımına Son! Günü-Ezgi Koman

SON HABERLER

Mutlak butlan kararı: DEM Parti’den Özgür Özel’e dayanışma telefonu

Yazar: Yeni Yaşam
21 Mayıs 2026

‘Mutlak butlan’ kararı sonrası İYİ Parti olağanüstü toplanacak

Yazar: Yeni Yaşam
21 Mayıs 2026

Mutlak kararı sonrası Özgür Özel’den ilk açıklama

Yazar: Yeni Yaşam
21 Mayıs 2026

Akın Gürlek’ten ‘mutlak butlan’ açıklaması: Demokrasiye inancı pekiştiren bir karar

Yazar: Yeni Yaşam
21 Mayıs 2026

Gimgim’de JES’e karşı çadır nöbeti 19’uncu gününde sürüyor

Yazar: Yeni Yaşam
21 Mayıs 2026

‘Mutlak butlan’ kararı: CHP İstanbul’a kayyım atanan Gürsel Tekin’in görevi de düştü

Yazar: Yeni Yaşam
21 Mayıs 2026

‘Mutlak butlan’ ardından borsada sert düşüş: Borsa İstanbul devre kesti

Yazar: Yeni Yaşam
21 Mayıs 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır