• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
10 Ekim 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Ender İmrek

Süreç ve Hareket

10 Ekim 2026 Cumartesi - 00:00
Kategori: Ender İmrek, Yazarlar

İki yılı aşkın bir süredir “Barış ve Demokratik Toplum” adı verilen süreç, tek taraflı bir irade sınavına dönüşmüş durumda. Kürt Hareketi, Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla başlayan yolda fesih kararını ilan etti, silahların yakılması ritüelini gerçekleştirdi ve şimdi de “Hareket Yönetimi” adıyla yaptığı açıklamada tüm güçlerinin Türkiye sınırları içinden ve sınırın hemen ötesindeki yakın bölgelerden çekildiğini duyurdu. Bu adımlar, kırk beş yıllık çatışmanın bitirilmesinde en somut adımlarından birini oluşturuyor. Karşısında ise hâlâ güven üretecek tek bir hukuki ya da siyasi adım bulunmuyor. Genel kanaat iktidarın, zamanı kendi lehine işletmeye, süreci seçim takvimine endekslemeye ve her türlü bahaneyi değerlendirdiği yönündedir.

Çağrıdan çekilmeye iki yılın bilançosu

Öcalan’ın İmralı’dan yapılan çağrısı, PKK’nin fesih kararı ve silahların yakılmasıyla birlikte yeni bir aşama açmıştı. TBMM’de kurulan komisyon, eksiklerine, muhalefet şerhlerine ve çekincelerine rağmen görüşmeler yürüttü; İmralı ziyareti gerçekleşti. Bunlar, sürecin resmî yüzüydü. Ancak yasa gerektirmeyen adımlar -kayyımların kaldırılması, seçilmiş iradenin tanınması, siyasi tutsakların durumunun ele alınması-iktidar cenahından hiç gelmedi. Aksine, ana muhalefet partisine yönelik sistematik bir hukuksuzluk dalgası yükseldi. Son yerel seçimlerin intikamı alınır gibi belediyeler gasp edildi, başkanlar şantaj, tehdit ve çeşitli yöntemlerle iktidara devşirilmeye çalışıldı. Belediye Meclis üyeleri olmadık baskılarla karşı karşıya kaldı.

Sanatçılardan yazarlara, hak savunucularından gazetecilere uzanan gözaltı ve tutuklama zinciri sürdü. AİHM kararları uygulanmadı, AYM kararları yok sayıldı. Cezaevi izleme kurulları keyfiyetini korudu; infazlar yakıldı, hasta ve yaşlı tutsaklar salıverilmedi.

Bu tablo içinde çerçeve yasa, önemli bir destekle çıkmasına rağmen yetersiz kaldı. Uygulanması ise başka bir iradeye, MGK’ye bırakıldı. Yasama yılı yeniden açılırken yapılan konuşmalardan, kabine toplantılarından, Cumhurbaşkanı açıklamalarından ve MGK bildirilerinden sürece dair açık, net ve bağlayıcı bir mesaj çıkmadı. Hemen hiç çağrısına yanıt verilmeyen Bahçeli devletin bekası, Erdoğan’ın yeniden seçilmesiyle meşgul. Kürt siyasi hareketinin, demokratik mecranın ve Türkiye’nin devrimci-demokratik kamuoyunun talepleri ciddiye alınmadı. Devlet gücü ve hukuk, muhalefetin her girişimini bastırmak için sopa olarak kullanıldı.

Hareket Yönetimi’nin açıklaması

“Hareket Yönetimi”nin son açıklamasıyla, bu birikmiş kaygıların en net ifadesi oldu. Güçlerin çekildiği duyurulurken aynı zamanda çerçeve yasanın yetersizliği, iktidarın zamana oynadığı ve sürecin güvence altına alınmadığı vurgulandı. Daha önceki değerlendirmelerde de benzer uyarılar vardı; bu kez ise iktidarın sığınabileceği bahanelerin tükendiği açıkça belirtiliyor.

Gerçek şu ki; silahların susması ve artık güçlerin geri çekilmesi, çatışmasızlığı fiilen mümkün kılan bir gelişmedir. Aşılan bu eşiğin karşılığında cezaevlerinin boşalması, Avrupa’daki Kürt siyasetçilerin ve dağdakilerin eski silahlı güçlerin dönüşünün hızlandırılması, seçilmiş iradelerin tanınması gerekiyor. Ne kadar hızlı adım atılırsa toplumsal destek o kadar genişler; gecikme ise kaygıyı derinleştirir. Açıklama sürecin tek taraflı ilerlemesinin sürdürülebilir olmadığını hatırlatıyor. Güven, vaatle değil, somut ve geri döndürülemez adımlarla kurulur. MGK’ye bırakılmış bir uygulama iradesi, bu güveni üretmez.

Hukuksuzluk cenderesi ve halk iradesinin gaspı

İktidar, bir yandan çözüm sürecini araçlaştırırken diğer yandan ana muhalefetin belediyelerini gasp etmekle meşgul. Son örneği ana muhalefet partisi için sembolik önemi olan İzmir oldu. Halk iradesini yok saymak, bunu da bir başarı gibi sunmak, tüm diğer söylemi ve demokratik toplum beklentisini boşa çıkarıyor.

Zira tutuklamalar, irade gaspları ve baskı, yalnızca Kürt meselesini değil, Türkiye’nin genel siyasi iklimini zehirliyor. Muhalefetin her eylemi şiddet ve tutuklamayla karşılanırken, barış söyleminin inandırıcılığı eriyor. Bu anti-demokratik pratik, sürecin en büyük düşmanıdır; çünkü barış, yalnızca silahların susmasıyla değil, hukukun üstünlüğü ve seçilmiş iradenin korunmasıyla mümkün olur.

Ekonomik çöküş, toplumsal gerilim ve sessizlik

Bu siyasi tablo, derin bir ekonomik ve toplumsal krizle iç içe geçiyor. Ne ekonomide ne diğer alanlarda kayda değer bir başarı söz konusudur. Eski bakanlara uzanan yüz milyar dolarlık fon vurgunu, iktidar çevresindeki güçlerin zenginleşmek için her yolu mubah saydığını bir kez daha gösterdi. Madenlerde işçilerin ölümü, emeklilerin sefaleti ve intiharlar karşısında adım atılmıyor. Okullar silahlı ve bıçaklı saldırılara sahne oluyor. Ekonomiden sağlığa, eğitimden ulaşıma, tarımdan sanayiye kadar her alanda ciddi sorunlar birikiyor. İşsizlik büyüyor. Motorinin yüz lirayı bulduğu bir ülkede işçiler, emekçiler ve halklar baskı cenderesi ve hukuksuzlukla terbiye edilmeye çalışılıyor. Bu koşullarda barış sürecine dair kaygılar da büyüyor; çünkü insanlar, kendi yaşam koşullarının iyileşmediği bir “çözüm”ün sahici olup olmadığını sorguluyor.

Beklentisiz mücadele ve toplumsal desteğin genişlemesi

Hareket Yönetimi’nin açıklaması, iktidardan beklenti üretmemenin gerekliliğini de dolaylı olarak hatırlatıyor. Sürecin ilerlemesi için iktidarın iyi niyetine bel bağlamak, geçmiş tecrübelerin ışığında yanıltıcıdır. Asıl olan, mücadeleyi büyütmek, toplumsal hareketi genişletmek ve ekonomik, siyasi ve demokratik hakların kazanılması için çabayı artırmaktır.

Diğer önemli bir yan ise cezaevlerinin boşalması, siyasi tutsakların durumu, kayyım uygulamalarının sona ermesi ve çatışmasızlığın hukuki güvenceye kavuşması talepleri, yalnızca Kürt hareketinin değil, Türkiye’nin demokratik kamuoyunun ortak talebidir. Bu talepler ne kadar geniş bir toplumsal zemine oturursa, iktidarın zaman kazanma stratejisi o kadar zorlaşır.

Silahlar susmuş, fesih ilan edilmiş, güçler çekilmiştir. Bahane kalmamıştır. Geriye kalan, iktidarın bu gelişmeyi görmezden gelip gelmeyeceği ve toplumun, beklentisiz ama kararlı bir mücadeleyle kendi iradesini ne kadar görünür kılacağıdır. Zira barış, tek taraflı hamlelerle değil, karşılıklı ve somut adımlarla, hukuksuzluğun sona erdiği bir atmosferde kurulur. Bu atmosfer bugün hâlâ eksiktir.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

İradesine el konan sadece İzmirliler mi?

SON HABERLER

Süreç ve Hareket

Yazar: Yeni Yaşam
10 Ekim 2026

İradesine el konan sadece İzmirliler mi?

Yazar: Yeni Yaşam
10 Ekim 2026

Hayra alamet değil

Yazar: Yeni Yaşam
10 Ekim 2026

Uluslararası Komplo: İmralı kayalıklarına zincirlenmek

Yazar: Yeni Yaşam
10 Ekim 2026

Çürüyen mutluluklar

Yazar: Yeni Yaşam
10 Ekim 2026

Bir ay doğar…

Yazar: Yeni Yaşam
10 Ekim 2026

Behzat Firik: Üşüdü ölüm bile

Yazar: Yeni Yaşam
10 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır