• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
27 Ağustos 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Paradigma kavranılmadıkça… – Ömer Ağın

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Günler, hatta saatler geçtikte yaşanan sürecin karmaşıklığı ve buna bağlı olarak yüklenilmesi gereken görevlerin derinliği de artıyor. Bu sözler ya da kavramlar laf olsun torba dolsun diye yazılmıyor. Tekrar olsa da, yaşanan acımasız ve karmaşık süreç bu cümleleri yazdırıyor. Açlık grevlerinin ölüm eşiğine dayandığı kimilerince görmezden gelinse ve kimilerince es geçilse de bu süreç vicdanlı insanlar için hiçte kolay değil. 1980’li yıllarda Amed zindanındaki ölüm oruçlarını ve açlık grevlerini görmüş, cezaevinde “demokratik haklar” için yürütülen mücadeleye yakından katılmış olanlar için bu sürecin verdiği ızdırap daha yakıcı oluyor… Amed cezaevindeki mücadele hem içerik hem de kapsam olarak daha lokal olmasına karşın, cezaevi kitlesinin mücadeleye büyük katılım göstermesi ve “biz çocuklarımızı ölüme terk etmeyiz” deyip aylarca cezaevi kapısından ayrılmayan Kürt halkı ve demokrasi güçleri sayesinde başarı kazandı. Bu başarı, hem devrimci mücadele için önemli bir tecrübe oluşturdu, hem de Kürt halkının “kendisi olmasında”, nitel güç olmasında bir basamak oluşturdu. Evet, Amed cezaevinde tüm devrimci partilerin ve grupların katılımı sayesinde hem demokratik kazanımlar elde edildi, hem de yeni insani değerler yaratıldı. En önemlisi birçok devrimci yapı arasında “ölüme varan” sayısız çatışmaların yarattığı düşmanlığın yok olmasının zeminini oluşturdu. Daha da önemlisi işkence ve baskılar altında sinmiş, “tarafsızlaşmış” hatta cezaevi yönetimiyle işbirliği yapacak kadar ihanet içine girmiş tutukluların yeniden mücadeleci bir ruh ve kimlik kazanmasının yolunu açtı. Amacım o günleri anlatmak değil. Zaten o günlerle ilgili çok şey yazılıp, çizildi. Ben de “Alev, Duvar ve TKP” adlı kitabımda bu konudaki yaşanmışlığımı yazdım.
Kuşkusuz o günleri anlamak ve dersler çıkarmak şimdiki “açlık grevlerinin”mahiyetini kavramak için önem arzetmektedir. Daha da önemlisi bugünkü devrimci görevlerin yüklediği sorumlulukları bulup çıkarmak ve de ona uygun devrimci pratik geliştirmek gerekir. Evet, Türkiye ya demokrasi ya “despotizm” seçeneğinin yaşandığı yol ayrımındadır. Dahası Ortadoğu halkları böylesi bir süreç içinde boğuşmaktadır. O nedenle olup bitenleri ve buna bağlı uygulanan baskıları salt “klasik Kürt sorunu” çerçevesinde değerlendirmek ve “sorunun” sadece Kürtleri ilgilendiren bir sorun olduğunu söylemek en hafif tanımıyla bu mücadeleyi anlamamak ve verilmesi gereken mücadeleden kaçmak için kıvırtmak olacaktır. Artık “Kürt Sorunu” sömürüyü sınırlandırma ve giderek her türlü eşitsizliği ortadan kaldıran “adil bir sisteme” ulaşma sorununa dönüşmüştür. Gelinen aşamada “Kürt sorunu” olarak ortaya çıkan tüm meselelerin “geniş anlamıyla” ve global bir sorun olduğunu görmek gerekir. Aksi değerlendirmeler demokrasi sorunlarından uzaklaştırmayı getireceği gibi, oportünizmin yeşermesine de zemin yaratacaktır. Kısacası kimi “sol çevrelerin” başına bela olan şovenizmden kurtulmayı zorlaştıracaktır.

“Tecridin kalkması” amacıyla verilen mücadelenin öneminin kavranması için öncelikle Kürt paradigmasının anlaşılması gerekir. Dahası bu paradigmanın alışagelmiş devrimci teoriden daha somut olduğunu, değişime katılacak sosyal tabakaların ve sınıfların yaşamı yeniden nasıl ele alacaklarını görmeleri ve kavramaları zorunluluktur. Somut biçimiyle bu konu kavranılmadan ne yürütülen açlık grevlerinin içeriği tam olarak anlaşılır ne de bugüne kadar kimi “Türk solunun” yürüttüğü mücadeledeki sığlık ve “yöntemsizlik” kavranılır. Öğrenilmesi gereken durum; bu içeriğin hem “Kürt sorununu” klasik bir ulusal sorun olmaktan çıkarmış olması, hem de bu sorunun sadece Kürtlerin bir sorunu olmadığı, herkes için bir özgürlük, eşitlik ve demokrasi sorunu düzeyine yükselmiş olmasıdır. Dar anlamda “sınıfa karşı sınıf mücadelesini” yürütmek isteyenler için Kürt paradigmasını ve bu paradigmaya temel oluşturan “barış” mücadelesini kavramak elbette kolay olmayacaktır. Bu paradigma için gerekli olan “kendi olmak” alışagelmiş klasik anlamı ile yeni bir içerik taşıyan “kendisi olan” anlayışı arasındaki diyalektik gelişme kavranılmadıkça ne Kürt sorununu anlamak mümkün olur ne de yıllardır verilen mücadele kavranılır. Bu reel durum yeterince görülüp kavranılmadığı için de “açlık grevlerine” gerektiği şekilde sahip çıkılamıyor. Kürt paradigmasına kararsız ve ilkesiz bakış “açlık grevleriyle” gerekli olan desteği göstermede engel oluşturuyor. Parlamenterizmin kimi unsurlara sağladığı maddi ve manevi olanakların yeşerttiği oportünist davranışlar da hesaba katıldığında durum anlaşılır oluyor. Alican Önlü’nün dediği gibi; “Zamanın ruhu; Üçüncü Yol”dan başkası değildir.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Entelektüel tartışması, barış ve Öcalan meselesine dair…

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ağustos 2026

Türkiye’nin entelektüel hayatında tuhaf bir Öcalan paradoksu bulunuyor. Devlet onun etkisini hesaba katıyor. Belirleyiciliği kabul ediliyor. Fakat aynı insanın düşüncelerini...

Sosyal ekonomi

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ağustos 2026

Kapitalizm bize ekonominin yalnızca kâr etmek için var olduğunu anlatır. Bir işletmenin başarısı, ne kadar çok insanın hayatını iyileştirdiğiyle değil,...

Azadî Parkı’nda bir şiir çınarı Şêrko Bêkes

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ağustos 2026

Yaz mevsimi sanki göç mevsimidir şairlerde. Modern Kürtçe şiiri omuzlayan şairlerden Şêrko Bêkes’i de böyle bir Ağustos sıcağında yitirmiştik. O...

Barışın kalıcılaşması için … (1)

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ağustos 2026

Barış yalnızca silahların susması değil; adaletin, eşitliğin ve rızalığın toplumsal yaşamda yeniden kurulmasıdır. Gasbedilen haklar iade edilmeden, inkâr ve adaletsizliklerle...

Süreç; gizli-saklı buraya kadar

Yazar: Yeni Yaşam
26 Ağustos 2026

Görünen o ki  ‘sahada kaybettik, bunu kabul ediyoruz’ ama masada sizi yeneriz demek istiyorlar. Osmanlı’nın torunları olduklarını sık sık vurgulamaları...

Demokratikleşme zamanı

Yazar: Yeni Yaşam
26 Ağustos 2026

Kürt Halk Önderi Türkiye’yi gerçek anlamda demokratik hale getirme çabası yürütüyor. Bu nedenle sık sık cumhuriyetin demokratikleşmesine vurgu yapıyor. Çünkü...

Sonraki Haber

IŞİD sonrası mücadele masada

SON HABERLER

Nepal-Tibet sınırındaki seldeki kayıplar artıyor

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ağustos 2026

İran rejimi Leyla Ebulheseni’ye idam cezası verdi

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ağustos 2026

1938 arşiv belgesi: Dersim’de gaz tesisatı için Kiel’deki Hagenuk firmasıyla temas kurulması istendi

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ağustos 2026

Rojhilat Kürt Siyasi Güçleri İttifakı: İran’daki olası değişimlere karşı hazırlıklı olunmalı

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ağustos 2026

Hasta tutsak Mehmet Sait Yıldırım için Adalet Bakanlığı’na soru önergesi

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ağustos 2026

Girê Endarê Efrîn’in kadim mirası olarak varlığını sürdürüyor

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ağustos 2026

Bakanlıktan Narin Güran’ın katledilmesine dair faili meçhul başvurusuna ret

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır