Almanya’daki Uluslararası Çevre Kongresi’ne katılan São José dos Campos ve Bölgesi Metal İşçileri Sendikası (CSP-Conlutas) temsilcilerinin Brezilya seçimleri öncesinde hazırladığı bilgilendirme broşüründe, Lula ve Bolsonaro hükümetlerinin değerlendirmesine yer verildi. Değerlendirmede iki hükümetin de ekolojik talan ve işçi haklarının gaspıyla ilgili zayıf karnesine karşı mücadele vurgusu yapıldı
São José dos Campos ve Bölgesi Metal İşçileri Sendikası (CSP-Conlutas) temsilcileri, Almanya’daki Uluslararası Çevre Kongresi’ne katılarak Brezilya seçimleri öncesinde bir bilgilendirme broşürü hazırladı. Broşürde, Lula ve Bolsonaro hükümetlerinin değerlendirmesine yer verildi. Değerlendirmede, iki hükümetin de ekolojik talan ve işçi haklarının gaspıyla ilgili zayıf karnesine karşı mücadele vurgusu yapıldı. Brezilya ise küresel iklim politikalarında kilit bir rol oynuyor. Sınırları içerisinde mevcut “kritik minerallerden” fosil yakıt ve yağmur ormanları gibi karbon yutaklarına sahip ülke, hem Çin hem de ABD emperyalizminin dış ve kaynak tedarik politikalarında odaklandığı bir bölgede bulunuyor. Lula yönetimi ise bu talana karşı bir savunma hattı olmadı, yıllardır yağmur ormanlarına dönük sermaye saldırıları sürerken yerli halklar paralı askerlerin saldırılarına uğradı. Tüm bunlara karşı sendika, sosyalizm vurgusuyla yaşamı savunmak için birleşik bir mücadele hattının kurulmasına yönelik çağrılarda bulundu.
Lula’ya eleştirel oy, ekstraktivizme karşı mücadele çağrısı
Broşürde Brezilya seçimlerine giderken yapılan çağrının vurgusu şu şekilde:
Çin ile teknolojik rekabet ve nadir toprak elementleri gibi kritik minerallerin stratejik önemi, Brezilya’yı ve ülkenin madencilik sektörünü bu çatışmanın merkezine yerleştiriyor. Brezilya, dünyadaki ikinci büyük nadir toprak elementi rezervine sahip ve topraklarının yalnızca yüzde 30’u bu kaynaklar bakımından araştırılmış durumda.
Nadir toprak elementleri ve bunların çıkarılması, madencilik ve işleme faaliyetlerinin potansiyel çevresel etkilerinden çok ulusal egemenlik çerçevesinde tartışılıyor.
Vale şirketinin Mariana ve Brumadinho’da, Braskem’in Maceió’da yol açtığı çevre felaketleri; maddi ve çevresel zararın boyutu ile kaybedilen canlar, petrol çıkarımında olduğu gibi bu kaynakların sömürülmesinin de demagojik biçimde ele alınacağını gösteriyor. Kâr, büyük madencilik ve teknoloji şirketlerinin kasalarına akarken çevresel ve toplumsal yıkımın faturasını işçi sınıfı ödeyecek.
Şu anda ülkenin dört bir yanında öğrenci ve işçi sınıfı seferberliği yaşanıyor. Bu eylemler, seçmenleri ikinci turda Lula’ya oy vermeye ve Flávio Bolsonaro’nun aşırı sağcı, otoriter, iklim inkârcısı projesine karşı çıkmaya çağırıyor.
Bu seferberliğe sendikamız ve sendikal federasyonumuz da katılıyor. Aşırı sağa karşı Lula’ya eleştirel oy verilmesini savunuyoruz. Bu yalnızca taktiksel bir seçim desteğidir; hükümete ya da onun neoliberal politikalarına destek verdiğimiz anlamına gelmiyor.
São José dos Campos Metal İşçileri Sendikası, 2025 yılında Belém’de COP30’la eş zamanlı düzenlenen Halkların Zirvesi’ndeki etkinlik ve tartışmalara bir heyetle katıldı. Yerli topluluklar ve orman halklarıyla yapılan görüş alışverişiyle birlikte bu deneyim, daha sonra CSP-Conlutas’ın Ulusal Kongresi’nde kabul edilen bir belgenin hazırlanmasına katkı sundu.
Belge, federasyonumuza bağlı tüm sendikaları Çevre İşleri Birimleri kurmaya çağırıyor.
Bizim birimimiz hâlihazırda kurulmuş ve çalışıyor; işçi sınıfının çevresel haklarına yönelik ulusal ve bölgesel mücadelelere aktif olarak katılıyor. Ayrıca işçi sınıfı içinde çevre sorunlarının önemine ve inkârcı siyasi hareketlerin yalnızca çevre için değil, insanlığın varlığı için de oluşturduğu tehlikeye ilişkin farkındalığı artırmak amacıyla mitingler ve seminerler düzenliyor.
Lula hükümetinin iklim krizini ve kapitalist krizleri yönetmeye dönük reformist yaklaşımı vaat ettiği çözümleri sunmakta başarısız olmakla kalmıyor, Amazon Nehri’nin ağzında petrol arama faaliyetleri gibi alanlarda çevresel yıkımı da hızlandırıyor.
Hem Brezilya’da hem de dünyanın geri kalanında çevre politikasında gerekli değişimin yolu, kuşkusuz işçi sınıfının denetimine dayanan sosyalist bir alternatiftir.
Etkin Haber Ajansı’nda yayımlanan broşürün çevirisine şuradan ulaşabilirsiniz: https://etha57.com/ceviri/ceviri-1793083393011
HABER MERKEZİ









