• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
28 Ekim 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Ali Sinemilli

Gün gün, hafta hafta yapılan planlar

28 Ekim 2026 Çarşamba - 00:00
Kategori: Ali Sinemilli, Manşet, Yazarlar

AKP her dönem kamuoyu algısına yön vermek istedi, bunun uğraşı içinde oldu. Son on yılda, bu konuda önemli bir mesafe de aldığı aşikâr. Fakat, özellikle bu dönemde toplumsal algıya yön vermek için günlük, haftalık planlar yaptığı, en ufak bir boşluk bırakmamaya özen gösterdiği anlaşılıyor

Ali Sinemilli

Sürecin başından bu yana olumlu konuşan, hep pozitif değerlendirmeler yapan DEM Parti de son günlerde söylemini değiştirmiş durumda. DEM Parti Eşbaşkanları Tülay Hatimoğulları, Tuncer Bakırhan, Parti sözcüsü Ayşegül Doğan’ın beyanlarına bakılırsa, onlar da artık pozitif cümleler kurmakta zorlanıyor. Yapılan açıklamalarda ortak bir noktaya işaret ediliyor: İktidar adım atmıyor, adım atmamasının bir gerekçesi yok. Gerek Eşbaşkanların gerekse Parti sözcüsünün açıklamasında bu hususlar öne çıkıyor.  Süreç devam ediyor diyorsunuz ama somut bir adım atmıyorsunuz, deniliyor.

Malum! DEM Parti’nin sürecin başından bu yana dili hep yapıcı oldu. Her daim bardağın dolu tarafını gören bir dil kullandı. Hatta! Öyle ki, DEM Parti yetkililerinin bu beyanları kimi yurtsever-demokrat kesimlerde tepkiyle karşılanır oldu ve iktidarın gerek söz gerekse eylemlerindeki süreçle tezat oluşturan yanları gündeme getirilerek eleştiriler yapıldı.

Peki! Bu açıklamalara AKP’nin tepkisi ne oldu? AKP’liler nasıl karşıladı DEM Parti’deki bu söylem değişikliğini?

Dikkat edilirse, ilkin TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş konuştu. Kurtulmuş, süreçte bir aksamanın olmadığını, olağan akışında devam ettiğini dile getirdi. Peşi sıra, Meclis’te yakın zamanda ‘İzleme komisyonunun’ da kurulacağını ve süreci yakından takip edeceğini söyledi. Yani, Kurtulmuş’a göre anormal bir durum yoktu, işler yolundaydı. Hakeza, AKP Grup başkanvekili Abdullah Güler’in yaptığı açıklama da benzer bir içerikte oldu. Güler’de sürecin ilerlememesinin nedeni olarak tekrardan Kürt tarafını işaret etti ve oldukça üstten bir dil ile yegane amacın PKK’yi tasfiye olduğunu ifade etti.

Pekala! AKP’lilerin açıklamaları şaşırttı mı, tabi ki, Hayır. Sürecin başından beri kullanılan dil ne ise şimdi de aynısı kullanılıyor, değişen bir şey yok.

Unutmayalım ki! İki yıla yaklaşan süreçte AKP sürekli Kürt tarafını adım atmaya zorlayan bir dil kullandı, her daim Kürt tarafından yana taleplerde bulundu. Fakat söz konusu kendisi olunca, yani adım atma sırası kendisine gelince tamamen başka bir role büründü. Karşı taraftan sürekli adım atmasını isteyen AKP, kendisine sıra gelince, hep adım atacakmış gibi yapıp adım atmadı, devamlı olarak toplumu beklenti içinde tutan bir yaklaşımın sahibi oldu.

Daha da önemlisi, AKP süreç boyunca kamuoyu algısına hep tek başına yön vermek istedi, bütün çabası bu çerçevede oldu. Belki abartılı gelebilir, fakat bunun için gün gün, hafta hafta plan yaptıkları, bugün itibariyle artık bir yorum olmayıp, gerçekliğin ta kendisi.

Kuşkusuz, AKP her dönem kamuoyu algısına yön vermek istedi, bunun uğraşı içinde oldu.  Son on yılda, bu konuda önemli bir mesafe de aldığı aşikâr. Fakat, özellikle bu dönemde toplumsal algıya yön vermek için günlük, haftalık planlar yaptığı, en ufak bir boşluk bırakmamaya özen gösterdiği anlaşılıyor. Haftanın planı yapılıyor, hangi yayın organında hangi haberin çıkacağı, kimin nerede konuşacağı, hangi siyasi figürün ne diyeceği belirleniyor. Bu temelde gün gün işleyen bir plan devreye konuluyor. Aksaklıklar, karşı açıklamalar mı oldu, hemen ona uygun cevaplar hazırlanıyor, kimin konuşturulacağı belirleniyor ve bu biçimde toplumsal algının onların istediği çerçevede şekillenmesi için muazzam bir efor sarf ediliyor.

İşte Numan Kurtulmuş’tan, Abdullah Güler’den gelen açıklamalar, AKP güdümündeki yayın organlarından gerek İmralı gerekse de gerilla güçlerinin pozisyonları ile ilgili servis edilen son haberler tam olarak bu plan dahilinde hayat buluyor. DEM Parti’nin açıklamaları farklı bir algı oluşturmasın, işler kontrolden çıkmasın diye hemen bu tür haberler, açıklamalar yapılıyor. Dikkatin başka yöne kayması engellenmeye çalışılıyor.

Böyle olmasa, iktidara bağlı, bu tarzda çalışan birimler olmasa, bu kadar tesadüfün yan yana gelmesi ve bunların tümünün de iktidara hizmet etmesi düşünülemez. Gün gün, hafta hafta planlar yapılmasa, parti yöneticisinden tek tek yayın organlarına kadar her biri belli bir rol dahilinde harekete geçirilmese, bunların yaşanması mümkün değildir.

Dikkat edelim, AKP’nin bu ‘hassasiyeti’ geçen süreçte, adeta kimsenin konuşmasına tahammül etmeme boyutuna kadar vardı. Hareket Yönetimi’nden yapılan açıklamalara üst düzeyde tepki göstermeleri, CHP ve devamı partilerin yer yer sordukları sorular üzerinden oluşturmak istedikleri algıya karşı gösterilen refleksler hep bu ‘hassasiyetin’ sonucu oldu.

Onlara kalsa, ne Hareket Yönetimi’nin ne de başkasının konuşmasına gerek var. Kendilerinin konuşması yeterli.

İşte! Son günlerin önemli bir gündemi basına dönük saldırılar oluyor. Neredeyse muhalif tek bir yayın organı bırakmayacak şekilde, muhalif basına saldırılar var, engellemeler söz konusu. Kah el koyarak kah kayyum atayarak, çoğunlukla da site kapatma, hesap engelleme yoluyla muhalif medyanın tümüyle susturulmaya çalışıldığı görülüyor.

Mevcut durumda zaten medyanın yüzde doksanı iktidarın güdümünde, öyle farklı seslerin kendisini ifade etme olanağı çok sınırlı. Ama buna rağmen muhalif mecralar engelleniyor, yayın yapamaz hale getirilmek isteniyor.

Belli ki, bütün bu saldırılar, medyada tek ses oluşturma girişimleri, özünde, bu toplumsal mühendislik çabalarının bir sonucu olarak gündeme geliyor. Hep yapıldığı üzere, basın-medya kontrolde tutularak esas gündemlerin değil de yansıtmak istedikleri gündemlerin tartışılmasını istiyorlar.

Bu biçimde, işte, süreçle ilgili, adım atmadıkları halde adım atmış gibi görünmeye devam etmek, Kürt tarafı üzerindeki baskıyı sürdürmek istiyorlar. Herkesin iktidara ‘adım at’ diye sesini yükselttiği bir ortamda, onlar tersi bir algı oluşturarak, bir kez daha işin içinden sıyrılmak istiyorlar. Fakat görünen o ki, bu konuda da, artık bir sınıra gelinmiş oluyor. Çünkü oynanan oyunlar fazlasıyla deşifre olmuş durumda.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Avukat İlknur Alcan: Milliyetçilik dalgasının ürünü

Sonraki Haber

Devrim değil ama devrim gibi bir şey!

Sonraki Haber

Devrim değil ama devrim gibi bir şey!

SON HABERLER

Yeni Anayasa için ‘Yurttaş Meclisleri’ kuralım

Yazar: Yeni Yaşam
28 Ekim 2026

Çiftçi darda: Mücadele etmeden kazanım olmaz!

Yazar: Yeni Yaşam
28 Ekim 2026

Kontrollü umut işkencesi

Yazar: Yeni Yaşam
28 Ekim 2026

Norm dışı güçler ve barış

Yazar: Yeni Yaşam
28 Ekim 2026

Suçlu var ama yok

Yazar: Yeni Yaşam
28 Ekim 2026

Devrim değil ama devrim gibi bir şey!

Yazar: Yeni Yaşam
28 Ekim 2026

Gün gün, hafta hafta yapılan planlar

Yazar: Yeni Yaşam
28 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır