• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
14 Temmuz 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Mesele iktidarı kimin kazanacağı değil, muhalefeti kimin kazanacağı-Ferda Koç

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
28 Şubat 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

AKP’nin “küskün ağır topları”nın, her seçim öncesinde “kurdular, kuracaklar” denilen partilerini nihayet kurma yoluna girdikleri iddia ediliyor. “Esrarengiz” bir web sitesinde, Özal’ın “dört eğilimi bir araya getirme” söylemiyle “yorgun AKP”nin yerini almak”, Türkiye’yi “süper güç” haline getirmek gibi amaçlarla ilan edilen “Yeni Parti”nin Gül-Davutoğlu-Babacan-Şimşek gibi isimleri içine/çevresine alan bir “adım” (“yoklama”dan bir tık ileri, “girişim”den bir-kaç tık geri) olduğu söyleniyor.

Sağ politikanın, hele de dinbaz sağ politikanın çirkefi her türlü tahayyülümüzün ötesinde olduğundan bu “adım”ın menzili ve güzergâhı hakkında kestirimde bulunmak güç. (Kim bilir belki de ortalığı kızıştırıp bir şeyler tırtıklayıp geriye çekileceklerdir.) Ancak hangi nedenle alevlenmiş ve nereye kadar gidecek olursa olsun bu olay, AKP içerisinden çıkacak bir “alternatif”in siyasi demokrasiye hizmet eden bir gelişme olarak yaşanmayacağının kanıtlarını sunuyor.

Emperyalist merkezlerde ve büyük sermaye çevrelerinde “beklenti yaratmaya” odaklı bir siyaset izleyen bu “ağır topların” AKP’ye ve liderliğine yönelttikleri eleştirinin, emperyal tutumun, militarizmin, faşizmin ve mezhepçi-gericiliğin “büyük siyasetinin” hakkını verememek olduğu görülüyor. Gerici iktidarın, halkın demokratik muhalefetinin baskısı altında değil de, emperyalist merkezlerin ve tekelci sermayenin (aynı ölçüde suç ortağı oldukları bir yapısal siyasi ve ekonomik kriz ortamında gelişen) baskısı altında gelişen iç çatışması, siyasi gericiliğin mide bulandırıcı yeni biçimlerini ortaya çıkarıyor. Tıpkı Erdoğan-Gülen çatışmasının safahatında olduğu gibi! Peki, “bize ne canım bundan, yesinler birbirlerini, b.klarında boğulsunlar” deyip geçebilir miyiz?

Türkiye toplumunun demokratik ve sol potansiyelinin Ankara’da Yavaş’ta İstanbul’da İmamoğlu’nda ifadesini bulan “AKP’li olmayan muhafazakarlığa” mecbur bırakıldığı koşullarda, bu “yeni siyasi gericiliğin” düzen içi muhalefetin eksenini iyice sağa kaydıracağı ve “yeni rejimin muhalefetini” şekillendireceği ortada değil mi?

İktidarın, (bu hırsızlık marifeti elindeyken ve de “dolandır beni” diye haykıran bir “sazan muhalefet”le başbaşayken olması beklenmez ama!) anketlerde gösterildiği gibi “üç büyük şehirde ve Antalya, Bursa gibi büyük şehirlerde yerel seçimleri kaybetmesi halinde (böyle bir muhalefetin karşısında) meşruiyet sorunu yaşayacağı” beklentisi de ayrıca boşunadır. Bu beklenti, mevcut rejimin “açık faşist” karakterinin anlaşılamamasına dayanmaktadır.

Açık faşizmin siyasi iktidarı, meşruiyetini arkasındaki çoğunluk desteğine değil, -bu desteğe sahip olsa da olmasa da- devletin faşist çekirdeğini onarma amacındaki kararlılığına dayandırmaktadır. İktidar, düzen içi muhalefeti empoze ettiği bu siyasi çerçeveye kazandığı ölçüde meşruiyetine yeni kaynaklar da oluşturmaktadır.

Erdoğan’ın ve Bahçeli’nin iktidar sorununu bir “beka sorunu” olarak tanımlamaktaki ısrarları iktidarlarının gerçek kaynağına ilişkin bu bilgilerinden beslenmektedir. Dolayısıyla bu iktidarın düzen içi bir siyasi alternatifinin gelişeceği asıl alan “siyasi temsil alanı” değil, gerçek güçler alanı, yani kontrgerilla merkezli devlet sisteminin oluşturduğu alandır. Peki bu alanda bir “iktidar alternatif” gelişmekte midir? Oluşturulan “siyasi alternatifler” (Millet İttifakı veya “Yeni Parti” vb. AKP kaynaklı yeni partilerle oluştulacak yeni “eksenler”) bu tip bir alternatifin ufukta belirişinin yansımaları mıdır? Erdoğan-Bahçeli ittifakı “kontrgerillanın birliğini” sağlamaya odaklı politikalara adanmış bir devlet iktidarını teşkil etti ve “tek adam diktatörlüğünde” somutlaştırdı.

Bu noktadan sonra sorun, kontrgerillanın birliğine sürekli bir temel kazandırmaktır. Mezhepçiliğe ve Kürt düşmanlığına dayalı “bölge siyaseti” ve “talana dayalı birikim” modelinin sürdürülemez hale geldiği koşullarda bu “sürekli temel”in üretilmesinin hayli güç olduğu görülmektedir.

Dolayısıyla “devlete yeni bir yol bulmak gerektiği”ne ilişkin tartışmaların gelişmesi de kaçınılmaz gibi görünmektedir. Düzen içi muhalefetin “muhafazakarlık” eksenindeki geniş birliği ve AKP menşeli yeni siyasi gericilik merkezlerinin doğmaya başlaması bu “devletçi alternatif”lerin yeni rejim için ciddi bir zorlama yaratmayacağını göstermektedir. Çünkü bu “devletçi alternatifler”, mezhepçiliğe ve Kürt düşmanlığına dayalı bölge siyaseti ve talana dayalı birikim modelinden vazgeçilmesini değil, yenilir yutulur hale getirilmesini hedefleyen bir “yenilenme” peşinde görünüyor.

Bunun için de rejimin değiştirilmesine gerek olmadığı besbelli değil mi? Erdoğan rejimi çok ağır bir kriz yaşıyor olsa da iktidarını üstlendiği kontrgerilla sistemi içinde ciddi bir alternatifi yoktur, açık faşizmi yıkacak bir “demokratik muhalefet hareketi”nin de hali hazırda ancak “mayalanma” aşamasında olduğu tasavvur edilebilir. Bu nedenle yerel seçim sandığından çıkacak sonuç, Erdoğan-Bahçeli koalisyonu için açık bir yenilgi olsa dahi, kendi başına, açık faşizmin krizine neden olmayabilir.

Bu tabloyu değiştirebilecek tek kaynak, halkın açık faşizme karşı direnişidir. Bu yüzden bu yerel seçimler sürecinden faşizmin önüne demokratik, laik, barışçı ve eşitlikçi yerel direniş hareketlerinin önünü açacak sonuçlar çıkarabilmeye odaklanmak en doğrusudur. *Bu yazı Sendika.org’la eş zamanlı olarak yayımlanmaktadır.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Wittgenstein, dil oyunları ve yapay zeka

Yazar: Yeni Yaşam
14 Temmuz 2026

20. yüzyıl felsefesinin en etkili ve en özel kimliklerinden biri olan Ludwig Wittgenstein, hayatının farklı zamanlarında akademisyenlik, mühendislik, bahçıvanlık, mimarlık,...

14 Temmuz direnişi olmasaydı?

Yazar: Yeni Yaşam
14 Temmuz 2026

Diyarbakır 5 No’lu zindanında bazı sadistlerin ya da Kürt düşmanlarının yaptığı işkenceler yoktu. Kürt varlığını soykırıma uğratmanın siyasi ve psikolojik...

Bazı kahramanlar pek zarif olur

Yazar: Yeni Yaşam
13 Temmuz 2026

Yaptıkları pek büyük işler değildi belki ama riske girdi yine de. O karanlık günlerde elinden geleni yaptı Audrey Hepburn. Evet,...

‘Gözü uzaklardaydı, oğlunda…’

Yazar: Yeni Yaşam
12 Temmuz 2026

Ankara’da tanıdığım en çalışkan, enerjisi hiç bitmeyen bir annemizdi Münibe Koç. Üstelik yaş ortalamamıza göre büyük olmasına rağmen… Gözü uzaklardaydı,...

Karanlık ihtimaller ve aydınlık ihtimaller

Yazar: Yeni Yaşam
12 Temmuz 2026

Erdoğan’ın ve hem bakanlarının hem de danışmanlarının dillerinden düşürmediği “Terörsüz Türkiye” lafını Kürt tarafı, barışa ve demokrasiye giderken, iktidarın kendi...

Yasa neden çıkmıyor?

Yazar: Yeni Yaşam
12 Temmuz 2026

Bu toprakların kadim, tarihi, siyasi ve sosyal sorunu olan Kürt sorunu çözülmediği için Kürtler defalarca ayaklanmışlardır. En son Kürt halkı,...

Sonraki Haber

Ötekinin kimliğine bakış-Azad Barış

SON HABERLER

Wittgenstein, dil oyunları ve yapay zeka

Yazar: Yeni Yaşam
14 Temmuz 2026

14 Temmuz direnişi olmasaydı?

Yazar: Yeni Yaşam
14 Temmuz 2026

14 Temmuz: Zindanda yükselen hakikat ve direnişin adı

Yazar: Yeni Yaşam
14 Temmuz 2026

14 Temmuz bir halkın direnişiydi

Yazar: Yeni Yaşam
14 Temmuz 2026

CENTCOM: Hürmüz Boğazı’nda ABD ablukası yarın saat 23.00’te başlayacak

Yazar: Yeni Yaşam
13 Temmuz 2026

Husiler Suudi Arabistan’ın hava üslerini hedef aldı

Yazar: Yeni Yaşam
13 Temmuz 2026

 Mehmûd Berazî’den yeni çalışma: Bask

Yazar: Yeni Yaşam
13 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır