• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
12 Şubat 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Sürgünler devletin en acımasız siyasetlerinden biri-İÇERİDEN

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
31 Mart 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Posta Kutusu: 253 Yenişehir – ANKARA

Tarsus Kadın Kapalı Cezaevi’nde 50 kadın mahpus bulunduğu belirtiliyor. Buradaki kadın mahpuslardan Dilbirin Turgut, bize gönderdiği mektubunda cezaevinde yaşadıkları sorunları dile getirmiş; ancak mektubun o bölümü karalandığı için -genelde bilinen sorunları- ayrıntılarını burada yazamıyoruz maalesef. Ancak daha sonraki paragraflarda ifade edilen sorun da çok önemli. Bu cezaevinde en az 20 kadın mahpusun yatması gereken süre, bir yılın altına düşmesine rağmen tahliye edilmiyormuş.

Cezaevinde yatma süresi bir yılın altına düşen kişinin mevcut denetimli serbestlik yasası gereği tahliye edilmesi gerekiyor. Ancak idare, söz konusu talepleri, kişinin halen örgütlü koğuşlarda kalmakta oluşuna bağlayıp, reddediyor. Yani yasal bir hakkınız, kullandırılmıyor. Kullanmanız için, sizin itirafçı olmak anlamına gelen, bir dilekçe yazmanız isteniyor. “Beni düşüncelerim ya da normal siyasi faaliyetlerim nedeniyle cezaevine attınız, atmakta haklıydınız ama artık ben pişmanım” demeniz isteniyor. Elbette burada ve siyasi mahpusların bulunduğu cezaevlerinde, denetimli serbestlik hakkından yararlandırmamanın yanı sıra infaz yakma yaklaşımları da söz konusu. Ağır cezası olan birçok kişi, bu yüzden 5-10 yıl fazladan hapiste tutulma tehdidiyle karşı karşıyaymış maalesef.

Eskişehir H Tipi Cezaevi’nde 11 okurumuz bulunuyor. Daha önceki aylarda buradaki okurlarımızdan kimileri “Leyla Güven’in talepleri bizim de talebimizdir” diyerek 10 günlük açlık grevi yapmışlardı. Ancak dünyanın dört bir yanında yapılmakta olan açlık grevcilerinin anayasa ve yasalarda zaten yer alan haklı taleplerine hükümetten herhangi bir yanıt alınamaması üzerine Eskişehir H Tipi Cezaevi’nde bulunan Cihan Alkan, Davut Barin ve Mustafa Filitoğlu, 21 Ocak 2019 gününden itibaren süresizdönüşümsüz açlık grevine başlamış bulunuyorlar.

Bolu F Tipi Cezaevi’nde bulunan Mehmet Manas Doğanay şöyle diyor: “2000-2007 yılları arasında süren ve 122 devrimcinin yaşamını yitirdiği ölüm orucuyla kazandığımız 45/1 nolu genelgede belirtilen 10 kişiyle haftalık 10 saatlik sohbet hakkımız, burada haftada 2.5 saat olarak uygulanıyor. Ancak bu kısıtlı hak da kimi zaman “açık görüş”, kimi zaman “genel arama var” bahanesiyle gasp ediliyor. Hücrelerimizde bulundurabileceğimiz kitap sayısı 10 ile sınırlandırılmıştır. Haklarımız için direniyoruz. Direndiğimiz için disiplin soruşturmaları açılarak ailelerimizle görüş yapma hakkımız, telefon hakkımız, mektup hakkımız elimizden alınıyor, hücre cezaları veriliyor, kamu davalarıyla hapis cezaları veriliyor. Tecrit insanlık suçudur.”

Kandıra 1 nolu F Tipi Cezaevi’nde bulunan Gülay Efendioğlu ve Yeliz Türkmen ise sürgünler üzerine kaleme aldıkları mektuplarında, sürgünün siyasi, manevi ve mali cezalandırma olduğunu belirtiyorlar. Kadın mahpuslar, yargılandıkları dosyanın ve ailelerinin bulunduğu bir yerden, -hem de çok uzaktakibaşka bir şehirdeki cezaevine sürgün edildiklerinde, mümkün olduğunca ailelerinin görüşe gelememesinin amaçlandığı; davanın açıldığı şehirdeki mahkemeye götürülmedikleri için SEGBİS’le verilmek zorunda bırakılan ifadenin yetersizliğine; daha önce bulundukları yerde, kendi parasıyla aldıkları eşyaların çoğunu sürgün edildikleri yere götüremediklerini ve yeni cezaevine girişte kötü muamele gördüklerini, hatta daha önce kazanmış oldukları hakları, sürgüne gönderildikleri cezaevinde de kullanabilmek için yeniden mücadele etmek zorunda kaldıklarını belirtiyorlar.

Yeni açılan Maraş-Türkoğlu’ndaki 2 nolu L Tipi Cezaevi’ne sürgün edilen Hüseyin Erpolat’a göndermiş olduğumuz kart, PTT tarafından Maraş-Elbistan’daki E Tipi Cezaevi’ne götürülmüş. Elbistan E Tipi Cezaevi de “Kurumda Yoktur” diye, bize iade olarak geri göndermiş. İnsan ne diyeceğini bilemiyor doğrusu!.. Diyarbakır D Tipi Cezaevi’nde bulunan Halis Tekin, bizlerin Newroz’unu kutlamış. Kendisine teşekkür ediyoruz!

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Türkiye’nin strateji yoksunluğu

Yazar: Yeni Yaşam
12 Şubat 2026

 Suriye'nin kuzey doğusunda yaşananlara bakıp zafer naraları atanları, dehşetle takip ediyorum. Halklar dışında kimlere hizmet ettiği çok açık olan bu...

Diken üstündeyiz

Yazar: Yeni Yaşam
12 Şubat 2026

Hem ülke içinde hem de ülke dışında yaşananlardan sonra normal bir hayat sürdürebilecek miyiz acaba? Her sabah kalktığımızda acaba duygusuyla...

Rêya Heq Kürt Alevi inancında Xızır kavramı ve toplumsal hafıza

Yazar: Yeni Yaşam
12 Şubat 2026

Rêya Heq Kürt Alevi inancının toplumsal hafızasını oluşturan kavramların kökenine doğru yapılan her yolculuk, bizi aynı zamanda dilin arkaik katmanlarına...

Sürgündeki bilgenin sessiz vedası

Yazar: Yeni Yaşam
12 Şubat 2026

Kürt entelektüel dünyası büyük bir değerini kaybetti. Kürt edebiyatı, dili ve tarih bilinci üzerine ömür vakfetmiş bir çınar olan Mehmet...

Bulanıklıktan açıklığa doğru

Yazar: Yeni Yaşam
12 Şubat 2026

Sanal medyada malum tirol ordusunun Apo düşmanı kampanyası, Rojava’ya “sahip çıkma” oyununu oynuyor ve sanki Rojava yok olmuş gibi, “Apo...

2026 ve sonrası: finansal kriz, emperyalist savaş ve otokrasi (II)

Yazar: Yeni Yaşam
11 Şubat 2026

Uluslararası Para Fonu (IMF) yayımladığı son ‘Küresel Finansal İstikrar Raporu’nda hükümetlere yönelik uyarılarını sürdürüyor. Rapora göre, “finansal varlık fiyatları bir...

Sonraki Haber

Uçucu şeyler-Arif Altan

SON HABERLER

Halklar Karavanı aktivisti: Türkiye’de cinsel şiddete maruz kaldık

Yazar: Yeni Yaşam
12 Şubat 2026

Avrupa’da ‘Rojava’yı savun’ eylemleri devam ediyor

Yazar: Yeni Yaşam
12 Şubat 2026

Gülistan’ın failleri belli, tutuklama yok!

Yazar: Yeni Yaşam
12 Şubat 2026

Türkiye’nin strateji yoksunluğu

Yazar: Yeni Yaşam
12 Şubat 2026

Sahne ışıkları altında emperyalizm

Yazar: Yeni Yaşam
12 Şubat 2026

Kürtler: Yeni Ortadoğu ve kirli hesaplar

Yazar: Yeni Yaşam
12 Şubat 2026

Diken üstündeyiz

Yazar: Yeni Yaşam
12 Şubat 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır