• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
9 Haziran 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Sürgünler devletin en acımasız siyasetlerinden biri-İÇERİDEN

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
31 Mart 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Posta Kutusu: 253 Yenişehir – ANKARA

Tarsus Kadın Kapalı Cezaevi’nde 50 kadın mahpus bulunduğu belirtiliyor. Buradaki kadın mahpuslardan Dilbirin Turgut, bize gönderdiği mektubunda cezaevinde yaşadıkları sorunları dile getirmiş; ancak mektubun o bölümü karalandığı için -genelde bilinen sorunları- ayrıntılarını burada yazamıyoruz maalesef. Ancak daha sonraki paragraflarda ifade edilen sorun da çok önemli. Bu cezaevinde en az 20 kadın mahpusun yatması gereken süre, bir yılın altına düşmesine rağmen tahliye edilmiyormuş.

Cezaevinde yatma süresi bir yılın altına düşen kişinin mevcut denetimli serbestlik yasası gereği tahliye edilmesi gerekiyor. Ancak idare, söz konusu talepleri, kişinin halen örgütlü koğuşlarda kalmakta oluşuna bağlayıp, reddediyor. Yani yasal bir hakkınız, kullandırılmıyor. Kullanmanız için, sizin itirafçı olmak anlamına gelen, bir dilekçe yazmanız isteniyor. “Beni düşüncelerim ya da normal siyasi faaliyetlerim nedeniyle cezaevine attınız, atmakta haklıydınız ama artık ben pişmanım” demeniz isteniyor. Elbette burada ve siyasi mahpusların bulunduğu cezaevlerinde, denetimli serbestlik hakkından yararlandırmamanın yanı sıra infaz yakma yaklaşımları da söz konusu. Ağır cezası olan birçok kişi, bu yüzden 5-10 yıl fazladan hapiste tutulma tehdidiyle karşı karşıyaymış maalesef.

Eskişehir H Tipi Cezaevi’nde 11 okurumuz bulunuyor. Daha önceki aylarda buradaki okurlarımızdan kimileri “Leyla Güven’in talepleri bizim de talebimizdir” diyerek 10 günlük açlık grevi yapmışlardı. Ancak dünyanın dört bir yanında yapılmakta olan açlık grevcilerinin anayasa ve yasalarda zaten yer alan haklı taleplerine hükümetten herhangi bir yanıt alınamaması üzerine Eskişehir H Tipi Cezaevi’nde bulunan Cihan Alkan, Davut Barin ve Mustafa Filitoğlu, 21 Ocak 2019 gününden itibaren süresizdönüşümsüz açlık grevine başlamış bulunuyorlar.

Bolu F Tipi Cezaevi’nde bulunan Mehmet Manas Doğanay şöyle diyor: “2000-2007 yılları arasında süren ve 122 devrimcinin yaşamını yitirdiği ölüm orucuyla kazandığımız 45/1 nolu genelgede belirtilen 10 kişiyle haftalık 10 saatlik sohbet hakkımız, burada haftada 2.5 saat olarak uygulanıyor. Ancak bu kısıtlı hak da kimi zaman “açık görüş”, kimi zaman “genel arama var” bahanesiyle gasp ediliyor. Hücrelerimizde bulundurabileceğimiz kitap sayısı 10 ile sınırlandırılmıştır. Haklarımız için direniyoruz. Direndiğimiz için disiplin soruşturmaları açılarak ailelerimizle görüş yapma hakkımız, telefon hakkımız, mektup hakkımız elimizden alınıyor, hücre cezaları veriliyor, kamu davalarıyla hapis cezaları veriliyor. Tecrit insanlık suçudur.”

Kandıra 1 nolu F Tipi Cezaevi’nde bulunan Gülay Efendioğlu ve Yeliz Türkmen ise sürgünler üzerine kaleme aldıkları mektuplarında, sürgünün siyasi, manevi ve mali cezalandırma olduğunu belirtiyorlar. Kadın mahpuslar, yargılandıkları dosyanın ve ailelerinin bulunduğu bir yerden, -hem de çok uzaktakibaşka bir şehirdeki cezaevine sürgün edildiklerinde, mümkün olduğunca ailelerinin görüşe gelememesinin amaçlandığı; davanın açıldığı şehirdeki mahkemeye götürülmedikleri için SEGBİS’le verilmek zorunda bırakılan ifadenin yetersizliğine; daha önce bulundukları yerde, kendi parasıyla aldıkları eşyaların çoğunu sürgün edildikleri yere götüremediklerini ve yeni cezaevine girişte kötü muamele gördüklerini, hatta daha önce kazanmış oldukları hakları, sürgüne gönderildikleri cezaevinde de kullanabilmek için yeniden mücadele etmek zorunda kaldıklarını belirtiyorlar.

Yeni açılan Maraş-Türkoğlu’ndaki 2 nolu L Tipi Cezaevi’ne sürgün edilen Hüseyin Erpolat’a göndermiş olduğumuz kart, PTT tarafından Maraş-Elbistan’daki E Tipi Cezaevi’ne götürülmüş. Elbistan E Tipi Cezaevi de “Kurumda Yoktur” diye, bize iade olarak geri göndermiş. İnsan ne diyeceğini bilemiyor doğrusu!.. Diyarbakır D Tipi Cezaevi’nde bulunan Halis Tekin, bizlerin Newroz’unu kutlamış. Kendisine teşekkür ediyoruz!

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Demokratik dönüşümün anahtarı

Yazar: Yeni Yaşam
9 Haziran 2026

Cumhuriyet demokratik dönüşüme uğratılacaksa bu gerçek görülecektir. Kürtler üzerindeki kültürel soykırım politikası yasal, anayasal, yani hukuki olarak terk edilmezse inkâr...

Pasif Devrim mi, Kavramsal Çarpıtma mı?

Yazar: Yeni Yaşam
9 Haziran 2026

Fırat Aydınkaya’nın analizindeki en ölümcül teorik hata, Antonio Gramsci’nin 'pasif devrim' kavramını, yapısal olarak taban tabana zıt bir siyasal aktöre...

Şiddete karşı çözüm komünalizmdir! -3

Yazar: Yeni Yaşam
9 Haziran 2026

Politikayı her türlü ahlaksızlığın döndüğü bir alan olarak görüp apolitik duruşa yönelen akıl, devletin varlığını meşru ve gerekli görüp devlete...

Yasa’nın demokratikleştirilmesi kitlelerin elinde

Yazar: Yeni Yaşam
7 Haziran 2026

Gelinen aşamada sürece dair önemli bir adımın atılacağı, kamuoyuna yansımıştır. Bilindiği gibi Kürt Halk Önderi Öcalan ve diğer demokratik dinamikler,...

Özgür yarınlarımıza bir adım daha

Yazar: Yeni Yaşam
7 Haziran 2026

Yeni Yaşam, Azadiya Welat gazeteleri verilmiyor. Bütün hükümlü ve tutuklular, ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü muamelesi görüyor. Günde 1 saat havalandırma dışında...

Müzakere sürecinin yapısal sorunu ve çözümü

Yazar: Yeni Yaşam
7 Haziran 2026

Ben söylemiyorum, bizzat DEM Parti söylüyor:  Müzakere sürecinin barış ve demokrasi sonucu doğuracağına olan güven Kürdistan’da hızla azalıyor. Neden? Halk...

Sonraki Haber

Uçucu şeyler-Arif Altan

SON HABERLER

Demokratik dönüşümün anahtarı

Yazar: Yeni Yaşam
9 Haziran 2026

On iki süvarinin direniş hikâyesi

Yazar: Yeni Yaşam
9 Haziran 2026

Pasif Devrim mi, Kavramsal Çarpıtma mı?

Yazar: Yeni Yaşam
9 Haziran 2026

Cevapsız sorular saklanan gerçekler!

Yazar: Yeni Yaşam
9 Haziran 2026

Şiddete karşı çözüm komünalizmdir! -3

Yazar: Yeni Yaşam
9 Haziran 2026

MHP Kilis İl Teşkilatı feshedildi, yeni il başkanı atandı

Yazar: Yeni Yaşam
8 Haziran 2026

Kemal Kılıçdaroğlu kurultay süreci için tarih verdi

Yazar: Yeni Yaşam
8 Haziran 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır