• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
18 Eylül 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Sürgünler devletin en acımasız siyasetlerinden biri-İÇERİDEN

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
31 Mart 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Posta Kutusu: 253 Yenişehir – ANKARA

Tarsus Kadın Kapalı Cezaevi’nde 50 kadın mahpus bulunduğu belirtiliyor. Buradaki kadın mahpuslardan Dilbirin Turgut, bize gönderdiği mektubunda cezaevinde yaşadıkları sorunları dile getirmiş; ancak mektubun o bölümü karalandığı için -genelde bilinen sorunları- ayrıntılarını burada yazamıyoruz maalesef. Ancak daha sonraki paragraflarda ifade edilen sorun da çok önemli. Bu cezaevinde en az 20 kadın mahpusun yatması gereken süre, bir yılın altına düşmesine rağmen tahliye edilmiyormuş.

Cezaevinde yatma süresi bir yılın altına düşen kişinin mevcut denetimli serbestlik yasası gereği tahliye edilmesi gerekiyor. Ancak idare, söz konusu talepleri, kişinin halen örgütlü koğuşlarda kalmakta oluşuna bağlayıp, reddediyor. Yani yasal bir hakkınız, kullandırılmıyor. Kullanmanız için, sizin itirafçı olmak anlamına gelen, bir dilekçe yazmanız isteniyor. “Beni düşüncelerim ya da normal siyasi faaliyetlerim nedeniyle cezaevine attınız, atmakta haklıydınız ama artık ben pişmanım” demeniz isteniyor. Elbette burada ve siyasi mahpusların bulunduğu cezaevlerinde, denetimli serbestlik hakkından yararlandırmamanın yanı sıra infaz yakma yaklaşımları da söz konusu. Ağır cezası olan birçok kişi, bu yüzden 5-10 yıl fazladan hapiste tutulma tehdidiyle karşı karşıyaymış maalesef.

Eskişehir H Tipi Cezaevi’nde 11 okurumuz bulunuyor. Daha önceki aylarda buradaki okurlarımızdan kimileri “Leyla Güven’in talepleri bizim de talebimizdir” diyerek 10 günlük açlık grevi yapmışlardı. Ancak dünyanın dört bir yanında yapılmakta olan açlık grevcilerinin anayasa ve yasalarda zaten yer alan haklı taleplerine hükümetten herhangi bir yanıt alınamaması üzerine Eskişehir H Tipi Cezaevi’nde bulunan Cihan Alkan, Davut Barin ve Mustafa Filitoğlu, 21 Ocak 2019 gününden itibaren süresizdönüşümsüz açlık grevine başlamış bulunuyorlar.

Bolu F Tipi Cezaevi’nde bulunan Mehmet Manas Doğanay şöyle diyor: “2000-2007 yılları arasında süren ve 122 devrimcinin yaşamını yitirdiği ölüm orucuyla kazandığımız 45/1 nolu genelgede belirtilen 10 kişiyle haftalık 10 saatlik sohbet hakkımız, burada haftada 2.5 saat olarak uygulanıyor. Ancak bu kısıtlı hak da kimi zaman “açık görüş”, kimi zaman “genel arama var” bahanesiyle gasp ediliyor. Hücrelerimizde bulundurabileceğimiz kitap sayısı 10 ile sınırlandırılmıştır. Haklarımız için direniyoruz. Direndiğimiz için disiplin soruşturmaları açılarak ailelerimizle görüş yapma hakkımız, telefon hakkımız, mektup hakkımız elimizden alınıyor, hücre cezaları veriliyor, kamu davalarıyla hapis cezaları veriliyor. Tecrit insanlık suçudur.”

Kandıra 1 nolu F Tipi Cezaevi’nde bulunan Gülay Efendioğlu ve Yeliz Türkmen ise sürgünler üzerine kaleme aldıkları mektuplarında, sürgünün siyasi, manevi ve mali cezalandırma olduğunu belirtiyorlar. Kadın mahpuslar, yargılandıkları dosyanın ve ailelerinin bulunduğu bir yerden, -hem de çok uzaktakibaşka bir şehirdeki cezaevine sürgün edildiklerinde, mümkün olduğunca ailelerinin görüşe gelememesinin amaçlandığı; davanın açıldığı şehirdeki mahkemeye götürülmedikleri için SEGBİS’le verilmek zorunda bırakılan ifadenin yetersizliğine; daha önce bulundukları yerde, kendi parasıyla aldıkları eşyaların çoğunu sürgün edildikleri yere götüremediklerini ve yeni cezaevine girişte kötü muamele gördüklerini, hatta daha önce kazanmış oldukları hakları, sürgüne gönderildikleri cezaevinde de kullanabilmek için yeniden mücadele etmek zorunda kaldıklarını belirtiyorlar.

Yeni açılan Maraş-Türkoğlu’ndaki 2 nolu L Tipi Cezaevi’ne sürgün edilen Hüseyin Erpolat’a göndermiş olduğumuz kart, PTT tarafından Maraş-Elbistan’daki E Tipi Cezaevi’ne götürülmüş. Elbistan E Tipi Cezaevi de “Kurumda Yoktur” diye, bize iade olarak geri göndermiş. İnsan ne diyeceğini bilemiyor doğrusu!.. Diyarbakır D Tipi Cezaevi’nde bulunan Halis Tekin, bizlerin Newroz’unu kutlamış. Kendisine teşekkür ediyoruz!

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Alacakaranlıkta bir Şansölye

Yazar: Yeni Yaşam
18 Eylül 2026

Faşist AfD’nin seçim başarıları Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisinde taht kavgalarına yol açacak gibi. CDU’nun olağanüstü oy kayıpları parti içerisinde...

Üçüncü yol ve merkeze yürümek

Yazar: Yeni Yaşam
18 Eylül 2026

Kimi zaman Türkiyelileşme kimi zaman merkeze yürüme kimi zaman ise yönetime talip/ortak olma söyleminde şekillenen bir siyasal hedef söz konusu:...

Bir kampanya çok anlam

Yazar: Yeni Yaşam
17 Eylül 2026

“Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza” kampanyası geçenlerde kamuoyuna açıklandı. Siyasetçi, akademisyen, hak savunucusu, Alevi örgütü temsilcisi ve Barış...

Barış en büyük cem erkânıdır

Yazar: Yeni Yaşam
17 Eylül 2026

Demokratik toplum, esas itibariyle Alevilik inancındaki rıza toplumunun güncel biçimi ya da ahlaki-politik toplumun çağdaş hali olarak değerlendirilebilir. Alevi inancında...

Ekonomi nasıl kurtulur

Yazar: Yeni Yaşam
17 Eylül 2026

Siz de kendinizi büyük ve saçma bir otobanın üzerinde sürüklenir hissetmiyor musunuz? Fakat bu sürüklenme, öyle hızlı bir akıntı içinde...

Yeni Suriye’de Kürtlerin rolü

Yazar: Yeni Yaşam
16 Eylül 2026

Suriye toplumu savaş yorgunu bir toplum. Baasçıların rezil yönetiminin ülkeyi getirdiği nokta, paramparça olmuş çaresiz ve agresif bir toplum. Savaş...

Sonraki Haber

Uçucu şeyler-Arif Altan

SON HABERLER

Barış Vakfı Başkanı Tahmaz: Türkiye’nin bir yol temizliğine ihtiyacı var

Yazar: Yeni Yaşam
18 Eylül 2026

Güllerle anmalara katıldı, şehitleri andı, fotoları güllerle süsleyen: Şehitlerimize minnettarım

Yazar: Yeni Yaşam
18 Eylül 2026

Marmara Cezaevi’nde süresiz açlık grevi: En temel haklar gasp ediliyor

Yazar: Yeni Yaşam
18 Eylül 2026

MEBYA-DER Eşbaşkanı: Ailelerin temel talebi çocuklarının mezarlarına kavuşmak

Yazar: Yeni Yaşam
18 Eylül 2026

Apê Musa’nın küçük generalliğinden Kürdistan dağlarına: Yaşı küçük cesareti büyüktü

Yazar: Yeni Yaşam
18 Eylül 2026

İstinaf ‘zaman aşımı’ kararını bozdu: Korucu İzettin Yıldırım’ın tecavüz davası yeniden görülecek

Yazar: Yeni Yaşam
18 Eylül 2026

Nurettin Demirtaş: Önder Apo baş müzakereci olarak bu süreci yürütüyor

Yazar: Yeni Yaşam
18 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır