• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
9 Haziran 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Veba, karantina ve tecrit-Hazar Aksoy

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
25 Nisan 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Basın sektöründe 40 yıldan fazla çalışmış biri olarak, bugünlerde emeklilik günlerimin tadını çıkarmam gerek ama maalesef olmuyor. ‘Emeklilik’ için zorunlu mesaiden kurtulmak yeterli değilmiş meğerse; mesai olmasa da, beyin çalışmaya devam ederek olup biteni algılayıp, analiz etmekten vazgeçmiyor. Oysa bugünlerde hep ertelediğim okumaları yapmak istiyorum. Daha önce okuduğum, okumayı daha rahat günlere bıraktığım dünya klasiklerini ilk, ikinci ve hatta bazen üçüncü kez okuyorum. Mesela bunlardan biri, Nobel Edebiyat Ödülü sahiplerinden Albert Camus’nün “Veba” isimli muhteşem romanı. Eserde veba salgını yüzünden karantinaya alınan bir şehirde yaşananlar anlatılıyor.

Önüne geçilemeyen büyük bir felakete karşı mücadele etmeye çalışan bir avuç insanın söz konusu ölüm-kalım savaşındaki psikolojileri, ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi herhalde. Bir yazarın, belki de kendisine filozof dememiz gerek, böylesine olgunluğa erişebilmesi için çok etnisiteli-kimlikli bir kültürden gelmesi ve dahası büyük felaketlerin içinde yaşamak zorunda kalması gerekiyor galiba. 20. yüzyılın en güçlü Fransız yazarlarından biri olan Albert Camus, 1913’te Cezayir’in Mondovi kasabasında doğdu.

Yoksul bir aileden gelen Camus’nün babası Alsaslı (Fransa-Almanya sınırında özerk bir yerdi), annesi ise İspanyol’du. I. Dünya Savaşı sırasında, 1914’te babasını kaybetti. Annesi evlerde hizmetçilik yaparak oğlunu okutmaya çalıştı. Üniversite eğitimi sırasında sağlığı bozuldu ve 1930’da vereme yakalandı. Camus, felsefe eğitimini ancak 1936’da tamamlayabildi. İspanya’da daha sonra iç savaşla sonuçlanacak politik duruma duyduğu kaygı yüzünden 1934 yılında Fransız Komünist Partisi’ne üye oldu. Ancak üç yıl sonra, Troçkist suçlamasıyla partiden atıldı. 1935’te “İşçinin Tiyatrosu”nu kurdu; fakat bu tiyatro 1939’da kapandı. Aynı yıl, verem hastası olduğundan Fransa ordusuna kabul edilmedi. II. Dünya Savaşı’nın ilk zamanlarında bir pasifist olarak kaldı. Ancak bu tutumu Paris’in Alman ordusu tarafından işgali ve 1941’de, komünist gazeteci Gabriel Péri’nin gözleri önünde idam edilmesiyle değişti ve başkaldırmasına neden oldu. Paris-Soir ekibiyle Bordeaux’ya gitti ve aynı yıl ilk kitapları olan “Yabancı” ve “Sisifos Söyleni” ni tamamladı. Camus, Bordeaux’yu 1942’de terk edip Cezayir’in Oran şehrine gitti ve ardından Paris’e döndü. Yaşamını, 1960 yılında, bir trafik kazasında yitirdi.

* * *

Albert Camus, Veba eserinde -şehirde bir süre görülen veba salgını üzerindengiderek simgesel olarak Nazilerin Fransa’yı işgalini anlattığı düşünülüyor. Nazi işgali, Fransa’yı bir veba faciası gibi sarmıştır. Camus’nün romanında Dr. Rieux’nün önderliğinde vebaya karşı örgütlenen hareket, Fransızların Nazi işgaline karşı örgütlenerek oluşturduğu direniş hareketini temsil eder. Albert Camus, Oran kentinde olağanüstü hâl ilan edilmesi ve kentin veba sonrası karantinaya alınmasıyla bir anlamda özgürlüklerin kısıtlanmasına ve insan ruhunun cendereye alınmasına göndermeler yapar.

‘Veba’nın getirdiği ölümü bir çeşit kader olarak kabul edip onu içselleştiren insanların savaşı bırakmaları ve teslimiyeti kabul etmeleri, insanın içini acıtır. Oysa kaderi kabul etmemek gerekir. İnsan, özünü kendisi oluşturur, özünü oluşturmada sorumluluk kendisindedir. Romanın anafikrine göre bu dünyadaki gerçek hastalık, insanların hastalıklara karşı duygularını yitirip olayı kabullenmeleri, kader diye kabul ettikleri kötülükleri içselleştirip onlara boyun eğmeleridir.

Romanın sonunda, direniş olumlu sonuçlarını taşır kentin üzerine. Vebayı yenerler ve gelecek için yeniden umut doğar. Böylece, “İnsan, insan olduğu için kabul edemeyeceği şeyleri kader olarak kabul etmemeli, başkaldırmalıdır. Umut ancak başkaldırmayla mümkün olur” denmektedir. Ben her nedense, Veba romanında yaşananları, NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip devasa ve otoriter bir devlete, en insani, en doğal, en meşru ve hatta en yasal taleplerini kabul ettirmek amacıyla Leyla Güven ve dünyanın dört bir yanındaki hevallerinin sürdürdüğü açlık grevine benzettim.

Siz ne dersiniz?

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Ekonomide gerçekler ve büyüklere masallar

Yazar: Yeni Yaşam
9 Haziran 2026

Türkiye’de yüksek enflasyon sürerken, ekonomik büyüme yavaşlıyor, yoksulluk artıyor. Buna rağmen siyasal iktidar işlerin iyi gittiğini söylemeye devam ediyor. TÜİK,...

Demokratik dönüşümün anahtarı

Yazar: Yeni Yaşam
9 Haziran 2026

Cumhuriyet demokratik dönüşüme uğratılacaksa bu gerçek görülecektir. Kürtler üzerindeki kültürel soykırım politikası yasal, anayasal, yani hukuki olarak terk edilmezse inkâr...

Pasif Devrim mi, Kavramsal Çarpıtma mı?

Yazar: Yeni Yaşam
9 Haziran 2026

Fırat Aydınkaya’nın analizindeki en ölümcül teorik hata, Antonio Gramsci’nin 'pasif devrim' kavramını, yapısal olarak taban tabana zıt bir siyasal aktöre...

Şiddete karşı çözüm komünalizmdir! -3

Yazar: Yeni Yaşam
9 Haziran 2026

Politikayı her türlü ahlaksızlığın döndüğü bir alan olarak görüp apolitik duruşa yönelen akıl, devletin varlığını meşru ve gerekli görüp devlete...

Yasa’nın demokratikleştirilmesi kitlelerin elinde

Yazar: Yeni Yaşam
7 Haziran 2026

Gelinen aşamada sürece dair önemli bir adımın atılacağı, kamuoyuna yansımıştır. Bilindiği gibi Kürt Halk Önderi Öcalan ve diğer demokratik dinamikler,...

Özgür yarınlarımıza bir adım daha

Yazar: Yeni Yaşam
7 Haziran 2026

Yeni Yaşam, Azadiya Welat gazeteleri verilmiyor. Bütün hükümlü ve tutuklular, ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü muamelesi görüyor. Günde 1 saat havalandırma dışında...

Sonraki Haber

Roboski’den Çorlu Adliyesi’ne…-Ezgi Koman

SON HABERLER

Taliban’dan gözaltı dalgası: Zorunlu örtünme gerekçesiyle onlarca kadın alıkonuldu

Yazar: Yeni Yaşam
9 Haziran 2026

Kılıçdaroğlu CHP Genel Merkezi’nde konuştu: Kurultay toplayacağım

Yazar: Yeni Yaşam
9 Haziran 2026

İzmir’de Gimgim ve Kanîreş’e destek: JES’e hayır!

Yazar: Yeni Yaşam
9 Haziran 2026

Afganistan’daki sellerde 301 kişi yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
9 Haziran 2026

Muhtar ve uzman çavuş oğlu bir çocuğu darp etti

Yazar: Yeni Yaşam
9 Haziran 2026

AB Göç ve İltica Paktı’na İHD’den tepki

Yazar: Yeni Yaşam
9 Haziran 2026

DEM Parti’den İran’daki idamlara tepki: Özgürlük talebini boğamayacaktır

Yazar: Yeni Yaşam
9 Haziran 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır