• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
23 Ekim 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Hatırlama fragmanlarından karşı-hafıza peyzajının inşasına 1915-V – Adnan Çelik

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
12 Mayıs 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

1990’lar Kürt yerleşimlerinde büyük altüst oluşların yaşandığı, baskı ve direnişin at başı ilerlediği dehşetli zamanların onuncu yılıydı. 1984’de başlayan silahlı Kürt mücadelesinin yükseldiği, serhildanlar ile kentsel alanların politik protestolara tanıklık ettiği, “faili meçhul” cinayetler, zorla kaybetme ve yerinden göçertme üzerinden istisna halinin süreklileştiği bir dönemdi. 90’lar, aynı zamanda Kürt silahlı mücadelesinin “halklaşmasının” önüne geçmek isteyen devletin geçmişe dair tarihsel hafızada birikmiş bütün nefret söylem repertuvarını yeniden mobilize ettiği bir dönemdi de. Bu kapsamda I. Dünya Savaşı esnasında Ruslarla iş birliği yaparak Müslümanları “sırtlarından hançerleyen komitacı Ermeniler” mavalı tekrar hortlatıldı. Kolektif hafızayı tekrar geri çağıran bu propaganda aracılığıyla bir yandan “ihanetçi Ermeni” figürü yeniden sahneye sürülüyor; öte yandan da kendisini hala Müslümanlık Sözleşmesi dairesi içerisinde konumlandıran Sünni Kürtlere yükselmekte olan mücadelenin kendileri için değil, Ermenilerin çıkarları adına yürütüldüğü telkin ediliyordu. Bu kapsamda PKK’ye katılan savaşçılara yönelik sıklıkla kullanılan yakıştırma bunların “sünnetsiz” birer “Ermeni dölü” oldukları ve ASALA’ya bağlı hareket eden Kürt ve Türk düşmanı birer piyon oldukları yönündeydi

1990’larda Kulp’ta da bu yönlü propagandanın kanıtı olarak, çatışmada öldürülen gerilla bedenlerinin belediyenin çöp traktörüne atılıp bütün çarşıda dolaştırılması, hastane önünde halkın zorla toplatılarak onlara teşhir edilmesi ve en son toplu olarak bir çukura gömülmesi şeklindeki nekro-politik seremonileri yaygındı. Dönemin meşhur karakol komutanı Reco (Recep Cömert), bir keresinde çatışmada öldürülmüş sünnetsiz bir genç gerillayı göstererek “bakın ben size demiyor muyum bunların hepsi Ermeni, sünnetsiz bunlar. Bu toprakları sizden geri almaya geliyorlar” demişti. Özellikle koruculuğu teşvik etmek için “teröristler Ermeni” söylemi çok yaygındı. O dönemde Kulp’taki bazı aşiretlerin korucu olmasının bir nedeni de buydu gerçekten. Çünkü aşiretlerin yerleşik olduğu köylerin, işlettikleri toprakların büyük bir kısmı Ermenilerden kalmaydı.

Bizim köyümüzden de bazı kişiler koruculuk baskısına dayanamayarak 1994 yılında korucu oldular. O dönem zaman zaman korucular ile gerilla telsiz üzerinden atışırdı. Köyümüz korucularından çok hazırcevap ve esprili birisi vardı. Dediklerine göre birgün telsizde Zazakî konuşan bir gerilla bu köylüye korucu olarak büyük bir hata yaptıklarını söylemiş. Korucu da onların hepsinin Ermeni olduğunu bildiğini belirtmiş. Gerilla da “valla ben Ermeni değilim ama sizden ve devletten sadece öldürülen Kürtlerin değil Ermenilerin de intikamını alacağız” demiş. Korucu da bütün hazır cevaplılığıyla “valla kardeşim eğer Ermenilerin intikamını almak istiyorsanız buyurun size O. ve H.’nin mezarını göstereyim, ister tükürün ister işeyin. Ermenileri biz değil O. ve H. öldürdü” demiş. Korucunun belirttiği O. ve H. bizim köyden olup 1915 esnasında “cendirmeyên bejik” olan iki paramiliter unsurun isimleriydi. PKK’ye katılanların Ermeni olduğu söylemi çok çok ufak bir muhafazakâr kesime inandırıcı gelse de halkın büyük çoğunluğunun gözünde hiçbir şey ifade etmiyordu. Öncelikle Ermeni olduklarının propagandası yapılan gerillaların çoğu yerelden katılım yapan veya halkın zamanla tanıdığı kişilerdi. Ayrıca Ermenilerin başına gelenin bu defa onların başına geldiğine dair kanı halk arasında çok güçlüydü.

Varlıkları ancak yoklukları yoluyla hatırlanan soykırım kurbanı bir halkın bu kez de Kürtlerin kendi kaderlerini tayin çabasında bir “kışkırtıcı unsur” olarak öne sürülmeleri ayrıca trajikti. Fakat örgüt cephesinden hiçbir zaman devletin bu nefret söylemine kapılınarak bir itiraz gelişmedi. PKK ya bu nefret propagandasını görmezden geldi, ya da sıklıkla 1915’de Ermeni ve Asuri halklarına uygulanan şiddetin bu defa Kürtlere yöneltildiğini göstermeye çalışarak ezilen halkların mağduriyetleri arasındaki sürekliliğe vurgu yaptı. 1970’lerin ortalarından beri süregelen tarihsel ve ideolojik tartışmalar Kürt hareketinin gözlerine inen Sünnilik perdesinin açılmasını sağlamıştı. Bu nedenle devletin nefret söylemine dayalı bu propagandasına yönelik Sünni refleks üretmek yerine ezilen halkların farklı zamanlardaki mücadele ve direnişlerini sahiplenen bir karşı söylem geliştirildi.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Burjuva medyasının lağım kokan nefesi…

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

Bugünlerde dijital medyada yayınlanan isyan resimleri egemen sınıfları çılgına döndürüyor. Arjantin, Arnavutluk, Belçika, Brezilya, Fransa, İspanya ve İtalya sokakları protesto...

Aleviler barışın neresinde olmalı 

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

İçinden geçtiğimiz dönem, Türkiye'nin siyasal ve toplumsal geleceği açısından önemli bir eşiktir. Uzun yıllardır çözülemeyen sorunların, çatışmanın ve toplumsal kutuplaşmanın...

2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi’nin iktisadi analizi

Yazar: Yeni Yaşam
22 Ekim 2026

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla hazırlanan 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi TBMM Başkanlığına sunuldu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz...

Uçum kim gibi?

Yazar: Yeni Yaşam
22 Ekim 2026

Erdoğan’ın, adının önünde bir sürü sıfat bulunduran memuru Mehmet Uçum’un 17 Ekim’de Anadolu Ajansı tarafından servis edilen mütalaası ve onu...

Dünyada seçim mevsimi

Yazar: Yeni Yaşam
22 Ekim 2026

Avrupa ufkunda, özellikle de Fransa ve İtalya’da yüzyıllar sonra yeniden beliren “ihtilal” hayaleti dünya kamuoyunu büyülerken üç önemli ülkede önümüzdeki...

Modernin iflası ve ahlaki çürüme

Yazar: Yeni Yaşam
22 Ekim 2026

Modernizm, insanlığa büyük vaatlerle geldi: Teknolojik kolaylıklar, bilgiye saniyeler içinde erişim ve  benzer imkanlar. Ancak madalyonun öbür yüzünde bu parlak...

Sonraki Haber

‘Saddamlaşma’ ve çıkış yolları - Zafer Yörük

SON HABERLER

Burjuva medyasının lağım kokan nefesi…

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

Aleviler barışın neresinde olmalı 

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

Kapitalist temelle köklü kopuş ekososyalizmdir

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

Emekliler emekli olamıyor

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

Özel savaşın mantosu Siverek

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

Fon vurgunu soruşturmasında 12 kişi tutuklandı

Yazar: Yeni Yaşam
22 Ekim 2026

Kadıköy Belediye Başkanı YENİ Parti’ye geçti

Yazar: Yeni Yaşam
22 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır