• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
13 Mart 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Aklın kötümserliği-Musa Piroğlu

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
14 Mayıs 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Nikbinlik, her şeyi iyi yanından gören, her durumda iyi bir çıkış yolu uman dünya görüşüdür. Nazım’ın “güzel günler göreceğiz çocuklar” dizesiyle başlayan şiirinin adı Nikbinlik’tir. En net ifadesini ise kötümserin boş tarafını gördüğü bardakta dolu yana bakmasıyla bulur. İyimserlik; iradi bir tavır, bir tercihtir. Meselenin eksileriyle değil pozitif yönleriyle ilgilenir ve bu pozitif yönden hareketle eksikliklerin kapatılacağını varsayar.

İstanbul seçimlerinin iptal edilmesi sonrası sokağa çıkan muhalefet, “Erdoğan istifa” sloganından hızla “güzel günler göreceğiz” sloganına dönerken, bu slogan kısa sürede saray karşıtlığının ifadesi haline geldi. Yazar, sanatçı, aydın toplumun her kesimi tribünlerde, ödül törenlerinde, sosyal medyada, eylemlerde ve sokakta, seçimlere dair tavrını bu sloganlaşan dize üzerinden tarif etmeye başladı. Bu haliyle bir cesaret gösterisi niteliğine bürünerek sloganlaşan dize, toplumsal açıdan umut veren bir gelişme olarak okunmaya başlandı. Korku kadar cesaret de bulaşıcıydı ve cesurca tavır alışlar hızla yaygınlaşmaya başladı. 7 Haziran sonrası ortalığı etkisine alan kan ikliminin yol açtığı ağır suskunluğun kırılması doğrudan açık taraf oluşların sergilenmesi, sokağa yayılan iyimserlik havası ve umut dalgası toplumsal muhalefet açısından önemli bir kazanımdır. Zaten iktidar bu tavır alışın toplumsal boyutlarını doğru okuduğu için bu cesur çıkışların önünü tehdit yoluyla kesmeye, etkisini kırmaya çalıştı, çalışıyor. Kitlelerin iyimserlik hali siyasal açıdan çok önemlidir, zira verili durumun değişeceğine dair bir inancı taşır ama aynı nikbin duruşun siyasal hareketler tarafından sergilenmesi kötüdür çünkü kendiliğindenliği ve edilgenliği besler. “Pessimismo dell’intelligenza, ottimismo della volontà / Aklin bedbinliği, iradenin nikbinliğini tercih ederim.” (Antonio Gramsci)

Kelimelerle ifade edilen sloganlar siyasal hareketler açısından konjonktürel durumun analizinin, yapılması gerekenin en basit ve özlü tarifinin yani yaşananlar karşısında nerede nasıl durulduğunun göstergesidir. Bu zaviyeden bakıldığında “güzel günler göreceğiz” sloganlaştırması doğrusal bir şekilde mücadeleyi yine, yeniden sandığa kilitlemek anlamına geldiği gibi sandığın istenilen sonucu vereceği inancının büyütülmesi anlamına gelmektedir. Siyaseti sandığa kilitlemek bir yandan sistem içerisine sıkışıp iktidar perspektifinden, devletin sınıfsal karakterinden ve ortaya çıkış haliyle bir baskı aygıtı olduğu gerçeğinden kopmak anlamına gelir. Bu kopuş verili toplumsal yapı içerisinde herkesin mutlu olacağı bir dünya tasavvuru demektir ki tüm sınıfsal çelişkilerin üstünün örtülmesi demektir. Seçim yoluyla amaca ulaşılacağı tespiti normal bir sürecin tarifi anlamına gelir ki seçimlerin iptal edilmiş olması tek başına bu tezi geçersiz hale getirir. YSK kararı ile, iktidarın asla seçimdeki yenilgiyi kabul ederek geri çekilmeyeceği iddiası bir şekilde doğrulanmış oldu. Buradan hareketle iktidarın kaybedeceği bir seçime girmeyeceği fikri ve kazanmak için her yolu deneyeceği görüşü de doğrulanmış oldu. Bu tespit, 23 Haziran’da gerçekleşecek seçimin hangi şartlar altında cereyan edeceğini göstermesi açısından da anlamlıdır. Kitleleri saran iyimserlik karşısında devrimci hareketler aklın kötümserliğini tercih etmelidir. Saraya karşı mücadeleyi sandığa bağlamak ve sandık zaferini büyük bir umut haline getirmek, sandıktan galip çıkmayı temel hedef haline getirmiş ve her şeyi göze almış bir iktidar gerçekliği varken tehlikelidir. Zira her yenilgi entelektüel ve moral düzensizliği beraberinde getirir.

Sokağa hâkim havaya bakıldığında kitlenin kazandığı fakat elinden hile ve zorla geri alındığı bir tekrar seçime değil, her şeyin normal işlediği, kurumsal yapıların en azından sistem içerisinde cereyan eden mücadelelerde tarafsız kaldığı, hükümetin seçim yoluyla değiştiği normal koşullarda normal bir seçime hazırlandığı izlenimi edinilebilir. İradesi zor yoluyla elinden alınmış ve tekrar alınabilecek bir kitlenin öfkesinden çok verili öfkeyi söndürüp tüm koruma tedbirlerinden kopuk nikbin bir umut, eylemlerin ve açıklamaların üzerinde etkili oluyor. CHP yönetimi için bir düzeyde meşru görülebilecek bu tavır alışın devrimci hareket ve bireyler için kabul edilebilir bir yanının olmadığı görülmelidir. Devrimciler nikbin umudu değil karamsar öfkeyi, sandığı değil sokağı örgütlemelidir. Bunun içinse sürece müdahale edebilecekleri gücü yan yana getirmeli, yani ortak bir mücadelede birlikte yürümelidirler.

Benzer şekilde sandığa kilitlenen bakışın, sandık başarısında büyük payı olan Kürt halkı ve onun yaşadığı ağır saldırı karşısında da görmezlik, duymazlık çizgisini izlediği, bu durumun ciddi kırılmaları tetiklemeye aday olduğu da görülmelidir. Bu köşede söylendiği şekliyle “Açlık grevleri karşısındaki sessizlik, anneleri hedef alan devlet saldırıları karşısında da devam etmekte ve artık yaralayıcı olmaktan öte sarsıcı sonuçlar üretmeye başlamaktadır. Sosyalist hareketler ve toplumsal muhalefet, açlık grevleri ile kuramadıkları yakınlaşmayı anneleri hedef alan saldırılar dolayımıyla kurmak imkânını doğru değerlendirmelidir. Tutsak annelerine yönelen devlet gaddarlığı herhangi bir politik duruşu aşan insani öfkeleri depreştirmektedir.” Annelere ses vermek saraya karşı birlikte yürümenin gereklerinden birisidir.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Türkiye’nin güvenliğinin hakikati

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mart 2026

Türk halkı, Kürt halkının varlık ve özgürlük mücadelesiyle karşılaştıkça; Ortadoğu'ya yönelik uluslararası planların parçası ve çoğunlukla da yürütücüsü konumuna getirildi....

Her şey iç içe

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mart 2026

Halkbank davası uzlaşma ile çözüldü. Nasıl çözüldü ve ne karşılığında. Hatırlamak lazım Rahip Brunson neyin karşılığında serbest kalmıştı? Erdoğan, Biden...

Refah şovenizmi eyaleti

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mart 2026

Geçen pazar günü yapılan Baden-Württemberg Eyalet Parlamentosu seçimleriyle Almanya’da “Süper seçim yılı” başlamış oldu. Daha önceki köşe yazımızda bu yıl...

Yapay zekanın emek ve çalışma koşulları üzerindeki etkileri

Yazar: Yeni Yaşam
12 Mart 2026

Günümüzde üretken yapay zekanın şu ana kadar en çok tartışılan boyutu istihdam üzerindeki etkisidir. Zira her gün yapay zekâ alanında...

İran Savaşı’nda İngiltere’nin rolü

Yazar: Yeni Yaşam
12 Mart 2026

Ortada hiçbir veri, hiçbir görüntü ya da açıklama yokken “Kürt birlikleri İran sınırından içeri girdiler”, “Kürt birlikleri savaşa dahil olmaya...

Birlikte düşünmeye davet yazısı

Yazar: Yeni Yaşam
12 Mart 2026

Kadına körlük sorunun kaynağını tespiti engeller, çözüm gücünü görmeyi engeller. Öncelikleri eksik/yanılgılı sıralamak bir örnekte adımı yanlış attırır, diğerinde manşeti...

Sonraki Haber

Karıştır dip tutmasın-Ömer Ağın

SON HABERLER

Leyla Zana Salih Müslim’in cenaze törenine katılacak

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mart 2026

Türkiye’nin güvenliğinin hakikati

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mart 2026

Demokratik İslam ve komünalitenin yılmaz savunucusu: Ebu Zer

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mart 2026

Her şey iç içe

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mart 2026

İran: Demokrasi, güvenlik ve kimlikler arasında sıkışmış bir ülke

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mart 2026

‘Kürt partiler halkı korumak istiyor’

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mart 2026

Refah şovenizmi eyaleti

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mart 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır