‘Çerçeve yasa’ taslağındaki eksikliklere dikkat çeken DBP Wan İl Eşbaşkanı avukat Cemal Demir, ‘Kürt halkının da en büyük talebi Sayın Öcalan’ın statüsünün netleştirilmesi’ olduğunu söyledi
Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında beklenen “çerçeve yasa” tasarısı 5 Ağustos’ta Meclis Başkanlığı’na sunuldu. “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” ismiyle sunulan tasarı, bugün Meclis Adalet Komisyonu’na gelmesi ve tartışılması bekleniyor.
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Wan İl Eşbaşkanı ve daha önce Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın avukatlığını yapan Cemal Demir tasarıya dair MA’dan Ceylan Şahinli’ye değerlendirmelerde bulundu.
‘Hukuki statüsü netleşmeli’
Aylardır süren tartışmaların ardından nihayetinde bir taslağın ortaya çıktığını belirten Demir, “Ancak şunu belirtmek istiyorum ki bu bir infaz kanunudur. Kürtlerin varlık olarak tanınması, Kürtçenin tanınması, Kürtlerin statüsü, kayyımlar, KHK’ler gibi pek çok şeye değinilmiyor. Kürt sorunun demokratik bir şekilde çözümünü gerektirecek pek çok şey aslında bu taslakta yer almıyor” eleştirisinde bulundu.
Yasadaki bazı hususlara değinen Demir, şunları belirtti: “Devlet, belirli denetimleri sağlayacağını söylüyor. 15 yıl cezayı beşe indirme, bu süre zarfı içinde devlet kişilere ‘suç işledi mi işlemedi mi’ diye bakacak. Biz yasadan bunu anlıyoruz. Tartışılacak çok şey var. Kurul kurulacağı söyleniyor. Bu kurulda devletin pek çok organı yer alacak. Bu kanunun sürece cevap olması da gerekirdi. Bu açıdan da bakmak gerekiyor. Bir kaç nokta vardı. Örneğin, kayyım süreçleri ve Sayın Öcalan’ın statüsü meseleleri var. Bunların da bu yasada yer alması gerekiyordu. Özellikle Sayın Öcalan’ın statüsü bir şekilde netleştirilmeliydi. Kürt halkının da en büyük talebi buydu. 2005 öncesi ceza alanların da yer almaması bir başka tartışma noktası. Hukuka göre bu kabul edilecek şey değil. Ayrıca maddeler arasında ‘teslim’ kelimesinin bulunması da doğru değil. Zaten PKK, silahlarını yakarak bir cevap vermiş oldu. Teslim, tespit hususu biraz sıkıntı. MGK onayı ve Resmi Gazetede yayımlanma meselesi de ağır bir şartlandırma. Bu anlamda bu kanuna engel çıkarabilecek hususlar. Bu pürüzleri ortadan kaldırmak gerekiyor.”
‘Siyasetin önü açılmalı’
Her şeye rağmen tasarının önemli bir adım olduğunu söyleyen Demir, “Devlet her zaman demokratik siyasetin önünü ‘terör var’ diyerek kesmeye çalışıyordu. Bu anlamda bir bahaneleri kalmadı. Demokratik siyasetin önünün açılması gerekiyor. Demokratik siyaset yürütenler olarak bizlerin omuzlarına da çok sorumluluk düşüyor. Pürüzler olmadan hukuken yol alabilirsek hem biz hem de devlet bir şekilde rahat nefes alacaktır” dedi.
WAN









