• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
7 Ağustos 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Halkın Dersim’i ile devletin ‘Tunç eli’-Pakrat Estukyan

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
28 Mayıs 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Tarih boyunca bağımsız kalmış, bağımsızlığını korumuş olan Dersim, 1938’de bu özelliğini trajik bir şekilde yitirmiş, devlet güçlerinin soykırım niteliğindeki ‘Tunç eli’ operasyonuna yenik düşmüştür.

Devlet, şehri fethetmekle yetinmemiş, Roma İmparatorluğu’ndan gelme bir anlayışla, şehir halkının gururunu da çiğnemeyi görev bilmiştir. Bölgenin öz savunmasını kırdıktan sonra, yine bu topraklarda egemenlerin kadim bir geleneği olarak halkını da sürgün etmiştir. Zaferini taçlandırmak için şehrin tarihî adını yok ederek, halkı sürekli aşağılamak üzere, sadece il merkezini değil, tüm vilayeti askeri operasyonun adıyla ‘Tunceli’ olarak adlandırmıştır.

31 Mart 2019 yerel seçimlerinden sonra M. Fatih Maçoğlu’nun başkanlığında şekillenen yeni belediye meclisinin ilk kararlarından biri, şehrin adının ‘Dersim’ olarak tescil edilmesi oldu.

“Kentimizin kültürü, tarihi ve inanç biçimini yaşatmak adına belediyemiz hizmet binasında bulunan tabelada yazılı ‘Tunceli’ ibaresinin değiştirilerek yerine ‘Dersim’ ibaresinin yazılması oy çokluğuyla kabul edildi.”

Hükümetin ortağı ve siyaset belirleyeni konumundaki Devlet Bahçeli, bu kararı “Komünist şarlatanlık” olarak nitelemiş ve oldukça ağır cümlelerle eleştirmişti.

“Türkiye’de resmi olarak Dersim ismiyle anılan bir vilayet yoktur, olamayacaktır. Komünist ve bölücü komploya göz yummak, alttan almak, sessiz kalmak feci akıbetlere davetiye çıkaracak, beka düzeyinde tehlikelere kapı aralayacaktır. Hiç kimse aldığı oy ve desteğe güvenmemelidir. Hiç kimse Türk milletinin hassasiyetleriyle oynamaya kalkışmamalıdır” diyen Bahçeli, konuşmasını veciz bir ifadeyle, “Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir” diyerek sonlandırdı.

Resmî tarih yazıcılarına göre 1938’de yaşanan, devletin egemenliğine başkaldıran, vergi ve asker vermeyi reddederek devlete isyan eden eşkıyanın yok edilmesidir. Dönemin basını bu algının yerleşmesi konusunda çok önemli bir işleve sahip olmuştur. Öncelikle, uzun bir hazırlık aşamasının ardından gerçekleştirilen ele geçirme operasyonunu ‘isyan bastırma’ olarak kazımıştır zihinlere. Hızını alamamış, isyanı bastırarak bölgeye medeniyet götürüldüğünü iddia edebilmiştir.

İşin aslı ise, tekçi bir ulus inşasına girişen yeni devletin, birden fazla aykırılıklar içeren bir yapıya tahammülsüzlüğü ile açıklanabilir. Ulus-devlet anlayışının temel harcı Türk ve Sünni İslam temelinde karılınca, Kızılbaş-Alevi inancı, Zaza dili ve kültürü yeterince ayrıksı bir görüntü oluşturuyordu. Üstelik bölgede halen ciddi oranda Ermeni varlığı da devlet aklı için bir kaygı unsuru oluşturuyordu. 1919’dan başlayarak, ‘Kurtuluş Savaşı’nın önemli dayanaklarından biri 1915’de sürülen Ermenilerin geri gelerek gasp edilen mallarını geri alacağı, hatta intikam alacağı söylemi üzerine kurgulanmıştı. Geniş köylü kitlelerinin Kurtuluş Savaşı’na katılımı bu tehdit ile sağlandı. O yüzden de bu savaş ülkeyi işgal eden Fransız, İtalyan, İngiliz, Rus ve Yunan askerlerinden çok, ülkenin vatandaşı olan Hıristiyan halklardan ‘kurtulmanın’ savaşıydı. Bu sosyopsikolojik iklim içinde Dersim her zaman koparılıp atılması gereken bir çıbanbaşı olarak görüldü.

Valinin kapısında ‘Tunceli’, belediye başkanının kapısında ‘Dersim’ yazması basit bir isim ihtilafı değildir. Bu ayrışmanın arkasında çok daha derin bir hikâye var. Bu hikâyeyi görmek, bilmek ve anlatmak zorundayız.

Korku filmlerinde sıkça işlenen bir temadır, haksızlığa uğrayanların ruhları yüz yıl sonra da olsa, o haksızlığı görmezden gelenlerle hesaplaşır. Türkiye’de haksızlığa uğrayarak kefensiz gömülenlerin, hatta gömülmeye dahi layık görünmeyenlerin ruhları daha uzunca bir süre aramızda gezecek ve hesap soracaklar. Üstelik zaman ilerledikçe o ruhların sayısı da fena halde artıyor.

Bu kâbustan kurtuluşun yolu eski günahlardan arınmaktan geçer, ama devlet geleneği arınmayı, yüzleşmeyi bir yana koymuş, yeni günahlar yaratmaya devam ediyor. Varlığını, bekasını zorbalıkla sağlamayı benimsemiş, aykırı bulduğu her şeyi ezmeye kararlı bir devlet aklı var karşımızda.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Artık biraz gülebiliriz: Elbette düşünerek

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

Çerçeve yasanın gündeme geldiği günden beri bu köşedeki yazılarımda “maddelerin” değil, “mutabakatın” esas olduğunu sürekli vurguladım. Altında İmralı’dan Kandil’e, Kongre...

Yasa, barış ve siyasetin potansiyeli

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

TBMM’ye yaklaşık 360 milletvekilinin imzasıyla sunulan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde...

Mülteci krizi mi, jeopolitik çatışma mı?

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

Avrupa’daki burjuva basını salyalarını dökerek, geldikleri kadar hızlı ve beklenmedik şekilde geri dönen Faslıları manşetlere taşımaya devam ediyor. Muhafazakarı, sosyal...

Hukuki güvence ihtiyacı

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Türkiye’de Kürt sorunu etrafında yürütülen tartışmalar, tarihsel süreç boyunca dönemsel iklim değişikliklerine, siyasi retoriklere ve geçici yumuşama adımlarına sıklıkla sahne...

Çerçeve yasa ve tarihsel eşik

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Tarih, kimi zaman uzun dönemlerin biriktirdiği çelişkilerin kısa zaman dilimlerinde açığa çıktığı eşiklerden ilerler. Gelinen her eşik aynı zamanda tarihsel...

Cenevre’de başka türlü bir ev

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Burada ısrarla, kooperatifler, komünler ile ilgili şeyler yazdığımda bazı arkadaşlar, nedense bunu sadece mesela tarıma ilişkin gibi şey gibi görüyor...

Sonraki Haber

Yeni demokratik görevleri unutmayalım-Ömer Ağın

SON HABERLER

12’nci Kox Festivali başladı

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

Bajar’ın yeni sayısı çıktı

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

Her 100 işçiden 86’sı sendikasız

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

Selin Top: Dêrsim’deki kamu yetkilileri soruşturulmalı

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

İHD Eş Genel Başkanı: İzleme sürecinin parçası olmak istiyoruz

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

Saldırıyı üstlenen Minbar Ansar al-Rasoul grubu Dürzileri tehdit ediyormuş

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

İstanbul’da iş cinayeti: 71 yaşındaki işçi yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır