• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
7 Ağustos 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

İHD Eş Genel Başkanı: İzleme sürecinin parçası olmak istiyoruz

7 Ağustos 2026 Cuma - 11:56
Kategori: Editörün Seçtikleri, Güncel

‘Çerçeve yasa’ hakkında konuşan İHD Eş Genel Başkanı Cihan Aydın, İzleme Komisyonu’nun siyasi partiler ve sivil toplumun katılımıyla çoğulcu bir yapıda oluşturulması gerektiğini vurgulayarak, ‘İHD, mutlak suretle izleme sürecinin bir parçası olmak istiyor’ dedi

Meclis Başkanlığı’na sunulan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” kanun teklifi gündemdeki yerini koruyor. Düzenlemenin süreç açısından önemli bir başlangıç olduğu ancak kapsamının genişletilmesi, siyaset yasağı gibi düzenlemelerin yeniden ele alınması ve sürecin hukuki, siyasi ve anayasal reformlarla desteklenmesi gerektiği belirtiliyor.

‘Yasa ayrımsız bir şekilde bütün silahlı güçleri kapsarsa çözüm o kadar kolay olur’

Cihan Aydın

Konuya dair değerlendirmelerde bulunan İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Cihan Aydın, teklifin önemli olduğunu ancak “silahsızlanma” odaklı olduğu için eksik olduğunu ifade etti. Cihan Aydın, “Bu yasa  hukuki, idari ve siyasi reformlarla desteklenmediği sürece kalıcı bir barış sağlanamaz” dedi. Cihan Aydın, “Meclis Komisyonu raporuna karşı sunduğumuz önerilerde çıkarılacak yasanın, herhangi bir ayrım gözetmeksizin bütün silahlı güçleri kapsaması gerektiğini belirtmiştik. Bugün de aynı fikirdeyiz. Ama gördüğümüz kadarıyla bu yasa hem Haziran 2005 öncesini kapsam dışı bırakmış hem de özellikle ‘kasten öldürme’ fiilini işleyen kişilere yönelik bir kategorik ayrım yapılmış. Bu önemli bir eksiklik. Bu yasa ne kadar ayrımsız bir şekilde bütün silahlı militanları, güçleri kapsarsa çözüm o kadar kolay olur” diye konuştu.

‘Siyaset yasağı sürecin ruhuyla bağdaşmıyor’

Taslakta yer alan “siyaset yasağı” maddesinin önemli sorunlardan biri olduğunu belirten Cihan Aydın, “Bu, sürecin ruhuyla da yasanın ruhuyla da bağdaşmayan bir mesele. Çünkü Öcalan başta olmak üzere bu sürecin yani Kürt tarafının bütün aktörleri, ısrarlı bir şekilde şunu söylüyorlardı: ‘Biz silahları bırakıp gelip siyaset yapmak istiyoruz.’ Dolayısıyla bu yasadan yararlanacak  kişilere siyaset yolunu kapatmak, makul ve kabul edilebilir bir düzenleme değil. Barış Akademisyenleri ile ‘irtibat’ ve ‘iltisak’ gibi aslında hukuki bile olmayan siyasi nedenlerle ihraç edilen kamu emekçilerinin kapsam dışı bırakılması ise ayrı bir sorun” diye kaydetti.

‘Zaman aralığı konulması son derece önemliydi’

Milli Güvenlik Kurulu’nun (MGK) kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından yasanın yürürlüğe girecek olmasının süreci uzatma riski taşıdığını belirten Cihan Aydın, bu konuda ‘açık bir süre sınırı’ getirilmesi gerektiğini söyledi. Cihan Aydın, “Bu teyit ve tespit meselesi, Meclis Komisyonu raporunda da öngörülmüştü. Bunun son derece zaman alacağı ve uygulamasının çok zor olduğu konusunda neredeyse bütün bu işin uzmanları hem fikir bir şekilde bu görüşleri dile getirdiler ama şimdi buna benzer bir koşul tekrar getirilmiş. Buraya aslında bir zaman aralığının konması bence son derece önemliydi. Yani bu ne kadar sürecek? Şöyle bir tahdit koymak iyi olurdu diye düşünüyorum. En geç bir ya da iki ay gibi bir zaman belirlemek son derece önemli. Aksi durumda bu yasa yürürlüğe girmeyecek” uyarısı yaptı.

Taslakta tespit ettikleri eksikliklerin hem Genel Kurul hem de Adalet Komisyonu tarafından dikkate alınması ve düzenlemelerin yapılması gerektiğini ifade eden Cihan Aydın, “Şu haliyle sunulan taslağın, toplumsal anlamda bir düzenleme olmadığı görülüyor. Bu yasadan aslında Kürt meselesinin temel haklar ve özgürlükler kısmına ilişkin bir iyileştirme beklemiyoruz. Çünkü bu bir başlangıç, ilk adım yasası. Dolayısıyla bu yasadan, Kürt meselesinin diğer temel alanlarına ilişkin bir çözüm beklemiyoruz. Bu ileriki süreçlerin, ileriki yasaların konusu olacak. Bu yasayla anadil meselesini çözemezsiniz. Bu yasayla yurttaşlık meselesini ya da yerel yönetimlere katılım meselesini çözemezsiniz. Zaten bu yasanın böyle bir iddiası da yok” diye belirtti.

‘Bundan sonra pek çok yasaya ihtiyaç var’

Kürt meselesinin demokratik çözümüne ilişkin bundan sonra da pek çok yasaya ihtiyaç duyulacağını vurgulayan Cihan Aydın, bunun için kimi anayasal değişikliklerin de gerektiğini belirtti. Cihan Aydın, “Örneğin anadilde eğitim meselesi, yurttaşlık meselesi ve yerel yönetimlerin yetkilerinin genişletilmesi meselesi son derece önemli adımlar. Bunlar için de elbette ki anayasal değişiklikler gerekiyor. Bu yasa, süreç için önemli bir adım ama sorunu bir bütün olarak çözmekten oldukça uzak. Yani bir yasayla 100 yıllık bir meseleyi bir çırpıda çözmek pek dünyada da görülen bir örnek değil. Biz şu anda bir yasal geçiş sürecine tanıklık ediyoruz. Yani çatışma çözümlerinde zaten izlenen iki temel yol var. Bunlardan ilki işte şu anda bizim yaşadığımız gibi bir yasal geçiş süreci. Çeşitli yasal düzenlemelerle bir barış süreci inşa etmek. Bir de doğrudan anayasal düzenlemelerle, anayasal değişikliklerle bir geçiş dönemi var. Dünyada ikisinin de örnekleri var ama Türkiye şu anda ilkini izliyor” değerlendirmesinde bulundu.

‘İHD izleme sürecinin parçası olmak istiyor’

Devletin sürecin kontrolünü büyük ölçüde elinde tutmak istediğini belirten Cihan Aydın, “Devlet süreci izleme konusundaki yetkiyi kimseyle paylaşmak istemiyor.  Bu, aslında Türkiye’nin şu anki otoriter yapısıyla da son derece uyumlu bir tavır.  Yasal sürece ilişkin başka kişilerin, grupların, sivil toplumun bu sürece müdahil olması konusunda bir çekincesi var. Biz yasa çıkıncaya kadar bunun makul bir endişe olduğunu kabul ediyoruz. Ama bu yasayla birlikte iktidar, devlet, hükümet bu konudaki endişelerini bir kenara bırakmak zorunda. Biz sivil toplum örgütleri, aslında bu barış meselesinin taşıyıcılarından birisiyiz. Aynı zamanda İHD de bunun hafızasına sahip. 40 yıldır bu ülkede silahlı çatışmanın yarattığı bütün hak ilallerinin raporlayan, bunu belgeleyen, takibini yapan bir örgütüz ve bu sürecin başarısı bizim açımızdan çok önemli. O açıdan İnsan Hakları Derneği mutlak suretle izleme sürecinin bir parçası olmak istiyor elbette” dedi

Sürecin takibi konusunda hukuki, vicdani ve ahlaki olarak sorumluluklarının olduğuna dikkat çeken Cihan Aydın, “Geçen yıl 11 Temmuz’da bir sembolik silah yakma töreni yapıldı. Silahını yakan kişilerin bir envanter teslim ettiği üç örgütten biriyiz. Bu yönüyle de bizim bir sorumluluğumuz var. İzleme komisyonunun olabildiğince çoğulcu ve kapsayıcı bir şekilde örgütlenmesi son derece önemli. Sadece sivil toplumun katılımından bahsetmiyorum. Aynı zamanda bu komisyonun içerisinde mutlak suretle siyasi partilerin temsilcilerinin en azından Meclis’te grubu bulunan siyasi partilerin temsilcilerinin yer alması gerektiğini de altını çizmek isteriz. Kurulacak olan İzleme Komisyonu’nda İnsan Hakları Derneği olarak gözlemlerimizi paylaşmaya, bilgi, birikim ve tecrübemizi bu sürece katkı sunmak açısından kullanmaya hazırız” çağrısında bulundu.

Demokratik hukuk devleti inşa etmeden, nihai bir barış  inşa etmenin  mümkün olmayan bir senaryo olduğunu da ifade eden Cihan Aydın, iktidarın bu konuda karar vermesi gerektiğini söyledi. Cihan Aydın, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bahsettiğimiz ifade özgürlüğü, medya özgürlüğü meselesi, muhalefet odaklarına yönelik baskıcı politikalar, yargı operasyonları, siyasal operasyonlar, bunları üst üste alt alta dizdiğimizde böyle bir tablo çıkıyor ortaya. Bundan dönüş mümkün müdür? Elbette mümkün ama iktidarın önce buna karar vermesi lazım. Daha fazla demokratikleşme mi yoksa daha fazla otoriterleşme mi? Ancak daha fazla demokrasi ya da demokratikleşmeye yüzünüzü döndüğünüzde, hem Kürt meselesinde barış konusunda ilerlemiş olacağız hem de Türkiye’deki diğer halklar ve inançlar açısından bir demokratik ortam sağlamış olabiliriz. Diğer seçenek çok iyi bir seçenek değil.”

Haber: Sema Bingöl\MA

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Saldırıyı üstlenen Minbar Ansar al-Rasoul grubu Dürzileri tehdit ediyormuş

Sonraki Haber

Selin Top: Dêrsim’deki kamu yetkilileri soruşturulmalı

Sonraki Haber

Selin Top: Dêrsim’deki kamu yetkilileri soruşturulmalı

SON HABERLER

Her 100 işçiden 86’sı sendikasız

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

Selin Top: Dêrsim’deki kamu yetkilileri soruşturulmalı

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

İHD Eş Genel Başkanı: İzleme sürecinin parçası olmak istiyoruz

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

Saldırıyı üstlenen Minbar Ansar al-Rasoul grubu Dürzileri tehdit ediyormuş

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

İstanbul’da iş cinayeti: 71 yaşındaki işçi yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

DEM Partili belediyeler 78 kadın merkezini aktifleştirdi

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

‘Başkan Apo’nun koşulları, barış ve siyasallaşma koordinatörü biçiminde düzenlenmeli’

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır