• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
20 Haziran 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Halkın Dersim’i ile devletin ‘Tunç eli’-Pakrat Estukyan

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
28 Mayıs 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Tarih boyunca bağımsız kalmış, bağımsızlığını korumuş olan Dersim, 1938’de bu özelliğini trajik bir şekilde yitirmiş, devlet güçlerinin soykırım niteliğindeki ‘Tunç eli’ operasyonuna yenik düşmüştür.

Devlet, şehri fethetmekle yetinmemiş, Roma İmparatorluğu’ndan gelme bir anlayışla, şehir halkının gururunu da çiğnemeyi görev bilmiştir. Bölgenin öz savunmasını kırdıktan sonra, yine bu topraklarda egemenlerin kadim bir geleneği olarak halkını da sürgün etmiştir. Zaferini taçlandırmak için şehrin tarihî adını yok ederek, halkı sürekli aşağılamak üzere, sadece il merkezini değil, tüm vilayeti askeri operasyonun adıyla ‘Tunceli’ olarak adlandırmıştır.

31 Mart 2019 yerel seçimlerinden sonra M. Fatih Maçoğlu’nun başkanlığında şekillenen yeni belediye meclisinin ilk kararlarından biri, şehrin adının ‘Dersim’ olarak tescil edilmesi oldu.

“Kentimizin kültürü, tarihi ve inanç biçimini yaşatmak adına belediyemiz hizmet binasında bulunan tabelada yazılı ‘Tunceli’ ibaresinin değiştirilerek yerine ‘Dersim’ ibaresinin yazılması oy çokluğuyla kabul edildi.”

Hükümetin ortağı ve siyaset belirleyeni konumundaki Devlet Bahçeli, bu kararı “Komünist şarlatanlık” olarak nitelemiş ve oldukça ağır cümlelerle eleştirmişti.

“Türkiye’de resmi olarak Dersim ismiyle anılan bir vilayet yoktur, olamayacaktır. Komünist ve bölücü komploya göz yummak, alttan almak, sessiz kalmak feci akıbetlere davetiye çıkaracak, beka düzeyinde tehlikelere kapı aralayacaktır. Hiç kimse aldığı oy ve desteğe güvenmemelidir. Hiç kimse Türk milletinin hassasiyetleriyle oynamaya kalkışmamalıdır” diyen Bahçeli, konuşmasını veciz bir ifadeyle, “Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir” diyerek sonlandırdı.

Resmî tarih yazıcılarına göre 1938’de yaşanan, devletin egemenliğine başkaldıran, vergi ve asker vermeyi reddederek devlete isyan eden eşkıyanın yok edilmesidir. Dönemin basını bu algının yerleşmesi konusunda çok önemli bir işleve sahip olmuştur. Öncelikle, uzun bir hazırlık aşamasının ardından gerçekleştirilen ele geçirme operasyonunu ‘isyan bastırma’ olarak kazımıştır zihinlere. Hızını alamamış, isyanı bastırarak bölgeye medeniyet götürüldüğünü iddia edebilmiştir.

İşin aslı ise, tekçi bir ulus inşasına girişen yeni devletin, birden fazla aykırılıklar içeren bir yapıya tahammülsüzlüğü ile açıklanabilir. Ulus-devlet anlayışının temel harcı Türk ve Sünni İslam temelinde karılınca, Kızılbaş-Alevi inancı, Zaza dili ve kültürü yeterince ayrıksı bir görüntü oluşturuyordu. Üstelik bölgede halen ciddi oranda Ermeni varlığı da devlet aklı için bir kaygı unsuru oluşturuyordu. 1919’dan başlayarak, ‘Kurtuluş Savaşı’nın önemli dayanaklarından biri 1915’de sürülen Ermenilerin geri gelerek gasp edilen mallarını geri alacağı, hatta intikam alacağı söylemi üzerine kurgulanmıştı. Geniş köylü kitlelerinin Kurtuluş Savaşı’na katılımı bu tehdit ile sağlandı. O yüzden de bu savaş ülkeyi işgal eden Fransız, İtalyan, İngiliz, Rus ve Yunan askerlerinden çok, ülkenin vatandaşı olan Hıristiyan halklardan ‘kurtulmanın’ savaşıydı. Bu sosyopsikolojik iklim içinde Dersim her zaman koparılıp atılması gereken bir çıbanbaşı olarak görüldü.

Valinin kapısında ‘Tunceli’, belediye başkanının kapısında ‘Dersim’ yazması basit bir isim ihtilafı değildir. Bu ayrışmanın arkasında çok daha derin bir hikâye var. Bu hikâyeyi görmek, bilmek ve anlatmak zorundayız.

Korku filmlerinde sıkça işlenen bir temadır, haksızlığa uğrayanların ruhları yüz yıl sonra da olsa, o haksızlığı görmezden gelenlerle hesaplaşır. Türkiye’de haksızlığa uğrayarak kefensiz gömülenlerin, hatta gömülmeye dahi layık görünmeyenlerin ruhları daha uzunca bir süre aramızda gezecek ve hesap soracaklar. Üstelik zaman ilerledikçe o ruhların sayısı da fena halde artıyor.

Bu kâbustan kurtuluşun yolu eski günahlardan arınmaktan geçer, ama devlet geleneği arınmayı, yüzleşmeyi bir yana koymuş, yeni günahlar yaratmaya devam ediyor. Varlığını, bekasını zorbalıkla sağlamayı benimsemiş, aykırı bulduğu her şeyi ezmeye kararlı bir devlet aklı var karşımızda.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Metaların efendilerine karşı, sitüasyonistler

Yazar: Yeni Yaşam
20 Haziran 2026

Kapitalizmin en yıkıcı, en asalak ve en çürümüş halini yaşıyoruz. Kitleler ise umursamazlık, kaybolmuşluk ve gönüllü edilgenlik içinde. Umursamama ve...

Baskılar sürüyor emekçiler direniyor!

Yazar: Yeni Yaşam
20 Haziran 2026

Otoriterleşme, AKP/saray rejimi ile toplumun genel çıkarları arasındaki çelişkilerin derinleştiği tüm alanlarda kendisini gösteriyor. Bir yandan tamamen siyasallaşmış olan yargı...

Kongreye giderken DEM Parti…

Yazar: Yeni Yaşam
20 Haziran 2026

Türkiye derin bir krizden geçiyor. Halkların lehine çevrilmesi gereken bir süreç… Enflasyonun ezdiği emekçiler, işsiz gençler, şiddet mağduru kadınlar, hakları...

Sürecin mantığı ne olmalı?

Yazar: Yeni Yaşam
19 Haziran 2026

Kürt Özgürlük Hareketi 27 Şubat bildirgesiyle beraber yeni bir sürecin başlangıç işaretini verdi. Ardından halklar önderi Öcalan, sürece stratejik bir...

Adaletten darbe!

Yazar: Yeni Yaşam
19 Haziran 2026

AKP kendi için kullandığı taktiklerle yenilgiye doğru yol alıyor. Ülkede kime sorsanız AKP önemli karar aşamalarında kesin açıklama yapmadan önce...

Alevi hakikati ve demokratik barışın inşası

Yazar: Yeni Yaşam
19 Haziran 2026

Alevi inancında belki de en anlamlı gülbanklardan biri şu sözlerle dile getirilir: "Ey can! Varlığın, birliğin, dirliğin daim olsun. Yolun...

Sonraki Haber

Yeni demokratik görevleri unutmayalım-Ömer Ağın

SON HABERLER

İzmir Barosu eski Başkanı Özkan Yücel son yolcuğuna uğurlandı

Yazar: Yeni Yaşam
20 Haziran 2026

Tahliye olan ağır hasta tutsak Ferzende Elbi’ye Agirî’de karşılama

Yazar: Yeni Yaşam
20 Haziran 2026

İsrail basını: Netenyahu orduya Lübnan’a saldırıları durdurma talimatı verdi

Yazar: Yeni Yaşam
20 Haziran 2026

İstanbul’un birçok ilçesinde Özgürlük Mitingi’ne katılım çağrısı

Yazar: Yeni Yaşam
20 Haziran 2026

İran, Hürmüz Boğazı’nın kapatılacağını duyurdu

Yazar: Yeni Yaşam
20 Haziran 2026

Hîzan’da korucular koyunlara saldırdı, yüzden fazla koyun öldü

Yazar: Yeni Yaşam
20 Haziran 2026

Amasya’da iş cinayeti

Yazar: Yeni Yaşam
20 Haziran 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır