• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Mayıs 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Özel

AKP’nin ünlülerle derdi-Emre T. Keten

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
17 Mayıs 2019
Kategori: Özel, Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Gezi’den bu yana “sanatçılar” meselesi siyasal alan için önemini bir türlü kaybetmedi. Kültürel damarı ve dinamiği güçlü olan direnişe ünlü isimlerin katılması ve yaptıkları açıklamalarla Gezi’nin meşruiyetini güçlendirmeleri iktidara bir hayli dert olmuştu.

Gezi’nin ardından kültürel iktidarla mücadele söylemi altında kültürel alanın siyasal güç aracılığıyla dönüştürülmesi projesi bir nebze sonuç vermişti. Artık Saray davetleri ünlülerden geçilmiyor, muhalif isimler Sabah isimli resmi propaganda bültenine röportaj veriyor, iktidar da Fazıl Say gibi isimlerin konserine katılarak, tahakküm olarak uzlaşma seçeneğini güçlendiriyordu.

Ancak 31 Mart seçimleri bu havayı büyük oranda dağıttı (başka bir dönüm noktası hızlıca geri toplayabilir tabii). Muhalif kimliğini bugüne kadar gizlemeyen ve sürdürmeye devam eden ünlülerin yanında Yenikapı’nın ruh çağırıcıları ile her dönemin kazananları “Her şey çok güzel olacak” sloganında buluştu.

AKP’nin kültür müdürü İsmail Kılınçarslan, derin birikiminin yardımıyla, AK Troll’lerin ortalamasının bile altında bir yazıyla bu isimleri suçladı: “Bu muazzez halkın ‘istiklal mücadelesi’ verdiği 15 Temmuz gecesi saklandıkları güney otellerinde, girdikleri ATM kuyruklarında, perdelerini sıkı sıkıya kapattıkları evlerinde ‘muhalif olmayı’ akıl edemeyen bu pembe mabatlılar, her şeyi ile sağcı Ekrem İmamoğlu ‘sanatçılar konuşsun’ deyince birdenbire devasa bir kampanyanın en azılı muhalifleri kesiliyorlar” (YŞ, 11 Mayıs 2019).
Kendileri dışında hiç kimsenin gerçekten düşündüğünü ifade edebileceğini; çıkarsız, beklentisiz bir siyasal tavır koyamayacağını düşünen iktidar zihnine göre, bütün bu sanatçıları “Her şey çok güzel olacak” demeye zorlayan Ayşe Barın isimli bir menajerdi. Dış mihraklar tarafından kontrol edilen Barın, sanatçılara şantaj yaparak zorla İmamoğlu’nu destekletiyordu (Yeni Akit, 7 Mayıs 2019).

Erdoğan, herkes kendi işine baksın derken, Binali Yıldırım, sanatçıların kariyerleri için endişeleniyordu: “Bir aday etrafında ideolojik kümeleşmeye gitmek sanatçıların kariyerine çok büyük bir fayda sağlamaz”. Yıldırım’ın kibarca ettiği tehdidi, Nevşehir Belediye Başkanı doğrudan dile getiriyor, bu isimlerin Nevşehir’de yeri olmadığını söylüyor. Cumhurbaşkanlığı Arşiv Daire Başkanı ise devlet imkânlarıyla cezalandırılacakların listesini tutmakla meşgul oluyor.

Bu aktarılanlar birkaç şeyi birden gösteriyor. Birincisi, özellikle Gezi sonrası sağlamlaştırılan istibdat rejiminin saldığı korku duvarında gediklerin açılması. İstanbul ve Ankara başta olmak üzere birçok önemli kenti kaybeden AKP’nin, belki bundan daha da önemli olarak, siyasal söylem gücünün de ciddi bir zayıflama yaşadığını söyleyebiliriz. Seçimlerden YSK darbesine kadar geçen sürede, İmamoğlu’nun siyasal iletişim çerçevesinin belirleyici olduğunu, şu an Binali Yıldırım’ın komik bir taklitten ibaret olan kampanyası da kanıtlıyor. Özellikle Twitter için örgütlenen AK Troll kadrolarının, Yıldırım’dan karizmatik bir lider çıkarma çabası, Yıldırım’ın dezavantajlarını öne çıkartmaktan başka bir işe yaramıyor. Tarihinde ilk defa AKP, adayına, muhalefete bakarak şekil vermeye çalışıyor.

İkincisi, İmamoğlu figürü, iktidarın etkili araçlarının saldırısına rağmen, kendi meşruiyetini büyütmeyi başarıyor. Sanatçıların/ünlülerin bir siyasal odağı desteklemesinin doğrudan bir karşılığı olmasa da, Türkiye’nin mevcut şartlarında bu tip bir kampanyayı geniş bir kesimin sahiplenmesi, siyasal figürün meşruiyetinin genişleyen sınırları hakkında bir fikir veriyor. AKP tam da bu potansiyelden korkuyor.

Üçüncüsü, AKP’nin yıllardır diline doladığı kültürel iktidar meselesinin, kültürle ilgili bir hedefi barındırmadığını, sadece kültürü siyasal alan için kullanışlı bir araca dönüştürmeyi amaçladığını gösteriyor. Yenikapı’daki fotoğrafları manşetten verilen ünlüler, bir gün içinde sanatçı bozuntusu oluverirken; ürünleriyle, yaşam tarzıyla AKP’nin iddialarının yakınından bile geçmeyen isimler yerli ve milli kalmaya devam ediyor. Kültürü, böylesine gündelik siyasetin kıstasları içine hapseden bir zihniyetin, kültürel bir iddiasının olduğu, güçlü bir kültürel cephe açabileceği herhâlde düşünülemez.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

1 Mayıs’a doğru mücadelenin yaşamla, yaşamda kesişimi

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

1 Mayıs arifesinde Doruk Maden işçileri; –açız- diye başlattığı Eskişehir’den Ankara yürüyerek gelip biber gazına rağmen sürdürdükleri direnişi tamamladılar. Aylardır...

Suriye’de neler oluyor?

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Suriye hükümeti ile SDG arasındaki entegrasyon antlaşmaları bütün hızıyla devam ederken ileriye dönük bir gelişmeye de şahit olmuyoruz.  Nasreddin Hoca’nın...

Dünya savaşı gölgesinde 1 Mayıs

Yazar: Yeni Yaşam
30 Nisan 2026

1 Mayıs 2026’ya, dünya savaşı heyulasının artık yalnızca geçtiğimiz yüzyılın bakiyesi bir travma, insanlığı dehşet içinde uykusundan uyandıran tarihsel bir...

Emeğin sönmeyen meşalesi 1 Mayıs

Yazar: Yeni Yaşam
30 Nisan 2026

Tarihte büyük günler, büyük mücadeleler sonucu doğmuştur. Bu, 1 Mayıs için de böyledir. İşçi sınıfının uluslararası birlik, dayanışma ve savaşım...

İngilizler sahaya mı iniyor?

Yazar: Yeni Yaşam
29 Nisan 2026

Esasında çürüyen, dikiş tutmayan sistemin kendisidir. Kapitalist modernist sistemin zihniyet kodları ile varlık gösteren, ayakta durmaya çalışan ulus devletçi yapı...

Kürt ulusal birliği ve demokratik ulus

Yazar: Yeni Yaşam
29 Nisan 2026

Kürt Özgürlük Hareketi’nin “demokratik ulus” teorisi ile “Kürt ulusal birliği” pratiği arasında zıtların birliği dediğimiz diyalektik bir ilişki var. Farklı...

Sonraki Haber

Cenaze camiye alınmadı

SON HABERLER

Êlih’te bir evde çıkan yangında 2 kişi yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

1 Mayıs’a doğru mücadelenin yaşamla, yaşamda kesişimi

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Vali eskisinin tahtı devrildi

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

İktidar söyleminin zamansal erteleme stratejisi sır-sufle veriyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Rêber Apo son şanstır -2

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Suriye’de neler oluyor?

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Oluç’tan süreç açıklaması: Mayıs’ta adımlar atılacağına dair bizde kanaat oluştu

Yazar: Yeni Yaşam
30 Nisan 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır