• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
29 Nisan 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Forum

Algoritmalar bezdi: Dijital sansür

29 Nisan 2026 Çarşamba - 00:00
Kategori: Forum, Manşet

Ama ortada çok daha vahim bir soru var: Demokrasinin olmazsa olmazı olan basın ve ifade özgürlüğü bu kadar ‘kolay’ baskı altına alınabiliyorsa, ‘süreç’ bağlamında demokratik siyaset nasıl gelişip olgunlaşacak? Grok’a mı sorsak?

Bedri Adanır

Son yıllarda medya kurumlarının resmi dijital medya hesaplarıyla gazetecilerin bireysel hesaplarına yönelik “erişime engelleme” kararları dikkat çekiyor. Öyle ki bazı ajans ve gazetecilerin hesapları ayna hafta içinde birkaç kez engelleniyor.

Mezopotamya Ajansı’nın (MA) alan adındaki 44, Etkin Haber Ajansı’nın (ETHA) alan adındaki 53, Yeni Yaşam gazetesinin alan adındaki 9; yine dijital medya hesaplarındaki sayılar veya farklı yazım kombinasyonları, işte bu dijital sansürün vardığı vahim seviyeyi gösteriyor.

X’te Yeni Yaşam’ı arattığınızda karşınıza 6’sı engellenmiş 7 farklı hesap çıkıyor. Mezopotamya Ajansı’nı arattığınızda durum daha vahim bir hal alıyor, öyle ki saymak mümkün olmuyor. Benzer durum Jin Haber Ajansı, Etkin Haber Ajansı ve onlarca bireysel gazeteci hesabı için de geçerli.

Gariban Grok çaresiz

Gazeteci meslek örgütlerinin raporlarında daha derli toplu bilgilere ulaşmayı, bu bilgilerle dijital sansürün son bir yıldaki değişimini incelemeyi, hatta bunu grafiklerle göstermeyi umuyordum. Ancak “erişime engelleme” kararları öyle çoğaldı ki, raporlarda “defalarca kez”, “birçok kez” vurgularıyla yetinilmiş.

Bir umut yapay zekâya başvurayım, diyorum. 2024 yılına ait bir raporu Grok’a yüklüyorum, işini kolaylaştırmak için zaman dilimini daraltıp istediğim bilgileri de birkaç medya kurumunun hesaplarıyla sınırlıyorum, ama yine istediğimi alamıyorum, Grok çaresiz kalıyor:

“Raporda “defalarca” ifadesi kullanıldığı için bu kurumların web siteleri ve sosyal medya hesaplarının 2024 boyunca birden fazla kez engellendiği anlaşılıyor, ancak kesin “kaç kez” sayısı verilmiyor.”

Pes etmeye niyetim yok: Bu kez engelleme kararlarını kayıt altına alan bir siteyi adres gösteriyorum, hatta “Falanca X hesabının paylaşımlarına da göz atabilirsin,” diyorum ama yok, Grok’un aklı durmuş, dijital sansür algoritmalarıyla oynamış, adeta bezdirmiş onu:

“Git başımdan! Bir değil, iki değil, üç değil! Hangi birini bulup getireyim sana!”

Umudu kesiyorum Grok’tan; anahtar sözcüğe –defalarca– başvurarak derdimi anlatmak dışında çare yok.

Taze kararlar geldi

Bu satırları yazdığım sıralarda MA’nın Instagram hesabının “bir kez daha” erişime engellendiğini okuyorum.

“Bu kadar kolay mı ya?” diye ‘naif’ bir tepki veriyorum önce, sonra hemen toparlıyorum, sesimin tonunu düşürerek kendime çıkışıyorum:

“Ne bekliyorsun ki? Nerdeyse ‘görülen lüzum üzerine’ deyip, her istediğini yasaklayabilecek idari yetkilerle donatılmış kurumlar var, AİHM-AYM kararlarını takmayan mahkemeler var! Ne bekliyorsun?”

Sansür karnesine ‘kırık’

Dijital medya platformlarının “tamamen duygusal” nedenlerle devletlerin baskılarına boyun eğerek sansüre alet olmasına karşı yapılabilecek çok fazla bir şey yok ne yazık ki, engellenen hesapların yerine yenilerini açmak dışında. Nadiren itirazlardan sonuç alınmıyor da değil, tabi bu kuşun gelip taşa çarpması gibi bir ihtimal bu. Yine de ihmal etmemek; hukuki olarak itirazları mutlaka yapmak, reddedilmesi durumunda da diğer hak arama yollarına mutlaka başvurmak gerekiyor ki bunlar devletin, meslek örgütlerinin resmi kayıtlarına geçsin, sansür karnesine işlensin.

İsim değiştirmeye alışıklar

Bunları düşünürken 90’lı yıllara gidiyorum, Amed’in (Diyarbakır) Olağanüstü Hal ile yönetildiği yıllara. O zamanlar bugünlerde Yeni Yaşam’la devam eden geleneğin gazeteleri sürekli yasaklanıyordu. Yazarları, muhabirleri, dağıtımcıları katlediliyor, büroları bombalanıyordu. Ama çok geçmeden yeni bir isimle yola devam ediyorlardı. Şöyle bir zihnimi yokluyorum, dünden bugüne değişen gazete isimlerini hatırlamaya çalışıyorum: Özgür Gündem, Özgür Ülke, Yeni Politika, Demokrasi, Ülkede Özgür Gündem, Özgür Bakış, 2000’de Yeni Gündem, Gündem, Güncel, Yaşamda Gündem, Gerçek Demokrasi, Gelecek, Günlük ve Alternatif… Aklıma ilk anda gelenler bunlar, ama eksiği var, fazlası yok, emin olabilirsiniz. Ki bunlar sadece günlük Türkçe yayın yapan gazeteler… Kürtçe ve Türkçe yayın yapan süreli birçok yayın da benzer şeyler yaşadı.

Dijital sansürün yeni adı

Şimdilerde de o baskıların yerini “erişime engelleme” kararları almış. Tabi gözaltı ve tutuklamaktan, yargı kıskacında bezdirmekten de vazgeçmiş değiller, hâlâ hapishanelerde onlarca gazeteci de var. Ama işte son zamanlarda, özellikle kritik günlerde furya halinde başvurulan yöntem, kurumsal ve bireysel medya hesaplarının erişime engellenmesi… Üstelik bunu istedikleri zaman, çok kolay bir şekilde ve“hukuken” yapabiliyorlar; mevzuat buna göre titizlikle hazırlanmış.

Bakalım hemen mevzuata:

5156 Sayılı Kanun

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun

Madde 8/A (Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi)

(1) Yaşam hakkı ile kişilerin can ve mal güvenliğinin korunması, millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi veya genel sağlığın korunması sebeplerinden bir veya birkaçına bağlı olarak; Hakim tarafından veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, Cumhurbaşkanlığı veya millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi veya genel sağlığın korunması ile ilgili bakanlıkların talebi üzerine BTK Başkanı (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı) tarafından, internet ortamında yer alan yayınla ilgili olarak içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı verilebilir. Karar, Başkan tarafından derhâl erişim sağlayıcılara ve ilgili içerik ile yer sağlayıcılara bildirilir. İçeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereği, derhâl ve en geç kararın bildirilmesi anından itibaren dört saat içinde yerine getirilir.

(2) Cumhurbaşkanlığı veya ilgili bakanlıkların talebi üzerine BTK Başkanı tarafından verilen içerik çıkarma ve/veya erişim engelleme kararı, Başkan tarafından en geç 24 saat içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliği’nin onayına sunulur. Hakim, kararını en geç 48 saat içinde verir. Onaylanmayan karar kendiliğinden kalkar.

Aynen bu kadar kolay

Maddeyi okuyunca keyfi uygulamalara ne denli açık olduğu hemen anladınız mı değil mi? Sayılan muğlak nedenlerle (millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi) tek hakimli Sulh Ceza Hakimlikleri istedikleri kadar karar alabiliyor, üstelik aynı kararı, “gecikmesinde sakınca bulunan hallerde” siyasi iktidara bağlı Bakanlıkların talebiyle BTK de, 24 saat içinde onayına sunulmak üzere verebiliyor.

Sanırım bu bilgiyi de haznemize çektikten sonra, yukarıda gaflet içinde sorduğum “Bu kadar kolay mı ya?” sorusunun cevabına da ulaşıyoruz: Aynen bu kadar kolay!

Daha vahim bir soru

Ama ortada çok daha vahim bir soru var: Demokrasinin olmazsa olmazı olan basın ve ifade özgürlüğü bu kadar ‘kolay’ baskı altına alınabiliyorsa, ‘süreç’ bağlamında demokratik siyaset nasıl gelişip olgunlaşacak?

Grok’a mı sorsak?

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Üçüncü Dünya Savaşı’nda Kürt devrimi gerçekleşiyor

Sonraki Haber

Newroz ruhu ile 1 Mayıs’a

Sonraki Haber

Newroz ruhu ile 1 Mayıs’a

SON HABERLER

İngilizler sahaya mı iniyor?

Yazar: Yeni Yaşam
29 Nisan 2026

Tekrarın kırdığı yerde yeni bir şey başlar

Yazar: Yeni Yaşam
29 Nisan 2026

Klasik Kürt edebiyatında ilk fabl: Iqdê Durfam

Yazar: Yeni Yaşam
29 Nisan 2026

Kürt ulusal birliği ve demokratik ulus

Yazar: Yeni Yaşam
29 Nisan 2026

Newroz ruhu ile 1 Mayıs’a

Yazar: Yeni Yaşam
29 Nisan 2026

Algoritmalar bezdi: Dijital sansür

Yazar: Yeni Yaşam
29 Nisan 2026

Üçüncü Dünya Savaşı’nda Kürt devrimi gerçekleşiyor

Yazar: Yeni Yaşam
29 Nisan 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır