Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, Ortadoğu sinemasının en cesur yönetmenlerinden Jocelyne Saab’ı özel bir seçkiyle izleyiciyle buluşturacak
Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından 26 Eylül-4 Ekim tarihlerinde düzenlenecek 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, Dünya sineması programı kapsamında 2019’da hayatını kaybeden Ortadoğu sinemasının en cesur yönetmenlerinden Jocelyne Saab’ı özel bir seçkiyle izleyiciyle buluşturacak.
Gazetecilikten belgeselciliğe ve kurmaca sinemaya uzanan kariyerinde kamerasını felaketlerin, işgallerin ve sürgünlerin ortasındaki insana doğrultan Lübnanlı yönetmen Jocelyne Saab’ın dört filmi restore edilmiş dijital kopyalarıyla seyirciyle buluşacak. Lübnan sinemasının öncü figürlerinden Saab’ın iç savaş sürerken çektiği bu filmler, sadece kendi dönemini belgelemekle kalmıyor; bugün Ortadoğu’da devam eden yıkımı ve şiddetin temsilini anlamak için de güncelliğini koruyor.
Beyrut üçlemesi
“Direniş ve Yıkım Arasında” başlıklı seçki, yönetmenin Lübnan İç Savaşı’nın ve İsrail işgalinin farklı evrelerine tanıklık ettiği efsanevi Beyrut Üçlemesi ile Cannes seçkisinde yer alan ilk kurmaca uzun metrajını bir araya getiriyor.
Üçlemenin ilk ayağı olan “Beyrut, Bir Daha Asla” (Beirut, Never Again, 1976), Lübnan İç Savaşı’nın hemen ardından harabeye dönen doğduğu şehri turluyor. Şair ve ressam Etel Adnan’ın kaleme aldığı metinle ilerleyen film; çocukların askerleştiği, yağmanın ve yıkımın sıradanlaştığı bir hayalet kentte, geçmişin kaygısız günlerinin yerini alan acı bir şiirsel tanıklık sunuyor.
Üç yıllık savaşın ardından çekilen “Beyrut’tan Mektup” (Letter from Beirut, 1978) ise İsrail’in Güney Lübnan’ı işgali sonrasında kentsel yıkımı ve mültecileşen halkın gündelik direnişini bir otobüs yolculuğu üzerinden anlatıyor. Etel Adnan’ın melankolik dış sesiyle rehberlik ettiği bu mektup-film; sıcak çatışmalardan halkın kolektif yaralarına uzanırken, barışa duyulan kararlı bir özlemi dile getiriyor.
1982 İsrail kuşatmasında Saab’ın kendi aile evinin bombalanmasının ardından çektiği “Beyrut, Benim Şehrim” (Beirut, My City, 1982), üçlemenin son ayağını oluşturuyor. Saab’ın en kişisel ve en önemli çalışması olarak tanımladığı film; tiyatro yazarı Roger Assaf’ın kaleme aldığı lirik dış ses eşliğinde yıkıntılar ve mülteci kampları arasından filizlenen, felaketin ortasındaki hayatta kalma mücadelesini belgeliyor.
Saab’ın 1985 Cannes’da yarışan ilk uzun metraj kurmacası “Bıçak Sırtı” (Une vie suspendue, 1985) ise, iç savaşla bölünmüş Beyrut’ta Yeşil Hat üzerinde yolları kesişen yetim ve asi bir genç kız ile dünyadan elini ayağını çekmiş bir ressamın hikâyesini anlatıyor. Antonioni ve Polanski filmleriyle tanıdığımız Gérard Brach’ın imzasını taşıyan senaryosuyla da öne çıkan film; kayıp gençliklere ve insanın yıkım ortasında bile aradığı şefkat ihtiyacına dair şiirsel, tutkulu ve zamansız bir başyapıt.
KÜLTÜR SERVİSİ









