KU Leuven ve UZ Leuven iş birliğiyle geliştirilen yeni DNA analiz tekniği, çok az hücre bulunan vakalarda bile failin tespit edilmesini mümkün kılıyor; yöntem, klasik testlerin yetersiz kaldığı durumlarda umut vadediyor
Belçika’da bilim insanları, cinsel saldırı vakalarında fail tespitini kökten değiştirebilecek yeni bir DNA analiz yöntemi geliştirdi.
UZ Leuven ve KU Leuven iş birliğiyle geliştirilen teknik, daha önce çözülemeyen dosyalarda bile sonuç alınmasını mümkün kılmayı hedefliyor.
Mevcut yöntemlerde, mağdurdan alınan örneklerde saldırgana ait hücreler çok az olduğunda DNA profili çıkarılamıyor. Özellikle olaydan günler sonra şikâyette bulunan vakalarda bu durum sıkça yaşanıyor.
Yeni yöntemde ise “floresanla hücre ayırma” (FACS) teknolojisi kullanılıyor. Bu teknik sayesinde saldırgana ait hücreler özel bir sıvıyla işaretleniyor ve ardından yüksek hassasiyetli bir cihazla tek tek ayrıştırılıyor. Böylece failin DNA’sı, mağdurunkinden tamamen ayrılabiliyor.
Araştırmacılara göre yöntem, 7 bin 500 mağdur hücresine karşılık yalnızca tek bir saldırgan hücresinin bulunduğu durumlarda bile çalışabiliyor. Bu da şimdiye kadar mümkün olmayan düzeyde bir hassasiyet anlamına geliyor.
Yeni testin bir diğer önemli avantajı ise zaman aralığını genişletmesi. Klasik yöntemler genellikle 48 saatten sonra kullanılabilir DNA bulmakta zorlanırken, bu teknik temasın üzerinden en az beş gün geçmiş olsa bile DNA profili çıkarılmasına olanak tanıyor.
Geliştirilen yöntemin Belçika’daki mağdur destek merkezlerinde kullanılmaya başlandığı, ayrıca uluslararası ölçekte de yaygınlaştırılmasının planlandığı belirtildi.
Kaynak: ANF








