• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
19 Eylül 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Aziz Tunç

Bölgenin dizayn edilmesi ve süreç 

19 Eylül 2026 Cumartesi - 23:00
Kategori: Aziz Tunç, Yazarlar

İki yıldır barış ve demokratik toplum süreci, doğal olarak, her boyutuyla gündemdedir. Çünkü Türkiye’de ve bölgede yaşanan her gelişme sürecin ya parçasıdır ya da süreci yakından ilgilendirmekte ve etkilemektedir.

Zaten Türk devleti de sürecin gerekliliğini anlatırken sık sık bölgesel gelişmelere vurgu yapmasının nedeni budur. Bunun için devlet yetkilileri, İsrail’in Kürtlerle işbirliği yaparak Türkiye’yi bölmek istediğini açıkça iddia etmektedirler.

Bu iddianın bir yalan olduğu belirtilmelidir. Birincisi, Türk devletinin bölünmesi, “bölelim” denildiğinde yapılabilecek bir iş değildir. İkincisi, her iki devlet NATO üyesidir, böyle bir gelişmeye ve bu amaçla İsrail ile Türk devleti arasında bir çatışmaya, NATO izin vermez. Üçüncüsü, Kürtlerin böyle bir niyetinin olmadığı defalarca ifade edilmiştir.

Fakat bölgenin yeniden yapılandırılma planı, Türk devletinin barış ve demokratik toplum sürecini kabul etmesinde etkili olmuştur. Bu doğrudur.  Ancak bunun nedeni, devletin iddia ettiği gibi, İsrail’in Türkiye’yi parçalayacağı yalanı değildir.  Bunun nedeni, bölgenin yeniden dizayn edilmesi planının, devletin dönemsel politikalarına hizmet edebilir olmasındandır. Bunun üzerine devlet harekete geçmiş ve söz konusu planı kendi hesapları için değerlendirmeye çalışmaktadır.

Türk devletinin, ırkçı- İslamcı Osmanlıcı bir devlet olarak yeniden yapılandırmaya çalıştığı ve bu doğrultuda önemli bir mesafe aldığı biliniyor. Aynı şekilde devletin bölge üzerinde hegamonik bir güç kurmak istediği ve uzun süreden beri bütün politikalarını bu hedefe endekslediği de sır değildir.

Bu durumda Türk devleti, bölge için geliştirilen yeniden yapılandırma planını, hem ırkçı- İslamcı Osmanlıcı devleti tahkim etmek için değerlendirmek istemekte hem de bölgede kurmak istediği hükümranlığın koşullarını oluşturmak için değerlendirmektedir.

Suriye’de HTŞ ittifakı, Irak’ta, Balkanlar’da, Ermenistan-Azerbaycan ilişkilerinde izlenen politikalar, ülke içinde bütün muhalif çevrelere karşı sürdürülen baskılar, sözü edilen stratejik ve kapsamlı amaca göre şekillendirilmekte ve uygulanmaktadır. Bütün bu politikalar, bazılarının sandığının aksine, sadece Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olması için geliştirilmemektedir.

Lakin devletin istediği hedefe varmasının önünde çeşitli bölgesel ve uluslararası engeller bulunmaktadır.  Elbette devlet, sözü edilen engelleri biliyor ve onlarla nasıl bir ilişki geliştireceği ayrı bir konudur.

Ancak devletin bu hesabını riske eden başka bir sosyo- politik güç bulunmaktadır. Bu güç, devleti gerçekleştirmek istediği projeye doğrudan engel değildir. Ama ifade edilen sosyo- politik gücün örgütlü olarak varlığını koruması ve demokratik hakları uğruna mücadele etmesi, Türk devletinin, gerici devlet yapısını sürdürmesini ve bölgede hegemonik güç olmasını zorlaştıracaktır.

İşte o sosyo-politik güç Kürtlerdir. Devlet, özgür iradeli ve demokratik bir toplum için mücadele eden Kürtlerle despotik, ırkçı ve gerici devlet yapısını sürdürme ve bölgenin hegemonik gücü olma hedefine varamayacağını düşünüyor.

Çünkü Kürtler dört parçada, yani Ortadoğu’nun tamamında demokratik özellikleriyle, örgütlülükleriyle, mevcut güçleri ve mücadele dinamikleriyle ve on milyonlarca nüfusuyla Türk devletinin planlarını planlarının uygulanmasını zorlaştırmaktadır. Dolayısıyla devletin, bölgenin yeniden yapılandırma sürecinde, istediklerini yapabilmesi Kürtlerle iyi geçinmesini zorunlu kılmaktadır.

Bu durumda Türk devletinin Kürtleri, özgür iradeli bir özne olarak kabul etmesi ve eşit koşullarda görüşmesi, Kürtlerin varlığını ve haklarını kabul etmesi gerekir.

Ama devlet böyle yapmıyor, yapmamakta ısrar ediyor. İki seneden beri Kürt tarafı adına Sayın Öcalan’ın bütün çabalarına rağmen, devlet süreci, ya yavaştan alıyor veya spekülatif bilgiler yayıyor ya da kabul edilemez iddialar geliştiriyor.

Çünkü Türk devleti, soruna demokratik barışçıl çözüm odaklı yaklaşmamaktadır. Tam tersine hem değiştirdiği halkların düşmanı devlet yapısını kalıcı kılmaya çalışmakta hem bölgenin egemen gücü olmak istemektedir.

O nedenle devlet, barış ve demokratik toplum sürecini sürdürmek, ama sürecin sonunda Kürtlerin iradesini kırmak, bütün muhalif odakları ses çıkartamaz hale getirmek istiyor.  Devletin Kürt sorunu yokmuş gibi davranmasının ve bunu dayatmasının, ayrıca Kürtlerin bulunduğu her bölgeye müdahil olmasının nedeni budur.

Buna rağmen Türk devleti de diğer gerici güçler de kadir-i mutlak değillerdir. Bunun için Kürtler, her şeye rağmen örgütlülüklerini koruyarak sürece ilerleteceklerdir. Ayrıca demokrasi mücadelesinin temel özneleri olmanın sorumluluğuyla hareket edecekler ve mutlaka halk olmaktan kaynaklanan kazanımlar elde edeceklerdir.

Sonuçta hangi amaçla olursa olsun Türk devletinin kabul ettiği bu süreç, Kürtler ve bütün demokrasi güçleri tarafından demokratikleşme mücadelesini büyütmenin aracına dönüştürebilir ve öyle yapılması gerekiyor. Bunun da en güvenli yolu, kitlelerin etkili bir biçimde sürece sahip çıkması, dahil olması ve bu amaçla mücadele etmesidir.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Olmayan bir babanın oğlu olmak!

Sonraki Haber

Yürü ya kulum; Eti Bakır!

Sonraki Haber

Bugün 20 Eylül

SON HABERLER

Batman Petrolspor Bursaspor’a 2-1 yenildi

Yazar: Yeni Yaşam
19 Eylül 2026

Zembîlfiroş Wan’da sahnelendi

Yazar: Yeni Yaşam
19 Eylül 2026

Bugün 20 Eylül

Yazar: Yeni Yaşam
19 Eylül 2026

Yürü ya kulum; Eti Bakır!

Yazar: Yeni Yaşam
19 Eylül 2026

Bölgenin dizayn edilmesi ve süreç 

Yazar: Yeni Yaşam
19 Eylül 2026

Hüseyin Aykol

Olmayan bir babanın oğlu olmak!

Yazar: Yeni Yaşam
19 Eylül 2026

Çınar Yolcu

Zamanın durduğu yer 

Yazar: Yeni Yaşam
19 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır