• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
3 Ekim 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Çayönü antik kenti-Güner Yanlıç

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
27 Mayıs 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Biz ekolojistler önümüzdeki süreçte iki önemli sorunla karşı karşıya kalacağız. Bu başlıklardan biri orman yangınları, diğeri turizmdir. Daha önce orman yangınları ve nedenlerine değindim. Çok detaylı olarak gerekçeleri de açıkladım. Bu yazımda daha çok bizi bekleyen endüstriyel turizm saldırılarından bahsedeceğim.

Daha önce de süreçlerden kaynaklı olarak bölgeye yapılması planlanan tarih, kültür, doğa ve hatta sömürgeciliği legalleştirsin diye ekolojik turlar adı altında fizibilite ve tespit turları yapıldı. Özellikle bölge sermayesi endüstriyel turizmdeki büyümeyi tatlı dil ve cümlelerle çoğu yerde akademisyenlerin ağzından çoğunca bizlere duyurdu. Samimiyetsiz; doğa insan, kültür ve tarih korumacılığından uzak, büyüme ve sömürü odaklı yaklaşımlar olduğunu bizler de dillendirdik.

Bölgenin kalkınmasının motorize gücünün turizm olduğu söylemi ile bu kapsamda Dersim, Van ve birkaç noktada doğa ve kültür festivalleri adı altında çalışmalar yapılmaya başlandı. Tarih üzerinden saldırılar özellikle Diyarbakır ve Mardin hedef alanındı. Ve tur isimleri farklı olsa da sermayenin büyümesi adına söylemlerde yumuşamalar olarak ve ekonomik bahanelerle sömürülmeye çalışılacaktır. Konu, yaklaşım tarih ve kültüre sahip çıkmak ise; Ilısu Barajı ile Hasankeyf, Silvan Barajı ile Gelîyê Godernê, Atatürk Barajı ile Newala Çorî, Batman Barajı ile Çemî hola sular altında bırakılarak toplumların tarihini ve kültürünü yok etmemeleri gerekirdi.

Sistem iki yönlü yaklaşım gösteriyor; kendinin kabul ettiği ve egemenler tarihi dediğimiz Sümerlerle başlayan tarihe ve kapitalist sisteme uygun tarihi ve kültürel varlıklarını koruyor. Bunu da genellikle kendilerinin kurduğu ve finanse ettiği kurumlar yoluyla yapıyor. Bu çerçeve dışında kalan alanları ise ya kazıları başlamadan bitiriyor ya da kazıyı gerçekleştirip gizleyerek gündem dışı bırakıyor. Koruma altına alma ve koruma görevini aksatarak gündemden düşürüyor.

Çayönü antik kenti bu konuda önemli bir örnektir. Diyarbakır Ergani ilçesi Dicle Nehri kollarından olan boğaz çayı kenarında yer alan bu alanda kazılar 1963’te başlıyor, sonra durduruluyor. 1986’da tekrar başlayıp 1990’ların başında güvenlik bahane edilerek üstü kapatılıyor. Çok az bir kısmı gün yüzüne çıkartılıyor ya da bizlere öyle söylenerek bulunan bulgular gizleniyor. Çayönü basına yansıyan bilgilere göre 9 bin 500 yıl önceye uzanan bir tarihe tanıklık ediyor. Bu tarih bile sistem yürütücüsü egemenlerin tüm hesaplarını altüst etmeye yetiyor, daha eskilere giden köklü bir yerleşim yeri olduğu saklanamayacak bir gerçek olarak önümüzde duruyor.

Gündemden düşürülme çalışmaları devam ediyor olsa da tarihsel olarak bilinen; buğdayın ilk ekilip biçildiği, hayvanların evcilleştirildiği dönem olarak kayıtlara geçmiştir. 9 bin 500 yıl önceki yerleşim yerinde bölgede bulunmayan bir çakmaktaşı türü ile obsidyona çokça rastlanmış olması daha köklü ve derinliği olan bir yerleşke olma olasılığının kanıtıdır. Güncele gelirsek 9 bin 500 yıl gibi akla hayale uzak bir zaman dilimine tanıklık eden bu yapı 1. Derece Sit Alanı ilan edilmiş olsa da sorumlu kurum ve kuruluşların yaklaşımı tamamen yüzeysel, yapmacık ve Çayönü antik kentini anlamaktan uzak bir yaklaşımdır.

Bu ve saydığım diğer yerler kendi paradigmasını tümden yok edebilecek verilere sahip olduğu için buralara dair sahiplenmeleri de az hatta hiç yok denilebilecek bir seviyededir. Bu demek değildir ki endüstriyel turizmin sömürüsüne açılsın, sahiplenilsin ve bir daha egemenler tarihinin son bulduğu bir tarihsel-kültürel kanıt olarak halka açılsın, sermaye ve onun yandaşı kurumlar uzak olsun. Yerel yönetimler hızlı bir şekilde sermayenin bu alanda yapacağı saldırılardan önce ne için kim için temelli turizme dair panel, çalıştay ve forumlar yaparak sermayenin sömürü ve saldırılarına alet olmadan bir turizm politikası üretmelidir.

Yerel yönetimler, hızlı bir şekilde sermayenin bu alanda yapacağı saldırılardan önce ne için kim için temelli turizme dair panel, çalıştay ve forumlar yaparak sermayenin sömürü ve saldırılarına alet olmadan bir turizm politikası üretmeli

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Fon vurgunu kimi vurdu?

Yazar: Yeni Yaşam
3 Ekim 2026

Türkiye’de gündem öyle hızlı değişiyor ki birgün “aldığı aylıkla geçinemediği için Anayasa Mahkemesi önündeki eylemde intihar eden emekli” haberi gündem...

Asrın soygunu ve toplumun sefaleti

Yazar: Yeni Yaşam
3 Ekim 2026

1 Ekim 2026 tarihi itibarıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı’na kapılarını açarken, ülkenin üzerine çöken...

Almanya’da nihayet eylem zamanı mı?

Yazar: Yeni Yaşam
2 Ekim 2026

Sol Parti’nin Berlin zaferi, ardından geçen hafta 50 bin öğrencinin zorunlu askerliğe karşı okul grevleri düzenlemesi ve gene geçen cumartesi...

Turpun büyüğü buradaymış

Yazar: Yeni Yaşam
2 Ekim 2026

60 yaşındaki emekli polis memuru Ali Şekeroğlu, Ankara'da Anayasa Mahkemesi önünde beylik tabancasıyla kendisini vurarak intihar etti. Bu acı olay,...

Fonun ötesi ve magazinleştirme

Yazar: Yeni Yaşam
2 Ekim 2026

Türkiye, bir haftadır yaklaşık 455 bin kişinin doğrudan etkilendiği, 20 milyar dolarlık bir tutarın söz konusu olduğu fon vurgunuyla yatıp...

Rıza’dan demokratik topluma: Alevilerin öze dönüşü

Yazar: Yeni Yaşam
1 Ekim 2026

Kapitalist modernist anlayış, an itibarıyla evrensel boyutta derin bir kriz yaşamaktadır. Yaşanan kriz, başlı başına sistemsel bir kriz olup aynı...

Sonraki Haber

Yeşilırmak ve Alara’ya HES yapılıyor

SON HABERLER

Özgür Halk Dergisi’nin Ekim sayısı okurlarıyla buluştu

Yazar: Yeni Yaşam
3 Ekim 2026

Bir serüvencinin öyküsü: Yoldaşları Nagihan Akarsel’i anlattı

Yazar: Yeni Yaşam
3 Ekim 2026

Kayıp yakınları 3 kentte Narin, Akyıldız ve Baskın için adalet istedi

Yazar: Yeni Yaşam
3 Ekim 2026

Rojava’da 185 bin 214 öğrenci Kürtçe eğitim için başvuru yaptı

Yazar: Yeni Yaşam
3 Ekim 2026

35 yıl önce kaybettirilen Gündem’in akıbeti soruldu: Kemiklerine kavuşmadan ölmek istemiyorum

Yazar: Yeni Yaşam
3 Ekim 2026

‘Devrimin Neşesi’  yayımlandı

Yazar: Yeni Yaşam
3 Ekim 2026

Yönetmen İsmail Güneş: Barış iki kadim halkın merhameti yeniden keşfetmesiyle mümkün olacak

Yazar: Yeni Yaşam
3 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır