Çerçeve yasanın uygulanmasında ilk kritik eşiğini MGK kararı oluşturacak. Kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasının ardından başlayacak 6 aylık bireysel başvuru sürecinde, dosyaların değerlendirilmesinde hâkim ve savcıların görevlendirilmesi planlanıyor
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın başlattığı Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında çıkarılan yine Abdullah Öcalan’ın “kök yasa” olarak tanımladığı çerçeve yasanın Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından tartışmalar, düzenlemenin uygulama aşamasının nasıl işleyeceği üzerinde yoğunlaşmış durumda. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığındaki Takip ve Değerlendirme Kurulu, 24 Ağustos’ta ilk toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda, yasanın uygulama sürecinin farklı başlıklarını takip etmek ve kurumlar arası koordinasyonu sağlamak amacıyla dört alt komisyon oluşturuldu. Bunlardan Adli ve Hukuki İşler Koordinasyon Alt Komisyonu’nun ise bireysel başvuruların başlayacağı dönemde adli süreçlerin koordinasyonu ve uygulamada ortaya çıkabilecek farklılıkların giderilmesine yönelik çalışma yürütmesi bekleniyor.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum’un ise son günlerde kaleme aldığı yazılar da iktidarın uygulama aşamasına ilişkin üzerinde durduğu yol haritasının ayrıntılarını ortaya koyuyor. Yansıyan bilgilere göre uygulama, yasanın yürürlüğe girmesiyle bütün hükümlerinin aynı anda devreye girdiği bir model üzerinden ilerlemeyecek. PKK’nin fesih ve silahsızlanmasının sahada tamamlandığının tespit edilmesi, bunun devlet kurumlarınca teyit edilmesi, MGK kararı, bireysel başvurular ve ardından yargı mercilerinin kişi bazlı incelemeleriyle ilerleyen aşamalı bir süreç öngörülüyor. Bakıldığında, çerçeve yasanın uygulanması için önümüzde “tespit-teyit-ilan” zinciri duruyor. DEM Partili yetkililer, bu sürecin 2 ay içerisinde gerçekleşmesini umduklarını belirtmişti.
İlk eşik tespitin yapılması
İktidar kaynaklarının çizdiği yol haritasına göre ilk aşamayı PKK ve bağlantılı fiili varlığının sona erdiğinin tespit edilmesi oluşturacak. İlgili güvenlik kurumlarının yapacağı tespitin ardından süreç MGK gündemine gelecek. Fesih ve silahsızlanmanın gerçekleştiğinin MGK tarafından teyit edilmesi ve buna ilişkin kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla birlikte yasanın kişiler hakkındaki esas uygulama süreci başlayacak. Bu nedenle yasanın yürürlüğe girmesi tek başına soruşturma, kovuşturma ve hükümlü dosyalar açısından öngörülen sonuçların doğması anlamına gelmiyor. Uygulama bakımından belirleyici eşik, silahsızlanma ve feshin tamamlandığına ilişkin tespitin yapılması olacak.
6 aylık başvuru süreci
MGK kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla birlikte yasadan yararlanabilecek kişiler açısından 6 aylık başvuru süresi başlayacak. Mevcut düzenlemeye göre 6 aylık başvuru süresinin uzatılmasına ilişkin ayrıca bir hüküm bulunmuyor. Genel af niteliğinde toplu ve doğrudan sonuç doğuran bir uygulama yerine devlet, çerçeve yasa kapsamında kişilerin hukuki durumlarını bireysel başvuru ve dosya esaslı inceleme üzerinden değerlendirecek. Buna göre yasa kapsamına girdiğini belirterek başvuruda bulunan kişiler açısından soruşturma, kovuşturma veya kesinleşmiş mahkûmiyet dosyaları, bulundukları hukuki aşamaya göre Cumhuriyet savcılığı, mahkeme veya infaz hâkimliği tarafından ayrı ayrı ele alınacak.
Adli ve Hukuki İşler Koordinasyon Alt Komisyonu devrede olacak
Uygulamanın farklı yargı mercileri arasında birbirinden ayrışmaması ve çerçeve yasada belirlenen kapsam ile kriterlerin dosyalara ortak bir hukuki çerçevede uygulanması amacıyla oluşturulan komisyonların da bu aşamada devreye girmesi bekleniyor. Özellikle edinilen bilgilere göre Adli ve Hukuki İşler Koordinasyon Alt Komisyonu’nun, yargısal karar verme yetkisine müdahale etmeksizin, uygulamada ortaya çıkabilecek farklılıkları takip etmesi, hukuki ve teknik koordinasyonu sağlaması ve çerçeve yasanın uygulanmasında “uygulama birliğinin” korunmasına yönelik çalışma yürütmesi öngörülüyor.
Hâkim ve savcılar görevlendirilecek
Başvuruların Cumhuriyet savcılığı, mahkeme ve infaz hâkimliği aşamalarındaki seyrinin takip edilmesine yönelik devlet kurumlarında ayrıca hazırlık yürütüldüğü öğrenildi. Edinilen bilgilere göre, çerçeve yasanın farklı yargı mercilerinde uygulanması sırasında ortaya çıkabilecek yorum ve uygulama farklılıklarını en aza indirmek amacıyla 20 hâkim ve savcının görevlendirilmesi planlanıyor. Söz konusu hâkim ve savcıların dosyalara ilişkin yargısal karar mekanizmasının yerine geçmesinden ziyade, uygulama sürecinde ortaya çıkabilecek hukuki sorunların ve farklılaşan uygulamaların tespit edilmesi ile koordinasyonun sağlanmasında görev alması bekleniyor.
Her dosya incelenecek
Ana kurulun da uygulama sürecini ve dosyaların seyrini takip ederek farklı merciler arasında ortaya çıkabilecek uygulama farklılıklarını değerlendirmesi öngörülüyor. Böylece çerçeve yasanın kişilere uygulanması toplu bir karar üzerinden değil, her dosyanın kendi hukuki koşulları içerisinde incelenmesi, buna karşılık yasa hükümlerinin uygulanmasında ortak kriterlerin esas alınması üzerine kurulacak. Öte yandan bireysel inceleme sonucunda verilecek kararlar kesin ve denetimsiz olmayacak. Yasa, savcılık, mahkeme veya infaz hâkimliği tarafından verilen kararlara karşı itiraz yolunu da açık tutuyor. Böylece kişinin çerçeve yasa kapsamında olmadığına karar verilmesi veya başvurusunun reddedilmesi halinde, söz konusu kararın yetkili yargı mercii önünde yeniden değerlendirilmesini talep edebilmesinin hukuki zemini bulunuyor.
Kararlara itiraz yolu açık
Her kişinin hukuki durumu ve dosyası ayrı ayrı incelendikten sonra savcılık, mahkeme veya infaz hâkimliği öncelikle başvuru yapan kişinin yasada belirlenen kategoriler içerisinde bulunup bulunmadığını değerlendirecek. Ardından kişinin soruşturma, kovuşturma veya mahkûmiyetine konu suçun yasa kapsamında olup olmadığına bakılacak. Son olarak dosyada kanunun açık biçimde kapsam dışında bıraktığı suçlardan birinin bulunup bulunmadığı incelenecek. Şartları taşıdığı belirlenen kişiler hakkında erteleme kararı verilecek. Başvurusu reddedilenler açısından ise yine yargısal itiraz yolu açık olacak.
Dosya ve kişi bazında yargı kararlarına bağlı ilerlenecek
Uygulamanın en fazla tartışılması beklenen alanlarından birini cezaevlerindeki tutsakların durumu oluşturuyor. Yasa kapsamında soruşturma veya kovuşturmanın ertelenmesine karar verilmesi, kişinin tutukluluk halini kendiliğinden sona erdirmiyor. Erteleme kararı ile tutuklama tedbiri birbirinden ayrı değerlendirilecek. Yetkili mahkemenin tutuklama veya adli kontrol hakkında ayrıca karar vermesi gerekecek. Bu nedenle başvuruda bulunan tutukluların, erteleme talebinin yanı sıra tutuklama tedbirinin kaldırılması yönünde de başvuruda bulunmaları gerekiyor. Bu durum, yasa kapsamına giren tutuklular açısından MGK kararının ardından doğrudan ve toplu tahliyelerin gerçekleşmeyeceğini, tahliye süreçlerinin de dosya ve kişi bazında yargı kararlarına bağlı ilerleyeceğini gösteriyor.
Takip ve Değerlendirme Kurulu
Uygulama aşamasının önemli aktörü ise Takip ve Değerlendirme Kurulu olacak. Kurula verilen yetkiler arasında yargısal süreçler bakımından dikkat çeken bir düzenleme de bulunuyor. MGK kararından önce işlendiği belirtilen ancak MGK kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından sonra soruşturulmak istenen yasa kapsamındaki suçlar bakımından yeni bir soruşturmanın başlatılması, Takip ve Değerlendirme Kurulu’nun iznine bağlı olacak.
İktidar kaynakları bu mekanizmanın gerekçesini, yasanın amacıyla çelişebilecek farklı uygulamaların ortaya çıkmasını engellemek ve uygulamada merkezi bir koordinasyon sağlamak olarak açıklıyor. Bu çerçevede önümüzdeki dönemin en kritik aşamasını PKK’nin fesih ve silahsızlanmasının tamamlandığına ilişkin yapılacak tespit oluşturacak. Bu tespitin MGK tarafından teyit edilerek Resmî Gazete’de yayımlanmasının ardından ise süreç, güvenlik alanından bireysel hukuki işlemlerin yoğunlaşacağı yeni bir aşamaya geçecek.
Haber: Melek Avcı\JINNEWS








