• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
19 Temmuz 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Aziz Tunç

Demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümü

19 Temmuz 2026 Pazar - 00:00
Kategori: Aziz Tunç, Yazarlar

Son iki aydır Barış ve Demokratik Toplum projesi, daha yoğun tartışmaların konusu oldu.  Çerçeve yasanın Meclis’e gelmemesi, içeriğinin paylaşılmaması, Sayın Öcalan ile görüşmelerin yaptırılmaması, süreci bir kez daha tartışılır hale getirmiştir. Belirtilen atmosferde yapılan değerlendirmelerden sonra, DEM Parti, AKP yetkilileri ve MHP genel başkanı ile görüştü ve arkasından Sayın Öcalan ile 23 Temmuz’da bir görüşme yapılacağı ilan edildi. Böylece yine Kürt siyasetinin sorumlu ve ısrarcı davranmasıyla bir adım daha atılmış oldu. Bu gelişmeler, Kürt sorununun çözümü, barışın ve demokrasinin gelebilmesi için, yapılması gereken çok iş olduğunu göstermiştir. Öncelikle tarih, Türk devletinin önüne barışın ve demokrasinin zorunlu olduğu bir süreci dayatmıştır. Barış ve demokrasi ise istemekle değil, örgütlü, ısrarcı ve kitlelerin uzun vadeli mücadelesiyle mümkün olabilir ancak. Elbette bu kolay olmayacaktır. Özellikle devletin izlediği tutarsız ve güven vermeyen politikalar, sürecin gelişmesini zorlaştıran en önemli engel olmaktadır. Bu durumda toplumun sürece etkili katılımının sağlanması gerekiyor. İstenen başarı ve sürecin selameti, bunu gerektirmektedir. Bu anlamda son dönemde Kürt halkının ve demokratik kurumlarının geliştirdiği birçok etkinliğin ve kitlesel çalışmanın çok değerli olduğu belirtilmelidir. Bu yönlü çalışmaların yoğunlaştırılması ve çeşitlendirilmesi, Barış ve Demokratik Toplum projesinin temel ihtiyacı olmaktadır. Bunun için birinci olarak, bütün demokratik kurumlar, partiler, odalar, sendikalar, barolar, dernekler ve vakıflar bu sürecin aktif yürütücüleri olabilmelidir. Bu çok değerli bir katkı olacaktır. İkincisi, Kürtlerle birlikte bütün toplumsal kesimlerin, Alevilerin, işçilerin, kadınların, gençlerin ve aydınların bu sürecin etkili yürütücüleri, omuzlayıcıları olmaları, özellikle güçlendirici olacaktır. Çünkü barış ve demokrasi hem söz konusu kurumların hem de adı geçen toplumsal kesimlerin ortak talebi durumundadır.

Üçüncüsü, devletin demokratik değerlerle barışık bir politikayı benimsemesi ve bu politikayı topluma taşıması gerekmektedir Demokrasinin standartlarının ne olup ne olmadığı, her kesimde insanların bildiği bir gerçekliktir. Bu gerçekler üzerinde yapılacak olan çalışmalar, sadece yasal düzenlemelerle sınırlandırılamazlar. Elbette düşünce, ifade ve inanç özgürlüğünün tam ve mutlak olarak sağlanması önemlidir. Ayrıca toplumsal kesimlerin örgütlenme haklarının önünün açılması, herkesin örgütlenebilmesinin kolaylaştırılması da barışın ve demokrasinin bir diğer kriteridir. Bunlardan daha önemlisi, halkların demokrasi bilincinin güçlendirilmesi ve geliştirilmesidir. Devlet, bu sorumluluğu yerine getirmek için toplumsal bilincin oluşmasında etkili olan medya ve çeşitli kamusal araçlarla, barışın ve demokrasinin gerekliliğini, mümkün ve gerekli olduğunu, toplumsal kesimlerin hepsiyle paylaşarak, sürecin ihtiyacı olan demokratik atmosferi yaratmalıdır.

Bu konularda somut durum nedir? Barış ve demokratikleşme süreci başladığından beri bu alanlarda toplumun büyük çoğunluğu, devlete rağmen, beklentilere uygun bir biçimde, tereddütsüz, barıştan ve demokrasiden yana olmuşlardır. Elbette her şey güllük gülistanlık olmamıştır. Çeşitli eksikliklerin varlığından söz edilebilir. Ama toplumun esas eğilimi, Barış ve Demokratik Toplum projesinden yana olmuştur. Ancak devletin tutumu buna uygun olmamıştır. Halbuki normal koşullarda siyasal iktidarı elinde tutan devletin hem sivil demokratik kurumları hem de kitleyi bu sürece hazırlaması gereklidir. Devlet bunu yapmak yerine, toplumun muhalif olan veya muhalif olma potansiyeli taşıyan tüm kesimlerine, hukuk, yasa dinlemeden ve akla gelebilecek her yolu deneyerek saldırmaktadır. Aleviler, işçiler, emekçiler, kadınlar, gençler ve tüm demokrasi güçleri, karşılaştıkları bu saldırıların, aynı zamanda barış ve demokrasi umuduna yapılmış saldırılar olduğunu düşünerek rahatsız olmaktadırlar. Dolayısıyla toplumun yandaş olmayan bütün kesimlerine yönelik bu kadar saldırının yaşandığı bir ortamda demokrasinin ve barışın gelmesi ve Kürt sorununun çözülmesi, daha çok mücadele gerektirmektedir. Ötesi başta Kürtler olmak üzere ezilen toplumsal kesimler, saldırıların yaygınlığına ve çeşitliliğine bakarak, daha kapsamlı ve ilan edilmemiş bir amaç taşındığını düşünmektedirler. Bu sevimli olmayan sorunlara yol açan devlet, Kürt halkının temel ve asli taleplerini karşılamaz ise sürecin ruhuna zarar verecektir.  Aynı şekilde devlet, Kürt sorununun demokratik çözümünden kaçmak üzerine bir plan yapıyorsa, bu durum Türk devleti için bir avantaj olmayacaktır. Çünkü Kürtler, iyisiyle kötüsüyle, doğrusu yanlışıyla, eksiği fazlasıyla ulusal demokratik bilinci gelişmiş, örgütlü ve oyun kurucu bir halktır. Demokrasi ve barış gerçekleşmediği, demokratik talepleri karşılanmadığı sürece Kürtler, farklı yöntemlerle de olsa mücadeleye devam edeceklerdir.  Hiç kimse bunca mücadeleden sonra Kürtlere, kendi kimlikleriyle özgürce yaşamak dışında, bir dünya dayatabileceğini hesaplamamalıdır.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Rojava Devrimi aydınlığa geçiştir

SON HABERLER

Demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümü

Yazar: Yeni Yaşam
19 Temmuz 2026

Rojava Devrimi aydınlığa geçiştir

Yazar: Yeni Yaşam
19 Temmuz 2026

CHP çaresiz bizim çaremiz nedir?

Yazar: Yeni Yaşam
19 Temmuz 2026

‘Gazetemizi çok özledik…’

Yazar: Yeni Yaşam
19 Temmuz 2026

Jin Dergi’nin yeni sayısı yayında

Yazar: Yeni Yaşam
19 Temmuz 2026

Kürtçe için kritik eşik resmi statüdür

Yazar: Yeni Yaşam
19 Temmuz 2026

Musa Anter Gazetecilik Ödülleri için başvurular sürüyor

Yazar: Yeni Yaşam
18 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır