• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
19 Temmuz 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Manşet

Rojava Devrimi aydınlığa geçiştir

19 Temmuz 2026 Pazar - 00:00
Kategori: Manşet, Söyleşi

Rojava Devrimi’nin yıl dönümünde YPJ Sözcüsü ve Genel Komutanlık Üyesi Ruksen Mihemed sorularımızı cevapladı:

  • Rojava Devrimi, halkta kendine güvenme ve kendi davası için daha fazla mücadele etme duygularını açığa çıkardı ve kazandırdı. 19 Temmuz beraberinde yeni bir ruh, coşku ve yeniden doğuş tarihi getirdi ve yarattı
  • 19 Temmuz Devrimi Kürt halkının öncülüğünde Arap, Çerkes, Ermeni, Türkmen, Asuri, Süryani halklarında ve Rojava Kürdistanı’nda yaşayan tüm din ve inançlarda birlik ve eşitlik ruhunu inşa etti
  • Suriye Geçici hükümetine erkek-devlet zihniyeti son derece hakimdir. Artık kadına yaşam alanı zehir ediliyor. Suriye’de kadının durumunun daha tehlikeli bir boyutta olduğunu, son derece tehlikeli bir süreç yaşadığını görüyoruz

Mehmet Ali Çelebi

Rojava Devrimi 14 yaşında. Baas rejiminin kentlerden sökülüp atılması sonrası bu kez bölge ülkelerinin mali-askeri-istihbari desteğini alan El Nusra, IŞİD gibi cihadist yapılara karşı direnerek yeni bir tarih inşa edildi. Farklı halkların dilini, kültürünü eşit kabul eden sütunlar üzerinden kantonlar inşa edildi. Rojava kantonları ve kentleri sık sık teknik imkânları yüksek Türkiye’nin kara ve hava saldırılarına maruz kaldı. Son saldırı dalgası Donald Trump-Thomas Barrack’ın yol açmasıyla Şam güçlerince 6-29 Ocak 2026 arasında gerçekleşti. 29 Ocak Mutabakatı kapsamında Türkiye destekli Şam yönetimi ile entegrasyon süreci işliyor. Şam yönetimi, DSG Genel Komutanlığı üyesi Sîpan Hemo’nun Suriye Ordusu Doğu Bölgesi Savunma Bakan Yardımcısı, DSG Genel Komutanlığı üyesi Nûredîn Îsa Ehmed’in Hesekê Valisi olmasını kabul etti, şubat-martta göreve başladılar. Ancak anadilde eğitim Kürtçe isimler, Kürt kentlerinin adları, kadınların hakları, ekonomiyi döndürecek sistem, sınır kapıları, YPJ’nin (Yekîneyên Parastina Jin) ordu bünyesinde bulunması dosyalarında Şam yönetimi ayak sürüyor. Kürtçe ve YPJ en kritik dosyalardan. Rojava Devrimi’nin 14. yıldönümünde YPJ Sözcüsü ve Genel Komutanlık Üyesi Ruksen Mihemed sorularımızı yanıtladı.

 

1 - 5
- +

1.

2.

3.

4.

5.

  • Rojava Devrimi’nin üzerinden 14 yıl geçti. Devrim Suriye ve Rojava’da neleri değiştirdi?

19 Temmuz Devrimi kendisiyle birlikte pek çok şey inşa etti. BAAS rejimi yıllarca özellikle Kürt halkı üzerinde yok etme, pasifize etme ve baskı politikası yürüttü. Elbette Rojava halkı da bu politikalara karşı uzun yıllar bir mücadele verdi. Bu mücadelenin etkisi ile Önderliğin fikir ve düşünceleri 19 Temmuz devrimini öne çıkardı. Çünkü bu fikir ve düşüncelerden büyük bir ilham alındı, böylece bir umut ve özgürlük kıvılcımı ortaya çıktı. Yıllarca Kürt halkının dilini, kültürünü ve haklarını yok sayan; özellikle de kadın alanında yıkım getiren politikalardan sonra 19 Temmuz, beraberinde tarihi bir değişim ve dönüşüm getirdi. Tabii ki 19 Temmuz öncesinde de bir altyapının olduğunu söyleyebiliriz. Yani kadınların, gençlerin ve halkın bir mücadelesi ve çalışmaları vardı. 19 Temmuz ile birlikte artık bu mücadele ve çalışmalar bir aydınlığa ulaştı. 19 Temmuz Devrimi’nin kıvılcımı Kobanê’den nasıl başladıysa, Rojava Kürdistanı halkının da kendi diliyle, kültürüyle ve haklarıyla yaşamayı hak ettiğini gösterdi. Kadın öncülüğünde 19 Temmuz’da artık pratik adımlar atılmaya başlandı. Örgütlenme, kendi kurumlarını kurma ve kendi askeri güçlerini oluşturma süreçleri başladı. Bu nedenle 19 Temmuz, toplumsal ve yaşamsal alanda yanında büyük değişimler getirdi. Bu da eşsiz bir mücadele ile elde edildi. Rojava Devrimi, halkta kendine güvenme ve kendi davası için daha fazla mücadele etme duygularını açığa çıkardı ve kazandırdı. Devrim ile birlikte yok etme politikalarına artık “yeter” denildi. Bu yüzden devrimde fikir, özgüven/örgütlenme, özsavunma ve eğitim alanlarında ilk adımlar öne çıktı. Hakların, değerlerin ve halkların temsilini yapacak hat bu devrimle ortaya çıktı. 19 Temmuz beraberinde yeni bir ruh, coşku ve yeniden doğuş tarihi getirdi ve yarattı. Çünkü 19 Temmuz kıvılcımı, karanlıkta kalan Rojava Kürdistanı halkı ve kadınları için aydınlığa geçiştir ve hepimize yeniden dünyaya gelmişiz hissini yaşattı. Artık kendi yaşamımızın kararını kendimiz verdik. Halk, kadınlar, gençler ve çocuklar hep birlikte yola koyuldular ve özgürlük yürüyüşünü kendileri için seçtiler.

Suriye’de 19 Temmuz 2012; Kürtler, Süryaniler, Ermeniler, Alevi ve Sünni Araplara, Dürzilere, Türkmenlere somut olarak neler kazandırdı? 

19 Temmuz; sistemin ortadan kaldırdığı ruhu, değerleri, demokrasiyi ve eşitliği yeniden açığa çıkardı ve bunu güncelledi. 19 Temmuz Devrimi’nin Kürt halkının öncülüğünde geliştiği doğrudur; ancak beraberinde Arap, Çerkes, Ermeni, Türkmen, Asuri, Süryani halklarında ve Rojava Kürdistanı’nda yaşayan tüm din ve inançlarda birlik ve eşitlik ruhunu inşa etti. Rojava Kürdistanı’nda yaşayan tüm halkların birlikte var olduğunu, kültürümüzü birlikte koruyacağımızı ve devrimimizi birlikte zafere taşıyacağımızı gördük. Devrimle birlikte anladık ki, sistemin zihnimizde inşa ettiği o anlayış ne kadar parçalanırsa, insan o kadar başarılı olur. Halk artık birlikte olduğuna, aralarında bir fark ve ayrım bulunmadığına karar verdi. Rojava Devrimi’nin yarattığı dinamik bir toplumsal sözleşmeydi ve bu sözleşme toplumların birbirinden kopuk olmadığını gösterdi. Rojava devriminden sonra tüm toplum bir harmoni/ahenk içinde kendini yönetiyor. Yani 19 Temmuz Devrimi kültürel, toplumsal, dilsel, dinsel ve halkların devrimi oldu. Bu yüzden 19 Temmuz Devrimi toplum içinde yeni bir yaşam yarattı, varlığı ve kimliği belirgin kıldı.

  • Rojava Devrimi’nin bir kadın devrimi olduğu vurgusu güçlüdür. Baas dönemi ile kıyaslandığında devrim döneminde kadınların kazanımlarını açabilir misiniz?

Evet, 19 Temmuz Devrimi “kadın devrimi” olarak tanımlandı. Çünkü gerçekten de devrimin özü kadındır, devrimin temeli kadındır. Kadın, devrimlerin içinde bir sütundur. Rojava kadınları fikirleriyle, kimlikleriyle kadının varlığının her yerde olduğunu gösterdiler. Rojava devrimiyle birlikte fikri olan, kendine güvenen, toprağına ve toplumuna bağlı kadın öne çıktı. Rojava Devrimi kadınlara bu kimliği kazandırdı. Bütün kurumlarda kadınların rengi ve rolü belirginleşti. 19 Temmuz devrimi, özellikle askeri alanda da yeni bir değişim getirdi. Dünyada ve Ortadoğu’da ilk kez kadına özgü müstakil bir askeri güç öne çıktı. Kadınlar, “kadının kendini koruyamayacağını” her zaman dayatan o zihniyeti artık kırdı.

19 Temmuz’da da gördük ki Rojava kadınları örgütlenmeleriyle, kurumlaşmalarıyla, fikirleriyle, iradeleriyle ve kimlikleriyle bunu gördü ve ortaya koydu. Her yerde artık kadının özgürlük, demokrasi ve toplum için olan fikri öne çıktı. Topluma gerçekten nefes aldıran, topluma büyük değerler ve bilinç katan kadın olarak öne çıktı. Her alanda rollerini, misyonlarını, ahlaki, kültürel, tarihi ve varoluşsal sorumluluklarını oynadılar.

19 Temmuz ile birlikte Ortadoğu’da ve dünyada ilk kez kadının özgün bir askeri gücü öne çıktı. 19 Temmuz’un ürünlerinden biri, kadınların mücadele ve emeklerinin ürünlerinden biri YPJ gibi bir askeri gücün öne çıkması oldu. Bu da gerçekten 19 Temmuz’un diğer devrimlerden farkını daha da belirginleştirdi.

Bu yüzden Rojava devrimi, 19 Temmuz Devrimi “Jin, Jiyan, Azadî” (Kadın, Yaşam, Özgürlük) devrimi olarak tanımlandı; yani kadın varsa devrim vardır, kadın varsa yaşam vardır, kadın varsa özgürlük vardır. Kadın varsa, kadının emeğiyle demokrasiyi ve toplumun inşasını gerçekleştireceğiz. Bu yüzden zihniyet alanında, daha önce Baas rejimleri döneminde var olan kurumsal yapıda büyük değişim ve dönüşümler yaratıldı. Kadınlar hem kendi özgün örgütlenmelerini hem savunma güçlerini kurdular; hukuk alanında ve toplumsal dayanışmada kadın kanunlarını geliştirdiler, eşbaşkanlık sistemi oluştu. Kadınlar bu mücadeleleriyle şunu gösterdi: Kadının fikri, kadının yaşama, devrime, inşaya, değişim ve dönüşüme bakışı her zaman çift yönlüdür, her zaman renklidir, her zaman zengindir, tek taraflı değildir. Bu yüzden gerçekten özsel bir değişim yarattı. İşte bu yüzden bugün şöyle diyoruz: 19 Temmuz Devrimi kadının varlığının devrimi oldu, kadının kimliğinin devrimi oldu, kadın iradesinin devrimi oldu.

  • ‘Kadın Toplumsal Sözleşmesi’ hazırlıkları vardı. Bu konu ne aşamada?

Suriye Geçici Hükümeti ataerkil zihniyette. Hükümette erkek-devlet zihniyeti son derece hakimdir. Bu yüzden bugün mevcut hükümetle kadının durumunu değerlendirdiğimizde şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: Artık kadına yaşam alanı zehir ediliyor. Kadın fikir alanı, sosyalleşme alanından dışlanıyor. Çünkü gerçekte bu hükümetin kadının rolünü veya varlığını tanıdığı yoktur. Şu anda hükümette veya oluşturulan parlamentoda birkaç kadın görsek bile bu durumu ifade etmez. Yani seçilen o kadınlar hükümet tarafındandır ve kadınların mücadelesini temsil etmemektedir.

Suriye halkının zenginliğini temsil etmiyor. Neden? Çünkü Suriyeli kadınlar mücadele sahibidir. Tarih sahibidir. Rojava Kürdistanı’nın kadınları kendi iradeleriyle, kimlikleriyle öne çıkmıştır. Kendi kararlarıyla öne çıkmışlardır, karar mekanizmasıdırlar Rojava Kürdistanı kadınları… Fakat bugün kadının karar mekanizması olan hiçbir kurumda yer almadığını görüyoruz. Suriye’de kadının durumunun daha tehlikeli bir boyutta olduğunu, son derece tehlikeli bir süreç yaşadığını görüyoruz. Kadının varlığı görülmüyor. Özgürlük kadından esirgenmiş durumda. Bu yüzden bu ataerkil zihniyet bugün her yol ve yöntemle, her şeyi yasaklayarak ya da sadece kendi rengini öne çıkararak var olmak istiyor. Bu hükümetin kölesi olacak, bu zihniyeti temsil edecek kişiler öne çıkarılıyor. Bu yüzden kadınların bir mücadelesi var ancak bu mücadele görmezden geliniyor. Ama şunu da söylemek gerekir: Yıllardır yürütülen bu mücadele ortadan kalkmaz.

Neden? Çünkü ağır bedeller ödendi. Özellikle Rojava Kürdistanı kadınları benzersiz bir emek verdi. Gece gündüz sokaklardaydı, gece gündüz örgütlenmenin içindeydi, gece gündüz inşanın içindeydi, gece gündüz değişim ve dönüşümün içindeydi. Gece gündüz tüm nefesiyle, fikriyle, kadını her zaman dışlayan bu sistemin değişim ve dönüşüm mücadelesinin içindeydi. Ve bugüne kadar da bu böyledir. Kadının olmadığı bir alan için gerçekten yaşam alanıdır denilemez. Kadının kimliğiyle, iradesiyle, kararıyla bulunmadığı bir yerde demokrasinin veya değişim ve dönüşümün olduğunu söyleyemeyiz. O zaman ne denir? Oraya ne isim verilebilir? Oranın erkeğin alanı olduğu söylenebilir. Tek taraflı bir alandır. Oysa yaşam tek taraflı sürdürülemez, tek bir düze üstünden yürütülemez. Doğa da böyledir. Sıcaklık vardır, soğukluk vardır; doğada bahar vardır, kış vardır, yaz vardır, sonbahar vardır. Yani değişim ve dönüşüm içindedir, sadece kıştan ibaret değildir. Bu yüzden toplum da böyledir, yaşam da böyledir; tek taraflı yürütülemez. Bu nedenle kadınlar tarafından yürütülen mücadele, şu anki dönemde de haklarında ısrar etmektir. Haklarının güvenceye alınmasında ısrar etmektir.

Rojava Kürdistanı’nda, hem kadının hem de toplumun geliştirdiği Kadın Toplumsal Sözleşmesi ile kadın rol ve misyon sahibidir. Toplumu ayakta tutan kadındır. Bir tarafta erkek zihniyetini dayatan bir politika var, diğer tarafta ise haklarını ve özgürlüklerini güvenceye almak için yürütülen kadın mücadelesi var.

Şimdi Kadın Toplumsal Sözleşmesi, kadının stratejisiyle, kadının bakışıyla, kadının fikriyle yürütülüyor. Kadın kotası yüzde 50, kadın eşbaşkanlığı, savunma alanında kadın kanunu ve toplumun ile yaşamın her alanında kadının varlığı söz konusudur. Bu yüzden bu sözleşme Ortadoğu’da ve Kürdistan’da kadınlar için gerçekten çok başarılı bir adımdır.

Çeviri için Fırat Tunç’a teşekkürler

Yarın: Şam ile DSG arasındaki 29 Ocak Mutabakatı nasıl ilerliyor? YPJ konusunda yaşanan kriz. Yeni Suriye Anayasası meselesi.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

CHP çaresiz bizim çaremiz nedir?

Sonraki Haber

Demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümü

Sonraki Haber

Demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümü

SON HABERLER

Demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümü

Yazar: Yeni Yaşam
19 Temmuz 2026

Rojava Devrimi aydınlığa geçiştir

Yazar: Yeni Yaşam
19 Temmuz 2026

CHP çaresiz bizim çaremiz nedir?

Yazar: Yeni Yaşam
19 Temmuz 2026

‘Gazetemizi çok özledik…’

Yazar: Yeni Yaşam
19 Temmuz 2026

Jin Dergi’nin yeni sayısı yayında

Yazar: Yeni Yaşam
19 Temmuz 2026

Kürtçe için kritik eşik resmi statüdür

Yazar: Yeni Yaşam
19 Temmuz 2026

Musa Anter Gazetecilik Ödülleri için başvurular sürüyor

Yazar: Yeni Yaşam
18 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır