Gazetede olan ‘İçeriden’ köşesi biz tutsakları birbirimizle ve halkımızla buluşturan şeffaf bir pencere niteliğindeydi. Adeta politik-felsefi bir komünümüz hâline gelen bu pencereden ne yazık ki uzun bir zamandır mahrumuz. Yeni Yaşam gazetesi, Anayasa Mahkemesinin emsal kararına rağmen verilmiyor. Tüm başvurularımız da sonuçsuz kaldı
İçeriden \ Hüseyin Aykol
Bolu F Tipi Kapalı Hapishanesi’nde tutulan Doğan Kamo Çelebi 29.06.2026 tarihinde yazdığı mektupta şöyle diyor: “Cinsel, etnik, kültürel, dilsel, sosyal ve bazı farklılıklarımızı koruduğumuz ve de yan yana gelebildiğimiz oranda demokratik yaşamımızı inşa edebilir, özgür olabilir ve umutla yarına bakabiliriz. Ne yazık ki insanın öteki yönü de kötülüğe de eğilebilmesidir. Cins kırımı, doğa kıyımı, etnik temizlik adı altında soykırımlar, talanlar, bombalar gibi… Bunların hissiyatını cezaevlerinde daha derinden yaşayabiliyoruz.
Birkaç gün önce 30 yılını doldurup da üzerine defalarca tahliyesi ertelenen Ömer Okul arkadaşımız buna örnektir. Devletin Kürde yaklaşımı bu anlamda inkârdır hâlâ. Ömrünü çalmadır. Kürt anasını görmesin diyedir. Canlı-cansız olarak tabir edilen tüm âlemin oluşum diyalektiğine; çoğalma, farklılaşma, çeşitlenme diyalektiğine zıtlıktır. Israrla bu yaklaşım yürütülmektedir. Kürtçe diline yaklaşım da aynı saiklerle sürdürülüyor. 30-40 milyon Kürdün yaşadığı ülkede, bir Kürtçe konuşanı, konuşabileni cezaevine personel olarak almamak tuhaf bir sonuç… Sosyal faaliyetlerin sınırlandırılması, faaliyet gruplarının değiştirilmemesi, oda değişimlerinin yapılmaması, gazetenin yani Yeni Yaşam gazetesinin verilmemesi, Kürtçe mecmuaların gönderilmemesi, sağlık sorunlarımızın çözülmemesi, oda aramalarının talana dönüştürülmesi vs.”
***
Buca Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesi’nde tutulan Yücel Balyeci, 01.07.2026 tarihinde yolladığı mektupta şöyle diyor: “Gazetede olan ‘İçeriden’ köşesi biz tutsakları birbirimizle ve halkımızla buluşturan şeffaf bir pencere niteliğindeydi.
Adeta politik-felsefi bir komünümüz hâline gelen bu pencereden ne yazık ki uzun bir zamandır mahrumuz. Yeni Yaşam gazetesi, Anayasa Mahkemesinin emsal kararına rağmen verilmiyor. Tüm başvurularımız da sonuçsuz kaldı. Örgüt propagandası gerekçesiyle hiçbir politik dergiyi de alamıyoruz. İdare ve Gözlem Kurulunun keyfi kararıyla tahliyeler hâlen erteleniyor. Resul Kocatürk’ün cezası üç ay yine uzatıldı. Altı tekli hücreden oluşan aynı koridorda kaldığımız altı arkadaşın dışında hiçbir arkadaşımızla buluşma imkânımız yok. Arama, hastane dönüşü vb. durumlarda sudan gerekçelerle hücre cezası veriliyor ki verilen hücre cezalarının amacı infaz yakma saiki ile yapılıyor. Geçen haftalarda bir arkadaşa havalandırmada spor yapmak için ip atladığı için hücre cezası verildi. Birçok kitap ‘ideolojik içeriklidir’ gerekçesiyle verilmiyor. Verilen sayılı kitapların değişim süresi çok uzatılıyor ki böyle bir durumda araştırma inceleme çalışması yapmanın zemini kurutuluyor. Gelişen sürecin koşullar üzerinde hiçbir olumlu yansıması olmuyor, olacağa da benzemiyor. Eski konsept harfiyen devam ediyor. Her şey yasak modunda ilerliyor ve birçok şey de hücre cezasıyla sonuçlanıyor.”
***
Kavak S Tipi Kapalı Hapishanesi’nde tutulan Orhan Şakar, 08.07.2026 tarihinde postaya verilmiş mektubunda şöyle diyor: “Rojavalı 7 arkadaşımız var; beşi Kürtçe’yi okuyor, yazıyor; diğer ikisi okuyamıyor. O yüzden beş arkadaşın ismini yazmıştım, beşine kitap hazırlanılmış. İsimleri tekrar yazıyorum: Cengiz Mustafa, Ramadan Maho, Firaz Kilkavi, Rezan Behçet Ahmet, Muhammed Cafer. Okuması olmayan arkadaşlar: İdris Mustafa ve Mesut Kilkavi.
Gazetemizi vermeleri için ısrar ediyoruz ama vermiyorlar. Bayinin getirmediğini söylüyorlar. Artık bir gazeteye bile sorun çıkarmaları çok garip bir durum. Gazetemizi çok özledik, halledilirse iyi olur.”
***
Bafra T Tipi Kapalı Hapishanesi’nde tutulan Metin Turan, 12.07.2026 tarihinde gönderdiği mektupta şöyle diyor: “06 Temmuz günü Adli Tıp Kurumu’nun aldığı karar geldi. 22 Haziran’da götürülmüştüm. 29 Haziran 2026 tarihli kararda Adli Tıp durumumun ciddiyetini, körleşmemin düzeyini dikkate almış ve bu halimle cezaevi koşullarında hayatımı devam ettiremez kararına varmış.
Kararda, 105/A-3/6 maddesi dikkate alınmış. Resen yapılan sevkimin gerekçeleri arasında 16. madde, 105/A-3/6 maddesi ile R Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalıp kalamayacağımı soruyorlardı Adli Tıp Kurumu’na.
Adli Tıp Kurumu tıbbi tetkikleri incelemiş ve ağır hastalık-engellilik tespit ederek, 105/A-3/6 yönünden değerlendirmiş. ‘Hayatını idame ettiremeyeceği…’ deniliyor.
Ardından (6) maddesinde, 16/2’den değerlendirmedim demiş. Zira durumu daha ağır anlamında. Çünkü 16/2’ye göre bakılırsa tedavi infaz koşullarında devam ya da düzenli poliklinik kontrolü önermeliydi. Önermemiş. 16/6’dan baktım diyor. C maddesinde tekrar oy birliği ile “hayatını yalnız idame ettiremeyeceğinin” altını çizip savcılığa “toplum güvenliği bakımından risk oluşturup oluşturmayacağına bak” diyor.
8 Temmuz’da Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ret kararı geldi. Savcılık, Adli Tıp’ın 105/A-3/6 yönüyle ele aldığı durumumu yani ağır hastalık ve engellilik durumunu hiç dikkate almamış kararda ne bundan ne de ‘hayatını yalnız idame ettiremez’ sonucundan ne de 16/6’da bakıldığında da aynı sonuca (hayatını yalnız idame ettiremez) oy birliği ile ulaşıldığından söz etmiş. Sadece 16/2 yönüyle bakılmış, ‘cezanın erteleme koşulları oluşmamış’ deniyor. Oysaki durumum, hapishanede bu koşullarda kalamaz, hastalığı ağır diye raporda tarif ediliyor. Bir de 17/3 maddesinden bahsedilmiş. O kapsama (TMY hükümlüsü) girmediğim söyleniyor.
İnfaz hakimliğine, 4.06.2025’te çıkarılan 7550/15. maddeyi anlatan, 3. bendi yoluyla adına “terör hükümlüsü” denen hasta mahkumların da kapsama alındığını anlatan bir itiraz yazdım. Ağır hastalık ve engelliliğe maruz kalan hükümlünün hayatını yalnız idame ettiremeyeceğine dair tespit varsa ve bu şahıs toplum güvenliği açısından risk taşımıyorsa cezasının kalanının konutta infaz edileceğini söylüyor bu düzenleme. Dolayısıyla, hakkında 105/A-3/6 değerlendirilmesi yapılarak, bu durumuyla hapishane koşullarında kalınamaz denen biri için 17/3. maddenin de anlamı kalmıyor.”
Mektubu gelenler
Doğan Kamo Çelebi Bolu F Tipi Kapalı Hapishanesi
Yücel Balyeci Buca Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesi
Orhan Şakar Kavak S Tipi Kapalı Hapishanesi
Metin Turan Bafra T Tipi Kapalı Hapishanesi
Hazırlayan: Nuray Çevirmen Aykol









