Giyadîn’in Bazirgan köyünün mera alanlarına kurulmak istenen GES projesine tepki gösteren yurttaşlar, geçim kaynaklarının yok olduğunu vurguluyor
Agirî’nin Giyadîn (Diyadin) ilçesine bağlı Bazirgan (Satıcılar) köyünde, halkın temel geçim kaynağı olan mera alanlarına Güneş Enerji Santrali (GES) kurulmak isteniyor. Köyün en verimli arazi ve yollarının proje kapsamında tahrip edildiğini belirten köylüler, “kamu yararı” adı altında ranta alan açıldığını vurguluyor.
2025 itibarıyla baskı ve tehditlerle projenin dayatıldığını ifade eden yurttaşlar, meraların kapatılmasının hayvancılığı bitirme noktasına getirdiğine dikkat çekti. Köyde daha önce muhtarlık yapan Sadık Yüce, geçmiş dönemde halkın iradesiyle iptal edilen projenin, bu kez “Cumhurbaşkanlığı talimatı” denilerek zorla dayatıldığını söyledi.
‘Karşı gelirseniz şiddet uygulanacak, gözaltına alınacaksınız’
Sadık Yüce, “Cumhurbaşkanı onayı var, karşı gelirseniz şiddet uygulanacak, gözaltına alınacaksınız” tehditleriyle köyde çalışmanın başladığını belirtti. Sadık Yüce, “Hayvancılık da en az elektrik kadar kamu yararınadır. Bir yandan hayvancılık destekleniyor deniliyor, diğer yandan meralarımız kapatılıyor. Bu büyük bir çelişkidir” dedi
‘Meramızın her yerine güneş panelleri kuruldu’
Köyün en işlek noktalarına ve yollarına müdahale edildiğini belirten Barış Tokmak, “Meramızın her yerine güneş panelleri kuruldu, yollar dahil her yer bozuldu. Dibimizden geçen köyün arazi yoludur, bu GES yüzünden köyümüzün yolları mahvoldu. Bilgimiz dışında, hiçbir kuruma danışılmadan bu sistemin kurulmasını istemiyoruz. Köyün dibine değil, başka yere kursunlar, ona karşı değiliz” diye belirtti.
‘Para hırsı ve rant birçok insanın emeğini hiçe sayıyor’
Köy muhtarlık azası Samet Altındağ ise projenin arkasındaki temel motivasyonun “para hırsı ve rant” olduğunu vurguladı. Samet Altındağ, “Köy azası olarak söylüyorum; buradaki para hırsı ve rant birçok insanın emeğini hiçe sayıyor, doğrudan bertaraf ediyor. Ekili arazilerin düşünülmeden bozulması, yolların kullanıma kapatılması kabul edilemez. İnsanlar şu an tarlasına gidip gelemiyor. Bu sadece para hırsıdır. Biz şirketlerin karına göz dikmedik ama bu köyün geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Mera hiçe sayılmıştır, bu doğrudan insanların zararınadır” ifadelerini kullandı.
‘Hayvanlarımızı dışarı çıkaramıyoruz’
Hayvancılığın bitme noktasına geldiğini ifade eden Kemal Kurtoğlu da, projenin 600 metrekare alanı kapsadığını belirterek şunları söyledi Kurtoğlu, “Hayvanlarımızı dışarı çıkaramıyoruz. Hayvanları satmak zorunda kalacağız. Köyde hayvan olmazsa yaşam bize haram olur; şehre göç etmekten başka çaremiz kalmaz” şeklinde konuştu
‘Köyü şirkete mi bırakalım?’
Geçimini sadece hayvancılıkla sağlayan Evrezak Bozdemir, başka bir gelir kaynaklarının olmadığını belirterek, “Eğer bu proje kurulursa köyü terk edip şirkete bırakacağız. Hayvancılık olmazsa nasıl geçineceğiz? Biz bu panelleri kabul etmiyoruz. Hayvancılık olmasa biz geçinemeyiz. Bir maaşımız yok, paramız yok; göç etmekten başka yol kalmıyor” diye belirtti.
Murat Yaşar ise şirketin köy içindeki yaşama da zarar verdiğini, yolların bozulduğunu ve iş makinelerinin hayvanlarını ezdiğini dile getirdi.
Bülent Yüce, köylünün tek talebinin meralarına dokunulmaması olduğunu belirterek, “Biz burada şirketi istemiyoruz” sözleriyle projeye karşı kararlılıklarını vurguladı.
Kaynak: MA









