• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
19 Eylül 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Hatırlama fragmanlarından karşı-hafıza peyzajının inşasına 1915 – I-Adnan Çelik

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
14 Nisan 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Yeni bir nisan ayında, 1915’te bu topraklar üzerinde gerçekleştirilen Ermeni- Asuri Soykırımı’nın 104. yılına giriyoruz. Soykırımın yüzüncü yılında geçmişle yüzleşmeye dair oluşan beklenti ufku Sur, Cizre, Nusaybin ve Şırnak’ın yıkılan mahallelerinin molozları altında kaldı. Dersim 38’i, Diyarbakır Cezaevi’ni, 1990’lardaki şiddet ve yıkımı konuştuğumuz ve bütün bunların kökenindeki kurucu şiddet anı olarak gözlerimizi alacak derecede kamaşan 1915’deki soykırım hakikatine odaklandığımız, failleri bu cürümü tanımaya ve bununla yüzleşmeye çağırdığımız o karşıanma peyzajı şimdiki zamanın otoriter şantiyesinde darmadağın edildi. Sanırım dönüp bugüne nasıl geldiğimizi anlatmak, anlamaya çalışmak, bunun kaydını tutmak da hafıza-kırım siyasetine karşı durmanın önemli boyutlarından biri olarak karşımızda duruyor.

Bu yazı dizisinde Diyarbakır’a odaklanarak özellikle 2000 sonrası süreçte hızla genişleyen hatırlama, anma ve yüzleşme peyzajının ortaya çıkışı, yükselişi ve yine sessizliğe itilmesine dair bir hafızalama çabası içine gireceğim. Bunu da genel olgular ekseninde değil, kendi kişisel aile tarihim, çocukluğum ve gençliğimin kendisini odağa alarak; bir birey olarak kendi öznelliğimin dönüşümünün bendeki hafızayı nasıl çeşitlendirdiğini, çoğalttığını göstererek yapacağım. Kendi kişisel tarihimin geçmiş, Ermeniler ve 1915 ile kesişen bilme ve öğrenme deneyimlerinin kronolojik olarak birikimi ve tematik olarak çeşitlenmesi üzerinden Diyarbakır’daki -ve belki daha geniş bir coğrafi uzamın- hafıza uyanışının, geri gelişinin, kamusal alana çıkmasının, patlayışının, yeniden değerlenmesinin hikayesini anlatmaya çalışacağım. Fakat kendi hikayeme geçmeden önce doğduğum ve büyüdüğüm Kulp’a dair genel bir tarihsel çerçeve çizmenin faydalı olacağını düşünüyorum. 1980’li yılların başında, günümüzde Diyarbakır’a bağlı Kulp ilçesinin bir köyünde doğdum. Kulp, tarihsel olarak Sasun’un bir alt-hinterlandı olarak konumlanıyor aslında. Daha önce Bitlis vilayetinin Muş sancağına bağlı. Türkiye ulus-devletinin kuruluşu sonrası 1927’de ilçe statüsü kazanarak Diyarbakır’a bağlanıyor. Konum olarak çok kavşak bir noktada yer alıyor Kulp. Bingöl, Muş, Bitlis, Batman ile komşu. Güneydeki ovaları kuzeydeki dağlık kesimlere bağlayan derin vadi geçişlerinin merkezi yerinde bulunuyor. Bu nedenle özellikle göçebe ve yarıgöçebe aşiretlerin kuzeydeki yüksek yaylara geçişinde çok önemli bir güzergâh.

Toros Dağ silsilesinin kuzey sınırlarını oluşturduğu ilçenin 1915 öncesi tarihi de son derece zengin bir demografik çeşitlilik barındırıyor. Sünni Kürtler, Ezidi Kürtler ve Ermenilerin genelde ayrı köylerde yaşadığı ama yer yer aynı köyde de ikamet ettikleri bir ortak yaşam vardı. Kürt aşiretleri ile Sasun ve onun hinterlandındaki Ermeniler arasındaki ilişkilerin değişen ve dönüşen boyutlarını kavrama açısından Kulp çok önemli, çünkü 19. yüzyılın sonuna kadar Ermeniler ile Kürt aşiretleri arasında mübadele esaslı bir himaye-patronaj ilişkisi vardı. Kürt aşiretleri Ermeni köylülerden aldıkları “hafir” vergisi karşılığında köyleri dış saldırılara karşı koruyor ve Ermenilerin Dorşin, Hesandin ve Mereto Dağları civarındaki yayla ve meralarına karışmıyorlardı. Göçebe aşiretlerin bahar aylarında kuzeydeki Muş ovasına doğru gerçekleştirdikleri geçişler bu güzergâh üzerinde olduğu için Ermeni köylülerinin korunması önemli bir noktaydı.

1890’ların başında ortaya çıkan ve ilk önemli örgütlenme tabanını Sasun’da bulan Ermeni devrimci hareketinin ortaya çıkışı ve bunun Kürt-Ermeni ilişkilerine etkilerini takip etmek açısından da Kulp ilginç bir yer. Günümüzde bile “fedailer” olarak bilinen Ermeni devrimcilerine dair yer yer hayranlık ve kahramanlıkla ama çoğunlukla Ermeni halkına yönelik şiddeti meşrulaştırmak için anlatılan hikayelerin yaygınlığı önemlidir. Örneğin Ermeni devrimci Kevork Çavuş’a dair hikayeleri Kulp’un doğusundaki yaşlı köylülerden dinlemek mümkün.

1894 ve 1904 yılında Sasun’un kalbinde gelişen iki Ermeni direnişi ve bunların merkezi Osmanlı otoritesi, Hamidiye Alayları ve yerel Kürt aşiret birliklerince kanlı bir şekilde bastırılarak Ermeni devrimci hareketinin kalbi olan Sasun’un 1915’den çok önce zayıflaması ve bu süreçte özellikle Kürt aşiretlerinin Sasun’da Ermeni yoğunluklu köylere yerleşmesi süreci, sonraki süreçlerde Kürtler arası çatışma dinamiklerinin oluşması ve bu bölgedeki aşiretlerin devletçi bir çizgi izlemesini takip etmek açısından da son derece önemli bir yer Kulp. Aşiretlerin coğrafi olarak dağıldığı Kulp’ta, aşiretler arası çatışma ve gerginlikler, onların 1915’teki rollerini sürekli anımsatan, birbirlerine hatırlatan bir işlev gördü. Özellikle bazı aşiretlerin hem mülk gaspı hem de paramiliter milis kuvvetleri olarak (Cendirmeyên Bejik) oynadığı rol 1915’e dair aktarımları günümüze kadar taşıdı.

Yine 1890’lardaki yoğun Müslümanlaş- tır-ma süreci ve özellikle 1925 Şeyh Said isyanı ile başlayan yoğun şiddet döneminde Kulp’un bu etki alanının dışında kalması, bir nevi burada bir başka mikro iklimin oluşması, özellikle 1915 öncesinden Müslümanlaş-tırıl-mış Ermeni aileler başta olmak üzere birçok Ermeni’nin en aşağı Müslüman olarak hayatta kalmalarını sağladı. Bu aileler 1970’li yıllara kadar Kulp ilçe merkezinde önemli bir konumu korudular.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Yaşamın özgürlüğü

Yazar: Yeni Yaşam
19 Eylül 2026

Yaşamdan yana olmak devrimci bir tutumdur. Savaş bitince nefes alınır. Niye bitti, öyle değil böyle bitseydi diye düşünülemez. Tek akla...

ÇEDES, MESEM ve özel okul kıskacında eğitimin hal-i pür melâli

Yazar: Yeni Yaşam
19 Eylül 2026

OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı)’nin öğrencilerin okulda öğrendikleri bilgi ve becerileri günlük yaşamda kullanma yeteneğini ölçmek amacıyla üç yılda...

Alışarak kaybetmek

Yazar: Yeni Yaşam
19 Eylül 2026

Yeniden başlamanın ağırlığı ve kahkahası aynı cümlede kurulamıyor. Dünya döndükçe o kadar değiştik ki, aklımız almaz. Hislerin metotları ya da...

Orta Vadeli Program ve çiftçinin durumu

Yazar: Yeni Yaşam
19 Eylül 2026

Bütün Orta Vadeli Programlar ne yazık ki gündemimize iki gün konuk olduktan sonra üçüncü gün unutuldu. Ekonominin neoliberal 'imamları-mimarları' kendi...

Barış gemisinin dümenindeki militarist

Yazar: Yeni Yaşam
19 Eylül 2026

Sinan Cudi’nin Yeni Özgür Politika’da yayınlanan yazısı müzakere sürecinin karşı karşıya olduğu tehlikeyi mükemmel biçimde dile getirmiş. Kaptan gemide fakat...

Cendere, iktidar ve hesap

Yazar: Yeni Yaşam
19 Eylül 2026

İktidar her alanda daralan bir cendere gibi duruyor başımızda. Ekonomi, tefecilerin kar makinesine dönüşmüşken yoksulluk, işsizlik, açlık ve sefalet çığ...

Sonraki Haber

Yerel seçimlerin anlattıkları-Aziz Ferman

SON HABERLER

Yaşamın özgürlüğü

Yazar: Yeni Yaşam
19 Eylül 2026

ÇEDES, MESEM ve özel okul kıskacında eğitimin hal-i pür melâli

Yazar: Yeni Yaşam
19 Eylül 2026

Alışarak kaybetmek

Yazar: Yeni Yaşam
19 Eylül 2026

Orta Vadeli Program ve çiftçinin durumu

Yazar: Yeni Yaşam
19 Eylül 2026

Barış gemisinin dümenindeki militarist

Yazar: Yeni Yaşam
19 Eylül 2026

Trump’tan medyaya yasak

Yazar: Yeni Yaşam
19 Eylül 2026

Cendere, iktidar ve hesap

Yazar: Yeni Yaşam
19 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır