• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
11 Ekim 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Kararı kim verecek?-Ali Ergin Demirhan

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
2 Mayıs 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Siyaset, Yüksek Seçim Kurulu’nun İstanbul seçimleri ile ilgili vereceği karara kilitlenmiş durumda. Ha geldi ha gelecek denen karar sürekli erteleniyor. Yukarılarda karardan çok kararsızlık havası esiyor. Ankara’daki “mühim” kişilere yakınlığıyla caka satan kimi gazeteciler seçimin yenileneceğini belirtip 2 Haziran diye gün de vermemiş miydi? Öyle olsaydı, YSK’nin şimdiye kadar çoktan karar vermesi gerekirdi. Ama olmadı.

İstanbul seçiminin sonuçlarını kabullenemeyen ve sonucu değiştirmek isteyen Tayyip Erdoğan’ın gönlünden geçen ile yapılabilecekleri arasında fark var çünkü. O, şu anda devletin “tek adam”ı olsa da ne devletin çekirdeği (kontrgerilla) tek parça ne de devletin üstünde yükseldiği ekonomik ve uluslararası zemin bu farklı parçaların bir arada durmasını sağlayacak ölçüde sağlam.

Bugüne kadar devletin diğer fraksiyonları üstündeki hakimiyetini şu ya da bu biçimde elde edilmiş seçim zaferleri ile sürdürebilen Erdoğan, 31 Mart’ta aldığı tartışmasız seçim yenilgisinin ardından artık Türkiye siyaseti açısından farklı gelecek planlarının dolaşıma girmesine engel olamıyor. Yani YSK’nin bir türlü sonuç açıklayamamasına yol açan kararsızlık, hukuki güçlüklerin ya da Erdoğan’ın ince ayarlı mükemmel planlarının ötesinde devletin/kontrgerillanın kararsızlığının yansıması olarak karşımızda duruyor. Bu da muhalefetin, karar bekleyen değil kararsızlık anına müdahale eden, 31 Mart’ta ele geçirilen inisiyatifi elden bırakmayan bir konumda olmasını gerektiriyor.

***

YSK’nin vereceği karara dair kehaneti bir kenara bırakıp, tam da bu kararsızlık süreci içinde iktidarın yaptıklarına bakarak söyleyebileceğimiz şeyler de var. Erdoğan’ın tek parti iktidarını yitirdiği 7 Haziran 2015 genel seçiminin ardından yaptığı şey muhalefeti parçalama siyaseti idi. Kürt hareketine karşı saldırıya geçerek HDP’yi kriminalize etmiş, CHP’yi hareketsizleştirmiş, MHP’yi de yanına çekmişti.

Şimdi yine benzer bir siyaseti izlediği görülüyor. Seçim yeniletme tehdidi, herkesin kendine göre anlamlandırmaya çalıştığı “Türkiye İttifakı” söylemi ve organize linç girişimleri eşliğinde CHP’yi HDP’den ayrışmaya çağıran “eleştiriler”, muhalefeti bölüp teslim almaya yönelik tek bir stratejinin parçası gibi duruyor. En azından iktidarın birbirini tutmayan bütün eylem ve söylemleri ortak bir niyeti yansıtıyor: “Muhalefet parçalansın, bir kısmı emeğe ve Kürtlere saldırı programı ekseninde hükümete ortak olsun ya da muhalefet etmekten vazgeçsin.”

Öte yandan muhalefeti temsil eden 4 parti, kendi kökenlerine göre şaşırtıcı bir direnç ve uyum içinde görünüyor. 7 Haziran sonrasında muhalefete hâkim olan parçalılık ve kararsızlık, şimdi muhalefetten çok iktidarın dertleri olarak görünüyor. Erdoğan’ın YSK sürecini mümkün mertebe uzattırırken bir yandan Türkiye İttifakı’na çağıran bir yandan muhalefeti tehdit eden dili, muhalefeti parçalamanın yanında, hatta belki de ondan daha çok çözülme emareleri gösteren iktidarı bir arada tutmayı hedefliyor.

Erdoğan’ın derdi muhalefetin birliği, dermanı ise muhalefetin parçalanması. 7 Haziran seçimleri sonrası CHP’nin ciddiye aldığı “istikşafi görüşmeler” teklifinin sonuçlarını savaş ve katliamlar eşliğinde iktidarın kendini zorla yeniden seçtirmesi şeklinde yaşadık. “Türkiye İttifakı” gibi özünde muhalefeti parçalamayı hedefleyen yeni tekliflerin ciddiye alınmasının da muhalefet açısından ölümcül bir hata olabileceği görülüyor.

***

Peki Erdoğan karşısında muhalefetin birliğinin ve kararlılığının güvencesi nedir? CHP, HDP, İYİ Parti ve Saadet Partisi gibi bu dört birbirine benzemez partinin orkestra şefi kimdir? Bir üst akıl mı var? Belki de bunlar, en azından bizler açısından tali sorulardır. Sürekli yukarılara ya da ufuklara bakarsak ayağımızı bastığımız zemini görmeyiz çünkü. Bu ülkede siyaset, Gezi Direnişi / Haziran İsyanı’ndan beri aşağıda yaşanan değişime yanıt üretebildiği ölçüde etkili olabilmektedir. Erdoğan’ın simgelediği gerici, neoliberal, ayrımcı, baskıcı siyaset karşısında gelişen toplumsal itiraz, ülkenin geleceğini temsil ettiği gibi, dört benzemez muhalefet partisini bugünkü konumlarına iten şeydir de.

CHP’nin Adalet Yürüyüşü ve 31 Mart başarısında, HDP’nin bölge partisinden Türkiye partisine dönüşmesinde, İYİ Parti’nin MHP merkezinden ayrışmasında, hatta Saadet Partisi’nin geleneksel İslamcı parti görünümünden bir nebze de olsa sıyrılabilmesinde Gezi sonrası açığa çıkan toplumsal itirazla ilişki kurabilme yetenekleri önemli bir belirleyendir.

Erdoğan’ın yenilgisinin temelinde de asıl olarak bu toplumsal itiraz yatmaktadır. Kendi başına örgütlü bir siyasal güç olmayan bu toplumsal itiraz, bugüne kadar her siyasal karşılaşmada o anki parti ve liderlerle, Erdoğan’a kaybettirmek üzere ilişki kurmuş, bu ilişkinin en azından bugüne kadar kalıcı değil faydacı/geçici bir ilişki olduğu da görülmüştür. Bu itirazının yokluğunda Erdoğan’ın şahsında simgeleşen düzeni değiştiren değil de onaran bir rol oynamaya daha yatkın olacak olan düzen içi muhalefet partilerinin, bugüne kadar Erdoğan’ın attığı zokaları yutmaması kendi “olağan akıllarından” kaynaklanmamaktadır.

Ama düzen içi muhalefetin krizin başka bir anında Erdoğan’ın (ya da temsil ettiği kontrgerilla fraksiyonun) da içinde olduğu bir “onarım gemisi”ne atlaması da mümkündür. Böyle bir ihtimal karşısında bizim açımızdan asıl sorun, “yukarılardaki” kararsızlık karşısında aşağıdaki kararlı itirazı örgütlü bağımsız bir güce dönüştürüp dönüştürememekte düğümlenmektedir.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Pozitif muhalefet: Herkese karşı herkesle birlikte

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ekim 2026

Türkiye’nin ve bölgenin içine değil de, müzakere sürecinin içine bakarsak bazı olumlu adımlarla bazı olumsuz adımları birlikte görürüz. Olumlu adımları...

Devlet neden demokratikleşmiyor

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ekim 2026

Kürt halk önderi Sayın Öcalan’a yönelik olarak gerçekleştirilen uluslararası komplonun yıl dönümünde komplo, Kürtlerin yaşadığı her yerde kitlesel olarak protesto...

 Sarı öküzü vermek; İstanbul Kuzey Su Havzaları  

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ekim 2026

Yaşam mücadelesi verirken iş cinayetlerinde yitirdiğimiz çocuklara, maden işçilerine ve 10 Ekim emek demokrasi barış mücadelesinde yitirdiğimiz özgürlük sevdalılarına saygılarımla…                                       ...

Komün ve dayanışmayla direniyoruz

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ekim 2026

Her devrimci direnişin bir zindan ayağı olması da bu işin diyalektiği gereğidir. Yıllar içerisinde koğuşları odalara, odaları da şimdi kuyu...

CHP’de yaprak dökümü

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ekim 2026

Her geçen gün yerel olarak çöken bir CHP ile karşı karşıyayız. Ankara’dan sonra İzmir de AKP’ye teslim oldu. Bu insanları...

Süreç ve Hareket

Yazar: Yeni Yaşam
10 Ekim 2026

İki yılı aşkın bir süredir “Barış ve Demokratik Toplum” adı verilen süreç, tek taraflı bir irade sınavına dönüşmüş durumda. Kürt...

Sonraki Haber

Suç mahalli ve tecrit değil, sorumlu ve çoğulcu mahallelilik - Nejla Kurul

SON HABERLER

Zelenskiy: ‘Enerji ateşkesi’nden haberim yok, ne zaman başlayacağını bildirin

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ekim 2026

Amedspor Kadın Voleybol altyapı seçmelerine yoğun ilgi

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ekim 2026

DEM Parti yerel yönetim kadın heyeti YPJ’yi ziyaret etti 

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ekim 2026

Birçok baroda seçim: Amed’de Sertaç Buluttekin yeni başkan seçildi

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ekim 2026

Gazeteci Çelebi: Rojava Devrimi’nin kazanımları korunmalı

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ekim 2026

Süryani Federasyonu’ndan belediyeye tepki: Evler yıkıldı, kilise mühürlendi

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ekim 2026

Cûdî’de mezar taşları toprağa gömüldü

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır