• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
9 Haziran 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Kardeşlik-İbrahim Sinemillioğlu

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
6 Mart 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Doksan sekiz yıl oldu. “Bir asır” ya da bir insan ömrü söz konusu olduğunda “dalya” demeye iki yıl kaldı. 6 mart 1921’de başlayan Koçgiri olaylarının yıldönümü.

Neydi Koçgiri isyanının nedeni? Kurtuluş Savaşı’na başlarken Amasya tamimi ve Erzurum ve Sivas kongreleriyle vadedilen Kürtlerle Türklerin bir arada ve eşit haklarla, yani eşit yurttaşlık temelinde birlikte bir devlet kuracağı vaadine dayanarak o sıralarda yeni kabul edilmiş olan 1921 Anayasası’na uygun olarak Koçgiri bölgesinin otonomisinin istenmesi.

O gün Alişer Bey, Haydar Bey ve Baytar Nuri Bey (Nuri Dersimi) öncülüğünde başlayan olaylar üzerine Ankara hükümeti, Sakallı Nurettin Paşa komutasındaki kuvvetlerle, merkezi Zara olan Koçgiri’nin üstüne gitmiş ve kısa sürede üç bin kişi civarında Alevi Kürdün canına mal olan olaylar sonlandırılmıştır.

O Sakallı Nurettin Paşa’nın damadı General Abdullah Alpdoğan da 1937- 38’de Dersim’de resmi rakamlara göre ölü ve kayıplarla birlikte otuz bine yakın, tarafsız gözlemcilere ve Dersim kaynaklarına göre de altmış ile doksan bin arasında can kaybına neden olan harekâtı yönetmiştir. Tabii ondan önceki Şeyh Sait, Sason, Zilan ve diğer Kürt hareketleri de kardeşlik adına kanla bastırılmıştı. Günümüze dek otuz isyan, hep Türk-Kürt kardeşliği adına bastırılmaktadır.

Son otuz beş yılda asker, sivil, çoluk çocuk, genç yaşlı demeden can veren elli bini aşkın insan, yirmi bine yakın faili meçhul cinayet, yıkılan onu aşkın şehir, yakılıp yıkılarak boşaltılan binlerce köy hep bu kardeşliği sürdürmek içindir(!). 2013’te AKP iktidarınca başlatılan barış süreci ile üç yıla yakın sürede ortama hakim olan barış havası süresince çok önemli gelişmeler olmuş, can kaybı olmamış, analar ağlamamış, geleceğe dair büyük umutlar yeşermişken, HDP’nin 7 haziran seçimine parti olarak katılma kararı üzerine tüm bunlar bir yana itilmiş, barış masası devrilmiştir. 28 Şubat 2015’te Dolmabahçe Mutabakatı’yla HDP’li milletvekilleri ve hükümet temsilcileri arasında varılan on maddelik metin üzerinde anlaşmaya varılmış ancak daha sonra bu mutabakat metninin kendi bilgisi dahilinde hazırlanıp imzalandığı bakanlarınca açıklanmasına rağmen sayın Erdoğan, “Ne mutabakatı, böyle bir şey yok, benim haberim yok” diyerek süreci sonlandırmıştır.

2 temmuz 2015’te ise nasıl olduğu anlaşılamayan (!) iki polisin öldürülmesi üzerine yeniden savaş sürecine girilmiştir. Yüz yılı aşkın süredir devam eden Kürt sorunu, tüm vaatlere, tüm kardeşlik ve eşitlik teranelerine rağmen aynı minval üzere sürdürülmektedir. S eçim kazanmayı savaş politikalarına ve toplumu ayrıştırarak konsolidasyon sağlamaya dayamış olan AKP-MHP bloku, yine de blokun 1 numaralı lideri sayın Erdoğan’ın ağzından hala bu “konsolidasyonu sağlayamadığını” itiraf etmiştir.

AKP-MHP bloku etrafında henüz konsolidasyon sağlanamadı ama Kürtleri ayrıştırma ve bölücülük politikasında tüm düzen partileri mutabakat sağlamış durumdalar. Gerek Osmanlı döneminde gerek Cumhuriyet döneminde ve uluslararası metinlerde dört ülkenin toprakları üzrinde yer alan, üzerinde tümüyle Kürtlerin yaşadığı ve adına “Kürdistan” denilen bir toprak parçası var.

Daha birkaç yıl önce sayın Erdoğan’ın da kullandığı bu sözcüğü kullanmayı önce TBMM’de yasakladılar, şimdi de onu kullandı diye Kürtlere “defol git” diyerek ülkeden kovmaya kalkıyorlar. İşin diğer yanı, Cumhur İttifakı’na ve AKP iktidarına karşı bir araya gelen Millet İttifakı’nı oluşturan, Türkiye’nin kurucu partisi olan CHP ile ortağı İYİ Parti yetkililerinin bu bölücülüğe ses çıkarmamaları, zımnen kabul etmeleridir. Hem de sırf demokrasiyi korumak adına seçime girmediği yerlerde, iktidar karşısında bu blokun adayını destekleme kararı alan HDP’ye rağmen. Hem de Kürt illerinde birçok yerde HDP kazanmasın diye AKP ve MHP lehine kendi adaylarını çekerek… Türkiye nüfusunun üçte birine yakını Kürttür.

Kürtler, tarihin bilinen tüm çağlarında bu topraklarda yaşamaktadırlar. Onları bu topraklardan, kendi yurtlarından kovmaya hiç kimsenin gücü yetmez. MHP’nin “ya sev ya terk et” sloganını benimsediği anlaşılan AKP iktidarı, konsolidasyon uğruna asimile edemediği Kürtleri öz yurtlarından kovmayı hedeflemekle, Türkiye’nin bölünmesine neden olacağını bilmeyecek kadar aymazlardan oluşuyorsa vay halimize. Kürtleri ülkeden kovmaya kimsenin gücü yetmez. Sınırı, Kürtlerin önüne çekerek Türkiye’yi bölmeye de Kürtler izin vermez.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Demokratik dönüşümün anahtarı

Yazar: Yeni Yaşam
9 Haziran 2026

Cumhuriyet demokratik dönüşüme uğratılacaksa bu gerçek görülecektir. Kürtler üzerindeki kültürel soykırım politikası yasal, anayasal, yani hukuki olarak terk edilmezse inkâr...

Pasif Devrim mi, Kavramsal Çarpıtma mı?

Yazar: Yeni Yaşam
9 Haziran 2026

Fırat Aydınkaya’nın analizindeki en ölümcül teorik hata, Antonio Gramsci’nin 'pasif devrim' kavramını, yapısal olarak taban tabana zıt bir siyasal aktöre...

Şiddete karşı çözüm komünalizmdir! -3

Yazar: Yeni Yaşam
9 Haziran 2026

Politikayı her türlü ahlaksızlığın döndüğü bir alan olarak görüp apolitik duruşa yönelen akıl, devletin varlığını meşru ve gerekli görüp devlete...

Yasa’nın demokratikleştirilmesi kitlelerin elinde

Yazar: Yeni Yaşam
7 Haziran 2026

Gelinen aşamada sürece dair önemli bir adımın atılacağı, kamuoyuna yansımıştır. Bilindiği gibi Kürt Halk Önderi Öcalan ve diğer demokratik dinamikler,...

Özgür yarınlarımıza bir adım daha

Yazar: Yeni Yaşam
7 Haziran 2026

Yeni Yaşam, Azadiya Welat gazeteleri verilmiyor. Bütün hükümlü ve tutuklular, ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü muamelesi görüyor. Günde 1 saat havalandırma dışında...

Müzakere sürecinin yapısal sorunu ve çözümü

Yazar: Yeni Yaşam
7 Haziran 2026

Ben söylemiyorum, bizzat DEM Parti söylüyor:  Müzakere sürecinin barış ve demokrasi sonucu doğuracağına olan güven Kürdistan’da hızla azalıyor. Neden? Halk...

Sonraki Haber

Vaziyet jehr û mahrê kor olmiş...-Özgür Amed

SON HABERLER

Demokratik dönüşümün anahtarı

Yazar: Yeni Yaşam
9 Haziran 2026

On iki süvarinin direniş hikâyesi

Yazar: Yeni Yaşam
9 Haziran 2026

Pasif Devrim mi, Kavramsal Çarpıtma mı?

Yazar: Yeni Yaşam
9 Haziran 2026

Cevapsız sorular saklanan gerçekler!

Yazar: Yeni Yaşam
9 Haziran 2026

Şiddete karşı çözüm komünalizmdir! -3

Yazar: Yeni Yaşam
9 Haziran 2026

MHP Kilis İl Teşkilatı feshedildi, yeni il başkanı atandı

Yazar: Yeni Yaşam
8 Haziran 2026

Kemal Kılıçdaroğlu kurultay süreci için tarih verdi

Yazar: Yeni Yaşam
8 Haziran 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır