• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
8 Eylül 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Vaziyet jehr û mahrê kor olmiş…-Özgür Amed

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
6 Mart 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Ünlü fizikçi rahmetli Richard Feynman’ın “Eğer kuantum mekaniğini anladığınızı düşünüyorsanız, kuantum mekaniğini anlamıyorsunuz” dediğini biliyorsunuz. Ben bilmiyordum. Öğrenmiş oldum… Çavreş Feynman’dan söze girmemin sebebi de Erdoğan.

Koşuyolu Parkı’ndaki taşlarda arkadaşları ile ömrünün 3/4’ünü dama oynayarak geçiren bir xalonun da dediği gibi: “Heger Erdoxanî anladıxınızî düşînîsense, tekrar duşının” (Bu arada bu kelimelere ek olarak gelen “sense” kalıbı sadece bize ait. Gelisense, gidisense vb. Ne yapım ne çekim ekleri grubuna giriyor. Sokak düğünlerinde sesi kontrol etmek için söylenen yek do sê, sê sê’den türeyip zamanla sense’ye evirildiğini söylüyor dil bilimciler).

Lacan, onu Paris’teki bürosunda görmeye gelen binlerce insana ilk ve temel olarak bir soru soruyormuş: “Ne istiyorsun?” Yani arzun nedir, gerçekten istediğin nedir diye de düşünebiliriz bu soruyu. Kısa bir örnekle somutlaştırayım siz değerli yoldaşlarım için.

Misal Perinçek’i ele alalım. Kendisine dair fikir belirtecek oksijen, glikoz şu an bende olmadığı için o kısmı geçiyorum. Diyor ki, “Türk de biziz. Kürt de biziz. Hepimiz Türk milletiyiz”. Bu nasıl cümle? Kendisinin tam olarak Kürt mü Türk mü olduğunu bilemiyoruz. Aidiyet konusunda arzusu derinlerde saklı! Dışarı taşan şey faşizm olsa da şey etmeyin hemen. Hazır adını anmışken, geçen hafta kendisi Çin’e gitti. Türkiye’den oy çıkartamayınca, bir belde dahi alacak gücü olmayınca soluğu Çin’de almış. Vatan Partisi Çin ziyaretini yakından takip ediyorum. Nankin, Guiyang, Çangçun bölgelerindeki kelle paçacılara bahşiş falan bırakmamışlar. İnşallah gelmezler, orada seçimlere falan girerler. Ya da bir akıllı çıkıp dese Çin’in size Orta Asya’ya, NATO’ya, ABD’ye dair belirttiğiniz görüşler gibi ihtiyacı var. Çin yıkılmanın eşiğinde, oradaki Türkler sizi bekliyor. Dese iyi olmaz mıydı?

Özür dilerim, esas konuya geçemiyorum. Çünkü daha çarpıcı bir örnek var. Sazı Soylu’ya bırakalım. Yerel seçim çalışmaları kapsamında İstanbul’un Ayazağa Meydanı’nda seçmenlere hitap ediyor: “31 Mart akşamı zafiyete düşersek 6 yaşındaki masum çocukların eline taş verirler, valilerin, kaymakamların itibarını beş paralık ederler. Sokağa çıkarmazlar.”

Ya gerçekten yazık! Konuşma metinlerini yazan kimse ondan ağır bir intikam alıyor bence. Her konuşması diğerini yalanlıyor. Her sözü diğerini eğip büküyor. Bakın, huzur ve güven geldi, her şey bitti dedikten beş dakika sonra, daha çaylar soğumadan şimdi hawaar, oy hawaarr naraları atıyor, yeri göğü ayağa kaldırıp perişan olduk, 6 yaşındaki çocuklar eline taş almış, devlet çöktü diyor. Yok yok 6 aylıktır kesin o! Ağzına süt almadan eline taş almıştır. Dişi çıkmadan isyanı çıksın onun! Gören diyecek Valiler sanki dışarıda, sanki halk içinde. İtibarları desen zaten euro cinsinden üst kurda! Hesap kitaba gerek yok, tanıyoruz birbirimizi brêmin…

Ama hakkını da verelim, inanılmaz itiraflar bunlar…

Perinçek, Soylu ve arzu meselesini kapattıksa, konumuza geçelim. Çünkü ben de gerçekten merak ediyorum: Ne istiyor arkadaş? Arzusu nedir… Çünkü vaziyet jehr û mehrê kor olmiş durumda…

Başa dönersek!

Xalo haklı! Onu anlamak gibi bir düşüncemiz yok, olamaz da. Çünkü aşıyor bizi. Kurdistan meselesi bir semptom olarak duruyor ortada. Birine ‘şu şeyi sakın hatırlama, sakın aklına getirme’ derseniz ne olur? Tek bir saniye bile aklından çıkmaz. İşkence gibi bir şeydir. Sanırım birileri, sarayın derinliklerinde, bu kelimeyi sakın aklına getirme, öyle bir şey yok demiş olmalı. Bununla bu kadar yaşamak nedir? Bunun izahı nedir? Yarın çıkıp ‘Kurdistan kurulacaksa da onu biz kurarız’ der mi der! Ortam müsait.

Hayır yani, önce çıkıp yok diyor. Sonra defolun Kurdistan’a gidin diyor. Yaw var mı yok mu? Hele önce ona bir karar ver sonra konuyu aç. Eleştiriye de gelmiyorsun zaten, dar tepkisel kişiliksin. Halkımız zaten tew senin demene bakıyordu olup olmadığını! Ee bari uğraştırma… Olmayan yere nasıl def olacağız? Tamam anladık. Elde avuçta hiçbir şey kalmadı. Söyleyecek söz yok! Sığınacak yer kalmadı! Sahip olduğun medyanın, dalkavuk ordusunun, şunun bunun yardımı ile istediğini rahatça söylüyorsun. HDP’ye, Kürtlere günde 5 rekât hakaret etmekten başka bir siyasetin yok. Tamam onu da anladık! Abêsen, mehle buyîgîsen denmesinden kêfin gelî. Onu da anladık. Arzu patlaması, volkan sıçraması yaşıyorsun yer yer, ona da tamam! Ama söyle hele ji bo xwedê, Ahura Mazda aşkına ne istiyorsun? Geleceğin mizah dergilerine niye bu kadar koz veriyorsun? Bişiden değil, seni düşünüyoruz. Yine de sen bilirsin…

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Mikro faşizm ve içimizdeki faşist ruh

Yazar: Yeni Yaşam
8 Eylül 2026

Modern kapitalizmin yarattığı yıkıcılığa  ve reel sosyalizmin özgürlüğü yok eden bürokratik dünyasına karşı 1968, küresel düzeyde kolektif bir ayağa kalkışı...

‘Halkların biricik yoldaşıydı…’

Yazar: Yeni Yaşam
6 Eylül 2026

Hüseyin ağabey bizler için bir arkadaş, yoldaş, dost canlısı bir insandı. Entelektüel, aydın kişiliğiyle halkımızın, halkların biricik yoldaşıydı. Zindanı yaşayan...

Süreç karşıtları ve devlet

Yazar: Yeni Yaşam
6 Eylül 2026

Yaklaşık iki yıl önce, Kürt halkı ve Aleviler başta olmak üzere Türkiye haklarını ve toplumun tüm kesimlerini çok yakında ilgilendiren...

İnsanlık suçu

Yazar: Yeni Yaşam
6 Eylül 2026

İnsanlık tarihinde en büyük suçlardan biri ırkçılıktır. Bu suç günümüzde de işlenmektedir. İktidarlar kendi çıkarları doğrultusunda el altından da olsa...

Hep hikâyede

Yazar: Yeni Yaşam
6 Eylül 2026

Hırs için can ve zaman harcayan çağlardan bu günlere kadar geldik. Öyle ki geldiğimiz yerleri ve ezberleri beraberimizde getirdik. Denilir...

Ağustos enflasyonu: Garp cephesinde yeni bir şey var!

Yazar: Yeni Yaşam
5 Eylül 2026

TÜİK, ENAG ve İTO tarafından hesaplanan ağustos ayına ilişkin aylık ve yıllık enflasyon oranları arasındaki farklılıklar sürüyor: TÜİK’in yıllık enflasyonu...

Sonraki Haber

Sarı Zarf’ın peşinde 71 yıl

SON HABERLER

Barışın ve yaşamın garantisi biziz

Yazar: Yeni Yaşam
8 Eylül 2026

Mikro faşizm ve içimizdeki faşist ruh

Yazar: Yeni Yaşam
8 Eylül 2026

Kürt sinemasında belgeselin omurgası (3)

Yazar: Yeni Yaşam
8 Eylül 2026

Ah şu Aleviler…

Yazar: Yeni Yaşam
8 Eylül 2026

Alevilik, hakikat ve barış

Yazar: Yeni Yaşam
8 Eylül 2026

Hemşire İkra Avcı memurluktan ihraç edildi

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

Bursa’da da Amedspor forması giyen Kürt işçilere ırkçı saldırı

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır