• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
21 Haziran 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Kendi coğrafyası ile barışamamak-Ragıp Zarakolu

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
25 Mayıs 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Şimdi de DERSİM adına taktılar, PONTOS’dan sonra. Acaba dünyada kendi coğrafyası ile takıntılı olan bir başka ülke daha var mıdır?

12 Eylül döneminde ERMENİSTAN adına takmışlardı. Yabancı turist rehberlerinin göz altına alındığı olmuştu. Ellerinde tarihi Ermenistan’ın zikredildiği haritalar var diye.

Kürdistan adı zaten zinhar yasaktı. Bırakın adını, Kenan Evren Paşası, Kürt dilini yasaklayan özel bir yasa çıkarttırmıştı. Kürtçeyi yasaklayan yasada bile “Kürtçe” dememek için, acaip takla atmışlardı.
Ana Britannaca Ansiklopedisi’nin Türkiye basımına dava açtılar, tarihi Ermenistan gösteriliyor diye. La Rousse Ansiklopedisi’nin Türkiye’ye girişini yasakladılar.
Bir yandan da Yeni Osmanlı geçinmeler. Dersim bir Osmanlı vilayeti idi ve çok daha geniş bir sahayı kapsıyordu.

Osmanlı haritalarında Arap alfabesi ile kocaman Kürdistan yazıyordu.
Yeni Çağ gazetesinin 2001 yılındaki Ergenekoncu Pontos kampanyası yeniden başlatıldı, Perçunçeng takımı geri kalır mı? Tabii onlar da atakta.
Pontoslu demek Elen demek değil illaki, tam bir coğrafya tanımı.

Biz Karadenizli deriz, öğünürüz Karadenizli olmakla, Yunanistan’da Pontoslu derler.
İllaki Elen demek değil.

Ama elbette Elence konuşan Karadenizliler de vardır. Ve hala da konuşulur 70 bin dolayında Karadenizli tarafından.
Ve öğünülmesi gereken kültürel zenginliklerimizden biridir. Dövünülmesi gereken değil.
Üstelik koyu Müslümanlardır da.

Yine döndük 28 Şubat günlerine, 28 Şubat Paşaları Pontos’a takmışlardı.
1996 yılında Pontoslu yazar Andreadis, 1. İzmir Kitap Fuarı’nın Onur Konuğu idi ve Ege’de estirilen savaş rüzgarlarına HAYIR diyordu. Tabu kırıcı Belge Yayınları’nın ve TÜYAP’ın onur konuğu olarak. Bir sürü Karadenizli geliyordu Trabzon’dan onu dinlemeye.

28 Şubat paşaları onu persona non grata ilan edip, 40 kez ziyaret ettiği ve sevdiği anavatanını ziyareti yasakladılar. (*)
İstanbullu Prof Sarris’in Ömer Asan’ın “Pontos Kültürü” kitabına yazdığı önsöze taktılar, vay sen nasıl “Elen” dersin bağzı Karadenizlilere diye. Sarris’in annesi, Falih Rıfkı’ının eşinin, Latife hanımın falan arkadaşı idi. Hatta Sarris, üniversite yıllarında CHP’li idi 59’larda. Kim takar!

Linç programları düzenlendi Andreadis için ceviz kabuğu doldurmayan programlarında. Sonunda Yeni Çağ takımı, dava açtırmayı yasaklatmayı başardı Ömer Asan’ın kitabına. Ayşe Nur Zarakolu, savcılıktan son daveti, ölüm döşeğinde aldı. (**)
2002 erken seçimlerinde başa oynayan devlet, Meclis’e bile giremedi. Pontos davası da beraat ile bitti.
Şimdi aynı takım, tarihçi Prof. Fotiadis’in kitabına taktı kafayı (***). Muhbirliğe soyundular. Vay, bu kitabı şu kitabevinde gördük, yok şunda gördük diye. Bu arada Ankara’da düzenlenecek olan konferansı yasaklatmayı başardılar. Cevizoğlu’dan nöbeti, Takan’lar (ne yapsın yani takmasın mı?), Avarlar falan aldılar.

Muhbirlik eskiden utanma /ar duygusu hala ölmediği için örtülü, gizli kapaklı yapılırdı.
Şimdi alenen, bağıra çağıra yapılıyor.
Kitapevleri de alelacele iadeler yapıyorlar. Ülkemizin gelişmiş varlıklı semtlerinde.
2006/7 de atakta oldukları dönemde, Kadıköy/Caddebostan gibi yerlerde, gelip, bu kitabı neden bulunduruyorsunuz diye sıkıştırırdı bazı sözde “okurlar”, Ermeni Soykırımı’na ilişkin kitaplara dair. Onlar da bize “aman sol mol yollayın da, Ermeni falan yollamayın” derlerdi, İstanbul’un en “aydın” semtinden.

Artık kitap yasaklamaya, mahkemeye vermeye gerek yok. Muhbirlerimizin “tepki”si, kitapların toplu iadesi, dağıtılmaması için yeterli oluyor. Kitaba da dava açılmıyor, tüm ihbarlara karşın.
Ülkemizin de “demokratik” makyajı bozulmamış oluyor. Bak, “böylesi kitaplar bile çıkıyor” denilerek.
(*) Andreadis’in istenmeyen adam ilan edilmesinin hikayesi için Bk: Yorgo Andreadis, İstenmeyen Adam, Belge Yayınları 2005

(**) Ömer Asan, Pontos Kültürü, Belge Yayınları 1996.

(***) Fotiadis, Pontos Rumlarına Yönelik Soykırım, Belge Yayınları 2018.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Kanın ve gözyaşının olmadığı bir dünya

Yazar: Yeni Yaşam
21 Haziran 2026

50 günüm kaldı. Çıkar çıkmaz memleketim Adıyaman Gerger’e gideceğim. Orada yaşlı annemle babamla yaşayacağım. 30 yıl boyunca hapishane kapılarında ömür...

Kürt halkının direnişi ve sürecin yeni aşaması 

Yazar: Yeni Yaşam
21 Haziran 2026

Barış ve demokratik toplum sürecinde önemli ve değerli bir hareketlilik yaşanıyor. Kamuoyu ile paylaşılan bilgilere göre, demokratik bir barışın önünü...

Kürt özgür olmadan Türk, Türk özgür olmadan Kürt özgür olamaz

Yazar: Yeni Yaşam
21 Haziran 2026

Önce haberi okuyalım: “Mahkemenin CHP'nin 38. Kurultayı hakkında verdiği mutlak butlan kararıyla parti yönetimine geri döndürülen Kemal Kılıçdaroğlu, katıldığı canlı...

Meşhur küçülmek

Yazar: Yeni Yaşam
21 Haziran 2026

Hilelerin karıştığı bir yaşamda birilerinin durmadan gerçeği hatırlatması gerek. Sıradan çelişkiler, saydam heyecanlar, rüzgâr gibi geçen insanlar, gitmeyi bilmeyenler ve...

Bu işte futbol topunun hiç suçu yoktu!

Yazar: Yeni Yaşam
21 Haziran 2026

Dip dibe iki yoksul mu yoksul ülke, birbirinden rezil iki diktatör tarafından yönetiliyorsa, iktidarlarını sürdürmek için ne yaparlar? Tabii ki...

Metaların efendilerine karşı, sitüasyonistler

Yazar: Yeni Yaşam
20 Haziran 2026

Kapitalizmin en yıkıcı, en asalak ve en çürümüş halini yaşıyoruz. Kitleler ise umursamazlık, kaybolmuşluk ve gönüllü edilgenlik içinde. Umursamama ve...

Sonraki Haber

İlerlemek-Aytuna Tosunoğlu

SON HABERLER

Kanın ve gözyaşının olmadığı bir dünya

Yazar: Yeni Yaşam
21 Haziran 2026

Kürt özgür olmadan Türk, Türk özgür olmadan Kürt özgür olamaz

Yazar: Yeni Yaşam
21 Haziran 2026

Kürt halkının direnişi ve sürecin yeni aşaması 

Yazar: Yeni Yaşam
21 Haziran 2026

Jin Dergi’nin yeni sayısı yayında

Yazar: Yeni Yaşam
21 Haziran 2026

Meşhur küçülmek

Yazar: Yeni Yaşam
21 Haziran 2026

Bu işte futbol topunun hiç suçu yoktu!

Yazar: Yeni Yaşam
21 Haziran 2026

Öğretmene her şey yasak

Yazar: Yeni Yaşam
21 Haziran 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır