• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Mayıs 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Kendi coğrafyası ile barışamamak-Ragıp Zarakolu

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
25 Mayıs 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Şimdi de DERSİM adına taktılar, PONTOS’dan sonra. Acaba dünyada kendi coğrafyası ile takıntılı olan bir başka ülke daha var mıdır?

12 Eylül döneminde ERMENİSTAN adına takmışlardı. Yabancı turist rehberlerinin göz altına alındığı olmuştu. Ellerinde tarihi Ermenistan’ın zikredildiği haritalar var diye.

Kürdistan adı zaten zinhar yasaktı. Bırakın adını, Kenan Evren Paşası, Kürt dilini yasaklayan özel bir yasa çıkarttırmıştı. Kürtçeyi yasaklayan yasada bile “Kürtçe” dememek için, acaip takla atmışlardı.
Ana Britannaca Ansiklopedisi’nin Türkiye basımına dava açtılar, tarihi Ermenistan gösteriliyor diye. La Rousse Ansiklopedisi’nin Türkiye’ye girişini yasakladılar.
Bir yandan da Yeni Osmanlı geçinmeler. Dersim bir Osmanlı vilayeti idi ve çok daha geniş bir sahayı kapsıyordu.

Osmanlı haritalarında Arap alfabesi ile kocaman Kürdistan yazıyordu.
Yeni Çağ gazetesinin 2001 yılındaki Ergenekoncu Pontos kampanyası yeniden başlatıldı, Perçunçeng takımı geri kalır mı? Tabii onlar da atakta.
Pontoslu demek Elen demek değil illaki, tam bir coğrafya tanımı.

Biz Karadenizli deriz, öğünürüz Karadenizli olmakla, Yunanistan’da Pontoslu derler.
İllaki Elen demek değil.

Ama elbette Elence konuşan Karadenizliler de vardır. Ve hala da konuşulur 70 bin dolayında Karadenizli tarafından.
Ve öğünülmesi gereken kültürel zenginliklerimizden biridir. Dövünülmesi gereken değil.
Üstelik koyu Müslümanlardır da.

Yine döndük 28 Şubat günlerine, 28 Şubat Paşaları Pontos’a takmışlardı.
1996 yılında Pontoslu yazar Andreadis, 1. İzmir Kitap Fuarı’nın Onur Konuğu idi ve Ege’de estirilen savaş rüzgarlarına HAYIR diyordu. Tabu kırıcı Belge Yayınları’nın ve TÜYAP’ın onur konuğu olarak. Bir sürü Karadenizli geliyordu Trabzon’dan onu dinlemeye.

28 Şubat paşaları onu persona non grata ilan edip, 40 kez ziyaret ettiği ve sevdiği anavatanını ziyareti yasakladılar. (*)
İstanbullu Prof Sarris’in Ömer Asan’ın “Pontos Kültürü” kitabına yazdığı önsöze taktılar, vay sen nasıl “Elen” dersin bağzı Karadenizlilere diye. Sarris’in annesi, Falih Rıfkı’ının eşinin, Latife hanımın falan arkadaşı idi. Hatta Sarris, üniversite yıllarında CHP’li idi 59’larda. Kim takar!

Linç programları düzenlendi Andreadis için ceviz kabuğu doldurmayan programlarında. Sonunda Yeni Çağ takımı, dava açtırmayı yasaklatmayı başardı Ömer Asan’ın kitabına. Ayşe Nur Zarakolu, savcılıktan son daveti, ölüm döşeğinde aldı. (**)
2002 erken seçimlerinde başa oynayan devlet, Meclis’e bile giremedi. Pontos davası da beraat ile bitti.
Şimdi aynı takım, tarihçi Prof. Fotiadis’in kitabına taktı kafayı (***). Muhbirliğe soyundular. Vay, bu kitabı şu kitabevinde gördük, yok şunda gördük diye. Bu arada Ankara’da düzenlenecek olan konferansı yasaklatmayı başardılar. Cevizoğlu’dan nöbeti, Takan’lar (ne yapsın yani takmasın mı?), Avarlar falan aldılar.

Muhbirlik eskiden utanma /ar duygusu hala ölmediği için örtülü, gizli kapaklı yapılırdı.
Şimdi alenen, bağıra çağıra yapılıyor.
Kitapevleri de alelacele iadeler yapıyorlar. Ülkemizin gelişmiş varlıklı semtlerinde.
2006/7 de atakta oldukları dönemde, Kadıköy/Caddebostan gibi yerlerde, gelip, bu kitabı neden bulunduruyorsunuz diye sıkıştırırdı bazı sözde “okurlar”, Ermeni Soykırımı’na ilişkin kitaplara dair. Onlar da bize “aman sol mol yollayın da, Ermeni falan yollamayın” derlerdi, İstanbul’un en “aydın” semtinden.

Artık kitap yasaklamaya, mahkemeye vermeye gerek yok. Muhbirlerimizin “tepki”si, kitapların toplu iadesi, dağıtılmaması için yeterli oluyor. Kitaba da dava açılmıyor, tüm ihbarlara karşın.
Ülkemizin de “demokratik” makyajı bozulmamış oluyor. Bak, “böylesi kitaplar bile çıkıyor” denilerek.
(*) Andreadis’in istenmeyen adam ilan edilmesinin hikayesi için Bk: Yorgo Andreadis, İstenmeyen Adam, Belge Yayınları 2005

(**) Ömer Asan, Pontos Kültürü, Belge Yayınları 1996.

(***) Fotiadis, Pontos Rumlarına Yönelik Soykırım, Belge Yayınları 2018.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Madencinin zaferi ve 1 Mayıs

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Maden işçilerinin destansı direnişi, 1 Mayıs öncesi tüm emekçilere yeni bir moral ve güç kaynağı oldu. Önce bastıracaklarını düşündüler. İşçilerin...

140 yıl sonra 1 Mayıs’ta Dünya ve Türkiye işçi sınıfının durumu

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Bundan 140 yıl önce ABD’de 13.000 işyerinde çalışan 300.000 işçi iş bırakarak sokaklara çıktı. Eylemlerinin nedeni, günde 16 saati bulan...

1 Mayıs’a doğru mücadelenin yaşamla, yaşamda kesişimi

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

1 Mayıs arifesinde Doruk Maden işçileri; –açız- diye başlattığı Eskişehir’den Ankara yürüyerek gelip biber gazına rağmen sürdürdükleri direnişi tamamladılar. Aylardır...

Suriye’de neler oluyor?

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Suriye hükümeti ile SDG arasındaki entegrasyon antlaşmaları bütün hızıyla devam ederken ileriye dönük bir gelişmeye de şahit olmuyoruz.  Nasreddin Hoca’nın...

Dünya savaşı gölgesinde 1 Mayıs

Yazar: Yeni Yaşam
30 Nisan 2026

1 Mayıs 2026’ya, dünya savaşı heyulasının artık yalnızca geçtiğimiz yüzyılın bakiyesi bir travma, insanlığı dehşet içinde uykusundan uyandıran tarihsel bir...

Emeğin sönmeyen meşalesi 1 Mayıs

Yazar: Yeni Yaşam
30 Nisan 2026

Tarihte büyük günler, büyük mücadeleler sonucu doğmuştur. Bu, 1 Mayıs için de böyledir. İşçi sınıfının uluslararası birlik, dayanışma ve savaşım...

Sonraki Haber

İlerlemek-Aytuna Tosunoğlu

SON HABERLER

Almanya’nın iki kentinde 1 Mayıs eylemleri: Bijî Yek Gulan

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Kürdistan’da 1 Mayıs: Barış için emek vermeye hazırız Güncelleniyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Birçok kentte 1 Mayıs: Bu düzeni değiştireceğiz

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Serhad’da 1 Mayıs: Her yerde emekçiler alanı doldurdu

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

İstanbul’da 1 Mayıs: En az 370 kişi gözaltına alındı Canlı Blog

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Çiğdem Kılıçgün Uçar: Parçalanma zamanı değil, komün zamanı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

1 Mayıs’ta iş cinayeti: 2 işçi hayatını kaybetti

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır