Maden şirketleri Türkiye coğrafyasının dört bir yanında büyük doğa yıkımları yaratmayı sürdürüyorlar. Bu şirketler kârlarını katlarken, iki bakanlığa 7’şer adet yeni talep ilettiler
K. Bülent Ongun
İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan 500 Büyük Sanayi Kuruluşu araştırması verilerine göre, madencilik ve taş ocakçılığı sektörü yüzde 27,2’lik oranla rekor kırarak net satış karlılığında ilk sıraya yerleşti. Madencilik sektörü elde ettiği yüzde 27,2’lik oranla, yüzde 3,4 seviyesindeki İSO 500 ortalamasını yaklaşık 8 kat geride bıraktı. Türkiye Madenciler Derneği (TMD) Başkanı Mehmet Yılmaz, Jeopolitik risklerin ve küresel altın talebinin yerli üreticilerin kar marjlarını doğrudan yükselttiğini, kalıcı başarının sadece piyasa koşullarıyla değil, işletmelerin son yıllarda hayata geçirdiği verimlilik odaklı yatırımlar ve sıkı maliyet yönetimiyle sağlandığını söyleyebildi.
İki bakanlıktan 14 talep
Diğer yandan kârlılıkta rekor kıran maden şirketleri ‘sorunlarına’ ilişkin iktidara çözüm dosyası sundular. İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) Yönetimi, Ankara’da gerçekleştirdiği temaslarda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı’na ayrı ayrı madencilik sektörünün önündeki sorunlara ilişkin çözüm dosyası sundu. Yıllardır her taleplerini karşılayan iktidarın sunulan dosyayı da onaylayıp hayata geçireceğini ve anlaşmaya varacaklarını şimdiden söylemek yanlış olmaz. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na iletilen talepler dikkat çekici. İktidarın halkı açlığa, doğayı yıkıma uğratan politikaları her geçen gün derinleşirken, maden şirketlerinin talepleri her zamanki gibi yine karşılanacağı beklenmeli.
Bakanlığa sunulan dosya da 7 başlık yer almakta;
1- Devlet hakkı hesaplamalarının gerçek satış fiyatları esas alınarak yapılmasını ve üretim maliyetlerinin dikkate alınmasını istiyoruz.
2-Mücbir sebepler nedeniyle üretim yapılamayan geçici tatil dönemlerinde devlet hakkı ve arazi izin bedelleri alınmamalı.
3-UMREK raporlama sisteminin ihtiyaçlara göre yeniden düzenlenmesini, yüzeye yakın rezervlerde zorunluluğun kaldırılmasını, diğer sahalarda ise uygulama süresinin uzatılmasını talep ediyoruz.
4-Birden fazla rödövans sözleşmesini sınırlayan düzenlemenin yeniden değerlendirilmesini, mevcut yatırımların ve kazanılmış hakların korunmasını bekliyoruz.
5-Özellikle mermer ocaklarında pasa değerlendirme tesisleri için ÇED ve orman izin süreçlerinin kolaylaştırılmasını istiyoruz.
6-Madencilik yatırımlarının finansmana erişimini kolaylaştıracak standart teminat ve kredi mekanizmalarının oluşturulması, bankacılık süreçlerinin hızlandırılması gerektiğine inanıyoruz.
7-Rehabilitasyon bedeli ile birlikte ağaçlandırma ve mera alanlarında tahsil edilen ilave bedellerin mükerrer maliyet oluşturduğu dikkate alınarak yeniden düzenlenmesini talep ediyoruz.”
Ticaret Bakanlığı’na sunulan 7 başlık
1-İhracatçılarımıza sağlanan yüzde 3’lük döviz dönüşüm desteğinin yüzde 10’a çıkarılmasını ve ihracat bedelinde sonradan yaşanan ticari nedenli düşüşlerde daha önce ödenen desteğin geri alınmamasını istiyoruz.
2-Madencilik sektörüne özel Eximbank finansman programlarının oluşturulmasını, kredi süreçlerinin kolaylaştırılmasını ve sektörümüze uygun teminat modellerinin geliştirilmesini talep ediyoruz.
3-Doğal taş ve madencilik ürünlerinde özellikle uzak pazarlara yönelik navlun destek mekanizmasının hayata geçirilmesini bekliyoruz.
4-Sektörümüz ile kamu kurumları arasındaki koordinasyonu güçlendirecek İMİB Ankara Ofisi Projesi’nin desteklenmesini istiyoruz.
5-Şahıs işletmesi statüsünde faaliyet gösteren ihracatçılarımızın da fuar, ticaret heyeti ve alım heyeti gibi Ticaret Bakanlığı desteklerinden yararlanabilmesini talep ediyoruz.
6-İhracat bedelini ülkeye getiren ancak bozdurma yükümlülüğündeki eksiklikler nedeniyle uygulanan idari yaptırımların yeniden değerlendirilmesini istiyoruz.
7-Azerbaycan, Brezilya ve Cezayir gibi önemli pazarlarda doğal taş ihracatını zorlaştıran yüksek gümrük vergilerinin düşürülmesine yönelik ticaret anlaşmalarının geliştirilmesini ve yeni girişimlerin hayata geçirilmesini bekliyoruz.








