Newala Qesaba’nın hafıza merkezi yapılması gerektiğini belirten ATK Uzmanı Ümit Biçer, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde geçmişle yüzleşme çağrısı yaptı
Sêrt’in (Siirt) Berwarî ilçesi güzergâhında bulunan Newala Qesaba’da (Kasaplar Deresi) yıllar önce çıkarılan insan kemiklerinin akıbetine hâlâ ulaşılamadı. Aileler cenazelerini almayı beklerken, toplu mezar alanı yol ve imar çalışmalarına açılmasıyla yeniden gündeme geldi. 1915 Ermeni Katliamı’nda hayatını kaybeden Ermenilerin, Keldanilerin yanı sıra Newala Qesaba deresi, 1980-1990 yılları arasında çatışmalarda yaşamını yitiren PKK’lilerin cenazelerinin de gömüldüğü toplu mezarlık olarak hafızalardaki yerini koruyor.
Görgü tanıklarının ifadelerine göre, çöplük alan olarak nitelendirilen bölgede katledilen kişiler, askerler tarafından buraya atılıp gömüldü.
8 kişinin kemiklerine ulaşıldı
Newala Qesaba hakkında ilk haber 19 Ocak 1989 yılında yapıldı. Gündeme gelen haber örtbas edilmeye çalışıldı ancak uluslararası basının haberi yayınlamasıyla Newala Qesaba, tekrar gündeme geldi. 22 Nisan 1989’da bölgede kazı çalışmaları başlatıldığında 8 kişinin kemiklerine ulaşıldı. Aynı gün Siirt Valiliği tarafından kazı çalışmaları durduruldu.

İmara açıldı
Daha sonra dereye asfalt dökülerek, Newala Qesaba imara açıldı. Kemikleri bulunan 8 kişinin akıbeti ise kamuoyuna açıklanmadı. Aradan geçen 37 yılın ardından, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile “kamulaştırılan” alanda yeniden yol yapım çalışmalarına başlandı. Bu karara dönük tepkiler ise artıyor.
Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Yönetim Kurulu Üyesi ve Adli Tıp (ATK) Uzmanı Ümit Ümit Biçer, Newala Qasaba’ya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Newala Qesaba’nın tarihsel geçmişine değinen Ümit Biçer, “1915 yılında Ermenilerin ve Keldanilerin maruz kaldıkları katliam sonrasında cenazelerinin atıldığı bir yer olarak biliniyor. 1980-1990’lı yıllara gelindiğinde ise özellikle o dönem çatışmalarda öldürülen gerillaların cenazelerinin atıldığı bir yer. İşkence sonrası faili belli ölümler olarak nitelendirmek mümkün” dedi.
İmar projelerine tepki

Toplu mezarlık olan Newala Qesaba’da yapılmak istenen imar projelerine de tepki gösteren Ümit Biçer, “Eğer siz oradaki ölümlerle ilgili herhangi bir inceleme yapmıyorsanız, ölenlerin kim olduğunu saptamıyorsanız, onların yakınına teslimini gerçekleştirmiyorsanız o ölümlerle ilgili olarak topluma farklı bir mesaj vermeye çalışıyorsunuz. O mesaj da çok açık bir şekilde o insanların yaşamaya değer olmadığı, o insanların ölümleri işkence sonucu meydana geldiyse orayı araştırmak istemediğinizi, topluma bir korku vermek istediğinizi, bu ölümlerle ilgili toplum üzerinde ciddi bir şiddet dalgası yaratmak ve bu şekilde herkesin başına benzer bir hadise gelebileceğinin mesajını vermiş oluyorsunuz” diye belirtti.
Cezasızlık tepkisi
Mezarlıkların yakınlarını kaybeden ve akıbetini merak eden aileler için hassasiyetine işaret eden Ümit Biçer, “Mezarlar, geçmiş ve gelecekle bağ kurduğumuz köprülerdir. Dolayısıyla böyle bir sürecin engellenmesi bu insanların mezarlarına, kimliklerine ulaşılamaması bizim ölümlerle, geçmişimizle bağ kurmamızı engelleyen önemli bir unsur. Burada gerçekten devletin sorumlu olduğu, kimi faillerin özellikle korunmak istenmesi gibi durum ortaya çıkabiliyor. 37 yıldır böyle bir araştırmanın yapılmaması, burada adalet talebinin gündeme getirilmeyerek, sorumluların adalet önüne çıkarılmaması bize cezasızlık açısından önemli bir veri sunuyor” diye konuştu.
İktidarın adımlarına bağlı
Mezarlıkların, böylesi süreçlerde insanların onarım, barış ve demokrasi talepleri açısından kritik bir yerde durduğuna da değinen Ümit Biçer, “Eğer biz bu şiddet fiilleri sonucu medyana gelen ölümlerle ilgili hakikati görünür kılmak çabası içinde değilsek ve adaleti tesis etmek için adım atmıyorsak, yaşananlara dair bir onarım gerçekleştirme hedefimiz yoksa; bunlar kalıcı olacaktır. Dünyanın her yerinde devletin fail olarak ortaya çıktığı veya failliğinden kuşkulanıldığı yerlerde mezarların açılması, bu şiddet meselesiyle yüzleşilmesi iktidarın atacağı adımlara bağlıdır” ifadelerini kullandı.
Yüzleşme çağrısı
“Newala Qesaba’ya dair üzerimize düşen sorumluluklar var” diyen Ümit Biçer, bugüne kadar yapılan inceleme ve soruşturma taleplerinin hala dikkate alınmadığını hatırlattı. Ümit Biçer, talepler dikkat alınır ve samimi bir özür dilenmesi halinde bu ölümlerin yaşandığı mekânın bir “hafıza ve yüzleşme mekânı” olması gerektiğin söyledi.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde atılması gereken adımlardan birinin “ölümlerle yüzleşmek” olduğuna dikkati çeken Ümit Biçer, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hakikatle nasıl yüzleşeceğimize, nasıl onaracağımızı değerlendirmemiz gerekiyor. Yapılacak çok şey var, bu yüzden yüzleşmek için ortak bir irade geliştirmemiz gerekiyor.”
Kaynak: MA









