Yönünü 2015’te dağlara çeviren ve 2018’de Xakurkê’de yaşamını yitiren YJA-STAR gerillası Hande Tekyurt’un taziyesini aynı mücadelede oğlunu kaybeden başka bir anne kabul etti
Kürt özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren Hande Tekyurt (Ciwana Tolhildan) Wan’da dünyaya geldi. Wan’ın yerli halklarından Küresinlilerden olan Hande Tekyurt 7 Haziran 2015’te yönünü dağlara çevirerek, PKK saflarına katıldı. Küresinliler halk arasında Acem olarak adlandırılsa da Serhadın farklı bölgelerinde yaşayan Türkmenler olarak bilinirler. Hande Tekyurt PKK’ye katıldıktan sonra 9 Haziran 2018’de Federe Kürdistan’ın Xakurkê alanından çıkan bir çatışmada yaşamını yitirdi.
Ailesinin taziyeye katılamaması üzerine, taziyeleri daha önce yaşamını yitirdiği açıklanan Vedat Aza’nın (Hêjar Botan) annesi Mevlüde Aza kabul etti.
Aslen Wanlı olan Hande Tekyurt’un PKK’ye katılmasının ardından ailesi, DEM Parti Wan İl Örgütü’ne önüne gitmişti.
‘Hande ile oğlum arasında fark yok’
Oğlunun taziyesinde yaşadığı duyguların aynısını Hande Tekyurt’un taziyesi için de yaşadığını belirten Anne Mevlüde Aza, “Bu çocuklar bizim için gittiler. Hande ile oğlum arasında hiç bir fark yok benim için. Oğlumun taziyesinde hissettiğim acıyı onun için de şimdi hissediyorum. Her şehidimiz onurumuzdur. Taziyelerini büyük bir gururla kabul ediyorum” dedi.
‘Yoldaşlığı ve hayatı tanıdım’
Hande Tekyurt, PKK’ye katıldıktan sonra 2018 yılında verdiği röportajında ise şunları kaydetmişti:
“Daha önce PKK’yi hiç görmemiştim ama internet üzerinden araştırıp etkilenmiştim. Benim içinde yaşayabileceğim bir hayatı görmedim. Bundan dolayı PKK’ye katıldım. PKK’ye katıldığımda ve arkadaşların ortamını gördüğümde etkilenmiştim. Söylenenin aksine bir ortam vardı burada. Beni en çok bu etkiledi. Verilen emeği görünce o yaşama dahil olmak istedim. Verilen emeğe göre hareket etmek istedim. 4 ay sonra Rojin Gewda akademisine gittim. Orada kendimde bazı değişimler gördüm. Bu akademi beni ileriye götürdü. Hem ideolojik olarak hem de askeri olarak kendimde bazı şeyleri aştığımı gördüm. Ondan sonra alanım değişti. Parti içinde yoldaşlığı ve hayatı tanıdım. Bu da buradaki arkadaşların yaklaşımı ve pratiğiyle oldu. Bana burada yaşamı sevdiren bu arkadaşlardı. Bulunduğum alanda bazı arkadaşlar şehit düştü. Arkadaşların şehadetleri üzerine bir yoğunlaşmam oldu. Bazı arkadaşların şehadeti sonrası bende yaşamı daha çok anlamlandırmaya yol açtı. Bu akademiye gelme nedenim de parti bana inandı. Benim en büyük amacım da bu inancı boşa çıkartmamaktır. Benim yaşamdaki en büyük iddiam Önderliğin üzerindeki tecridi kaldırmaktır. Profesyonel ve fedai bir gerilla olmak istiyorum. Bu süreçte yoğunlaşmak ve Önderliği hissetmek ve bu şekilde hareket etmek benim en büyük iddiamdır.”
‘Önderliğe bağlılığım arttı’
Bir başka röportajında ise şunları ifade etmişti:
“Burada ezilen bir halkı özgürleştirmek için mücadelesini veren insanlar var. Burada çok büyük bir yoldaşlık var. Hani derler ya, ’yoldaşın için kör kurşunun önüne atarsın kendini’ burada öyle bir şey var. Gerçek arkadaşlık ve yoldaşlık var. Burada çok değiştiğimi düşünüyorum. İlk geldiğim zamanlar karakterim, kişiliğim farklıydı ama şimdi kendimi ifade etme yöntemini biliyorum. Önderliğe bağlılığım daha fazla arttı. Şimdi Önderliği anlatamam onu anlatmak ve yaşamak zordur. Ama şimdi yürüdüğümüz her yolda, çıktığımız her tepede şehitlerin izi var.”
Haber: Zeynep Durgut / MA









