• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
19 Ağustos 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

Özel sektörde kadın emeği mücadelesi

19 Ağustos 2026 Çarşamba - 10:46
Kategori: Editörün Seçtikleri, Kadın

Özel eğitim kurumlarında çalışan kadın öğretmenlerin ataerkiye karşı mücadele ettiğini vurgulayan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Kadın Komisyonu Sözcüsü Sevde Katıkçı, kadın emeğinin çifte sömürüye tabi tutulduğunu belirterek örgütlü mücadelenin önemine dikkat çekti

Sevde Katıkçı, kadın öğretmenlerin güvencesiz çalışma koşullarını, görünmeyen emek yükünü ve çalışma yaşamında maruz kaldıkları hak gasplarını JinNews’e değerlendirdi.

Sözleşme süreçlerinde ve ücret politikalarında cinsiyetçi yaklaşımların belirleyici olduğunu, yalnızca işverenlere karşı değil, ataerkil sisteme karşı da mücadele yürüttüklerini söyleyen Sevde Katıkçı’nın değerlendirmesi:

“Bir sınıf mücadelesinin yanı sıra kadın öğretmenler olarak bir ataerkil sisteme karşı da mücadele veriyoruz. Tabii ki ücretlendirme bunların başında geliyor. Her sene sözleşme masasına oturuyoruz ve belirli süreli iş sözleşmesine tabiyiz. Bu belirsiz süreliğe dönmediği için her yıl sözleşmeye oturduğumuzda, bir erkeğin ev geçindirmesi ve bir kadının ikinci planda kaldığı ev ekonomisi durumundan ötürü, yani ataerkil sistemin bu düzeni oturtması sebebiyle tabii ki daha düşük ücretlere tabi oluyoruz.”

‘Kadına çifte yük yükleniyor’

Sevde Katıkçı, sendikal mücadelede ücret, belirli süreli iş sözleşmesi ve insanca yaşam gibi temel taleplerin yanı sıra kadın öğretmenlere yüklenen ek sorumlulukları ele aldıklarını şöyle aktardı:

“Patronların gözünde müşteriye karşı bir reklam yüzü olarak öne sürülen, o anaç reklamı yapılan genelde kadın öğretmenler oluyor. Birçok görünmeyen emek, ücretlendirilmeyen bir şekilde üzerimize iş yükü olarak atılmış durumda. Bunun bir de evdeki karşılığı var. Görünmez emek dediğimiz evdeki alanla birlikte bu iş yükü çifte yük olarak karşımıza çıkıyor.”

‘Mülakatlarda cinsiyetçi sorular sıradanlaştı’

Sözleşme yenileme ve işe alım dönemlerinde kadınlara yönelik ayrımcı soruların yaygınlaştığına Sevde Katıkçı, şöyle dikkat çekti:

“Her kadın öğretmenin her sene maruz kaldığı sorulardan başlıcaları şunlar: ‘Evli misiniz, değilseniz düşünüyor musunuz? Evliyseniz çocuk yapmayı düşünüyor musunuz, kaç çocuğunuz var?’ Bunlar artık sıradanlaşmış sorular haline geldi. Bir kadının çocuğu varsa performansının daha düşük olacağı öngörülüyor. Eğer çocuk düşünüyorsanız doğum izniyle birlikte sizi istifaya zorluyorlar ve bir sene sonraki sözleşmeyi imzalamamak üzerine yeni öğretmenlerle görüşmeye başlıyorlar. Evlenme ve çocuk yapma potansiyeli patronlarda performans düşüklüğü kaygısı yarattığı için çokça mobbinge maruz kalınıyor.”

İdare erkek egemen zihniyetle şekilleniyor

Eğitim kurumlarındaki idari yapılanmanın da erkek egemen zihniyetle şekillendiğini Sevde Katıkçı şu şekilde vurguladı:

“Kadın bir yöneticiyseniz çoktan iki çocuğunuz vardır, büyütmüşsünüzdür, belli bir yaşa gelmiştir; buralardan seçilir. Ya da kadın yöneticiyseniz daha çok eril tavrınız vardır, daha erkekleşmiş bir kadını tercih ederler. Çünkü onlar için otorite yalnızca erkeklik temsilidir. Patronların idareci seçimi de genelde bu ataerkil düzene hizmet eder. Kadınlar çoğu kurumda buna maruz kalıyor. Ancak yeterli bir denetim sistemi yok.”

‘Umarım Bakan Yusuf Tekin yetkili bir bakan olduğunu idrak eder’

Sevde Katıkçı, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) ve mevcut denetim organlarının yetersiz kaldığını, bağımsız bir denetim mekanizmasının hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi:

“Kurumlarda patronun iki dudağından çıkan kanunlara göre hareket edildiği için; uğradığınız tacizde, mobbingde ya da cinsel yöneliminizden tutun da sırf kadın olmanız sebebiyle uğradığınız ayrımcılıkta eğer karşı taraf patronsa bütün denetim mekanizmaları tıkanıyor. MEB veya herhangi bir denetim organı tarafından yetkili ve bağımsız bir denetim mekanizmasının kurulması ve herhangi bir şikâyette zaman aşımına uğramadan hızlıca harekete geçmesi gerekiyor. Müfettişler ya zaman geçtikten sonra geliyor, denetleyecek belge bulamıyor ya hiç gelmiyorlar ya da patronun yanında öğretmeni çekip sorular soruyorlar. Bakan Yusuf Tekin daha yeni yeni sorunlarımızın muhatabı olduğunu kabul etmeye başladı. Umarım bir sonraki aşamada yetkili bir bakan olduğunu idrak eder.”

Kadınlar sendikal mücadelenin öznesi

Sevde Katıkçı, sendikal mücadelenin yalnızca ücret mücadelesinden ibaret olmadığını, kadınların bu mücadelenin ana öznelerinden olduğunu söylüyor:

“Sendikamızın ön saflarında her daim kadınlar oldu. 4 sene içerisinde meydanlarda, sokaklarda, gözaltılarda, komisyonlarda ve örgütlenmede kadınların temsil edildiği bir sendikayız. Sendikal mücadele yalnızca bir ücret mücadelesi değil, ayrımcılığa, cinsiyetçiliğe karşı, toplumsal cinsiyet eşitliğine kadar verdiğimiz bir mücadeledir. Bütün kadınların ve LGBTİ+’ların insanca yaşam mücadelesinin bir parçasıdır. Kadının olmadığı bir mücadele eksiktir. Kadın mücadelesi sadece yürüten değil, orayı büyüten bir öznedir. Kadın komisyonlarının sadece 8 Mart ve 25 Kasım’da değil, sendikal hattın kendisini de şekillendiren bir yerde olması gerekiyor.”

‘Öğretmenlerin mücadelesi öğrenci ve veliyi de ilgilendiriyor’

Nitelikli eğitimin öğretmenlerin insanca yaşam koşullarına ulaşmasıyla mümkün olacağını söyleyen Sevde Katıkçı, öğretmenlerin mücadelesinin velileri ve öğrencileri de ilgilendirdiğine işaret ederek, dayanışma çağrısında bulundu:

“Bir öğretmenin ayrımcılık yaşadığı, cinsel yönelimini söyleyemediği, asgari ücretin altında çalıştığı, kirasını ve faturasını düşündüğü bir durumda öğrenciye nitelikli eğitim vermesi mümkün değildir. Okul sadece bilgi veren bir yer değil, toplumsal kültürü de üreten bir yerdir. Öğretmenin geçinemediği bir düzende eşit bir eğitimi veremezsiniz. Buna karşı aşabileceğimiz tek şey örgütlü mücadeledir. Patronlar çok örgütlü ve karşılığında bizim de örgütlü olmamız gerekiyor. Öğretmen Sendikası bu örgütlü patronların karşısında dimdik duracak. Yürüttüğümüz açlık grevi süreçlerinde polis şiddetine maruz kaldık ama bu mücadele bütün ülkeyi, velileri ve öğrencileri ilgilendiren bir süreçtir. Haklarımızı almadan sınıflarda ders vermemiz mümkün değil, bu yüzden veli ve öğrenci desteği bu mücadelenin ayrılmaz bir parçasıdır.”

Özel eğitim kurumlarında çalışan öğretmenler, düşük ücretlerden güvencesiz sözleşmelere, uzun çalışma saatlerinden işten çıkarılma baskısına kadar birçok sorunla karşı karşıya kalıyor. Kadın öğretmenler açısından ise çalışma yaşamındaki bu sorunlara toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden kaynaklanan ayrımcılıklar da ekleniyor. İşe alım ve sözleşme süreçlerinde medeni durum, evlilik ve çocuk sahibi olma planlarının sorgulanması; bakım ve duygusal emeğin kadınlara yüklenmesi, kadın emeğinin değersizleştirilmesini ve güvencesizliği derinleştiriyor. Böylece kadın öğretmenler, bir yandan emek sömürüsüne karşı hak mücadelesi yürütürken diğer yandan çalışma yaşamındaki ataerkil yapıyla mücadele ediyor.

Direnen özel sektör öğretmenleri toplu görüşme hakkı kazandı

HABER MERKEZİ

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Siyaset Bilimci Aksoyoğlu: Adımlar belli bir disiplinde atılmalı

Sonraki Haber

Ramazan Öcalan son yolculuğuna uğurlandı

Sonraki Haber

Ramazan Öcalan son yolculuğuna uğurlandı

SON HABERLER

Yeşil dönüşüm kandırmacası krizin üstünü örtüyor

Yazar: Yeni Yaşam
19 Ağustos 2026

Sürece güçlü adımlar eşlik etmeli

Yazar: Yeni Yaşam
19 Ağustos 2026

Çocuğa yönelik tecavüz dosyasında bir kişi firari

Yazar: Yeni Yaşam
19 Ağustos 2026

Ramazan Öcalan son yolculuğuna uğurlandı

Yazar: Yeni Yaşam
19 Ağustos 2026

Özel sektörde kadın emeği mücadelesi

Yazar: Yeni Yaşam
19 Ağustos 2026

Siyaset Bilimci Aksoyoğlu: Adımlar belli bir disiplinde atılmalı

Yazar: Yeni Yaşam
19 Ağustos 2026

Furkan Vakfı’na operasyon: 32 kişi gözaltına alındı, 5 şirkete kayyım atandı

Yazar: Yeni Yaşam
19 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır