- Rozerya Kızmaz: Evden çıktığı an karakola ve emniyete defalarca başvurduk. Arama yapmadılar. ‘Rojwelat Kızmaz’ diyorduk. Yüzlerindeki ifadeler değişiyordu. Yanımızda görmediğimiz devletin cenazemizi bulduktan sonraki yaklaşımını da gördük. Polis ve askerler bağırıyorlardı; biz ağlıyorduk..
- Rozerya Kızmaz: Küçükken köy evimiz yakıldı. Amcamlar katledildi. Siyasi kimliğimiz var. İkisi (Amcaları) devlet eliyle öldürülen iki insan, ablam da bulunmak istemedi… Bize ziyarete geliyordu Roj ile Gülistan. Birini Munzur Çayı’nda ararken birini Hasankeyf Barajı’nda bulduk. Tesadüf değil…
- Anne Taybet Kızmaz: Rojwelat kaybolduğunda kimse bize yardım etmedi. Ne karakol, ne emniyet. Üç gün boyunca kızımıza ne oldu bilmiyoruz. Kendi imkanlarımızla aradık. Ölümünün üzerini kapattılar. Kızımız intihar etmedi. Tek istediğim kızıma ne olduğunu öğrenmek. Kızıma o üç gün ne oldu?
Şirin Bayık
Gülistan Doku’nun kaybettirilmesinden dört yıl sonra, 9 Şubat 2024 sabahı, Rojwelat Kızmaz evinden ayrıldıktan sonra kayboldu. 3 gün boyunca aranan Kızmaz’ın cansız bedeni Hasankeyf Barajı’nda bulundu. Gülistan Doku davasında 6 yıl sonra yaşanan gelişmeler Rojwelat Kızmaz’ı da bir kez daha gündeme getirdi. Aynı zamanda Gülistan’ın yakın arkadaşı olan Kızmaz’ın şüpheli ölümüne ilişkin de beklentiler oluştu. Biz de Elîh’e (Batman) giderek Rojwelat Kızmaz’ın kız kardeşi Rozerya Kızmaz ve annesi Taybet Kızmaz ile görüştük. Kızmaz’ın ailesi, baştan sona ihmallerle dolu dosyanın etkin şekilde ele alınmasını isterken, dosyadaki belirsizlikler ve etkin bir soruşturmanın yürütülmemesi olayın Gülistan Doku dosyası ile bağlantılı olabileceği ihtimalini de güçlendiriyor.
‘Kendi imkanlarımızla aradık’
Rozerya Kızmaz, ablası Rojwelat Kızmaz’ın kaybolma anları ve soruşturma sürecini anlatırken, emniyetin görevini yerine getirmediğine vurgu yaptı. Rozerya Kızmaz, “Evden çıktığı an karakola ve emniyet güçlerine gün içerisinde defalarca başvurduk. Günde en az 3-4 defa mahalle karakoluna, 2-3 defa Batman Emniyet güçlerine gittik. Evden çıktığı anın konumunda ‘kamera yok’ denildi. Birkaç yerde kamera bozuk denildi. Yani hiçbir kamera kaydını gösterilmedi bize. Bize yaklaşımlarını gördük hem aileyi de tanıyorlardı. Bir de ‘Rojwelat Kızmaz’ diyorduk. Yüzlerindeki ifadeler değişiyordu. Bunu fark edince biz kendi imkanlarımızla artık sokak sokak, park park, yani Batman’da nerede tahmin edebileceğiniz her yeri kendi imkanlarımızla aradık” diye belirtti.
Üç gün içinde neler yaşandı?
Rozerya Kızmaz, polisin arama çalışması yapmadığını belirterek o süreci şöyle anlattı:
“Sosyal medya üzerinden paylaştık. Gören biri vardır diye. Ama o sıra fark ettik ki burada kadına karşı farklı bir yaklaşım var. Bize ‘şurada, burada’ denildi ve biz sürekli gidip bir yerlere bakıyorduk ama çıkmadı. Gittiğimiz yerlerde çaresizce bekleyen başka kadın arkadaşlar görüyorduk bazen. Bu arada polisler hiç arama çalışması yapmadı ve bizi de aramıyorlardı. Sürekli biz soruyorduk. Sonra biri Hasankeyf’e giden bir dolmuşa bindiğini gördüğünü söyledi. Biz ilk kez orada olduğunu öyle öğrendik. Emniyet bu arada ilçe emniyetlerine de bu bilgiyi vermemiş. Üç gün boyunca bu bile yapılmamıştı. Kendimiz gittik ve ararken Roj’un (Rojwelat Kızmaz) elbiselerini gördük. Biz orada arama kurtarma çalışması yapılmasını istediğimizde bu kez ‘dalgıç yok’ denildi. Oysa istense hemen getirtebilirlerdi. Ama yaklaşık dört saat sonra yeni geldi. Bize hep ‘o yok, bu yok’ denildi. ‘Bot yok’ denildi ama orada duruyordu. Roj’un elbiselerinin bulunduğu yerin hemen ilerisinde sahil güvenlik vardı. Üç gün boyunca orada yaşayan bir insan varsa ve oradaysa hiç mi görmediler? Ya işlerini yapmadılar ya da görmemezlikten geldiler yani o üç gün boyunca ne olduğunu bilmiyoruz. Ortada büyük bir belirsizlik var.”
Neden Hasankeyf’e gitti?
Rozerya Kızmaz, Rojwelat’ın cansız bedeninin sudan çıkarıldığı esnada bile orada bulunan askerlerin onlara bağırdığını şu cümlelerle aktardı:
“Roj’un cenazesini gördükten sonra yani sudan çıkarıldıktan sonra acımızı yaşıyoruz. O sıra askerlerin, polislerin bize bağırmalarına şahit olduk. Yani yanımızda görmediğimiz devletin cenazesini bulduktan sonraki yaklaşımını da gördük. Onlar bağırıyorlardı. Biz ağlıyorduk.”
Hasankeyf’te herhangi bir akraba veya tanıdıklarının olup olmadığını sorduğumuzda Rozerya Kızmaz, “Yani orada bir tanıdığımız yok. Hiç kimse yok” diye belirtti. Bu durum ise Rojwelat’ın neden oraya gittiği sorusunun da yanıtsız kalmasına neden oluyor.
‘Bulunduğu gün ölmüş’
Rozerya Kızmaz, Rojwelat’ın otopsisi esnasında karşılaştıkları ciddi şüpheyi de dile getirdi:
“Abim (Mehmet Kızmaz), otopsi ile ilgili doktorun yanına gitti. Sonra beni de yanında götürdü netleştirmek amacıyla. Doktor dedi ki; ‘(Rojwelat) Üç gündür yaşıyordu.’ Onu bulduğumuz gün ölümü gerçekleşmiş. Oysa otopsi raporunda bize ölüm tarihi ile ilgili hiçbir şey aktarılmadı. Bunu da sorguluyoruz yani niye aktarılmadı? Defalarca sormamıza rağmen yakın bir zamanda öldüğü ve vücutta bozulmanın gerçekleşmediği söylendi ama raporda herhangi net bir bilgi yok.”
Köyleri de yakıldı
Rozerya Kızmaz, bütün bu şüphelerle birlikte aile olarak yaşadıkları kimi gerçekleri de hatırlatarak, devletin Kürt politikası ile ilk kez karşılaşmadıklarını dile getirerek şu cümleleri kurdu:
“Küçükken köy evimiz yakıldı. Amcamlar katledildi. Hayvanlarımız diri diri ateşin üstüne atıldı. Ninem ateşin üstüne atıldı. Babam Roj küçük yaştayken uzun yıllar cezaevinde kaldı, ağır işkenceler gördü, idolu dediği insan üniversitede yakalandı, 8 yıl boyunca cezaevi yolları gören bir insan. Cezaevi yolundayken annem yakalandı. Küçük kız kardeşimle o da cezaevinde kaldı. Roj’dan küçük bir kardeşim var Metin. Sürekli sokakta ya da mahallede ajanlık dayatmasına uğradı. Ona ‘ya ajan olacaksın ya da sana gün yüzü göstermeyiz’ diyorlardı. Ağlayarak gelip bize anlatıyordu. Biz hatta suç duyurusunda bulunduk, tabi yıllar sonra biz bu karakoldan Roj’u bulmasını bekledik. Tabi bize bundan dolayı bu davranışları vardı. Kardeşim yurt dışına çıkmak zorunda kaldı.”
‘Aramak istemediler’
Rozerya Kızmaz, intihar iddiasına dair şüphelerini dile getirirken, siyasi kimlikleri nedeniyle olayın yeterince araştırılmadığı kanaatini paylaştı:
“Roj, yaşam dolu üretken bir insandı. Yani bunu ben birebir ablam olduğu için şahit oldum ama kimin hayatına denk gelmişse herkes biliyor. Ne kadar yaşama bağlı, ne kadar üretken, ne kadar toplumun dayattığı o yapaylıktan uzak bir insan. Şunu da merak ediyorum ayrıca. Dedim ailemin bir siyasi geçmişi var. Bu Batman’da biliniyor, adımız soyadımız da biliniyor. Bir politik kimliğe sahip. Acaba Batman’da tanınan bir AK Parti ailesi olsaydı ya da yani böyle siyasi görüşe sahip olmayan başka bir aile olsaydı arama koşulları bu şekilde mi ilerlerdi? Yok, ilerlemezdi. Ya hiçbir şekilde 3 gün boyunca aranmadı. 3 gün boyunca ortada yaşayan canlı bir varlık, istense bir saat içerisinde bulunabilirdi. O kadar teknolojinin geliştiği bir çağda yaşıyoruz. Nasıl 3 gün boyunca hiçbir şekilde aramak istemediler ve bu Roj’un yaşamına mal oldu. Ne kadar da ağır. Belki 3 gün boyunca bekledi çaresizce. Belki yardım bekledi. Orada ne yaşadı hiç bilmiyoruz. Ortada bir belirsizlik var. Kendi isteğiyle dahi gitmiş olsa yani 3 gün boyunca yaşadı. Demek ki intihar amaçlı gitmedi.”

‘Rojwelat’ın hayalleri vardı’
Rozerya Kızmaz, Rojwelat’ın hayalleri olduğunu anlatırken, şimdi kendinin onun hayalini yaşama geçirmeye çalıştığını anlattı:
“Roj’un ne kadar canlı olduğu biliyorum. Hayalleri vardı. Mesela diyordu ki; ‘Ben atanamazsam -ki bayağı KPSS’ye de çalışıyordu- ben kendime köyde bir yaşam kuracağım, tavuk besleyeceğim, ekmek yapacağım, köy okulunda kalacağım’ diyordu. Şu an Roj’un hayallerini ben yapıyorum. Köy okulundayım. Roj’un istediği okulda. Roj’un inşa ettiği evde. Yani kumları, çimentoyu kendisi taşımıştı. Onun hayallerini ben gerçekleştiriyorum. ‘Çocuğum olursa adını Rozerya koyacağım’ diyordu. Ben adımı Rozerya olarak değiştirdim. Köyün 2 km uzağında Roj’un mezarı var. Yani kendimize gelemiyoruz kaç yıldır, hayatımıza devam edemiyoruz. Annemin birçok sağlık sorunu başladı. Çöktü yani. Hala unutamıyoruz, toparlanamıyoruz. Roj, kaybolmadan bir iki hafta önce İnstagram hesabında katledilen iki amcamın fotoğrafını paylaşmış. İkisi devlet eliyle birebir öldürülen iki insan, ablam da bulunmak istemedi. Aslında üçü de birbiri ile bir anlamda bağlantılı, devletle bağlantılı. Üçünün de ölümüne devlet sebep oldu. İkisi birebir, Roj’u da dolaylı yoldan ölüme sürüklediler.”
Gülistan ile arkadaşlığı
Rozerya Kızmaz, Gülistan Doku ile Rojwelat’ın arkadaşlığına dair ise şu detayları paylaştı:
“Gülistan’ın yakın arkadaşıydı. Hatta Roj, Dêrsim’de bir kırılma yaşadı. Ben de bir süre orada yaşadım ve onda bunu gördüm. Hatta Gülistan kaybolduktan sonra uzun yıllarca Dersim’de kalmak istedi. Bir kırılma süreci yaşadı. Psikolojisinde bir etkisi vardı ama hem yakın arkadaşlardı hem beraber kafede çalıştıkları oldu. Bize ziyarete geliyordu Roj ile Gülistan.
İki yakın arkadaşın yaşamının böyle sonuçlanması. Yani birini Dersim Munzur çayında ararken birini Hasankeyf Barajı’nda bulduk. Bu ikisinin tesadüf olması normal değil. Ama bilmiyoruz. Ortada bir belirsizlik var. Yani biz de bilmiyoruz. Bana herhangi bir şey söylemedi. Yani sürekli arama çalışmalarına katılıyordu. Dersim’de de katılıyordu. Burada Gülistan’ın ablasıyla da görüştükleri oluyordu. Ama yani bu olay hakkında bana bir şey anlatmadı. Anneme de sordum, yok anlatmamış, yok. Dersim’den öncesi ve sonrası diye nitelendirebiliriz Roj’un psikolojisini. Yani orada bir şeyler oldu ve bir kırılma süreci yaşadı Roj ve her ihtimali düşünüyoruz. Çünkü ister istemez artık böyle bir tutunma çabası vardı. Vizeye başvurdu, uzaklaşmak istedi bu sistemden.”

İki yıldır gelişme yok
Rozerya Kızmaz, Rojwelat’ın ölümündeki şüphelere dair ise son olarak, “Telefon kayıtlarını talep ettik. Ama bize hiçbir şey gösterilmedi. 2 yıldır ne olduğuna dair bir şey söylenmedi. Kovuşturmaya yer yok denildi ama istenseydi bakılabilirdi. Ortada büyük bir ihmal var. Görüntü kayıtları da elimize ulaşmadı. Bizim hiçbir talebimiz karşılanmadı. Dosyanın yeniden açılması için dava açacağız. Bu her kadın arkadaşın başına gelebilir. Sadece insanın Kürt kimliğinden kaynaklı bile aranmadığı bir devlette yaşıyoruz ne yazık ki. Bundan sonra tek istediğimiz dayanışma. Başka bir şey istemiyoruz yani. Roj’u kaybettik. Ama en azından o üç gün içerisinde ne oldu onu öğrenmek istiyoruz. Neden aranmadı ya da bunun aranmamasına sebep olan kimler varsa açığa çıksın istiyoruz” dedi.
‘Kızıma o üç gün ne oldu?’
Rojwelat Kızmaz’ın annesi Taybet Kızmaz ise, herkesin sorduğu o soruyu sorarak beklentilerini ifade etti:
“Rojwelat kaybolduğunda kimse bize yardım etmedi. Ne karakol ne emniyet. Üç gün boyunca kızımıza ne oldu bilmiyoruz. Kendi imkanlarımızla aradık. Her tarafta kameralar var, nasıl ne olduğunu söylemiyorlar? Ölümünün üzerini kapattılar. Biz ‘kızımız kayıp’ diyorduk. Onlar gülüyordu, bazen telefonlarına gömülüp bizi dinlemiyorlardı. Bizim kızımız intihar etmedi. Çok canlı, ailesine bağlı bir kızdı. Gülistan öldüğünde çok üzülmüştü. Sürekli okuduk ama atanmamız olmayacak diye üzülüyordu. Öldükten sonra da hep ondan bahsediyordu. Çok üzülüyordu. Bu saatten sonra tek istediğim kızıma ne olduğunu öğrenmek. Kızıma o üç gün ne oldu? İnsan şaşırıp kalıyor. Kahroluyorum, aklım almıyor.”
Akılda kalan sorular
Rojwelat Kızmaz’ın şüpheli ölümü, Gülistan Doku olayına benzer ihmaller, intihar algısı ve dosyanın üstünün kapatılması birçok soruyu beraberinde getirdi. Gülistan Doku dosyasında açığa çıkan örtbas mekanizmasının devlet eliyle devreye sokulması Rojwelat Kızmaz’ın da benzer şekilde hayatını kaybetmiş olabileceği ihtimalini arttırdı. Yaşanan gelişmelerin ardından Batman Cumhuriyet Başsavcılığı’na dilekçe sunan aile “Rojwelat Kızmaz’a ne oldu?” sorusunu daha yüksek bir sesle sorma kararı aldı. Rojwelat Kızmaz’ın şüpheli ölümüne dair belirsizlikler had safhadayken bu dosyaya ilişkin şu sorular da önem kazanıyor:
- Rojwelat Kızmaz’ın ailesi ilk andan itibaren kayıp başvurusunda bulunmasına rağmen kolluk kuvvetleri tarafından neden arama çalışmaları başlatılmadı?
- Rojwelat Kızmaz’ın Batman Petrol Mahallesi’ndeki evi ile ölü bulunduğu Hasankeyf mevkiine kadar onu gören kameraların kayıtları incelendi mi?
- Rojwelat Kızmaz’ın ailesi, Rojwelat’ın telefonunu evde bıraktığını ve cenaze işlemleri tamamlandıktan sonra telefonu savcılığa teslim ettiklerini söyledi. Rojwelat’ın telefonu incelendi mi ve dosyaya eklendi mi?
- Rojwelat Kızmaz’ın ailesi, Rojwelat’ın bulunduğu gün, adli tıp doktorlarının öldüğünü söylediklerini belirtti. Buna rağmen neden dosyada ölümüne ilişkin belirsizlik yer alıyor?
- Ailenin bilgi alma talepleri iki yıldır neden karşılanmadı?
- Rojwelat Kızmaz’ın ölümü, benzer şekilde kaybettirilen Gülistan Doku dosyası bağlamında ele alındı mı?
- Gülistan Doku dosyası kapsamında henüz vefat etmemiş Rojwelat Kızmaz’ın tanıklığına başvuru yapıldı mı?
- Gülistan Doku’nun kaybolduğu gün Pertek Feribotu’nda ağlayan bir kızın görüldüğü, önce Gülistan Doku olduğu daha sonra Rojwelat Kızmaz olduğu yönünde ifadeler verildi. İki dosya kapsamında bu tanıklıklara başvuru yapıldı mı?









