• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
28 Eylül 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Sandıkta 1 oy-İbrahim Sinemillioğlu

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
10 Nisan 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Seçimlerin üzerinden on gün geçti. Bu yazının yazıldığı saatlerde hala İstanbul’daki geçersiz oyların sayılması bitmemişti. Sıka sıka geçersiz oylardan farkı kapatmaya ve Binali Yıldırım’ı seçmeye yetecek kadar oy çıkarmaya çalışıyorlar ama nafile, fark ancak on beş bin küsura inebildi. AKP yöneticileri kendilerine yazılan artı oyların sayısını verip karşı adaya verilenleri görmezden geliyor, kazandıkları algısı yaratmaya çalışıyorlar. Ama mızrak çuvala sığmıyor, fark bir türlü istedikleri seviyeye inmiyor.

Ben şahsen başlangıçta bunun yalnızca mıntıka temizliği yapmaya yönelik bir zaman kazanma olduğunu düşümüştüm. Nitekim AKP’liler seçimi kaybettikleri birçok belediyede bunu yaptılar. Giderayak personel alımları, belediye mallarını satmalar veya yandaş kurumlara hibe etmeler ve benzeri gibi iş bitirmeler, bu düşüncemi doğruladı. Özellikle kayyımla yönetilen Kürt belediyelerindeki hukuk dışı “hukuki tasarruflar (!)” dudak uçuklatıyor.

Belediye binasını emniyete hibe edip belediyeyi sokakta bırakmak, taşınmaz malları eşe dosta komik fiyatlarla satmak, büyükşehir belediyesine başkanla uyumlu çalışması gereken genel sekreteri, yangından mal kaçırırcasına atamak ve daha neler…

Aradaki farkın hiçbir şekilde kapanmayacağı anlaşıldığından mazbatasını verdikleri Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mansur Yavaş, mazbatayı almadan bir gün önce bu tür tasarrufların hukuk dışı olduğunu, bunları tanımayacağını ve hepsini yeniden ele alacağını açıklamış ve mazbatayı alır almaz da yayınladığı genelge ile her türlü ihale, alım satım ve personel alımını durdurduğunu belirtmiştir. Bu durum tabii diğer tüm belediyeler için de geçerlidir. Ancak tabii bu yangından kaçırılan mallara ve mevkilere konanlar da ellerinin armut toplamadığını gösterecek, yargıya gideceklerdir, haklarının korunması için. Bağımsız yargının da ne yolda kararlar vereceğini bekleyip göreceğiz! Tabii ömrümüz yeterse..

Sayın Erdoğan’ın duruma göre fikir değiştirdiği, her şeyi kendine göre yorumladığı, demokrasiyi istediği istasyona gidene kadar binilecek bir tren saydığı, dün söylediğinin tersini bugün aynı şevkle savunduğunu biliyoruz. Daha bir süre önce % 50 + 1 oy diyerek tüm ülkeyi tek oya mahkum edebilecek bir söylemle bir oyun kıymetini vurgularken şimdi İstanbul seçimlerindeki on üç-on dört bin oy farkını yetersiz bulmakta ve seçimi yenilemenin sinyallerini vermektedir. Bir yandan “seçimin patronu YSK’dır” diyerek topu yargıya atmakta, diğer yandan “YSK kararından sonra ne olacak?” sorusuna, “o zaman başka yollar düşünülebilir” yollu bir cevap vermekte. Ortağı sayın Bahçeli ise seçim gecesi gayet üst perdeden ve büyük bir özgüvenle “bir oy fazla alan seçimi kazanmıştır” demiş, “1 oy”un kıymetini vurgulamıştı. İstanbul’da güvendikleri dağlara yağan kar karşısında o sözü bir daha ağzına almamış, seçimi yöneten kurulların FETÖ bağlantılarının araştırılmasını istemiş, adeta istedikleri sonucun elde edilmemesi halinde olabilecekleri hatırlatmıştır.

Tabii bunu bir tehdit olarak algılamayacaklardır seçim işlerini yürütenler! Evvelsi gece sosyal medyaya düşen bir yazı vardı, deneyimli gazeteci Fatih Güllapoğlu yazmıştı. Başsavcıları göreve çağırıyor. İstanbul İl Seçim Kurulu Başkanı sayın hakim Müberra Gürdal’ın tehdit alıp almadığını soruyor.

Sayın Gürdal’a “NE YAPARSANIZ YAPIN, BU SEÇİMİ Bİ- NALİ YILDIRIM LEHİNE BİTİRİN, YOKSA İSTİKBALİNİZİ YAKARIZ, SENİ GEREKİRSE ‘FETÖCÜLÜK’TEN İÇERİ ATARIZ” denilip denilmediğini, sayın hakimin bazı yakın dostlarına “Ne yapacağımı bilemez hale geldim. Beni FETÖ’cülükten içeri atmakla tehdit ediyorlar. Ne yaparsanız yapın, seçimi Binali Yıldırım lehine bitirin” deyip demediğinin araştırılmasını istiyor. Bu iddialar korkunç. Türkiye demokrasisinin geldiği yerin içler acısı durumunu ortaya koyuyor. Umarız bunlar doğru çıkmaz. Umarız adı etrafında bunca yıkıcı sözler çıkan sayın Binali Yıldırım suskunluğunu bozar ve sonucu herkesten önce kabullendiğini belitip bu güne kadarki olumlu hizmetleri yanında neden olduğu olumsuzlukları da affettirerek rakibini tebrik edip itirazdan vazgeçtiğini beyan ederek memlekete en büyük hizmetini yapmış olur. Aslında hukuken tek yetkili odur.

Sayın Erdoğan da Moskova’ya artık kendisinin de sayısını unuttuğunu sandığım bilmem kaçıncı gezisine çıkarken yukarıda belirttiğimiz FETÖ’cülük iddialarını daha da ileriye taşımış, İstanbul seçimlerinde organize bir suçun varlığından söz etmiş ve yargının bu konuyu derhal ele alması gerektiğini belirtmiştir. 13-14 bin oyla seçim kazanılamayacağı söylendiğine göre belki de İstanbul ve benzeri yerler için örgütünce de dile getirilen bir yenileme kararı bekleniyor. Tabii kararı bağımsız yargı verecek! Peki akıllara takılan bir soru var.

İstanbul için geçerli olan bu durum Muş, Malazgirt, Tatvan, Ağrı, Giresun ve daha birçok yer için geçerli değil mi? İstanbul’da hiçbir delile dayanmayan geçersiz oyların yeniden sayılması kararı açık ve net delillere rağmen Muş’ta neden geçerli olmuyor? Oralarda bir iki oyla kazanılan veya kazandırılan seçimlerde bir oyun kıymeti var ama İstanbul’da 13-14 bin oy kazanmayı haklı kılmayan ne?

Rabbena, hep bana, Cumhur’a gelince var, diğerlerine yok! YSK başkanı istediklerine kendisinin de inanmadığı ve hukuk fakültesinin önünden geçmemiş bir sade yurttaşın bile inanmayacağı gerekçeler gösterirken iktidarın aleyhindeki başvurular için “yargıdaki olaylar ile ilgili yorum yapmam” diyerek soruları yanıtsız bırakmaktadır. Eh, biz de “yargı bağımsızdır” deyip duruyoruz. Umarım herkes aklını başına toplar da giderek bir kaosa ve iç karışıklığa yol açmaya evrilmeden bu durum sona erer.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Kurtlar sofrası

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

Bir MİT ajanının (Kaşif Kozinoğlu) 2011 yılında cezaevindeyken fenalaşarak ölmesi, geçtiğimiz ay yeniden soruşturulmaya başladı. Bu yeni bakış bağlamında ölümün...

Adalet mi dediniz?

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

BM’de toplanan ülkeler ilkeleri için sunum yaptılar. Türkiye adına Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşma yaptı. O kadar güzellemeler ve bazı ülkeler için...

Ya çözüm ya da seçimsiz diktatörlük ve savaş

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

Özgür Özel’in “sosyal patlamanın eşiğindeyiz” sözünü neden sarf ettiğini hatırlayanınız var mı? Sanmıyorum. Siz hafızalarınızı yoklaya durun, ben size, meydana...

Kopyala yapıştır hukuk

Yazar: Yeni Yaşam
27 Eylül 2026

Birçok hapishaneden gelen bilgiler keyfiliğin genel bir yönetme usulü olmaya devam ettiğini ve hukuk olarak sunulan şeyin kopyala yapıştır yoluyla...

Süreç ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri

Yazar: Yeni Yaşam
27 Eylül 2026

Barış ve demokratik toplum sürecini, engellemek isteyenlerin olduğu bilinmektedir. Adı geçen çevreler, her fırsatta, çeşitli itirazlar geliştirerek sürecin ilerlemesine, mâni...

Toplum, sermaye ve devlet

Yazar: Yeni Yaşam
26 Eylül 2026

Kapitalizmin temeli varsayılan liberal iktisadın “Bireysel çıkarlar, toplumsal çıkarı sağlar” miti ironiktir. İroniktir çünkü -sosyalizm ve komünizmde belki geçerli olabilecek-...

Sonraki Haber

Avrupa’nın aşırı sağ kimlikçileri kimler?-Julia Ebner*

SON HABERLER

Evli olduğu erkek tarafından bıçaklanan Betül A. 24 gün sonra hayatını kaybetti

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

 Myanmar’da Pazar alanına saldırı: En az 33 kişi yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

30 yıllık iki hasta tutsağın tahliyesi engellendi

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

Geçen hafta ertelenmişti: Üçüncü kafile Serêkaniyê’ye dönecek

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

AYM’den kadın tutsaklara verilen disiplin cezalarına ihlal kararı

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

Evin Cezaevi’nde tutulan Kanser hastası tutsak tedavi edilmiyor

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

Ceylan Önkol, katledilişinin 17’nci yılında mezarı başında anıldı

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır