• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
6 Temmuz 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Sendika derdi, ekmek derdi…-Kuvvet Lordoğlu

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
2 Şubat 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Zaman hepimiz için aynı hızda akan bir kavram olarak karşımızdadır.  Ama çok iyi biliriz ki bazılarımız, bu zamanı doldurmak için çaba sarf ederken, bazılarımız da zamana yetişmeye ayak uydurmaya çalışırız. Söze zamandan başlamak nedensiz değil. Geçen hafta için yazımı sizlere yetiştirememekten dolayı özür borcum vardı.

Çalışma ve Toplum adlı bir derginin başından beri yayın kurulunda olmanın getirdiği bazı ödevler yazımı yazmayı geciktirdi.  Birleşik Metal Sendikası’na üye işçiler tarafından  desteklenen bu dergi bugün 15. yılını doldurdu. Galiba kendi alanında en uzun soluklu  dergi olma yolunda ilerliyor.

Bildiğiniz gibi üyelerinin haklarını ve çıkarlarını  koruyan örgütlere dünyanın her tarafında sendika adı verilir. Sendikalar aynı zamanda ait oldukları sınıfların çıkarları  adına mücadele örgütleridir.

Türkiye çalışanların örgütleri olan sendikalar çok yönlü birçok sorunu bir arada yaşamaktadır.  Hani tam “Devenin nerem doğru ki“ öyküsünde olduğu gibi…

Garip gelmesin, Türkiye’de işçilerin sendikalaşma oranı sadece yüzde 10-12 oranında  değişmektedir. Bu oran AKP döneminde ücretli çalışan sayısındaki bütün genişlemeye rağmen çok küçük bir artış göstermiştir ki, bu artıştaki aslan payının  Hak-İş Konfederasyonu’na üye sendikalarda  toplanmasında AKP iktidarının değerli katkıları olmuştur. Öte yandan gerek DİSK gerekse Türk-iş konfederasyonları üye sayılarında değişme, diğerlerinin yanında “ devede kulak “ misalidir.

Bakılınca görülüyor ki iktidara yakın olmak sadece medya da değil sendikal hayat içinde de verimli sonuçlar vermeye devam ediyor.  Kamu sendikaları içinde de yine iktidar partisine yakınlığı bilinen Memur-Sen   üye sayısındaki artışı dünya ortalamalarının çok üstünde bir gelişme gösterdi…. Tebrikler Memur-Sen

Türkiye’de bir sendikanın toplu pazarlık yapabilmesi için o iş kolundaki işçilerin en az yüzde birini  kendi sendikası içinde örgütlemesi ve yetki alması gerekir.

Bu barajın altında kalan sendikalar için 2016 yılında iki yıllık bir süre verilmişti. ( 6356 sayılı Sendikalar ve toplu iş sözleşmesi Kanunu geç. M.6 )

Bu sürenin yılbaşı itibarı ile sona ermesi ile yüzde 1’lik barajın altında kalan küçük sendikaların yeni dönemde bir toplu sözleşme yapma imkanları ortadan kalkmış oldu. Şayet bir düzenleme yapılmaz ise, bu sendikaların yetkileri ortadan kalkmış olacak ve çalışanlarında sendikal hakları fiilen ortadan kalkmış olacaktır.

Bu küçük sendikaların çoğunlukla DİSK üyesi olduğunu eklersek, ne demek istendiği daha açık anlaşılmış olacak.

Sendikaların önemli mücadele  araçlarından biri de grev yaparak işin, işlerin kitlesel olarak durdurulması yolu ile işveren üzerinde bir baskı oluşturmaktır.  AKP dönemi boyunca 15 grev erteleme kararı verildi. Aslında AKP, grev olgusunu hiç sevmedi; her fırsatta ertelemeye çalıştı.  Bunların yedisi OHAL döneminde kararlaştırıldı.  Aslında adı “erteleme” olan bu kararların fiili grev yasağı anlamına geldiğini anımsamak  gerekiyor. Çünkü grev ertelemesi sonucunda anlaşma sağlanamaz ise Yüksek Hakem Kurulu’nun kararı ile  uyuşmazlık çözüldüğü için bu kararın ismi de erteleme değil grev yasağı olarak düzenlenmek gerekirdi. Bir ülkenin Başkanı, işverenleri yatırıma özendirmek için: “Şimdi grev tehdidi olan yere OHAL’den istifade ile anında müdahale ediyoruz. Hayır, burada greve müsaade etmiyoruz.”  demesini başka nasıl açıklayabiliriz ki.   Oysa grev, bildiğiniz gibi işçi sınıfının mücadele araçlarından biri olarak yaygın olarak kullanılmaya çalışılmaktadır.

Sendika içi demokrasi olgusunun çok az sayıda sendika tarafından kullanıldığı, sendikacılığın bir meslek türü olarak görüldüğü , cinsiyete dayalı ayırımın en çok sendikalarda yaygınlaştığını, kendi yakın çevresini şube başkanlığı ile taltif eden, sendika başkanların olduğu, oğluna miras gibi sendika  yönetim kurulu üyeliği bırakıldığı, bir konfederasyon  başkanının bile“ grevin kazananı olmadığı “ gibi ifadelerde bulunduğu bir ülkede sendikal cephede değişen yeni bir şey olmadığının söylemek  hiç birimize abartılı gelmemeli … “Nasıl” üzerine bir sonraki hafta duralım.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Çerçeve yasa ve bizi bekleyen tehlike

Yazar: Yeni Yaşam
6 Temmuz 2026

PKK’nin kendini lağvetmesi ve sembolik olarak silahları yakması, 2.Çözüm Süreci’nin sıçrama noktasıydı. O günden beri ZP ve İYİP gibi ultra...

Siz hepiniz…

Yazar: Yeni Yaşam
6 Temmuz 2026

Olağanüstü bir milliyetçi kışkırtma eşliğinde ABD’ye gönderilen “Türkler” bir milli hezimetle kısa sürede gerisin geri döndüklerinde, bunun bedeli hakkında bazı...

Kürtlerin yerinde kim olsa çatlardı

Yazar: Yeni Yaşam
5 Temmuz 2026

Kürt sorununun en yaygın ve yoğun olarak tartışıldığı bir dönem yaşanıyor. Bundan önceki süreçlerde Kuzey Kürdistan için çözümler tartışılıyordu, bugün...

Mizah halkı güldürür, diktatörü ürkütür

Yazar: Yeni Yaşam
5 Temmuz 2026

Deniz Göktaş Erdoğan’a hakaret ettiği için tutuklandı. Hakaret nedir? Hakaret öfkeyle yapılır. Kişiye kızarsın, kızgınlıkla küfredersin. Yani kişilik hakkına girmiş...

‘Top yemi’, NATO ve Cheap Soldier

Yazar: Yeni Yaşam
5 Temmuz 2026

Her zaman yoksulların öldüğü, zenginlerin kazandığı bir şeydir savaş ve sırf bunun için icat edilmiş bir deyim bile var: Top...

‘Ya onurunuz ya sağlığınız diye ikilemde bırakılmak…’

Yazar: Yeni Yaşam
5 Temmuz 2026

Ağırlaştırılmış müebbet almamış yüzlerce arkadaşımız günde sadece 1 saat havalandırmaya çıkarılarak ağır tecride maruz bırakılıyor. Zaten idarece açılan kurslara da...

Sonraki Haber

Kooperatifçilik-Güner Yanlıç

SON HABERLER

Fransa’daki orman yangınında 4 bin 600 hektardan fazla alan kül oldu

Yazar: Yeni Yaşam
6 Temmuz 2026

Halk buluşmaları Semsûr’da devam etti: Süreçte güven ve yasal adım çağrısı

Yazar: Yeni Yaşam
6 Temmuz 2026

30 yıllık tutsak Besiye Özer tahliye oldu

Yazar: Yeni Yaşam
6 Temmuz 2026

KNK Kadın Komisyonu’dan NATO’ya çağrı: Kürt halkının hakları da görüşülsün

Yazar: Yeni Yaşam
6 Temmuz 2026

Gimgim’de JES’e karşı nöbet 65’inci gününde

Yazar: Yeni Yaşam
6 Temmuz 2026

Paşinyan: Rusya ile sorunlu başlıkları çözmeyi umuyoruz

Yazar: Yeni Yaşam
6 Temmuz 2026

Wan’da trafik kazası: Bir ölü, 4 yaralı

Yazar: Yeni Yaşam
6 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır